ictihat

1. Ceza Dairesi 2023/8221 E. , 2024/4058 K.

# 1. Ceza Dairesi 2023/8221 E. , 2024/4058 K. 1. Ceza Dairesi 2023/8221 E. , 2024/4058 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1041 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmak, tehdit, hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve muhtelif suçlarından Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.01.2020 tarihli ve 2020/58 değişik iş sayılı içtima kararıyla 19 yıl 76 ay 117 gün hapis cezasına hükümlü ... hakkında, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 02.05.2020 tarihli ve 2017/7-7130 sayılı müddetnameye karşı yapılan itirazın kabulüne, anılan müddetnamenin iptali ile yeniden müddetname düzenlenmesine dair Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.07.2020 tarihli ve 2013/121 Esas, 2013/413 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2020 tarihli ve 2020/1041 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.09.2023 tarihli ve 94660652-105-35-6924-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve 2023/98783 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve 2023/98783 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarihli ve 2007/1-214-181 sayılı kararında belirtildiği üzere infaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede, Adı geçen hükümlü hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 02.05.2020 tarihli ve 2017/7-7130 sayılı müddetnameye karşı hükümlü tarafından yapılan itiraz üzerine, Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.07.2020 tarihli ek kararında yer alan ". düzenlenen müddetnamede uygulanan infaz rejim ve yasa oranlarında herhangi bir hatanın olmadığı; Ancak müddetnamedeki cezalarda uygulanması gereken infaz oranlarına göre ayrı ayrı yapılan hesaplamada, ayrıca mahsuba konu olan tüm sürelerin cezasından düşülmesinde mahkememizce bulunan koşullu salıverilme tarihinin 20.12.2030 tarihi olduğu, hakederek tahliye tarihinin ise 14.04.2040 tarihi olduğu, itiraza konu müddetnamede koşullu salıverilme tarihinin 24.12.2030 tarihi olarak belirtildiği, bihakkın tahliye tarihinin ise 11.04.2040 tarihi olduğu, mahkememizce yapılan hesaplamada artık yıl indirimi uygulanmamasına rağmen koşullu salıverilme tarihinin 20.12.2030 olarak bulunduğu, bu durumda koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında hata olduğu..." şeklinde gerekçe ile itirazın kabulüne karar verilmiş ise de; Hükümlü hakkındaki infaz dosyası incelendiğinde, Hükümlünün Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.01.2020 tarihli ve 2020/58 değişik iş sayılı içtima kararı ile 19 yıl 76 ay 117 gün hapis cezasına hükmedildiği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından içtima kararına dahil olan cezaların tabi olduğu infaz rejimine göre bir kısmının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/2 koşullu salıverme oranı, bir kısmının ise anılan Kanun'un 108 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince 2/3 koşullu salıverme oranı üzerinden indirim yapılmak suretiyle düzenlenen 02.05.2020 tarihli ve 2017/7-7130 sayılı müddetnamede bihakkın tahliye tarihinin 14.04.2020, koşullu salıverilme tarihinin ise 24.12.2030 olarak tespit edildiği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 03.09.2020 tarihli ve örnek:14 nolu örnek manuel müddetnameye göre; Hükümlünün toplam 19 yıl 76 ay 117 gün olan cezasından, 5275 Kanun'un 107/2 nci maddesi uyarınca 1/2 oranı uygulanan 3 yıl 20 ay 20 günlük sürenin 1/2 indirimle 857 gün ve 5275 Kanun'un 108/1-d maddesi uyarınca 1/3 oranı uygulanan 16 yıl 56 ay 97 günlük sürenin 1/3 indirimle 5078 gün olduğu, Hükümlünün toplamda koşullu salıverme için infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin 5935 gün olarak hesaplandığı, adı geçen hükümlünün bu cezalar için ceza infaz kurumuna alınmadan önce 1315 gün tutukluluk/infazda kaldığı süre bulunduğundan mahsup edilmesi gereken bu süreler düşüldükten sonra hükümlünün koşullu salıverme için infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin ise 4620 gün yani 12 yıl 240 gün olarak belirlendiği, Cezalarının