
5941 Sayılı Çek Kanunu Kapsamında Karşılıksızdır İşlemi ve Cezai Sorumluluğun Hukuki Rejimi
Karşılıksız çek düzenleme suçu, 5941 sayılı Çek Kanunu m. 5 uyarınca şikâyete bağlı bir suç olup; yargılama usulü, hak düşürücü süreler ve adli para cezasının hesaplanma yöntemi bakımından İcra ve İflas Kanunu’nun özel hükümlerine tabidir. Adli para cezasının tayininde 1500 günlük üst sınır ile karşılıksız kalan çek bedeli arasındaki nispi ilişki, Yargıtay içtihatları doğrultusunda titiz bir mahsup ve bireyselleştirme süreci gerektirir.
5941 Sayılı Çek Kanunu m. 5 Uyarınca Cezai Sorumluluğun Temelleri
5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. maddesi, üzerinde yazılı düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde bankaya sunulan ve karşılığı bulunmadığı için "karşılıksızdır" işlemine tabi tutulan çeklerle ilgili cezai müeyyideleri düzenler. Bu suçun oluşması için çekin süresinde ibrazı ve muhatap banka tarafından karşılıksızdır şerhinin usulüne uygun şekilde düşülmesi kurucu unsurlardır. Hükmolunacak yaptırım, hapis cezası olmayıp doğrudan adli para cezasıdır; ancak bu adli para cezasının ödenmemesi durumunda 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun uyarınca doğrudan hapse çevrilme riski bulunmaktadır.
Suçun faili, çek hesabı sahibi gerçek kişi veya tüzel kişi adına çek keşide eden şirket yetkilisidir. 6728 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler neticesinde, karşılıksız çek suçlarında şikâyet hakkı doğrudan İcra Ceza Mahkemelerinde kullanılır. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatları, bu suçun bir "ekonomik suç" niteliğinde olduğunu ve yaptırım dengesinin mülkiyet hakkı ile ticari hayatın güvenliği arasında kurulduğunu vurgulamaktadır.
"Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak 'karşılıksızdır' işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur... Bu suçtan dolayı açılan davalar icra mahkemesinde görülür ve İcra ve İflas Kanununun 347, 349, 350, 351, 352 ve 353 üncü maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır."
Kaynak: 5941 sayılı Çek Kanunu Madde 5/1 Belgeyi Gör
İcra Ceza Yargılamasında Hak Düşürücü Süreler ve Şikâyet Hakkı
Karşılıksız çek suçunda şikâyet süresi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 347 hükmüne atıfla belirlenir. Bu süre, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıldır. Uygulamada "öğrenme tarihi", çekin bankaya ibraz edilip karşılıksızdır şerhinin düşüldüğü tarih olarak kabul edilmektedir. Zira hamil, çekin karşılıksız kaldığını şerhin düşüldüğü an itibarıyla teknik olarak öğrenmiş sayılır.
Şikâyet hakkının süresinde kullanılmaması, İcra Ceza Mahkemesi tarafından davanın esasına girilmeksizin "şikâyet hakkının düşürülmesine" karar verilmesini gerektirir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, bu sürelerin hak düşürücü nitelikte olduğunu ve mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiğini kararlılıkla ifade etmektedir.
Şikâyet Süresinin Başlangıcı ve Tespit Kriterleri
Şikâyet süresinin başlangıcı için çekin arkasına düşülen şerh tarihi esas alınır. Ancak bazı durumlarda, çekin ibraz edildiği tarih ile hamilin bu durumu öğrendiği tarih arasında uyuşmazlık çıkabilir. Yargıtay, banka kayıtlarının ve ibraz edenin kimlik bilgilerinin titizlikle incelenmesi gerektiğini, sürenin ibraz anında işlemeye başladığını belirtmektedir.
COVID-19 Salgını Dönemindeki Süre Durmalarının Etkisi
7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Geçici 1. maddesi ile yargıdaki süreler belirli dönemlerde durdurulmuştur. Bu durum, karşılıksız çek şikâyet sürelerini de doğrudan etkilemiştir. 13/03/2020 ile 15/06/2020 tarihleri arasında duran süreler, bu tarihten sonra tekrar işlemeye başlamıştır.
"Söz konusu sürelerin durma sürelerini takip eden günden itibaren işlemeye başlayacağı nazara alındığında, somut olayda 3 aylık şikayet süresinin 15/06/2020 tarihinden itibaren başlayacağı ve bu itibarla 07/08/2020 tarihinde yapılan şikayetin süresinde olduğu gözetilmeksizin, davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş..."
Kaynak: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, Esas No: 2022/3917, Karar No: 2022/15710 Belgeyi Gör: 7. Ceza Dairesi 2022/3917 E. , 2022/15710 K.
Adli Para Cezasında "İki Aşamalı" Hesaplama Yöntemi
Karşılıksız çek suçunda verilecek ceza, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 61. ve 52. maddeleri ile 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinin hibrit bir sentezidir. Mahkemeler doğrudan çek bedeli üzerinden ceza kesemezler; öncelikle TCK m. 61 uyarınca bir "gün sayısı" belirlemek zorundadırlar.
Uygulama Notu: Mahkeme önce 5 ila 1500 gün arasında bir temel gün belirler. Ardından bu gün sayısını, failin ekonomik durumuna göre günlüğü 20 TL ila 100 TL arasında bir rakamla çarpar. Çıkan sonuç, karşılıksız kalan çek bedelinden düşükse, ceza otomatik olarak karşılıksız kalan bedele yükseltilir. Bu durum, kanun koyucunun "çek bedelinden az olamaz" alt sınır kuralının bir sonucudur.
| Hesaplama Adımı | Yasal Dayanak | İşlem İçeriği |
|---|---|---|
| 1. Temel Gün Belirleme | TCK m. 61 | 5 - 1500 gün aralığında seçim |
| 2. Günlük Miktar Takdiri | TCK m. 52/2 | 20 TL - 100 TL arası çarpım |
| 3. Mahsup İşlemi | 5941 m. 3/3-a | Bankanın sorumlu olduğu miktar düşülür |
| 4. Alt Sınır Denetimi | 5941 m. 5/1 | Çek bedeli ile kıyaslama (Nispi ceza) |
| 5. Kesinleşme | 5941 m. 5/1 | 1500 günü aşmayan sonuç ceza |
Bankanın Kanuni Sorumluluk Miktarının Mahsubu Zorunluluğu
5941 sayılı Kanun m. 3/3-a uyarınca muhatap banka, hamile süresinde ibraz edilen her bir çek yaprağı için belirli bir miktar ödeme yapmakla yükümlüdür. Bu miktar, her yıl Merkez Bankası tarafından güncellenir. Yargıtay içtihatlarına göre, sanığa verilecek adli para cezası hesaplanırken, bankanın ödemekle yükümlü olduğu bu tutarın toplam çek bedelinden mahsup edilmesi zorunludur.
Eğer mahkeme, bankanın ödemesi gereken tutarı düşmeden doğrudan tam çek bedeli üzerinden ceza verirse, bu durum sanık aleyhine fazla ceza tayini anlamına gelir ve kanun yararına bozma nedenidir. Adliye pratiğinde kalem işlemlerinde bu mahsup genellikle gözden kaçabilmekte, bu da Yargıtay nezdinde bozma oranlarını artırmaktadır.
"Sanık hakkında bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktar düşüldükten sonra karşılıksız kalan çek bedeli kadar adlî para cezasına hükmedilmesi gerektiği nazara alındığında... 1.600,00 Türk lirasının, çek bedeli olan 53.300,00 Türk lirasından mahsup edildikten sonra sanığın karşılıksız kalan kısım olan 51.700,00 Türk lirası miktarı üzerinden adlî para cezası ile cezalandırılması yerine, fazla ceza tayin edilmesi..."
Kaynak: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, Esas No: 2021/14604, Karar No: 2022/3432 Belgeyi Gör: 7. Ceza Dairesi 2021/14604 E. , 2022/3432 K.
1500 Günlük Üst Sınırın Aşılması Sorunsalı
5941 sayılı Kanun m. 5/1'de açıkça ifade edildiği üzere, verilecek adli para cezası "binbeşyüz güne kadar" olabilir. Bu ibare, cezanın hem gün birimi bazında hem de parasal karşılık bazında bir tavanı olduğunu simgeler. Ancak uygulamada, karşılıksız kalan çek bedeli çok yüksek olduğunda (örneğin 10 milyon TL), mahkemeler bazen gün sayısını çek bedeline uydurmak için 1500 günün çok üzerine (örneğin 5000 gün) çıkmaktadır.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi (mülga) ve mevcut 7. Ceza Dairesi, bu uygulamanın kanuna aykırı olduğunu kesin bir dille belirtmektedir. Gün adli para cezası sisteminde üst sınır olan 1500 gün asla aşılamaz. Eğer 1500 gün ile 100 TL'nin çarpımı (150.000 TL) çek bedelinden düşük kalıyorsa, ceza yine çek bedeline yükseltilir ancak hükümde "gün" olarak 1500 gün sınırı korunmalıdır.
"Hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı... az olamaz hükmü gereğince sanığa verilecek cezanın kanundaki üst sınırı olan 1.500 günü geçemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği..."
Kaynak: Yargıtay 19. Ceza Dairesi, Esas No: 2018/8287, Karar No: 2020/2074 Belgeyi Gör: 19. Ceza Dairesi 2018/8287 E. , 2020/2074 K.
Şirket Yetkililerinin Cezai Sorumluluğu ve Husumet
Çek bir tüzel kişi (A.Ş., Ltd. Şti.) adına düzenlenmişse, karşılıksızdır işlemine sebebiyet veren kişi, o tüzel kişinin çek keşide etmekle görevlendirilen yönetim organı veya ticaret siciline tescil edilmiş yetkilisidir. 5941 sayılı Kanun m. 5/1 uyarınca, ceza sorumluluğu çek hesabı sahibi tüzel kişi adına çek keşide eden gerçek kişiye aittir.
Buna ek olarak, mahkeme mahkûmiyetle birlikte hem gerçek kişi sanık hem de adına çek düzenlenen tüzel kişi hakkında "çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına" hükmeder. Bu bir güvenlik tedbiri olup, failin ticari hayattan belirli bir süre çekilmesini amaçlar. Uygulamada, şirketteki yetki devirleri ve imza sirkülerinin suç tarihi itibarıyla geçerliliği, savunma stratejisinin merkezini oluşturur.
Münferit ve Müşterek Yetki Ayrımı
Eğer şirketi temsile yetkili birden fazla kişi varsa ve çekte tek imza bulunuyorsa, sorumluluk imzayı atan yetkilidedir. Ancak yetki müşterek ise ve imzalardan biri eksikse, çekin geçerliliği ve dolayısıyla suçun oluşup oluşmadığı tartışmalı hale gelir. Yargıtay, bu noktada "karşılıksızdır işlemine sebebiyet verme" fiilini kimin gerçekleştirdiğine bakar.
Yönetim Organı Değişikliklerinin Etkisi
Suçun işlendiği (çekin ibraz edildiği) tarihteki yetkili kimse, ceza davasının muhatabı odur. Çekin keşide edildiği tarihte yetkili olan ancak ibraz tarihinde yetkisi sona ermiş olan kişinin sorumluluğu, öğretide ve içtihatta çekin karşılığını bankada bulundurma yükümlülüğünün devam edip etmediği üzerinden tartışılmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin İptal Kararları ve Cezanın Kapsamı
Anayasa Mahkemesi'nin 26/07/2017 tarihli kararı, karşılıksız çek suçunda hükmedilecek adli para cezasının miktarını kökten değiştirmiştir. İptal kararından önce, adli para cezasına "tarihten itibaren işleyecek faiz, takip ve yargılama giderleri" de eklenmekteydi. AYM, bu unsurların cezai bir yaptırıma dahil edilmesini mülkiyet hakkı ve suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırı bularak iptal etmiştir.
Editörün Notu: Güncel uygulamada, sanığa verilecek adli para cezası sadece çekin karşılıksız kalan asıl bedeli ile sınırlıdır. İcra takibindeki faiz, vekalet ücreti veya icra masrafları adli para cezasına dahil edilemez. Bu durum, failin ekonomik yükünü hafifletmiş gibi görünse de, hapse çevrilme aşamasında ödenecek tutarın netleşmesi bakımından kritiktir.
"...5941 sayılı Kanun'un 1. fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan 'çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticarî işlerde temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından' şeklindeki ibarenin iptal edilmiş olması karşısında..."
Kaynak: Yargıtay 19. Ceza Dairesi, Esas No: 2018/3098, Karar No: 2018/7281 (Ref. AYM Kararı: 2016/191 E., 2017/131 K.) Belgeyi Gör: 7. Ceza Dairesi 2021/14604 E. , 2022/3432 K.
Çek Düzenleme ve Çek Hesabı Açma Yasağı (Koruma Tedbiri)
Dava açılmasıyla birlikte mahkeme, re'sen veya talep üzerine sanık hakkında "çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına" karar verir. Bu yasak, UYAP üzerinden Risk Merkezi'ne bildirilir. Yargılama sonunda mahkûmiyet kararı verilirse, bu yasağın devamına hükmedilir. Yasak, hem gerçek kişi faili hem de çek hesabı sahibi tüzel kişiyi kapsar.
Bu tedbirin hukuki niteliği, ceza yargılamasındaki koruma tedbirlerine benzerdir ancak m. 5/1 uyarınca İİK m. 353'teki itiraz usulüne tabidir. Yani, çek yasağına karşı yapılacak itirazlar bir üst mahkeme olan Asliye Ceza Mahkemesi'ne değil, varsa diğer İcra Ceza Mahkemesi'ne, yoksa en yakın İcra Ceza Mahkemesi'ne yapılır.
"Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmeder. Yargılama sırasında da resen mahkeme tarafından koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilir."
Kaynak: 5941 sayılı Çek Kanunu Madde 5/1 Belgeyi Gör
Karşılıksız Çek Suçunda Ödeme ve Şikâyetten Vazgeçmenin Sonuçları
5941 sayılı Kanun’un 6. maddesi, sanığa cezadan kurtulma imkanı tanıyan "etkin pişmanlık" benzeri bir düzenleme sunar. Çek bedelinin (temerrüt faizi ile birlikte) tamamen ödenmesi durumunda davanın her aşamasında (soruşturma, kovuşturma veya infaz) düşme veya sonuçların ortadan kaldırılması kararı verilebilir.
- Yargılama Aşamasında Ödeme: Mahkemece davanın düşmesine karar verilir.
- Hüküm Kesinleştikten Sonra Ödeme: İnfaz durdurulur ve hükmün tüm sonuçları ortadan kaldırılır (adli sicil kaydı dahil).
- Şikâyetten Vazgeçme: Hamille uzlaşılması ve şikâyetin geri çekilmesi halinde de benzer şekilde düşme kararı verilir.
Önemli Uyarı: Bu suçta TCK m. 73/4'teki "vazgeçme hükümlünün rızasına bağlıdır" kuralı uygulanmaz. Şikâyetçinin vazgeçmesiyle dava doğrudan düşer.
İcra Ceza Mahkemelerinin Görev ve Yetki Sınırları
Karşılıksız çek davalarında yetkili mahkeme dört alternatifli olarak belirlenmiştir: - Çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği yer mahkemesi. - Çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer mahkemesi. - Hesap sahibinin (sanığın) yerleşim yeri mahkemesi. - Şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesi.
Yetki itirazı, İİK m. 349 uyarınca ilk oturuma kadar yapılmalıdır. Görev konusunda ise herhangi bir tartışma yoktur; suçun yaptırımı ne olursa olsun (adli para cezası tutarı fark etmeksizin) görevli mahkeme İcra Ceza Mahkemesi'dir. Büyükçekmece 2. İcra Ceza Mahkemesi'nin bu yetkinin Anayasa'ya aykırı olduğuna dair yaptığı başvuru Anayasa Mahkemesi tarafından usulden reddedilmiştir.
"Bu suçtan dolayı açılan davalar icra mahkemesinde görülür... Bu davalar çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesinde görülür."
Kaynak: 5941 sayılı Çek Kanunu Madde 5/1 Belgeyi Gör: ANAYASA MAHKEMESİ KARARI E. 2016/178, K. 2016/171
Karşılıksız Çek Suçunda Zamanaşımı ve Düşme Sebepleri
Karşılıksız çek suçunda dava zamanaşımı, TCK m. 102/4 uyarınca 8 yıldır. Ancak bu suç özel bir yargılama usulüne (İİK m. 347 vd.) tabi olduğu için, 3 aylık ve 1 yıllık hak düşürücü süreler genellikle dava zamanaşımından önce uyuşmazlığı sonlandırır. Eğer şikâyet süresinde yapılmışsa ancak yargılama 8 yıldan fazla sürerse, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilir.
Eski 3167 sayılı Kanun dönemindeki suçlar için zamanaşımı süreleri farklılık göstermekteydi; ancak 5941 sayılı Kanun döneminde adli para cezası yaptırımı öngörüldüğü için TCK'nın genel zamanaşımı hükümleri kıyasen uygulanmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, zamanaşımının re'sen ve öncelikle incelenmesi gereken bir bozma nedeni olduğunu vurgulamaktadır.
"Sanıklara atılı karşılıksız çek keşide etmek suçuna, 3167 sayılı Yasanın 16/1. maddesinde yaptırım olarak, çek bedeli kadar adli para cezası öngörülmüştür... 765 sayılı TCY’nın 102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık dava zamanaşımına tabi olup... süre, 17.07.2010 tarihinde, dosya henüz Ceza Genel Kuruluna gelmeden dolmuştur."
Kaynak: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas No: 2011/10-87, Karar No: 2011/119 Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2011/10-87 E. , 2011/119 K.
Sıkça Sorulan Sorular
Karşılıksız çek suçunda hapis cezası var mıdır?
Doğrudan hapis cezası yoktur. Mahkeme adli para cezasına hükmeder. Ancak bu para cezası ödenmezse, kamuya yararlı işte çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapse çevrilir. İnfaz aşamasında 1 gün, 100 TL üzerinden hesaplanır.
Şikâyetten vazgeçersem adli sicil kaydı silinir mi?
Evet, 5941 sayılı Kanun m. 6/2 uyarınca şikâyetten vazgeçme halinde, mahkûmiyet hükmü kesinleşmiş olsa dahi hüküm bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılır ve bu durum adli sicil kaydına işlenmişse silinir.
Banka sorumlu olduğu miktarı ödediyse ceza düşer mi?
Hayır, bankanın ödediği miktar sadece toplam çek bedelinden mahsup edilir. Kalan kısım "karşılıksız" sayılmaya devam ettiği sürece sanığın cezai sorumluluğu sürer. Ancak kalan miktar tamamen ödenirse dava düşer.
Şirket müdürü istifa ettikten sonra çek yazılırsa kim sorumlu olur?
Karşılıksız çek suçunda sorumluluk, çekin bankaya ibraz edildiği tarihteki yetkiliye aittir. İstifa ticaret siciline tescil ve ilan edilmişse, yeni yetkili sorumlu olur. Ancak yetki devrinin muvazaalı olduğu ispatlanırsa durum değişebilir.
Kaynakça
- 5941 sayılı Çek Kanunu
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
- Yargıtay 7. Ceza Dairesi, Esas No: 2022/3917, Karar No: 2022/15710
- Yargıtay 7. Ceza Dairesi, Esas No: 2021/14604, Karar No: 2022/3432
- Yargıtay 19. Ceza Dairesi, Esas No: 2018/8287, Karar No: 2020/2074
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas No: 2011/10-87, Karar No: 2011/119
- Anayasa Mahkemesi Kararı, Esas Sayısı: 2016/178, Karar Sayısı: 2016/171
Yasal Uyarı: Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut hukuki uyuşmazlıklarda profesyonel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Karşılıksız çek davalarındaki teknik süreler ve içtihat değişiklikleri hak kaybına neden olabileceğinden, uyuşmazlığın uzman bir hukukçu aracılığıyla takip edilmesi önerilir.
Ana Kategori Rehberi
Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.