CMK Madde 13 Kapsamında Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi ve Adliye Pratiğinde Yetki Uyuşmazlıklarının Çözümü
Soruşturma İşlemleriYazar: EmsalDava Editör Ekibi

CMK Madde 13 Kapsamında Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi ve Adliye Pratiğinde Yetki Uyuşmazlıklarının Çözümü

Ceza muhakemesinde suçun işlendiği yerin belirlenemediği hallerde CMK 13 uyarınca uygulanan ikincil yetki kuralları, şüphelinin yakalandığı yer, yerleşim yeri ve son adresi üzerinden kademeli bir yetki hiyerarşisi kurmaktadır. Makale, adliye pratiğinde sıklıkla karşılaşılan olumsuz yetki uyuşmazlıklarını, merci tayini usulünü ve Yargıtay’ın güncel yerleşik içtihatları çerçevesinde ispat yükümlülüklerini teknik düzeyde analiz etmektedir.

Suçun İşlendiği Yerin Belirlenememesi Durumunda İkincil Yetki Hiyerarşisi

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 12/1 uyarınca ceza yargılamasında temel yetki kuralı "suçun işlendiği yer" mahkemesidir. Ancak suçun işlendiği yerin kesin olarak saptanamadığı veya suçun doğası gereği birden fazla yerle ilişkili olduğu durumlarda, kanun koyucu CMK m. 13 ile ikincil (subsidier) yetki kurallarını devreye almıştır. Bu kurallar, mahkemeler arasında keyfiyeti önlemek ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmasını sağlamak amacıyla katı bir hiyerarşiye tabidir.

CMK 13 hiyerarşik yetki akış şeması görseli.

Suçun işlendiği yerin belli olmaması, soruşturma aşamasında teknik verilerle veya tanık beyanlarıyla suçun lokasyonunun tespit edilememesi anlamına gelir. Bu durumda ilk olarak şüpheli veya sanığın yakalandığı yer mahkemesi yetkilidir. Eğer şüpheli henüz yakalanmamışsa, yerleşim yeri mahkemesi; yerleşim yeri de Türkiye’de bulunmuyorsa Türkiye’deki son adresi mahkemesi yetki kazanır. Bu hiyerarşik yapı, kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re'sen gözetilmelidir.

"Suçun işlendiği yer belli değilse, şüpheli veya sanığın yakalandığı yer, yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Şüpheli veya sanığın Türkiye'de yerleşim yeri yoksa Türkiye'de en son adresinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Mahkemenin bu suretle de belirlenmesi olanağı yoksa, ilk usul işleminin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir."

Kaynak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 13

Belgeyi Gör: 16. Ceza Dairesi 2015/1225 E. , 2015/3557 K.

Şüphelinin Yakalandığı Yer ve Yerleşim Yeri Arasındaki Öncelik İlişkisi

CMK m. 13/1 fıkrası, yakalanma yerini yerleşim yerinden önce bir kriter olarak sunar. Adliye pratiğinde "yakalanma", suçun işlendiği iddiasıyla şüphelinin kolluk tarafından muhafaza altına alındığı fiziki lokasyonu ifade eder. Yakalanma gerçekleşmişse, yerleşim yeri araştırmasına girilmeden yakalanma yerindeki Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmaya devam etmelidir.

Türkiye’de Yerleşim Yeri Bulunmayan Şüphelilerde Yetki

Şüphelinin Türkiye'de ikametgahı bulunmaması veya MERNİS sisteminde kayıtlı bir yerleşim yerinin saptanamaması durumunda, CMK m. 13/2 gereği "en son adres" kriteri esas alınır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, son adresin tespiti için sadece şifahi beyanlar yeterli olmayıp, resmi kayıtlar ve sistem sorgulamalarıyla adres teyidi zorunludur.

Suçun İşlendiği Yer Mahkemesinin Genel Yetki Karakteri ve İstisnaları

Ceza muhakemesinde "Locus Regit Actum" ilkesinin bir yansıması olarak kabul edilen suç yeri yetkisi, delillerin toplandığı, tanıkların bulunduğu ve suçun toplumda yarattığı etkinin en yüksek olduğu yer olması hasebiyle önceliklidir. CMK m. 12/2-5 fıkraları; teşebbüs, kesintisiz suçlar ve basılı eserlerle işlenen suçlar için bu genel yetkiyi detaylandırmaktadır.

