ictihat
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8489 E. , 2008/9331 K.
# (Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8489 E. , 2008/9331 K.
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8489 E. , 2008/9331 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.01.2007 gününde verilen dilekçe ile daimi ve müstakil üst hakkının iptali, kademeli istek ise kısıtlayıcı şerhin yazılması, karşı dava ise akit tablosundaki kısıtlayıcı hükümlerin silinmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava ve karşı davanın reddine dair verilen 04.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, 591 parsel sayılı taşınmazın 1. sınıf tatil köyü yapılmak üzere davalı şirkete lehine üst hakkı tesis edildiğini, resmi senette kısıtlayıcı hükümler bulunmasına rağmen tapuda müstakil ve daimi nitelikte üst hakkı olarak tapuya tescil edildiğini ileri sürerek, müstakil ve daimi nitelikteki üst hakkının iptali ile üst hakkının tapunun hak ve mükellefiyetler sütununa kaydedilmesini, bu istemin kabul edilmemesi halinde ise tapu kaydına “Maliye bakanlığının yazılı izni olmaksızın üst hakkının kısmen de olsa üçüncü kişilere devir ve temlik edilemeyeceği, ipotek edilemeyeceği, üst hakkına konu tesislerin kısmen veya tamamen kiraya verilemeyeceği, hak lehtarı şirketin hisselerinin kısmen veya tamamen devredilemeyeceği, diğer şirket veya şirketlerle birleşemeyeceği “ şeklinde şerh verilmesini istemiştir.
Davalı şirket ise karşı davasında, üst hakkının kurulmasına ilişkin akit tablosuna yazılan kısıtlamaların daimi ve müstakil üst hakkı ile bağdaşmadığını ileri sürerek, bu kısıtlamaların silinmesini istemiştir.
Mahkemece, dava ve karşı davanın reddine karar verilmiş; hükmü, taraflar temyiz etmişlerdir.
1- Bilindiği gibi Türk Medeni Kanunu’nun 826.maddesi uyarınca malik taşınmazının altında veya üstünde yapı yapmak veya mevcut bir yapıyı muhafaza etmek yetkisi veren bir irtifak hakkı kurabilir. Üst hakkı olarak tanımlanan bu hakkın bağımsız ve sürekli nitelikte ise hak sahibinin istemi üzerine tapu kütüğüne taşınmaz olarak kaydı anılan maddenin 3.maddesi hükmü uyarınca mümkündür. En az 30 yıl için kurulan üst hakları sürekli nitelikte kabul edilir. Üst hakkını bağımsız kabul edebilmek için de başkasına devrinin taraflarca kısıtlanmamış olması gerekir.
Eldeki davada, dava konusu 591 parsel sayılı taşınmazın 49 yıllığına 598 yatak kapasiteli birinci sınıf tatil köyü yapmak üzere davalı şirket lehine üst hakkı tesis edildiği, daha sonra yatak kapasitesinin 620 ye çıkarıldığı, üst hakkının kurulmasına ilişkin 19.12.1989 tarihinde tapuda düzenlenen resmi senedin 5.maddesinde “irtifak hakkına konu taşınmazın kullanım şekli: irtifak hakkı kurulan alan sınırları içinde Turizm Bakanlığınca verilen Turizm yatırım belgesi esasları doğrultusunda yukarıda belirtilen üniteler yapılacaktır. İrtifak hakkı süresince irtifak hakkı konusu taşınmaz malın kullanım amacı değiştirilemeyecek ve amaç dışı kullanılmayacak, kısmen de olsa tesise ait ünitelerden her hangi biri (kuaför, dükkan, diskotek, bar, kafeterya ve satış mağazaları gibi) Bakanlığımızın izni olmadan başkasına kiraya verilmeyecektir. Bu senedin konusu olan irtifak hakkı Maliye ve Gümrük Bakanlığının oluru alınmadan devredilemeyecektir” 13. maddesinde ise “lehine irtifak hakkı tesis edilen şirket tamamı veya bir kısmını Maliye ve Gümrük Bakanlığı ile Turizm Bakanlığının izni olmaksızın başkasına devredemeyecektir. Anılan bakanlıktan izin alınmadan üzerine ipotek konulmayacaktır. Ancak Hazine lehine gayrimenkul mükellefiyeti kurulması şartı ile ipotek konulmasına izin verilebilir. Şirket mevcut veya gelecekte çıkarılacak hisselerinin devrine ilişkin her türlü tasarrufu Turizm Bakanlığına bildirmek bu bakanlık ile Maliye ve Gümrük Bakanlığının olumlu görüşüne dayanan yazılı izni ile gerçekleştirmek zorundadır. Gerek irtifak hakkının tamamının devrinde Maliye ve Gümrük Bakanlığı ile Turizm Bakanlığı yazılı izin verirken gerekli gördüğü takdirde taahhüt senedindeki koşullarda değişiklik yapabilir. Hak lehtarı bu şirketin başka bir şirket ile birleşmesinde Maliye ve Gümrük Bakanlığınca olumlu görüş verilmesi halinde Turizm Bakanlığınca birleşmeye izin verilebilir“ hükümleri bulunmaktadır
Az yukarıda değinildiği gibi, üst hakkının müstakil bir sayfaya kaydedilebilmesi için sürekli ve bağımsız nitelik arz etmesi gerekmektedir. Taraflar arasındaki üst hakkı sözleşmesi içeriğine göre, dava konusu üst hakkının sürekli nitelikte olduğu kuşkusuzdur. Ancak, devrinin izne tabi tutularak yukarıda anılan kısıtlayıcı hükümlerin bulunması bağımsız bir üst hakkı olmadığını göstermektedir.
Yukarıda açıklandı gibi davalı lehine kurulan üst hakkında kısıtlayıcı hükümler bulunduğundan Medeni Kanunun 826. maddesi uyarınca daimi ve müstakil üst hakkı kurulması mümkün değildir. Hal böyle olunca, davanın kabulü ile ayrı bir sayfaya taşınmaz olarak kaydedilen üst hakkının iptali ile üst hakkının 591 parsel sayılı taşınmazın hak ve mükellefiyetler sütununa yazılmazına karar vermek gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Yukarıda yazılı bozma nedenine göre davalı – karşı davacının temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1). bentte açıklanan nedenlerle davacı – karşı davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2). bentte yazılı nedenlerle davalı – karşı davacının temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 15.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.