ictihat
1. Hukuk Dairesi 2023/2563 E. , 2024/6765 K.
# 1. Hukuk Dairesi 2023/2563 E. , 2024/6765 K.
1. Hukuk Dairesi 2023/2563 E. , 2024/6765 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/152 E., 2022/577 K.
HÜKÜM : Ret
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 28.01.2021 tarihli 2017/635 Esas 2021/435 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ilçesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucu 101 ada 380, 398, 402 ve 406 parsel sayılı taşınmazların hatalı olarak... mirasçıları ... ve müşterekleri adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazların miras bırakan... tarafından yapılan paylaşım sonucu davacıya kaldığını ve... mirasçılarından ...’in payını davacının satın aldığını ileri sürerek çekişmeli taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılardan ..., ... ...., ... ve ... ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde; miras bırakanları...’in vefat edene kadar çekişmeli taşınmazları bizzat kullandığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Kırklareli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.12.2015 tarih ve 2013/536 Esas, 2015/551 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Bozma Kararı
Yargıtay ( Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.01.2021 tarihli 2017/635 Esas 2021/435 Karar sayılı ilamı ile; “ Mahkemece, davacının delil olarak dayandığı paylaşım belgesi ile satış senedinin keşif mahallinde uygulanarak kapsamının belirlenmesi, senetlerde belirtilen taşınmazların dava konusu taşınmazlar olup olmadığı ve taşınmazların ne zamandan beri kim tarafından ne sıfatla kullanıldığı hususlarının araştırılması gerektiği" belirtilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazları murisin ölmeden önce usulüne uygun paylaştırıldığına dair bir delil bulunmadığı, incelenen Kırklareli Kadastro Mahkemesinin 2012/19 Esas 2012/10 Karar sayılı dosyasına sunulan... imzası taşıdığı iddia edilen sarı renkli taksim belgesinde "..." "..." ve "...." olarak paylaştırma yapıldığı, ancak bu paylaştırmanın usulüne uygun olmadığı, tüm mirasçıları kapsamadığı, keşifte dinlenen tanık beyanlarında, belirtilen taksim belgesinin veya taksime dair anlaşmayı bilmedikleri ve dava konusu taşınmazların murisin sağlığından muris ve davacı ... tarafından kullanılıp işletildiğinin belirtilmesi, 06.01.1988 tarihli "senet" başlıklı ... imzasını taşıyan belgenin de miras payının devri olarak değerlendirilemeyeceği, zira miras hakkı doğmadan devrinin mümkün olmadığı, miras bırakanının ölümünden sonra terekenin el birliği mülkiyetine tabi olması nedeni ile taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin tüm mirasçılar adına sürdürüldüğünün kabulünün gerektiği, murisin ölüm tarihi ile kadastro tespitinin kesinleştiği tarih karşılaştırıldığında; davacının davasının haklılığını gösterir 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde aranan 20 yıl zilyetlik şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz talebinde bulunmuştur.
E. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, Kapatılan Kofçaz Kadastro Mahkemesinin 2008/72 Esas, 2010/5 Karar sayılı dosyasında 101 ada 225, 274, 285, 346, 526 parsel 123 ada 4 ve 49 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili tüm mirasçılar adına yapılan kadastro tespitinin iptal edilerek davacı adına tapuya tesciline karar verildiğini, çekişmeli taşınmazlarla ilgili hukuki durumun aynı olmasına rağmen bu davanın reddedildiğini, ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yapılan araştırmanın eksik ve yetersiz olduğunu, davacı tarafın iddiasını ispatladığını, kadastro tespit tarihine kadar davacının zilyetliğinin 20 yıldan fazla olduğunu, Mahkeme gerekçesinin zilyetlik hususu ile senetlerin dava konusu taşınmazlara ait olduğuna ilişkin hususlarda tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile çeliştiğini, tapusuz taşınmazların miras bırakan tarafından satış ya da bağış yoluyla başkasına devredilmesi durumunda zilyetliğin devrinin şekle tabi olmadığını, bu devrin geçerli kabul edilmesi gerektiğini, davacı lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğini belirterek ve re'sen görülecek eksiklikler nedeniyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
F. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi,
3402 sayılı Kadastro Kanunu 14 ve 15. maddeleri,
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 713. maddeleri,
3. Değerlendirme
Kadastro sonucu, Kofcaz ilçesi ..... köyü çalışma alanında bulunan yüz ölçümleri tutanaklarında yazılı 101 ada 380, 402 ve 406 parel sayılı taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle... adına tespit edildikten sonra, Komisyon kararı neticesinde... mirasçıları ... ve müşterekleri adına; Yukarıkanara köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 398 parsel sayılı taşınmaz ise vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına tespit ve tescil edilmiştir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın uygulanacağı davalar yönünden HUMK’un 428.maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 247,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
11.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.