Özel kanunlarda yer alan yetki kuralları (Örn: 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu veya mülga TMK 10. madde kapsamında belirlenen özel yetkili mahkemeler), CMK m. 12'deki genel kurala göre "Özel Kanun Genel Kanunu Bozar" (Lex Specialis Derogat Legi Generali) ilkesi gereği öncelik taşır. Ancak bu özel mahkemelerin kaldırılması veya görev alanlarının değiştirilmesi durumunda, CMK 13'teki genel hiyerarşiye dönüş yapılması yasal bir zorunluluktur.

"Davaya bakmak yetkisi, suçun işlendiği yer mahkemesine aittir. Teşebbüste son icra hareketinin yapıldığı, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği yer mahkemesi yetkilidir. Suçun işlendiği yer biliniyorsa, davaya bakma yetkisi suçun işlendiği yer mahkemesine aittir. Suçun işlendiği yerden maksat hareketin gerçekleştirildiği veya neticenin ortaya çıktığı yerdir."

Kaynak: Yargıtay 16. Ceza Dairesi - Esas No: 2017/1604 - Karar No: 2017/5426

Belgeyi Gör: 16. Ceza Dairesi 2017/1604 E. , 2017/5426 K.

Teşebbüs ve Kesintisiz Suçlarda Yetki Belirlenmesi

Teşebbüs aşamasında kalan suçlarda, failin kastını gerçekleştirmek üzere yaptığı son icra hareketinin lokasyonu yetkili mahkemeyi tayin eder. Kesintisiz (temadi eden) suçlarda ise, temadinin kesildiği yani suçun işlenmeye devam etmediği an itibarıyla failin bulunduğu yer yetkilidir. Bu durum, özellikle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma veya terör örgütü üyeliği gibi suçlarda operasyonel süreçlerin yönetimi açısından kritiktir.

Basılı ve Görsel Yayın Yoluyla İşlenen Suçlarda Yetki Farklılaşması

Basılı eserlerde yetki, eserin yayım merkezi mahkemesine aittir. Ancak eserin mağdurun yerleşim yerinde dağıtılmış olması durumunda, seçimlik bir yetki kuralı devreye girer. Görsel ve işitsel yayınlarda (TV, Radyo) da benzer şekilde, yayının duyulduğu veya görüldüğü yer mahkemesi yetkili kılınabilmektedir.

Soruşturma Aşamasında Olumsuz Yetki Uyuşmazlıkları ve Çözüm Usulü

Soruşturma evresinde bir Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisinin yer yönünden yetkisiz olduğu kanaatine varırsa "Yetkisizlik Kararı" vererek dosyayı yetkili gördüğü yer başsavcılığına gönderir. Kendisine dosya gönderilen savcılık da kendisini yetkisiz görürse, ortaya çıkan "olumsuz yetki uyuşmazlığının" çözülmesi gerekir. 6217 sayılı Kanun ile CMK m. 161/7'ye eklenen hüküm, bu uyuşmazlığın çözümünde en yakın Ağır Ceza Mahkemesini merci olarak tayin etmiştir.

Adliye dosya devri ve yetki uyuşmazlığı simgesel görseli.

Yetkisizlik kararları arasındaki uyuşmazlığı çözen merci kararları kesindir. Bu kararlara karşı olağan kanun yollarına başvurulamaz; ancak hukuka aykırılık iddiası varsa Adalet Bakanlığı üzerinden "Kanun Yararına Bozma" (CMK m. 309) yoluna gidilebilir. Pratik uygulamada, savcıların birbirine dosya "paslaması" yargılamayı sürüncemede bıraktığı için, merci tayini usulü hızla işletilmelidir.

