CMK Madde 169 Uyarınca Soruşturma Tutanaklarının Geçerlilik Koşulları ve Onaysız Belge Sorunu
Soruşturma İşlemleriYazar: EmsalDava Editör Ekibi

CMK Madde 169 Uyarınca Soruşturma Tutanaklarının Geçerlilik Koşulları ve Onaysız Belge Sorunu

Soruşturma evresinde düzenlenen tutanakların hukuki geçerliliği, zabıt kâtibi bulundurma zorunluluğu ve belge asıllarının dosyaya dahil edilmesi ilkeleri ekseninde şekillenmektedir. Onaysız fotokopi belgelerin hükme esas alınması, CMK 169 kapsamında mutlak bir usuli aykırılık teşkil ederek ispat gücünü zayıflatmaktadır.

Soruşturma İşlemlerinin Yazılılık İlkesi ve CMK m. 169 Normatif Alanı

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 169, soruşturma evresindeki işlemlerin belgelendirilmesini ve bu belgelerin denetlenebilirliğini sağlayan temel usul kuralıdır. Ceza muhakemesinde "yazılılık" ilkesinin bir tezahürü olan bu madde, soruşturma makamlarının gerçekleştirdiği her türlü işlemin (ifade alma, sorgu, keşif, el koyma vb.) bir tutanağa bağlanmasını emreder. Bu zorunluluk, hem şüphelinin savunma hakkının korunması hem de yargılama makamlarının delilleri hukuka uygunluk denetiminden geçirebilmesi için elzemdir.

Soruşturma tutanağı, işlemin yapıldığı yer, tarih, saat ve katılımcıların kimlik bilgilerini içeren resmi bir belgedir. CMK m. 169/2 uyarınca, her soruşturma işlemi tutanağa bağlanmak zorundadır. Bu tutanaklar, adli kolluk görevlisi, Cumhuriyet savcısı veya sulh ceza hâkimi ile hazır bulunan zabıt kâtibi tarafından imza altına alınır. Adliye pratiğinde tutanakların eksik imzalanması veya içerikteki kronolojik hatalar, delilin sıhhatini ve dolayısıyla mahkûmiyet hükmünün hukuki temelini doğrudan sarsma potansiyeline sahiptir.

"Soruşturma evresinde yapılan işlemlerin tutanağa bağlanması Madde 169: (1) Şüphelinin ifadesinin alınması veya sorgusu, tanık ve bilirkişinin dinlenmesi veya bir keşif ve muayene sırasında Cumhuriyet savcısı veya sulh ceza hâkiminin yanında bir zabıt kâtibi bulunur. Acele hâllerde, yemin vermek koşuluyla, başka bir kimse, yazman olarak görevlendirilebilir. (2) Her soruşturma işlemi tutanağa bağlanır. Tutanak, adlî kolluk görevlisi, Cumhuriyet savcısı veya sulh ceza hâkimi ile hazır bulunan zabıt kâtibi tarafından imza edilir."

Kaynak: 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 169 Belgeyi Gör: CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Soruşturma İşlemlerinde Zabıt Kâtibi Bulundurma Zorunluluğu

Cumhuriyet savcısı veya sulh ceza hâkimi tarafından yürütülen ifade alma, sorgu, tanık dinleme veya keşif işlemlerinde bir zabıt kâtibinin hazır bulunması kanuni bir zorunluluktur. Bu zorunluluk, işlemin tarafsız bir kamu görevlisi eliyle kayıt altına alınmasını ve yargısal işlemin resmiyet kazanmasını sağlar. Zabıt kâtibi, işlemin içeriğini tutanağa geçirmekle görevli olup, tutanağın altındaki imzası belgenin resmiyetini tamamlayan kurucu bir unsurdur.

Soruşturma evresinde savcı ve zabıt katibi eşliğinde gerçekleştirilen ifade alma işlemi.

Acele Hallerde Yeminli Yazman Görevlendirilmesi

CMK m. 169/1 uyarınca, "acele hâllerde" zabıt kâtibi bulunamıyorsa, yemin vermek koşuluyla başka bir kimse "yazman" olarak görevlendirilebilir. Bu düzenleme bir istisna olup, adliye pratiğinde kötüye kullanılmamalıdır. "Acele hal" kavramı, işlemin gecikmesinde sakınca bulunan veya zabıt kâtibine ulaşılmasının imkansız olduğu objektif durumları ifade eder.

Yazman Atamasında Usul ve Yemin Şartı

Zabıt kâtibi haricinde bir kişinin yazman olarak görevlendirilmesi durumunda, bu kişiye göreve başlamadan önce usulüne uygun yemin ettirilmesi şarttır. Yemin ettirildiğine dair hususun tutanağa açıkça geçirilmesi gerekir. Yemin ettirilmeden düzenlenen tutanaklar, usul hukuku bakımından sakat sayılabilir ve bu durum işlemin iptaline veya delil değerinin yitirilmesine yol açabilir.

Soruşturma Tutanağının Zorunlu İçerik Unsurları

CMK m. 169/4, bir soruşturma tutanağında bulunması gereken asgari unsurları belirlemiştir. 6526 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, tutanakta sadece "zaman" değil, "tarih, başlama ve bitiş saati" bilgilerinin yer alması zorunlu kılınmıştır. Bu detaylandırma, özellikle gözaltı sürelerinin denetimi ve işlemin yapıldığı sırada şüphelinin veya müdafiin nerede olduğunun tespiti açısından kritik önemdedir.

Resmi bir soruşturma tutanağının zorunlu unsurlarını gösteren yakın çekim.

İçerik Unsuru Kanuni Dayanak (CMK) Hukuki Fonksiyonu
İşlemin Yapıldığı Yer m. 169/4 Yetki ve mahal denetimi sağlar.
Tarih, Başlama ve Bitiş Saati m. 169/4 (Değişik) Hak düşürücü sürelerin ve usulün denetimi.
Katılanların İsim ve Sıfatları m. 169/4 İşlemin süjelerinin tespitini sağlar.
İlgililere Okunma Şerhi m. 169/5 Beyanların doğruluğunun onaylanması.
İmzadan Kaçınma Nedeni m. 169/6 İspat hukukunda boşluk kalmasını önler.

Tutanak, işlemin yapıldığı yerin ve zamanın (saat bazında) belirtilmemesi halinde, Yargıtay denetiminde "şekli eksiklik" olarak değerlendirilebilir. Ancak bu eksikliklerin işlemin maddi gerçekliğini etkileyip etkilemediği, somut olayın özelliklerine göre tartışılır.

İfade ve Sorgu Tutanaklarında İmza Usulü ve İtirazlar

İfade ve sorgu tutanakları, şüphelinin beyanlarının delil başlangıcı veya doğrudan delil niteliği taşıdığı belgelerdir. CMK m. 169/5 uyarınca, tutanağın ilgili kısımları hazır bulunanlara okunmalı veya okumaları için kendilerine verilmelidir. Bu hususun tutanağa "okundu, imzalandı" şeklinde geçirilmesi, beyan sahibinin rızasını ve içeriği onayladığını gösterir.

İmzadan Kaçınma Halinin Tespiti

Şüpheli veya diğer ilgililer tutanağı imzalamaktan kaçınabilirler. Bu durumda CMK m. 169/6 uyarınca, kaçınma nedenlerinin tutanağa geçirilmesi zorunludur. Sadece "imzadan imtina etti" yazılması yeterli olmayıp, varsa sanığın neden imzalamadığı (kötü muamele iddiası, beyanının yanlış yazılması vb.) ayrıntılı şekilde dercedilmelidir.

Müdafi ve Vekilin İmzası

Müdafi veya vekil sıfatıyla işleme katılan avukatların isim ve imzalarının tutanakta yer alması yasal bir zorunluluktur (CMK m. 169/3). Avukatın imzasının bulunmaması, işlemin savunma hakkı kısıtlanarak yapıldığına dair bir karine oluşturabilir. Özellikle uyuşturucu madde ticareti gibi ağır cezalık suçlarda, müdafi huzurunda alınmayan kolluk ifadelerinin hakim önünde geri alınması durumunda, imza eksikliği beyanın hükme esas alınmasını engelleyebilir.

"İfade ve sorgu şüpheli ve sanık bakımından bir yükümlülük olmakla beraber aynı zamanda bir haktır. ... Tutanak içeriğinin ifade veren veya sorguya çekilen ile hazır olan müdafi tarafından okunduğu ve imzalarının alındığı; imzadan çekinme hâlinde bunun nedenlerinin tutanağa geçirileceği düzenlenmiştir."

Kaynak: Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2016/1129 - Karar No: 2021/23 Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2016/1129 E. , 2021/23 K.

Onaysız Fotokopi Belgelerin Hükme Esas Alınması Sorunu

Yargıtay 10. Ceza Dairesi ve diğer ilgili dairelerin yerleşik içtihatlarına göre, soruşturma evresinde düzenlenen belgelerin asıllarının veya onaylı örneklerinin dosya içerisinde bulundurulmaması, CMK m. 169'a açık aykırılık teşkil eder. Özellikle olay tutanağı, ekspertiz raporu ve ifade tutanakları gibi "hükme esas alınan" belgelerin onaysız fotokopi olması, belgenin sıhhatini tartışmalı hale getirir.

Editörün Notu: Uygulamada, dosyaların hızla tekemmül ettirilmesi amacıyla kolluktan gelen onaysız fotokopilerle yetinildiği görülmektedir. Ancak savunma makamı, bu belgelerin aslıyla karşılaştırılmadığını veya sahtecilik riskini ileri sürdüğünde, mahkemenin bu eksikliği gidermesi yasal zorunluluktur.

Ekspertiz Raporlarında "Asıl Belge" İlkesi

Uyuşturucu madde ticareti suçlarında, ele geçen maddenin niteliğini belirleyen ekspertiz raporu davanın temel taşıdır. Bu raporun onaysız fotokopi olması, sanığın hukuki durumunun tayininde telafisi imkansız hatalara yol açabilir. Yargıtay, bu tür durumlarda hükmün "eksik araştırma" ve "usule aykırılık" gerekçesiyle bozulmasına karar vermektedir.

Olay Tutanaklarının Onaylanma Zorunluluğu

Suçun işlendiği anı ve şartları belgeleyen olay tutanakları, adli kolluk tarafından düzenlenir. Bu tutanakların savcılık veya mahkeme dosyasında onaysız fotokopi olarak yer alması, CMK 169 uyarınca işlemin resmileşmediği anlamına gelir. Belgenin aslına uygunluğunun mahkeme başkanı veya hâkim tarafından onaylanması (tasdik şerhi) şarttır.

"Hükme esas alınan, olay tutanağı, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan ...’ın kolluk ifadesi ve ekspertiz raporunun onaysız fotokopi olduğu anlaşılmakla, aslı veya onaylı örneklerinin dosya içinde bulundurulmaması suretiyle CMK’nın 169. maddesine aykırı davranılması... bozmayı gerektirmiştir."

Kaynak: 10. Ceza Dairesi - Esas No: 2019/2639 - Karar No: 2021/1026 Belgeyi Gör: 10. Ceza Dairesi 2019/2639 E. , 2021/1026 K.

Tutanaktaki Maddi Hataların Hukuki Niteliği: Mutlak mı, Nisbi mi?

Her usuli eksiklik mutlak bozma nedeni değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (CGK) yerleşik yaklaşımına göre, tutanaktaki şekli eksikliklerin maddi gerçeği etkileyip etkilemediğine bakılmalıdır. Örneğin, duruşma veya soruşturma tutanağının başlığında sehven başka bir kamu görevlisinin isminin yazılması, ancak belgenin altının gerçekte işleme katılan kişi tarafından imzalanmış olması durumunda, bu hata "nisbi hukuka aykırılık" olarak kabul edilebilir.

İsim Karışıklığı ve İmzaların Uyumu

Eğer tutanak başlığında ismi geçen hakim veya savcı ile imza sahibi farklıysa, bu durum öncelikle bir maddi hata olarak değerlendirilir. Dosya kapsamından (örneğin gerekçeli karar veya diğer oturum tutanakları) gerçekte kimin katıldığı anlaşılabiliyorsa ve tarafların bu konuda bir sahtecilik iddiası yoksa, bu durum hükmün esasına etkili görülmeyebilir.

Sahtecilik İddiası ve İspat Gücü

CMK m. 222 (ve kıyasen soruşturma evresi için genel hükümler) uyarınca, tutanaklar ancak sahteliği ispat edilene kadar geçerlidir. Tutanağa karşı sadece sahtecilik iddiası yöneltilebilir. Eğer bir tutanakta tahrifat yapıldığı veya imzanın sahte olduğu ileri sürülüyorsa, mahkeme bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırmak zorundadır.

"Duruşma tutanağının başlığına duruşmaya katılan üye hakimlerden birinin isminin yerine yanılgı sonucu başka bir üye hakimin isminin yazılması hususunun bozma nedeni yapılmasında isabet bulunmamaktadır. ... Maddi gerçekliği esas alan ceza hukukunda, bir üyenin veya kâtibin adının yanlış yazılması... maddi gerçekliği değiştirmez."

Kaynak: Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2011/1-392 - Karar No: 2012/133 Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2011/1-392 E. , 2012/133 K.

Gizli Soruşturmacı ve Teknik Takip Kararlarında Usul Hatası

CMK m. 139 ve m. 140 kapsamında yürütülen gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ve teknik araçlarla izleme faaliyetleri, ancak mahkeme veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcı kararıyla yapılabilir. Bu kararların asıllarının veya onaylı suretlerinin dava dosyasında bulunmaması, yapılan faaliyetin "hukuka aykırı delil" niteliğine bürünmesine yol açar.

Uyuşturucu madde ticareti dosyalarında sıklıkla karşılaşılan hata, gizli soruşturmacı görevlendirme kararının sadece bir üst yazıyla bildirilmesi ve kararın kendisinin (aslı veya onaylı sureti) dosyaya eklenmemesidir. Yargıtay 20. Ceza Dairesi, bu durumu CMK 169'a aykırı bulmakta ve denetimin imkansız hale gelmesi nedeniyle bozma kararı vermektedir.

"Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ve teknik araçlarla izlenmesine ilişkin kararların aslı veya onaylı suretinin dosya içerisinde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi... CMK'nın 169. maddesine aykırı davranılması bozmayı gerektirmiştir."

Kaynak: 20. Ceza Dairesi - Esas No: 2017/5549 - Karar No: 2019/5552 Belgeyi Gör: 20. Ceza Dairesi 2017/5549 E. , 2019/5552 K.

Soruşturma Tutanağının İspat Gücü ve İtiraz Yöntemleri

Soruşturma tutanakları, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerdir. Ancak bu "geçerlilik", belgenin usulüne uygun düzenlenmiş olması şartına bağlıdır. Müdafiin tutanağa yönelik itirazları şu üç ana eksende toplanabilir: 1. Şekli Eksiklikler: Tarih, saat, yer veya imza eksikliği. 2. Esasa İlişkin Aykırılıklar: Beyanın gerçeği yansıtmaması, baskı altında alınması veya tutanağa eksik geçirilmesi. 3. Belge Niteliği: Onaysız fotokopi olması veya mühür/onay eksikliği.

Hukuk muhakemesinde olduğu gibi ceza muhakemesinde de belgenin sahteliği iddiası, yargılamanın seyrini değiştirebilir. Ancak ceza muhakemesinde hâkim, delilleri serbestçe takdir ederken belgenin düzenlenme şeklindeki usulsüzlükleri doğrudan göz önünde bulundurmak zorundadır.

Adliye Pratiğinde Tutanakların Onaylanması ve Kalem İşlemleri

Soruşturma dosyasındaki belgelerin "onaylı örnek" haline getirilmesi, ilgili adliye biriminin (Cumhuriyet Başsavcılığı Kalemi veya Mahkeme Kalemi) sorumluluğundadır. Bir belgenin fotokopisinin aslına uygun olduğunun tasdik edilmesi için şu unsurların bulunması gerekir: - "Aslı Gibidir" ibaresi veya kaşesi. - Tasdik işlemini yapan görevlinin adı, soyadı ve sicili. - Tarih ve mühür.

Eğer dosya içerisinde bu unsurları taşımayan, sadece fotokopiden ibaret belgeler varsa, müdafi bu belgelerin asıllarının celbini talep etmelidir. Özellikle dijital ortamdaki (UYAP) belgelerin fiziksel dosyaya aktarılmasında "güvenli elektronik imza" doğrulamasının yapılmış olması gerekir.

Soruşturma Tutanaklarının Geçerliliğine İlişkin Stratejik Kontrol Listesi

Hukuk profesyonelleri için bir soruşturma tutanağının hukuki sıhhatini denetlemek adına aşağıdaki adımlar izlenmelidir:

Hukuk profesyonelleri için soruşturma dosyası denetim süreci.

  1. İmza Kontrolü: Tutanak altında savcı/hâkim, zabıt kâtibi ve şüphelinin imzası var mı? Zabıt kâtibi yerine yazman varsa yemin şerhi mevcut mu?
  2. Zaman ve Yer Tespiti: İşlemin başladığı ve bittiği saat tutanağa dercedilmiş mi?
  3. Onay Denetimi: Belge asıl mı, yoksa onaysız fotokopi mi? Ekspertiz raporu mühürlü asıl belge mi?
  4. Müdafi Katılımı: Zorunlu müdafilik durumunda avukatın imzası var mı?
  5. Okunma Şerhi: Şüpheliye tutanağın okunduğuna veya okuması için verildiğine dair şerh düşülmüş mü?
  6. İtiraz Kayıtları: Şüphelinin imzadan imtinası varsa gerekçesi yazılmış mı?

Bu kontrol listesindeki herhangi bir eksiklik, CMK 169 uyarınca işlemin sakatlanmasına yol açabilecek bir hukuki risk barındırır.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Zabıt kâtibi bulunmadan alınan ifade geçerli midir? Hayır. CMK m. 169/1 uyarınca, ifade veya sorgu sırasında savcı veya hâkimin yanında bir zabıt kâtibinin bulunması zorunludur. Sadece "acele hallerde" yeminli bir yazman görevlendirilebilir. Bu usule uyulmadan düzenlenen tutanaklar usulen geçersizdir.

2. Onaysız fotokopi niteliğindeki olay tutanağı hükme esas alınabilir mi? Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre onaysız fotokopi belgelerin asılları veya onaylı örnekleri getirtilmeden hüküm kurulması CMK 169'a aykırılık teşkil eder ve bozma nedenidir. Belgenin sahtelik veya tahrifat riskine karşı aslı ile denetlenmesi şarttır.

3. Soruşturma tutanağında bitiş saatinin yazılmaması mutlak bozma nedeni midir? CMK 169/4 uyarınca başlama ve bitiş saatinin yazılması zorunludur. Ancak bu eksiklik tek başına her zaman bozma nedeni olmayabilir; işlemin maddi gerçekliğini ve sanığın haklarını kısıtlayıp kısıtlamadığına bakılır. Gözaltı süresi aşımı gibi durumlarda saat bilgisi kritiktir.

4. Müdafi huzurunda imzalanmayan tutanak şüpheli aleyhine delil olur mu? CMK m. 169/3 gereği müdafi hazır bulunduğu işlemlerde imza atmalıdır. Müdafi huzurunda alınmayan kolluk ifadeleri, şüpheli tarafından mahkemede ikrar edilmedikçe tek başına mahkûmiyet hükmüne esas alınamaz.

Kaynakça

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas No: 2013/521, Karar No: 2014/54.
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi, Esas No: 2019/2639, Karar No: 2021/1026.
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi, Esas No: 2016/1994, Karar No: 2016/1985.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas No: 2011/1-392, Karar No: 2012/133.
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi, Esas No: 2017/5549, Karar No: 2019/5552.
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Esas No: 2015/8805, Karar No: 2016/8154.

Yasal Uyarı: Bu metin, CMK m. 169 ve soruşturma tutanaklarının usuli geçerliliği hakkında genel bir hukuki analiz sunmaktadır. Her somut olay, kendi özel şartları, delil durumu ve yargılama süreci içerisinde değerlendirilmelidir. Bu içerik, profesyonel bir hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti yerine geçmez. Hak kaybına uğramamak adına bir hukuk profesyonelinden destek alınması tavsiye edilir.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Muhakemesi Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş: