
5237 Sayılı TCK Kapsamında Hapis Cezası Türleri ve İnfaz Hukukunda Süre Hesaplama Yöntemleri
Hapis cezalarının türlerine göre infaz rejimleri, koşullu salıverilme süreleri ve seçenek yaptırımların uygulanabilirliği, 5237 sayılı TCK ve 5275 sayılı Kanun çerçevesinde teknik bir analizi gerektirir. Tekerrür hali ve içtimai cezalarda müddetname tanzimi ile adliye pratiğindeki hesaplama hatalarını içtihatlar ışığında çözümler.
Hapis Cezalarının Kanuni Taksonomisi ve Yaptırım Sisteminin Temelleri
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) yaptırım sisteminde hapis cezaları; ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve süreli hapis cezası olmak üzere üç ana kategoride düzenlenmiştir. TCK m. 45 uyarınca suç karşılığında uygulanan temel yaptırımlardan biri olan hapis cezası, failin hürriyetinin kısıtlanması esasına dayanırken, infaz rejimi cezanın türüne göre farklılaşmaktadır. Adliye pratiğinde cezanın türü, sadece süreyi değil, aynı zamanda koşullu salıverilme oranlarını ve infazın infaz kurumundaki şeklini doğrudan belirler.
Süreli hapis cezası, kanunda aksi belirtilmeyen hallerde bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz. Bir yıl veya daha az süreli hapis cezaları ise "kısa süreli hapis cezası" olarak tanımlanır ve TCK m. 50 uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilme potansiyeline sahiptir. Müebbet hapis cezası hükümlünün hayatı boyunca devam ederken, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası m. 47 uyarınca daha sıkı bir güvenlik rejimine tabidir.
"Hapis cezaları şunlardır: a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası. b) Müebbet hapis cezası. c) Süreli hapis cezası. ... Süreli hapis cezası, kanunda aksi belirtilmeyen hallerde bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz. Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır."
Kaynak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 46 ve m. 49
Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası ve İnfaz Rejiminin Kesintisizliği
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, TCK m. 47 ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (CGTİHK) m. 25 uyarınca, hükümlünün hayatı boyunca devam eden ve infazına hiçbir surette ara verilemeyen en ağır hürriyeti bağlayıcı cezadır. Bu cezanın infazı, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirtilen sıkı güvenlik rejimine göre gerçekleştirilir. Hükümlü tek kişilik odada barındırılır ve dış dünyayla teması asgari düzeye indirilir.
Adliye pratiğinde karşılaşılan en kritik sorunlardan biri, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan bir hükümlünün başka bir suçtan dolayı şartla tahliyesinin geri alınması durumunda infaz sırasının nasıl belirleneceğidir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazının sırada bekleyen diğer cezaların infazına engel teşkil etmeyeceğini, ancak infaz rejiminin her halükarda en ağır cezaya göre şekillenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
"5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 25. maddesi gereğince, Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı rejimine ait esaslar gösterilerek aynı maddenin (ı) bendinde hükümlünün cezasının infazına, hiçbir surette ara verilemez ... ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlü olanların aynı zamanda başka bir suçtan sırada infaz bekleyen cezalarının olması yahut söz konusu olayda olduğu gibi koşullu salıverilme kararının geri alınmasından kaynaklı cezaları olması halinde ... ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infaz usulü uygulanması hakkaniyete ve yasaya aykırı olduğundan kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir."
Kaynak: Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2014/2033 - Karar No: 2014/3529
Ağırlaştırılmış Müebbet İnfazında Hücre ve Sosyal Haklar
Hükümlülerin sosyal hakları, ağırlaştırılmış müebbet rejiminde ciddi sınırlamalara tabidir. TCK m. 25/e-f uyarınca telefon ve ziyaret hakları on beş günde bir olarak sınırlandırılmıştır. Uygulamada, hücre hapsi içeren bu rejimin kesintisizliği ilkesi, hükümlünün hastaneye sevki gibi zorunlu haller dışında hiçbir şekilde esnetilmez.
Geçici Maddeler ve Dönüşüm Süreci
Eski TCK dönemindeki ölüm cezaları, 4771 sayılı Kanun ve anayasal değişikliklerle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına dönüştürülmüştür. Bu durum, infaz sürelerinin hesaplanmasında eski ve yeni kanunlar arasındaki lehe kanun değerlendirmesini karmaşık hale getirmektedir.
Müebbet Hapis Cezası ve Şartla Tahliye Parametreleri
Müebbet hapis cezası, TCK m. 48 uyarınca hükümlünün hayatı boyunca devam eden ancak ağırlaştırılmış müebbet hapsin aksine, CGTİHK m. 107/2 uyarınca 24 yılın infaz kurumunda geçirilmesi halinde koşullu salıverilme imkanı tanıyan bir yaptırımdır. Bu ceza türü, devletin birliğine karşı suçlar gibi istisnai haller dışında, hükümlünün topluma yeniden kazandırılması vizyonunu barındırır.
İnfaz hukukunda "müebbet" terimi yanıltıcı olmamalıdır; zira birden fazla müebbet veya müebbet ile süreli hapis cezalarının birleşmesi durumunda, infaz kurumunda geçirilmesi gereken azami süreler kanunla sınırlandırılmıştır. CGTİHK m. 107/3 uyarınca, birden fazla müebbet hapis cezasına mahkumiyet halinde bu süre 30 yıl olarak uygulanır.
Süreli Hapis Cezalarında Alt ve Üst Sınırların Belirlenmesi
Süreli hapis cezalarında temel cezanın belirlenmesi, TCK m. 61 uyarınca suçun işleniş biçimi, kullanılan araçlar, suçun konusu, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı gibi kriterlere göre alt ve üst sınırlar arasında takdir edilir. Adliye pratiğinde hakimlerin "asgari hadden ayrılma gerekçesi" sunmadan en alt sınırdan uzaklaşması, Yargıtay tarafından bozma nedeni kabul edilmektedir.
Hapis cezasının belirlenmesinde bir gün yirmi dört saat, bir ay otuz gün, bir yıl ise resmi takvime göre hesaplanır. Zincirleme suç (TCK m. 43) veya haksız tahrik (TCK m. 29) gibi artırım ve indirim nedenlerinin uygulanma sırası, sonuç cezanın hukuka uygunluğu açısından hayati önem taşır.
| Ceza Türü | Temel Süre / Mahiyet | Koşullu Salıverilme Süresi (Genel) |
|---|---|---|
| Ağırlaştırılmış Müebbet | Hayatı Boyunca (Sıkı Rejim) | 30 Yıl |
| Müebbet Hapis | Hayatı Boyunca | 24 Yıl |
| Süreli Hapis | 1 Ay - 20 Yıl | Cezanın 2/3'ü (İstisnalar Hariç) |
| Kısa Süreli Hapis | 1 Yıl ve Altı | TCK 50 uyarınca seçenek yaptırıma uygun |
Kısa Süreli Hapis Cezasına Seçenek Yaptırımlar ve TCK 50 Uygulaması
Kısa süreli hapis cezası, failin kişiliği ve sosyal durumu gözetilerek hapis dışı bir yaptırıma dönüştürülebilir. TCK m. 50/1 uyarınca; adli para cezası, mağdurun zararının giderilmesi, bir eğitim kurumuna devam etme, belirli yerlere gitmekten yasaklanma veya kamuya yararlı bir işte çalışma gibi seçenekler mevcuttur.
Adliye pratiğinde, hakimlerin kısa süreli hapis cezasını neden seçenek yaptırıma çevirdiğini veya çevirmediğini TCK m. 3/1'deki orantılılık ilkesi kapsamında gerekçelendirmesi zorunludur. Özellikle hakaret ve tehdit suçlarında, kanunda hapis veya adli para cezası seçimlik olarak öngörülmüşse, hapis cezasının tercih edilmesi ek bir gerekçe yükü doğurur.
"TCK’nın 50/1-d maddesinde, 'Kısa süreli hapis cezası... mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya, çevrilebilir.' hükmüne yer verilmiş olup... sanığa tayin edilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza seçenek tedbire çevrilirken, kanun koyucunun amacına uygun, akla ve mantığa aykırı olmayan, tarafları tatmin edici, infazı olanaklı ve denetime elverişli bir seçenek tedbire hükmedilmesi gerektiği..."
Kaynak: Yargıtay 12. Ceza Dairesi - Esas No: 2013/10294 - Karar No: 2014/10216
Seçenek Tedbirlerin İnfazı ve Dönüşüm Riski
TCK m. 50/6 uyarınca, hüküm kesinleştikten sonra savcılıkça yapılan tebligata rağmen 30 gün içinde seçenek tedbirin gereklerine başlanmazsa, mahkeme kısa süreli hapis cezasının aynen infazına karar verir. Bu aşamada artık cezanın tekrar paraya çevrilmesi mümkün değildir.
Adli Para Cezası ile Tedbir Ayrımı
Hapis cezasından çevrilen adli para cezası artık bir "ceza" iken, diğerleri "tedbir" niteliğindedir. Adli para cezasının ödenmemesi durumunda 5275 sayılı Kanun m. 106/3 uyarınca savcılıkça hapse çevrilme işlemi yapılır; bu durum TCK m. 50/6'daki mahkeme kararı prosedüründen farklıdır.
Tekerrür Halinde Seçenek Yaptırım Yasağı ve Hukuki Sınırlar
Suçta tekerrür (TCK m. 58), failin daha önce işlediği bir suçtan dolayı mahkumiyetinin kesinleşmesinden sonra yeni bir suç işlemesi durumunda devreye girer. TCK m. 58/3 uyarınca, tekerrür halinde suç tanımında hapis veya adli para cezası seçenekli olarak öngörülmüşse, hakimin hapis cezasına hükmetmesi zorunludur.
En kritik hukuki tartışma, zorunlu olarak hükmedilen bu hapis cezasının TCK m. 50 uyarınca tekrar adli para cezasına çevrilip çevrilemeyeceğidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun güncel eğilimi, TCK m. 50/2 uyarınca hapis cezası seçildikten sonra bunun artık adli para cezasına çevrilemeyeceği yönündedir; ancak diğer seçenek yaptırımlar (yer yasaklama, eğitim vb.) için bir engel bulunmadığı kabul edilmektedir.
"Sanığın mükerrir olması nedeniyle TCK'nın 58/3. maddesindeki emredici hüküm uyarınca seçenek olarak düzenlenen cezalardan hapis cezasının tercih edilmesi kanuni zorunluluktan kaynaklanmış olsa bile TCK'nın 50/2. maddesi gözetilerek hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinin mümkün olmadığı kabul edilmelidir. ... Kanun koyucu suç işlemekte ısrar eden sanık ile ilk defa suç işleyen sanığı birbirinden ayırmak için mükerrir olan sanık hakkında temel ceza olarak hapis cezasının tercih edilmesini ve bu cezanın adli para cezasına çevrilmemesini amaçlamaktadır."
Kaynak: Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Esas No: 2019/7725 - Karar No: 2020/3542
Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejiminde Oranlar
Tekerrür halinde hükümlü, süreli hapis cezalarında cezasının 2/3'ünü değil, daha yüksek bir oranını (genellikle 3/4) infaz kurumunda geçirmek zorundadır. Bu durum müddetname tanziminde "mükerrir" şerhinin bulunmasını zorunlu kılar.
Seçenekli Suçlarda Gerekçe Zorunluluğu
Hakimin hapis cezasını seçerken sunduğu gerekçe, sanığın adli sicili ve sosyal durumuyla uyumlu olmalıdır. Sadece "mükerrir olduğu için hapis cezası verildi" demek, TCK m. 50/2 yasağı nedeniyle adli para cezası yolunu kapattığı için hukuki denetimde titizlikle incelenir.
Cezanın Belirlenmesinde Matematiksel Hatalar ve Bozma Nedenleri
Hapis cezasının hesaplanması, basit bir matematiksel işlem gibi görünse de, TCK m. 61'deki sıralamaya uyulmaması veya artırım/indirim oranlarının yanlış uygulanması sıklıkla bozma nedenidir. Özellikle zincirleme suç artırımlarında ay ve gün hesaplamaları adliye pratiğinde hatalara açıktır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin bir kararında, 3 ay hapis cezası üzerinden 1/4 artırım yapılırken 3 ay 22 gün yerine 5 ay olarak hesaplanması ve bunun üzerinden takdiri indirim yapılması "fazla ceza tayini" olarak nitelendirilmiş ve kanun yararına bozma konusu yapılmıştır.
"TCK’nın 123/1. maddesi uygulaması ile tayin edilen 3 ay hapis cezasının, TCK’nın 43/1. maddesi gereğince, 1/4 oranında artırılırken, cezanın, '3 ay 22 gün' yerine '5 ay' olarak hatalı hesaplanması, devamında da TCK’nın 62/1. maddesinin uygulanmasında bu hatalı oran üzerinden belirleme yapılarak sonuç cezanın... fazla belirlenerek fazla cezaya hükmedilmesi hukuka aykırıdır."
Kaynak: Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/22906 - Karar No: 2021/16619
İnfaz Aşamasında Seçenek Tedbirlere Aykırılığın Sonuçları
Kısa süreli hapis cezası TCK m. 50/1-d uyarınca bir tedbire (örneğin eğlence yerlerine gitmekten yasaklanma) çevrildiğinde, infazın takibi Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından yapılır. Hükümlü, denetim planına uymadığı takdirde dosya infazın devamı için mahkemeye iade edilir.
Bu süreçte mahkemenin sadece ihlale konu olan suçun hapis cezasını aynen infaz etmesi gerekir. Birden fazla suçtan verilen cezaların tamamının, tek bir ihlal nedeniyle aynen infazına karar verilmesi "fazla ceza tayini" teşkil eder.
"Denetimli serbestlik müdürlüğünün çağrısına uymayan sanık hakkında sadece bahse konu suç nedeniyle verilen 3 ay 10 gün hapis cezasının aynen infazına karar verilmesi yerine yazılı şekilde fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir. ... Sanığın mağdur Halime’ye karşı yaralama eyleminden dolayı hükmedilen... tedbirine uymadığı gerekçesiyle, bu suç açısından aynen infaz kararı verilmesi gerektiği halde, sanık hakkında mağdur Neşe’ye karşı hakaret ve tehdit eylemlerinden dolayı hükmedilen cezaların da aynen infazına karar verilmek suretiyle, sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur."
Kaynak: Yargıtay 18. Ceza Dairesi - Esas No: 2016/15440 - Karar No: 2016/18518
İçtimai Cezalarda Koşullu Salıverilme ve Azami Sınırlar
Hükümlünün birden fazla kesinleşmiş cezası varsa, bu cezalar CGTİHK m. 99 uyarınca toplanır (içtima edilir). İçtima edilen cezalar üzerinden tek bir koşullu salıverilme tarihi hesaplanır. Ancak 765 sayılı eski TCK döneminde işlenen suçlar söz konusu olduğunda, içtima sınırı hapis cezalarında 36 yıl (ağır hapis) veya 25 yıl (hapis) olarak uygulanmaya devam eder.
Mükerrirlere özgü infaz rejiminde ise, ağırlaştırılmış müebbet cezası ile süreli hapis cezalarının içtimaında koşullu salıverilme süresi kural olarak 36 yıldır; ancak tekerrür nedeniyle bu süre 39 yıla kadar çıkabilir. Yargıtay, tekerrür nedeniyle eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan en ağır cezadan fazla olamayacağını hatırlatmaktadır.
"Hükümlü hakkında uygulanacak koşullu salıverme süresinin 5275 sayılı Kanunun 107. maddesinin (3.) fıkrasının (a) bendi uyarınca otuz altı yıl olduğu, ancak hükümlünün mükerrir olması nedeni ile 108/1. fıkrasının (a) bendi uyarınca mahkum olunan ağırlaştırılmış müebbet cezasının otuz dokuz yılını ceza infaz kurumunda iyi halli olarak çekmesi durumunda koşullu salıvermeden yararlanacağı... belirlenecek sürenin azami otuz dokuz yıl olduğu..."
Kaynak: Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2014/826 - Karar No: 2014/2204
Denetim Süresinde Yeni Suç İşlenmesi ve Şartla Tahliyenin Geri Alınması
Koşullu salıverilen hükümlü, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlerse, şartla tahliye kararı geri alınır. 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında, geri alınacak sürenin hesaplanması yöntemi kökten değişmiştir. Yeni sistemde, sonraki suçu işlediği tarihten başlamak üzere, sonraki suç için verilen hapis cezasının iki katı kadar sürenin aynen infazına karar verilir; ancak bu süre bihakkın tahliye tarihini geçemez.
Bu durum, adliye pratiğinde "aynen infaz" sürelerinin hesaplanmasında büyük farklılıklar yaratmaktadır. Eski kanun döneminde kalan cezanın tamamı yanarken, yeni sistemde orantılı bir infaz söz konusudur.
"7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun... ile değişik, 107/13. maddesinde, 'Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; (2) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin... aynen çektirilmesine karar verilir' şeklinde yeniden yapılan düzenleme ile denetim süresi, şartlı tahliyenin geri alınması ve geri alınacak sürenin hesaplanmasına ilişkin çok farklı bir sistemin benimsendiği..."
Kaynak: Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/12459 - Karar No: 2022/1063
Hakaret ve Tehdit Suçlarında Hapis Cezası Tercihinin Kriterleri
TCK m. 125 (Hakaret) ve m. 106 (Tehdit) gibi suçlarda kanun koyucu, hapis ve adli para cezasını seçimlik olarak sunmuştur. Adliye pratiğinde sıklıkla yapılan hata, sanığın sabıkalı olmasını gerekçe göstererek doğrudan hapis cezasına hükmedilmesidir. Ancak Yargıtay, suçun işleniş özelliklerini ve failin pişmanlığını somutlaştırmayan genel geçer ifadelerle hapis cezası seçilmesini bozma nedeni saymaktadır.
Özellikle kamu görevlisine hakaret (TCK m. 125/3-a) suçunda alt sınırın 1 yıl olması, hapis cezasının zorunlu seçilmesini gerektirmez. Mahkeme hala adli para cezasını tercih edebilir; ancak bu tercihin neden yapıldığı hükümde tartışılmalıdır.
"TCK’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiği kanuni ve yeterli gerekçe gösterilerek açıklanmalı... Her ne kadar TCK'nın 125/3. maddesinde hapis cezasının alt sınırının 1 yıldan az olamayacağı düzenlenmiş ise de, bu düzenlemenin temel cezanın adli para cezası olarak seçilmesine engel olmayacağı gözönünde bulundurulmadan, sanık hakkında yeterli gerekçe gösterilmeden temel ceza olarak hapis cezası tercih edilmesi... bozmayı gerektirmiştir."
Kaynak: Yargıtay 18. Ceza Dairesi - Esas No: 2015/20425 - Karar No: 2016/19470
Pratik Adliye Uygulaması: Müddetname Analizi ve Riskler
Hükümlü cezaevine girdikten sonra İnfaz Savcılığı tarafından düzenlenen müddetname, cezanın ne kadarının yatılacağını gösteren en temel belgedir. Avukatların müddetnameyi incelerken şu hususlara dikkat etmesi gerekir:
- İnfaz Oranı: Suçun türüne (terör, cinsel saldırı, mükerrirlik) göre 1/2, 2/3 veya 3/4 oranlarından hangisinin seçildiği.
- Gözaltı ve Tutukluluk Mahsubu: Dosya kapsamındaki tüm hürriyet kısıtlamalarının süreye eklenip eklenmediği.
- İyi Hal Değerlendirmesi: CGTİHK m. 89 uyarınca yapılan iyi hal değerlendirme puanlarının koşullu salıverilmeye etkisi.
- Aynen İnfaz Kontrolü: Önceki bir şartla tahliyenin yanıp yanmadığı ve yandıysa 7242 sayılı Kanun lehe hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı.
Müddetnameye İtiraz Usulü
Müddetnamede hata olduğu düşünülüyorsa, CGTİHK m. 98 uyarınca hükmü veren mahkemeden veya infazın yapıldığı yerdeki İnfaz Hakimliğinden düzeltme talep edilmelidir. Bu talep infazı durdurmaz; ancak hak kaybını önler.
İnfaz Durdurma ve Yargılamanın Yenilenmesi
Yargılamanın yenilenmesi (CMK m. 311) talebi kabul edilirse, infazın durdurulmasına karar verilebilir. Bu durumda, daha önce bu ilama dayanılarak verilen "şartla tahliyenin geri alınması" kararları da hukuki dayanağını yitirir (Source 24).
Sıkça Sorulan Sorular
1. Kısa süreli hapis cezası hem adli para cezasına hem de başka bir tedbire aynı anda çevrilebilir mi?
Hayır. TCK m. 50 uyarınca hakim, maddedeki seçeneklerden yalnızca birini tercih etmek zorundadır. Ancak hapis cezasının yanında, suçun mahiyetine göre belirli haklardan yoksun bırakma (TCK m. 53) gibi güvenlik tedbirleri kendiliğinden veya takdiren uygulanabilir. Seçenek yaptırımlarda ise tek bir tercih hakkı mevcuttur.
2. Mükerrir olan bir sanık hakkında hapis cezası yerine doğrudan seçenek tedbir verilebilir mi?
Evet. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihadına göre (Source 7), TCK m. 58/3 gereği hapis cezası seçilmesi zorunlu olsa da, bu ceza TCK m. 50/1-a uyarınca adli para cezasına çevrilemezken; m. 50/1-b, c, d, e, f fıkralarında düzenlenen diğer tedbirlere (örneğin belirli yerlere gitmekten yasaklanma) çevrilebilir. Kanun koyucu sadece adli para cezası yönünden bir yasak getirmiştir.
3. Denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı hapis cezası ertelenirse şartla tahliye yine de yanar mı?
Evet. Şartla tahliyenin geri alınması için denetim süresi içinde "hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlenmesi" yeterlidir. Bu ikinci suçtan dolayı verilen cezanın ertelenmiş olması veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilmesi, şartla tahliyenin yanmasını engellemez; zira suçun işlenmiş olması ve mahkumiyet hükmünün kurulması (veya HAGB'nin kesinleşmesi) ihlal için yeterli bir karine teşkil eder.
4. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezası içtima edildiğinde infaz süresi nasıl hesaplanır?
CGTİHK m. 107/3-c uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasının içtimaı halinde koşullu salıverilme süresi en fazla 36 yıldır. Eğer hükümlü mükerrir ise bu süre 108/1-a ve 2. maddeleri uyarınca azami 39 yıl olarak belirlenir (Source 21). Bu süreler, hürriyeti bağlayıcı cezanın fiilen cezaevinde geçirilmesi gereken net süreyi ifade eder.
Kaynakça
-
- Ceza Dairesi 2018/2397 E. , 2020/1968 K.
-
- Ceza Dairesi 2014/2033 E. , 2014/3529 K.
-
- Ceza Dairesi 2014/826 E. , 2014/2204 K.
-
- Ceza Dairesi 2021/12459 E. , 2022/1063 K.
-
- Ceza Dairesi 2014/41752 E. , 2015/16320 K.
-
- Ceza Dairesi 2019/7725 E. , 2020/3542 K.
-
- Ceza Dairesi 2021/22906 E. , 2021/16619 K.
-
- Ceza Dairesi 2014/4380 E. , 2014/27245 K.
-
- Ceza Dairesi 2013/10690 E. , 2014/22058 K.
-
- Ceza Dairesi 2020/18620 E. , 2022/21789 K.
-
- Ceza Dairesi 2020/10837 E. , 2020/14892 K.
-
- Ceza Dairesi 2020/26952 E. , 2022/22016 K.
-
- Ceza Dairesi 2020/9623 E. , 2020/15380 K.
-
- Ceza Dairesi 2014/15548 E. , 2015/44273 K.
-
- Ceza Dairesi 2013/10294 E. , 2014/10216 K.
-
- Ceza Dairesi 2016/15440 E. , 2016/18518 K.
-
- Ceza Dairesi 2015/20425 E. , 2016/19470 K.
-
- Ceza Dairesi 2016/16859 E. , 2018/301 K.
-
- Ceza Dairesi 2015/27020 E. , 2016/6288 K.
- Ceza Genel Kurulu 2020/160 E. , 2022/654 K.
- Ceza Genel Kurulu 2017/1187 E. , 2020/88 K.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun
- 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu
Yasal Uyarı: Bu metin, sağlanan içtihat ve mevzuat verileri temel alınarak hazırlanmış teknik bir incelemedir. İçerik genel bilgilendirme mahiyetinde olup, somut hukuki uyuşmazlıklara doğrudan uygulanması hak kaybına yol açabilir. İnfaz hesaplamaları suç tarihi, suç türü ve failin siciline göre kişiye özel değişkenlik gösterdiğinden profesyonel hukuki danışmanlık alınması zorunludur.
Ana Kategori Rehberi
Bu konunun genel çerçevesi için İnfaz Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.