Yetki Basamağı Uygulanma Şartı Yasal Dayanak
Suçun İşlendiği Yer Suçun işlendiği lokasyonun belli olması (Temel Kural) CMK m. 12/1
Yakalandığı Yer Suç yeri belli değilse, şüphelinin fiziken yakalanması CMK m. 13/1
Yerleşim Yeri Şüpheli yakalanmamışsa, MERNİS/İkametgah adresi CMK m. 13/1
Son Adres Türkiye'de yerleşim yeri yoksa, tespit edilen son adres CMK m. 13/2
İlk Usul İşlemi Yukarıdaki hiçbir kriterle belirlenemiyorsa CMK m. 13/3

Yabancı Ülkede İşlenen Suçlarda Yetki Tayini ve Yargıtay’ın Rolü

Türk vatandaşlarının veya yabancıların yurt dışında işledikleri ve Türk kanunlarına göre Türkiye’de yargılanması gereken suçlarda yetki, özel bir prosedüre tabidir. CMK m. 14 uyarınca öncelikle CMK 13’teki kurallar (yakalanma, yerleşim, son adres) uygulanır. Ancak bu kriterlerle bir mahkeme belirlenemiyorsa; yetkili mahkeme, Adalet Bakanının istemi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusu üzerine Yargıtay tarafından belirlenir.

Yabancı ülkede işlenen suçlarda yetki tayini temalı görsel.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2021 tarihli bir kararında vurgulandığı üzere, şüphelinin yurt dışında bulunması ve Türkiye'de hiçbir adresinin olmaması durumunda alt mahkemenin doğrudan görevsizlik/yetkisizlik vermesi değil, dosyayı merci tayini için Bakanlığa sunması gerekir. Usule aykırı verilen kararlar, Yargıtay tarafından kanun yararına bozma konusu yapılmaktadır.

"Yabancı ülkede işlenen ve kanun hükümleri uyarınca Türkiye'de soruşturulması ve kovuşturulması gereken suçlarda yetki, 13 üncü maddenin birinci ve ikinci fıkralarına göre belirlenir. Bu gibi suçlarda şüpheli veya sanık Türkiye'de yakalanmamış, yerleşmemiş veya adresi yoksa; yetkili mahkeme, Adalet Bakanının istemi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusu üzerine Yargıtay tarafından belirlenir."

Kaynak: Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2014/1218 - Karar No: 2014/1647

Belgeyi Gör: 1. Ceza Dairesi 2014/1218 E. , 2014/1647 K.

Adli Yardımlaşma ve İade Süreçlerinin Yetkiye Etkisi

Yurt dışında işlenen suçlarda, şüphelinin iade edilmesi veya adli yardımlaşma kapsamında ifadesinin alınması gerekebilir. Bu süreçte dosyanın bulunduğu Başsavcılık, yetki uyuşmazlığı çözülene kadar "gecikmesinde sakınca bulunan haller" kapsamında acil delilleri toplamakla yükümlüdür. Yetki uyuşmazlığı, delil toplama faaliyetini durdurmaz.

Diplomatik Bağışıklık Sahibi Kamu Görevlilerinin Suçlarında Yetki

CMK m. 14/4 uyarınca, yabancı ülkelerde bulunup diplomatik bağışıklıktan yararlanan Türk kamu görevlilerinin (Büyükelçi, Konsolos vb.) işledikleri suçlarda yetkili mahkeme münhasıran Ankara mahkemeleridir. Bu kural kesin yetki niteliğinde olup, şüphelinin yerleşim yeri veya yakalandığı yer gözetilmeksizin uygulanır.

Bilişim Sistemleri ve Sosyal Medya Üzerinden İşlenen Suçlarda Yetki Karmaşası

İnternet üzerinden işlenen hakaret, tehdit veya kişisel verilerin kaydedilmesi suçlarında "suçun işlendiği yer" kavramı tartışmalıdır. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin kararlarına göre, sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlarda suçun işlendiği yer; paylaşımın yapıldığı yer (failin lokasyonu) veya paylaşımın muhatabın ekranına düştüğü (neticenin gerçekleştiği) yer olabilir.

Eğer şüphelinin paylaşım yaptığı IP adresi üzerinden konumu saptanamıyorsa, CMK 13 gereği mağdurun şikayet dilekçesini verdiği yerdeki savcılığın "ilk usul işlemi yapan yer" sıfatıyla veya şüphelinin MERNİS adresi üzerinden yetki tayini yapması mümkündür. Ancak Yargıtay, şikayetçinin yerleşim yerinin tek başına yetki tayini için yeterli olmadığını, öncelikle teknik takiple suç lokasyonunun aranması gerektiğini vurgulamaktadır.

"Twitter ve youtube isimli sosyal paylaşım sitelerinin yayın yerinin Amerika Birleşik Devletleri ülkesinde bulunduğu, müştekinin ikamet adresinin ... Cumhuriyet Başsavcılığı adli yargı sınırları içerisinde bulunduğu anlaşıldığından CMK'nın 12. maddeleri uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığının yetkisizliğine karar verildiği... karşı yetkisizlik olduğundan dosya yetkili merciin tespit ve tayini için ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... kararı ile yetki uyuşmazlığı incelenmiştir."

Kaynak: Yargıtay 16. Ceza Dairesi - Esas No: 2015/1192 - Karar No: 2015/3555

Belgeyi Gör: 16. Ceza Dairesi 2015/1192 E. , 2015/3555 K.

Sosyal Medya Sağlayıcılarının Lokasyonunun Yetkiye Etkisi

Birçok sosyal medya şirketinin merkezinin yurt dışında olması, suçun "yabancı ülkede işlendiği" anlamına gelmez. Eğer fail Türkiye sınırları içinden paylaşım yapmışsa, suç Türkiye'de işlenmiş sayılır. Suçun işlendiği yerin saptanamaması durumunda, şüphelinin tespit edilmesi halinde yerleşim yeri (CMK 13/1) yetkili olacaktır.

Bilişim Suçlarında Mağdurun Yerleşim Yeri Seçeneği

Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan hakaret suçlarında, internet yayını mağdurun yerleşim yerinden görülmüşse o yer mahkemesi de yetkili kılınmıştır (CMK 12/5). Bu kural, CMK 13'ten önce gelen özel bir yetki kuralıdır.

Merci Tayini Kararlarında Kesinlik ve Hukuki Denetim Sınırları

CMK m. 161/7 uyarınca ağır ceza mahkemesi tarafından verilen yetkili savcılığın belirlenmesine dair kararlar "kesindir". Bu kesinlik, aynı hiyerarşideki mahkemeler için bağlayıcıdır. Bir ağır ceza mahkemesi yetkili yeri belirledikten sonra, ilgili Başsavcılığın "ben hala yetkisizim" diyerek yeni bir yetkisizlik kararı vermesi hukuken mümkün değildir.

Eğer merci (Ağır Ceza Mahkemesi), uyuşmazlığı çözmek yerine "karar verilmesine yer olmadığına" dair bir karar verirse veya yetkiyi yanlış bir kriterle (Örn: mülki idari sınır değişimini yanlış yorumlayarak) belirlerse, bu durum CMK 309 kapsamında "Kanun Yararına Bozma" nedenidir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin içtihatları, merciin uyuşmazlığı esastan çözmekle mükellef olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

"Yetkisizlik kararı ile gelen bir soruşturmada Cumhuriyet savcısı, kendisinin de yetkisiz olduğu kanaatine varırsa yetkisizlik kararı verir ve yetkili savcılığın belirlenmesi için soruşturma dosyasını, yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesine gönderir. Mahkemece bu konuda verilen karar kesindir."

Kaynak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 161/7

Belgeyi Gör: Kaynak

En Yakın Ağır Ceza Mahkemesinin Belirlenmesi

"En yakın" kavramı, coğrafi yakınlıktan ziyade Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen ve resmi gazetede yayımlanan "Ağır Ceza Mahkemeleri Arasındaki Yakınlık Listesi"ne göre belirlenir. Bu listenin dışına çıkılarak gönderilen dosyalar usulden bozulmaktadır.

Merci Kararlarının Geriye Dönük Etkisi

Merci tarafından yetkili kılınan Cumhuriyet Başsavcılığı, yetkisiz savcılık tarafından yapılmış olan işlemleri (Örn: ifade alma, el koyma) kural olarak geçerli kabul eder. Ancak yetki kuralı kamu düzenine ilişkin olduğundan, yetkisiz savcının yaptığı işlemlerin yenilenmesi her zaman talep edilebilir.

Kesintisiz (Temadi Eden) Suçlarda Yetki ve Yargıtay’ın "Sona Erme" Kriteri

Terör örgütü üyeliği veya kişiyi hürriyetinden yoksun kılma gibi suçlar "kesintisiz" suçlardır. Bu suçlarda yetki, temadinin (sürekliliğin) kesildiği yere göre belirlenir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin yerleşik görüşüne göre, bir terör örgütü üyesi yakalandığı anda temadi kesilir ve yakalandığı yer yetkili mahkeme olur.

Ancak kişi yakalanmadan hakkında soruşturma açılmışsa, temadinin nerede devam ettiği araştırılmalıdır. Eğer şüpheli bir ilden başka bir ile taşınmış ve faaliyetlerine orada devam etmişse, son faaliyet yeri yetkili olur. Bu noktada CMK 13’teki "suç yeri belli değilse" kuralı ancak failin lokasyonunun hiçbir şekilde saptanamadığı durumlarda devreye girer.

"Uşak İl Emniyet Müdürlüğünde görev yapan polis memuru şüpheli ... hakkında ... terör örgütü üyeliği suçunun temadi eden suçlardan olduğu, temadinin kesildiği yerde ve zamanda oluşacağı, temadinin Yunak Cumhuriyet Başsavcılığı adli yargı sınırları içerisinde sona erdiği gerekçe gösterilerek yetkisizlik kararı verilmiştir."

Kaynak: Yargıtay 16. Ceza Dairesi - Esas No: 2017/1950 - Karar No: 2017/5425

Belgeyi Gör: 16. Ceza Dairesi 2017/1950 E. , 2017/5425 K.

Yakalanma Anı ile Yetki Arasındaki İlliyet Bağı

Failin yakalanması, suçun işlenme sürecini hukuken sonlandıran bir vakıadır. Bu nedenle yakalanma yerindeki mahkeme, hem CMK 12 hem de CMK 13 anlamında en güçlü yetki merkezidir.

Temadi Eden Suçlarda Yerleşim Yerinin Önemi

Eğer temadi failin yerleşim yerinde devam ediyorsa, yerleşim yeri mahkemesi doğal olarak yetkilidir. Ancak fail sürekli yer değiştiriyorsa (hareketli temadi), son icra hareketinin yapıldığı yer saptanmalıdır.

Özel Kanunlardaki "Özel Yetki" ve CMK 13 Çatışması

3713 sayılı Kanun (TMK) ve bazı ekonomik suçları düzenleyen kanunlar, suç yeri neresi olursa olsun yargılamanın belirli illerdeki (Örn: İl merkezindeki) Ağır Ceza Mahkemelerinde yapılmasını öngörebilir. Bu durum "özel yetki" olarak adlandırılır. Özel yetki kuralları, CMK 13’teki genel hiyerarşiyi askıya alır.

Ancak Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarında vurgulandığı üzere, özel yetki kuralları "tabii hakim ilkesi" çerçevesinde dar yorumlanmalıdır. Eğer suç, özel yetki kapsamına giren bir suç değilse veya özel yetkili mahkemeler kaldırılmışsa, derhal CMK 12 ve 13’teki genel kurallara dönülmelidir. Geçiş dönemlerinde (Örn: 6526 sayılı Kanun sonrası) yaşanan yetki uyuşmazlıkları, suçun mahiyetine göre yeniden değerlendirilmelidir.

"Kanun’un 29 uncu maddesiyle ... suçlar dolayısıyla açılan davaların, suçun işlendiği yerin bağlı olduğu ilin adıyla anılan ağır ceza mahkemesinde görülmesi öngörülmüştür. ... Özel bir yetki kuralı getirilmiş ve böylelikle doğal hakim ilkesine aykırı bir düzenlemeye yer verilmiştir."

Kaynak: Anayasa Mahkemesi Kararı - Esas No: 2016/144 - Karar No: 2020/75

Belgeyi Gör: ANAYASA MAHKEMESİ KARARI E. 2016/144, K. 2020/75

Vergi Suçlarında Yetki ve Matrah Farkı İlişkisi

Vergi Usul Kanunu kapsamındaki suçlarda yetki genellikle vergi dairesinin bulunduğu yerdir. Ancak bu suçların ceza yargılamasına konu olması durumunda, suçun "işlendiği yer" vergi beyannamesinin verildiği veya verilmesi gereken yer olarak kabul edilir. CMK 13, beyannamenin nerede verileceğinin belirsiz olduğu istisnai durumlarda uygulama alanı bulur.