infazı için 28.04.2018 tarihinde infaz kurumuna alınan hükümlünün, yatar süresi olan 12 yıl 240 gün hapis cezasına 12 yıl eklendiğinde 28.04.2030 tarihi üzerinden, bu tarihi 240 günlük süre her ay tek tek hesaplanmak suretiyle koşullu salıverme tarihinin 24.12.2030 olarak bulunduğu, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 99 uncu maddesinde yer alan “Bir kişi hakkında hükmolunan herbir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden mahkemeden bir toplama kararı istenir.” şeklindeki düzenleme ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 12.07.2012 tarihli ve 2012/3731-5741 sayılı, 21.12.2011 tarihli ve 2011/7864-8174, 29.12.2014 tarihli ve 2014/6170-6688 sayılı ilamlarında yer alan "765 sayılı TCK.nun 30/1 inci maddesi muvakkat cezalar, gün, ay ve sene hesabıyla tatbik olunur. Bir gün 24 saat, bir ay 30 gündür. Sene resmi takvime göre hesap edilir, şeklinde düzenlenmiştir. 5237 sayılı TCK.nun 61/6 ncı maddesi ise, hapis cezasının süresi, gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün 24 saat; bir ay 30 gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir. Hapis cezası için bir günün, adli para cezası için bir Türk Lirasının arta kalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez, şeklinde düzenlenmiştir. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler karşısında; müddetlerin hesabında yılın resmi takvim yılı olarak belirlenmesi, Şubat ayının 29 gün olduğu artık yılların da 1 yıl olarak hesap edilmesi gerekmektedir." şeklindeki açıklamalar karşısında, cezaların toplanmasının (içtimaı) koşullu salıverilme hükümleriyle yakından ilişkili olduğu ve cezaların ayrı ayrı değil, cezaların tabi olduğu özel infaz rejimi dikkate alınarak her bir cezanın tabi olduğu infaz rejimi içinde bir bütün olarak değerlendirilerek hesaplamanın yapılması ve müddetname tanzim edilirken yıl hesabında Şubat ayının 29 gün olduğu yılların da 1 yıl olarak dikkate alınması gerektiği, Bu haliyle, 19 yıl 76 ay 117 gün hapis cezasına hükümlü olan, cezalarının bir kısmı yönünden 5275 Kanun'un 107/2 nci maddesi uyarınca 1/2 oranı, bir kısmı üzerinden ise anılan Kanun'un 108/1-d maddesi üzerinden 1/3 indirim uygulanan hükümlü hakkında toplamda koşullu salıverme için infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin 5935 gün olarak hesaplandığı, hükümlünün tutuklulukta geçirdiği toplam süre 1315 günün 5935 günden mahsup edildiğinde, şartla tahliyesi için 4620 gün yani 12 yıl 240 gün cezasının kaldığı, cezaevine giriş tarihi olan 28.04.2018 tarihine 12 yıl 240 gün eklendiğinde, koşullu salıverilme tarihinin 24.12.2030 tarihi olduğu gözetilmeksizin, eksik infaza neden olacak şekilde yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. Şeklinde düzenlenmiştir. 2. Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.01.2020 tarihli ve 2020/58 değişik iş sayılı içtima kararıyla 19 yıl 76 ay 117 gün hapis cezasına hükümlü ... hakkında düzenlenen 02.05.2020 tarihli ve 2017/7-7130 sayılı müddetnamede, hükümlünün içtimaya dahil olan herbir mahkumiyet hükmüne konu suç ve ceza sürelerinin ve tabi oldukları infaz rejiminin ve mahsubu gereken sürenin denetime imkan verecek şekilde gösterildiği, 5275 sayılı Kanun’un 107/2 nci maddesi ve 108/1-(d) maddesi hükümlerine göre şartla tahliyeden yararlanabilmesi için iyi halli olarak ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin belirlendiği, ancak artık yılların hükümlü lehine olarak dikkate alınması gerekirken alınmadığı anlaşılmakla, hükümlünün 07.07.2020 tarihli dilekçesi üzerine karar tarihi itibariyle yetkili ve görevli olan Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesince artık yılların hükümlü lehine hesaplama yapılırken dikkate alınması gerekirken alınmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, müddetnamenin hesaplama tekniği açısından doğru olmadığı gerekçesiyle verilen karar usul ve yasaya aykırı olup, bu karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 23.12.2020 tarihli ve 2020/1041 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.05.2024 tarihinde karar verildi.