Finansal Piyasa Suçlarında Yetki (SPK ve Bankacılık)

Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca işlenen piyasa dolandırıcılığı suçlarında, işlemin gerçekleştiği borsa veya aracı kurumun bulunduğu yer yetkilidir. İşlemlerin internet üzerinden ve birden fazla lokasyondan yapılması halinde, CMK 13 hiyerarşisi uygulanarak şüphelinin yerleşim yeri veya yakalanma yeri esas alınır.

İdari Bağlılığın Değişmesi ve Yeni İlçelerin Kurulmasında Yetki

Türkiye'de mülki idare yapısındaki değişiklikler (bir köyün bağlı olduğu ilçenin değişmesi veya yeni bir ilçe kurulması), mahkemelerin yargı çevresini doğrudan etkiler. Suçun işlendiği tarihteki idari bağlılık değil, davanın açıldığı veya soruşturmanın yürütüldüğü tarihteki güncel yargı çevresi esas alınmalıdır.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, idari bağlılığın değişmesi durumunda yetkinin de kendiliğinden değiştiğini ve dosyaların yeni yetkili Başsavcılığa gönderilmesi gerektiğini belirtmektedir. Bu durum, "hukuki güvenlik" ilkesi gereği, vatandaşın en yakın adli birime erişim hakkını korumayı amaçlar.

"Olayın meydana geldiği ... Köyü'nün ... Kararı ile ... İlçesine bağlandığından bahisle dosya ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş... mahkemenin kararı ile suçun işlendiği yerin güncel idari bağlılığına göre yetki tayin edilmiştir."

Kaynak: Yargıtay 16. Ceza Dairesi - Esas No: 2015/7370 - Karar No: 2016/2131

Belgeyi Gör: 16. Ceza Dairesi 2015/7370 E. , 2016/2131 K.

Resmi Gazete İlanının Yetkiye Etkisi

İdari sınır değişikliği, Resmi Gazete'de yayımlandığı anda hukuk dünyasında sonuç doğurur. Ancak adli teşkilatlanma (HSK kararları) bazen bu değişikliği geriden takip edebilir. Bu durumda HSK'nın yargı çevresine ilişkin güncel kararları esas alınmalıdır.

Köy ve Mahalle Birleşmelerinde Delil Tespiti

Sınır uyuşmazlıkları olan bölgelerde suçun tam olarak hangi yargı çevresinde kaldığı kolluk tarafından tutulan "yer gösterme" veya "olay yeri inceleme" tutanaklarıyla kesinleştirilmelidir. Şüphe durumunda CMK 13 hiyerarşisi işletilir.

İlk Usul İşleminin Yapıldığı Yer: Yetkinin Son Çaresi

CMK m. 13/3, diğer tüm kriterlerin (suç yeri, yakalanma yeri, yerleşim yeri, son adres) geçersiz kaldığı veya saptanamadığı durumlar için bir "emniyet supabı" hükmündedir. İlk usul işlemi, soruşturmaya başlanılan, şikayetin alındığı veya ilk koruma tedbirinin (Örn: arama kararı) talep edildiği yerdir.

Bu kuralın uygulanabilmesi için, dosyadaki tüm imkanların seferber edilmiş ve şüphelinin kimlik/adres bilgilerine ulaşılamamış olması gerekir. Kimliği meçhul şüphelilerle ilgili faili meçhul dosyalarında, genellikle şikayetin yapıldığı yer "ilk usul işlemi" nedeniyle yetkili kalmaya devam eder.

"Mahkemenin bu suretle de belirlenmesi olanağı yoksa, ilk usul işleminin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir. Bu hüküm, yer yönünden yetki kurallarının uygulanabilirliğini garanti altına almak için getirilmiş tamamlayıcı bir kuraldır."

Kaynak: Yargıtay 5. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/2299 - Karar No: 2021/2394

Belgeyi Gör: 5. Ceza Dairesi 2021/2299 E. , 2021/2394 K.

İlk Usul İşlemi Olarak Sayılan Faaliyetler

Hukuk pratiğinde; ifade alma, arama, el koyma, gözaltı kararı veya teknik takip talebi "ilk usul işlemi" olarak kabul edilir. Sadece bir müzekkere yazılması veya dosya açılması genellikle yetki tayini için yeterli görülmemektedir.

Birden Fazla Şüphelinin Varlığında İlk İşlem

Dosyada birden fazla şüpheli varsa ve her biri için farklı yerlerde işlemler yapılmışsa, uyuşmazlık durumunda dosyanın bütünlüğü gözetilerek en kapsamlı işlemin yapıldığı veya ana failin işlem gördüğü yer yetkili kılınabilir.

Adliye Pratiğinde Yetkisizlik İtirazı ve Süreç Yönetimi

Ceza davasında yetkisizlik iddiası, kovuşturma aşamasında "sanığın sorgusundan önce" ileri sürülmelidir. Bu aşamadan sonra yapılan yetki itirazları mahkemece reddedilir. Ancak yetki kuralı "kamu düzenine ilişkin" bir özel yetki ise (Örn: TMK kapsamındaki suçlar), yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir ve mahkemece re'sen dikkate alınır.

Avukatlar için en kritik süreç, soruşturma aşamasındaki yetkisizlik kararlarına karşı dilekçe verme sürecidir. Eğer bir savcılık haksız yere yetkisizlik kararı vermişse, dosyanın gönderildiği yer savcılığının da yetkisizlik kararı vermesi beklenmeli ve ardından merci (Ağır Ceza Mahkemesi) nezdinde yapılacak incelemede "hukuki yarar" ve "delillere erişim kolaylığı" argümanları güçlendirilmelidir.

Yetkisizlik Dilekçesinde Dikkat Edilmesi Gereken 3 Nokta:

  1. Adres Araştırması: Şüphelinin MERNİS adresi güncel mi? Yerleşim yeri değişikliği var mı?
  2. Suçun Nevi: Suç temadi eden bir suç mu? Son icra hareketi nerede yapıldı?
  3. Hiyerarşi: CMK 13’teki sıralamaya uyuldu mu? Yakalanma yeri göz ardı mı edildi?

Sıkça Sorulan Sorular

1. Suçun işlendiği yer belli olmasına rağmen, şüpheli başka bir ilde yakalanırsa yetki neresidir? Suçun işlendiği yer belliyse temel yetki kuralı (CMK 12/1) geçerlidir. Şüphelinin başka bir ilde yakalanması yetkiyi değiştirmez. CMK 13'teki "yakalanma yeri" kriteri sadece suçun işlendiği yerin belli olmadığı durumlar için geçerlidir.

2. Merci (Ağır Ceza Mahkemesi) tarafından verilen yetki kararına karşı itiraz edilebilir mi? Hayır, CMK 161/7 uyarınca merci kararları kesindir. Bu kararlara karşı tek yol, ağır bir hukuki hata olduğu iddiasıyla "Kanun Yararına Bozma" yoluna başvurulmasıdır.

3. Yabancı ülkede işlenen suçlarda Türkiye’de yetkili mahkeme nasıl belirlenir? Öncelikle şüphelinin Türkiye'deki yerleşim yeri veya son adresi araştırılır. Eğer şüphelinin Türkiye ile hiçbir bağı (adres, yakalanma vb.) yoksa, Adalet Bakanlığı’nın istemi üzerine Yargıtay yetkili mahkemeyi tayin eder.

4. IP adresi üzerinden yapılan bilişim suçlarında "suç yeri" neresidir? Yargıtay uygulamasına göre, IP adresinin kayıtlı olduğu yerdeki konut veya işyeri suç yeri kabul edilir. Ancak IP adresi yurt dışı kaynaklıysa (VPN kullanımı vb.), şüphelinin yerleşim yeri veya mağdurun şikayet dilekçesini verdiği yer üzerinden yetki tayini yapılır.

Kaynakça

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 12, 13, 14, 161/7.
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi, Esas No: 2017/1604, Karar No: 2017/5426.
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Esas No: 2021/2299, Karar No: 2021/2394.
  • Anayasa Mahkemesi Kararı, Esas No: 2016/144, Karar No: 2020/75.
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Esas No: 2014/1218, Karar No: 2014/1647.

Yasal Uyarı: Bu makale genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmış olup, hukuki tavsiye veya profesyonel danışmanlık teşkil etmez. Somut vakaların kendine has özellikleri nedeniyle, hak kayıplarının önlenmesi için bir hukuk profesyonelinden destek alınması önerilir.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Muhakemesi Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş: