CMK 132 ve Elkonulan Eşyanın Muhafazası: Usulü Güvenceler ve Tazminat Sorumluluğu
Koruma TedbirleriYazar: EmsalDava Editör Ekibi

CMK 132 ve Elkonulan Eşyanın Muhafazası: Usulü Güvenceler ve Tazminat Sorumluluğu

CMK 132 uyarınca elkonulan eşyanın muhafazası, devletin mülkiyet hakkına müdahalesinin geçici bir uzantısı olup, eşyanın değer kaybına uğraması veya usulsüz tasfiyesi durumunda CMK 141/1-j maddesi uyarınca tam yargısal tazminat sorumluluğu doğmaktadır.

CMK 132 Kapsamında Elkonulan Eşyanın Muhafaza ve İdaresinde Temel Kurallar

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 132, elkoyma koruma tedbirine konu olan eşyanın, yargılama süresince mülkiyet hakkına en az zarar verecek şekilde nasıl korunacağını ve hangi şartlarda elden çıkarılabileceğini düzenleyen emredici bir hükümdür. Elkoyma, doğası gereği geçici bir tedbir olup, eşyanın müsaderesine veya iadesine kadar geçen süreçte devletin "özenli bir yediemin" gibi davranma yükümlülüğü bulunmaktadır. Adliye pratiğinde sıklıkla karşılaşılan sorun, elkonulan araçların veya ticari emtianın uygun olmayan koşullarda bekletilmesi sonucu ekonomik değerini kaybetmesidir.

Adli emanet deposunda muhafaza edilen mühürlü suç eşyaları ve CMK metni.

Eşyanın muhafazası kural olarak adli emanet büroları veya kolluğun belirlediği yediemin depoları aracılığıyla gerçekleştirilir. Ancak CMK m. 132/1 uyarınca, muhafazası büyük bir değer kaybına yol açacak veya masrafı çok yüksek olacak eşyaların, soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde ise mahkeme kararıyla elden çıkarılması mümkündür. Bu noktada idarenin takdir yetkisi değil, yargısal bir denetim mekanizması söz konusudur.

Elkonulan Eşyanın Muhafazasında Devletin Hukuki Statüsü

Elkonulan eşyanın muhafazası sırasında ortaya çıkan zararlar, sadece bir "idari hizmet kusuru" değil, aynı zamanda mülkiyet hakkının ihlali bağlamında değerlendirilmektedir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, eşyanın korunması için gerekli tedbirlerin alınmaması veya amacına aykırı kullanılması durumunda tazminat sorumluluğu gündeme gelmektedir.

"...eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen kişilerin uğramış olduğu zararları isteyebilecekleri..."

Kaynak: Yargıtay 12. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/3102 - Karar No: 2022/6841

Belgeyi Gör: 12. Ceza Dairesi 2021/3102 E. , 2022/6841 K.

Adli Emanet ve Yediemin Süreçlerinde Risk Analizi

Uygulamada, özellikle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında elkonulan araçların uzun yıllar otoparklarda çürümeye terk edilmesi, CMK m. 132'nin amacına aykırılık teşkil eder. Kanun koyucu, "muhafazası güçlük arz eden" eşyalar için satış prosedürünü öngörerek bu zararın önüne geçmeyi amaçlamıştır. Ancak satış kararı verilmeden önce eşyanın rayiç değerinin tespiti ve ilgilisine (şüpheli/sanık veya malik) bildirim yapılması, mülkiyet hakkının usulü güvenceleri arasındadır.

Elkonulan Eşyanın Elden Çıkarılması ve Satış Usulü

CMK m. 132/1 maddesi, elkonulan eşyanın hangi şartlar altında ve nasıl elden çıkarılacağını katı usul kurallarına bağlamıştır. Bu hüküm, mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçülülük ilkesi çerçevesinde dengelenmesini sağlar. Özellikle bozulabilir gıda maddeleri, kimyasal ürünler veya teknolojik ömrünü hızla tamamlayan eşyalar bu kapsamda değerlendirilir.

Eşyanın elden çıkarılması, kural olarak açık artırma usulüyle yapılır. Elde edilen para, eşyanın yerine geçerek adli emanette muhafaza edilir ve yargılama sonucunda verilecek karara (müsadere veya iade) göre işlem görür. Burada dikkat edilmesi gereken husus, eşyanın satışından elde edilen bedelin piyasa değerinin altında kalması durumunda malikin uğradığı zararın tazmini meselesidir.

Muhafazası Tehlikeli veya Masraflı Olan Eşyaların Tasfiyesi

Bazı durumlarda eşyanın saklanması sadece ekonomik bir yük değil, aynı zamanda kamu güvenliği açısından da risk oluşturabilir. Yanıcı, patlayıcı veya zehirli maddelerin muhafazası CMK 132 kapsamında değerlendirilirken, idarenin hızlı hareket etmesi gerekir. Ancak bu hız, yargısal denetimi devre dışı bırakmamalıdır.

Karar Mercileri ve Yetki Paylaşımı

Soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının talebi üzerine sulh ceza hâkimliği, kovuşturma aşamasında ise ilgili mahkeme satışa karar verir. Kanun koyucu, yargılama aşamasına geçildikten sonra savcının tek başına karar verme yetkisini sınırlamıştır.

"Kamu davası açılarak mahkemeye intikal ettirilen suça konu emval hakkında Cumhuriyet Savcısının karar verme yetkisinin bulunmaması karşısında... itirazın kabulü yerine..."

Kaynak: Yargıtay 19. Ceza Dairesi - Esas No: 2016/3303 - Karar No: 2017/5930

Belgeyi Gör: 19. Ceza Dairesi 2016/3303 E. , 2017/5930 K.

Bildirim Yükümlülüğü ve Savunma Hakkı

Eşyanın elden çıkarılmasından önce, mümkünse malike veya temsilcisine bildirim yapılmalıdır. Malikin satışa karşı çıkma veya eşyayı rayiç bedeli üzerinden geri alma (teminat karşılığı iade) hakkı saklıdır. Uygulamada, bu bildirimlerin yapılmaması, satış işlemini hukuka aykırı hale getirmekte ve devletin tazminat sorumluluğunu doğurmaktadır.

El Koyma Tedbiri Nedeniyle Tazminat Rejimi: CMK 141-142

El koyma tedbiri sonucunda eşyanın zarar görmesi, geç iade edilmesi veya haksız şekilde el konulması durumunda, mağdurun zararlarını tazmin etme hakkı Anayasal bir güvencedir. CMK 141/1-j maddesi, "eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen" kişilerin tazminat talep edebileceğini hüküm altına almıştır.

Yediemin otoparkında uzun süre bekletilmekten dolayı zarar gören ticari araç.

Tazminat davası, beraat veya takipsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren üç ay ve her halde karar tarihinden itibaren bir yıl içinde ağır ceza mahkemesinde açılmalıdır. Ancak burada ispat yükü ve zararın kapsamı titizlikle incelenir.

Maddi Zararın Kapsamı ve Hesaplama Yöntemleri

Tazminat miktarının belirlenmesinde, eşyanın el konulduğu tarihteki değeri ile iade edildiği tarihteki değeri arasındaki fark (değer kaybı) esas alınır. Ayrıca eşyanın ticari bir araç (örneğin kamyon, otobüs) olması durumunda, mahrum kalınan kazanç da maddi zarar kalemine dahil edilir.

Zarar Kalemi Açıklama Hesaplama Kriteri
Fiili Zarar Eşyadaki fiziksel hasar, bozulma, eksilme. Bilirkişi raporu / Rayiç bedel farkı.
Kazanç Kaybı Aracın çalıştırılamamasından doğan net gelir kaybı. Brüt gelir - (Bakım + Yakıt + Amortisman).
Giderler Vergi, sigorta, yediemin otopark ücreti. Makbuz ve resmi kayıtlar.
Manevi Zarar Elkoyma nedeniyle duyulan elem ve ıstırap. Sosyal ve ekonomik durum / Hak ve nesafet.

Kazanç Kaybı Hesaplamasında Amortisman ve Gider İndirimi

Yargıtay, ticari araçlara el konulması durumunda kazanç kaybı hesaplanırken "brüt kazanç" üzerinden değil, işletme giderlerinin düşüldüğü "net kazanç" üzerinden hüküm kurulmasını şart koşmaktadır.

"...davacının el konulan tankerin kullanamamasından kaynaklı maddi kazanç kaybının bilirkişi incelemesi sonucu belirlenip bu bedelden, bakım, yakıt, amortisman gibi giderlerin düşülmesi suretiyle, net kazanç kaybı tespit edilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği..."

Kaynak: Yargıtay 12. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/3102 - Karar No: 2022/6841

Belgeyi Gör: 12. Ceza Dairesi 2021/3102 E. , 2022/6841 K.

Üçüncü Kişilere Ait Eşyanın Elkonulması ve İadesi

Ceza muhakemesinde eşya üzerinde hak sahibi olan herkesin, sanık olmasa dahi, koruma tedbirlerine karşı hak arama hürriyeti mevcuttur. Suçla ilgisi olmayan iyi niyetli üçüncü kişilere ait araçların veya eşyaların elkonulması, mülkiyet hakkına ağır bir müdahaledir. CMK m. 131 ve m. 132 hükümleri, bu tür durumlarda eşyanın "mağdura veya iyi niyetli üçüncü kişiye" iadesini öncelikli tutar.

Uygulamada özellikle uyuşturucu madde ticareti veya kaçakçılık suçlarında kullanılan araçların mülkiyeti, suçun failine değil bir kiralama şirketine veya üçüncü bir şahsa ait olabilir. Bu durumda mahkemenin, aracın suçun işlenmesine tahsis edilip edilmediğini ve malikin rızasının bulunup bulunmadığını araştırması zorunludur.

İyi Niyetli Maliklerin Tazminat Hakkı

Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay, suçun faili olmayan ancak eşyasına el konulan üçüncü kişilerin de CMK 141 kapsamında tazminat davası açabileceğini kabul etmektedir. Bu kişiler için beraat hükmü beklenmesine gerek yoktur; eşyanın haksız olarak muhafaza edilmesi yeterlidir.

"Anayasa Mahkemesinin... kararında belirttiği hususlar dahilinde Dairemizin değişen görüşüne göre, iyi niyetli üçüncü kişilere ait taşınırlar hakkında yapılan fiili el koyma işlemlerine ilişkin olarak bu şahısların zararlarını talep edebileceklerinden..."

Kaynak: Yargıtay 12. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/3102 - Karar No: 2022/6841

Belgeyi Gör: 12. Ceza Dairesi 2021/3102 E. , 2022/6841 K.

Araç İadesinde Gümrük İdaresinin Katılma Sıfatı

Uyuşturucu madde ithali veya 5607 sayılı Kanun kapsamındaki suçlarda, gümrük idareleri çoğu zaman suçtan zarar gören sıfatıyla davaya katılırlar. Ancak Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2023 tarihli bir kararına göre, gümrük müdürlüğünün "araçların iadesi" konusundaki hükümleri temyiz etme yetkisi suçun niteliğine göre sınırlanabilmektedir. Kamu sağlığına karşı suçlarda idarenin doğrudan mağdur sıfatı bulunmayabilir.

"...Gümrük Müdürlüğü'nün 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesi uyarınca mağdur veya suçtan zarar gören sıfatıyla bu suçlarla ilgili davalara katılma ve hükmü temyiz etme hakkının olmadığı anlaşılmıştır."

Kaynak: Yargıtay 10. Ceza Dairesi - Esas No: 2022/15833 - Karar No: 2023/3240

Belgeyi Gör: 10. Ceza Dairesi 2022/15833 E. , 2023/3240 K.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ve Müsadere İlişkisi

HAGB kararı, sanık hakkında kurulan hükmün hukuki sonuç doğurmaması esasına dayanır. Ancak bu durum, suça konu olan veya suçun işlenmesinde kullanılan eşyanın akıbeti konusunda tartışmalara yol açmaktadır. Genel kural, müsadere kararının da hükmün bir parçası olduğu ve HAGB ile birlikte onun da "askıda" kaldığı yönündedir.

Buna karşın, üretimi veya bulundurulması bizatihi suç teşkil eden (örneğin kaçak silah, uyuşturucu madde) eşyalar için 5 yıllık denetim süresinin beklenmesi rasyonel değildir. Bu tür eşyaların müsaderesi, mülkiyet hakkının kamu düzeni nedeniyle kısıtlanması kapsamında derhal uygulanabilir.

HAGB Kararlarında Zarar Giderme Şartı ve Eşyanın Değeri

HAGB kararı verilebilmesi için CMK 231/6-c uyarınca mağdurun veya kamunun uğradığı zararın giderilmesi gerekir. Gümrük kaçakçılığı suçlarında bu zarar, eşyanın gümrüklenmiş değeri üzerinden hesaplanır. Ancak eşyaya el konulmuş ve müsadere kararı verilmişse, idarenin "eşyayı zaten geri aldığı" gerekçesiyle zararın giderilmediğinden bahsedilemeyeceği yönünde karşı oylar bulunmaktadır.

"...suç eşyasına el konulmuş ve zoralımına karar verilmiş olmasına göre zoralım nedeniyle idarenin zararı olmamasına rağmen 'zararın giderilmediği' gerekçesiyle CMK 231. maddenin uygulanmaması usul ve yasaya aykırı olup..."

Kaynak: Yargıtay 7. Ceza Dairesi - Esas No: 2010/9163 - Karar No: 2013/132

Belgeyi Gör: 7. Ceza Dairesi 2010/9163 E. , 2013/132 K.

Denetim Süresince Eşyanın Muhafazası

HAGB kararı verildiğinde, mülkiyeti devlete geçmeyen ancak suçta kullanılan eşya (örneğin bir av tüfeği) denetim süresi boyunca adli emanette muhafaza edilmeye devam edilmelidir. Denetim süresi başarıyla tamamlanıp dava düştüğünde, eşyanın iadesi gündeme gelecektir. Eğer eşya bu süreçte CMK 132 uyarınca satılmışsa, satış bedeli faiziyle birlikte ilgilisine ödenmelidir.

Elkonulan Araçların Yediemin Süreçleri ve Adliye Pratiği

Adliye pratiğinde elkoyma tedbirinin en sorunlu alanı yediemin otoparklarıdır. Bir aracın 3-4 yıl boyunca açık alanda, hiçbir bakım yapılmadan bekletilmesi, iade edildiğinde aracın "hurda" değerine düşmesine neden olmaktadır. Bu durum, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) Ek 1 No'lu Protokol ile korunan mülkiyet hakkının orantısız ihlalidir.

Mahkemece iadesine karar verilen araç anahtarı ve mülkiyet belgeleri.

Avukatların bu süreçte yapması gereken, CMK m. 132/1 uyarınca aracın değer kaybını önlemek adına teminat karşılığı iadesini talep etmek veya muhafazası mümkün değilse rayiç değer tespitiyle satışını istemektir. Pasif bekleyiş, müvekkilin zararına yol açarken, devletin de tazminat yükünü artırmaktadır.

Yediemin Masrafları ve İade Usulü

Beraat kararı verildiğinde, elkonulan eşyanın yediemin otoparkında bekletilmesinden kaynaklanan ücretlerin kim tarafından ödeneceği uyuşmazlık konusudur. Yargıtay'ın istikrarlı uygulamasına göre, haksız elkoyma durumunda yediemin ücreti hazine üzerinde bırakılmalıdır. Sanıktan bu ücretin tahsil edilmesi, beraat hükmünün özüyle çelişir.

Amortisman ve Eskime Payı İtirazları

Tazminat davalarında idare, genellikle aracın çalışmasa dahi zamanla değer kaybedeceğini (amortisman) ileri sürerek tazminattan indirim talep eder. Ancak 12. Ceza Dairesi, bu indirimin sadece "kazanç kaybı" hesaplanırken yapılacağını, "haksız elkoyma nedeniyle oluşan fiziksel zarar" kaleminden bu indirimin yapılamayacağını vurgulamaktadır.

Otoparkta Meydana Gelen Hasarların Tespiti

Eşya teslim alınırken "teslim-tesellüm tutanağı" ile eşyanın elkonulduğu andaki durumu ile iade anındaki durumu karşılaştırılmalıdır. Eğer araçta lastiklerin kuruması, akünün bitmesi veya kaporta hasarı gibi muhafaza kusurundan kaynaklı zararlar varsa, bu durum tutanağa şerh düşülmelidir. Bu şerh, CMK 141 davasında en güçlü delili teşkil eder.

Müsadere Kararlarında Maddi Hataların Düzeltilmesi

Yargılama sonunda verilen müsadere kararlarında, eşyanın adli emanet numarasının veya cinsinin yanlış yazılması infaz aşamasında ciddi sorunlara yol açar. Bu tür hatalar, hükmün esasını etkilemediği sürece CMK m. 309 veya CMUK m. 322 uyarınca düzeltilebilir.

"...Müsadere kararı verilirken adli emanet numarasının 2006/132 yerine 2005/132 olarak yazılmış olması... yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun... düzeltilmesi mümkün bulunduğundan..."

Kaynak: Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Esas No: 2009/9312 - Karar No: 2011/9631

Belgeyi Gör: 8. Ceza Dairesi 2009/9312 E. , 2011/9631 K.

Emanet numarasındaki hata, bazen başka bir suçun delili olan eşyanın yanlışlıkla imha edilmesine veya müsadere edilmesine yol açabilir. Bu durum, hem mülkiyet hakkını hem de diğer davanın "delil bütünlüğünü" bozar. Bu nedenle, gerekçeli kararda emanet numarasının doğruluğu titizlikle kontrol edilmelidir.

Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Davalarında Süreler ve Yetki

Tazminat istemi, CMK 142. madde uyarınca kesinleşen beraat veya takipsizlik kararının tebliğinden itibaren başlayan hak düşürücü sürelere tabidir. Sürelerin kaçırılması durumunda davanın usulden reddi kaçınılmazdır.

  • Yetkili Mahkeme: Zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesi. Eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilgiliyse, en yakın yer ağır ceza mahkemesi görevlidir.
  • Dava Açma Süresi: Kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren 3 ay ve her halde kesinleşme tarihinden itibaren 1 yıl.
  • Mükerrer Dava Yasağı: Aynı işleme karşı birden fazla tazminat davası açılması durumunda, hazine zararının önlenmesi adına davaların birleştirilmesi veya reddi gerekir.

"Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve nedene dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında... mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini... araştırılarak tespit edilmesi..."

Kaynak: Yargıtay 12. Ceza Dairesi - Esas No: 2020/9618 - Karar No: 2021/4400

Belgeyi Gör: 12. Ceza Dairesi 2020/9618 E. , 2021/4400 K.

Elkoyma İşlemlerinde "Aynı Fiil" ve Mükerrer Yargılama Riski

Ceza hukukunun temel ilkelerinden biri olan ne bis in idem (aynı fiilden dolayı iki kez yargılama yapılamayacağı) kuralı, elkoyma ve müsadere süreçlerinde de geçerlidir. Bir eşya hakkında daha önce açılmış bir dava veya verilmiş bir müsadere hükmü varsa, aynı eşya üzerinden yeni bir yargılama yapılamaz.

  1. Ceza Dairesi'nin bir kararında, aynı eylem nedeniyle açılan mükerrer davanın reddedilmesi gerektiği, aksi durumun usul hukukuna aykırılık teşkil edeceği açıkça ifade edilmiştir.

"Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir... mükerrer davanın, 5271 sayılı Kanun’un 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken..."

Kaynak: Yargıtay 11. Ceza Dairesi - Esas No: 2016/11223 - Karar No: 2016/8504

Belgeyi Gör: 11. Ceza Dairesi 2016/11223 E. , 2016/8504 K.

Bu ilke, özellikle müsadere kararının unutulduğu veya eşyanın akıbetinin belirsiz kaldığı durumlarda ek iddianamelerle eşya hakkında karar verilmeye çalışılmasında kritik önem taşır. Eğer eşya asıl hükümle birlikte karara bağlanmamışsa, bu durum "hükmün tamamlanması" yoluyla çözülmeli, yeni bir dava konusu edilmemelidir.

Muhafaza Altına Alınan Eşyada Değer Kaybı ve Bilirkişi İncelemesi

Tazminat davalarının "çekirdeğini" bilirkişi raporları oluşturur. Mahkeme, elkoyma tarihindeki rayiç değer ile iade tarihindeki değeri objektif kriterlerle belirlemelidir. Özellikle enflasyonist ortamlarda, eşyanın nominal bedelinin artmış olması, "değer kaybı yoktur" sonucunu doğurmaz. Reel değer kaybı üzerinden hesaplama yapılmalıdır.

Teknik Yetersizlik ve Bakım Kusuru

Yediemin otoparklarının teknik imkanlarının yetersizliği (üstü açık olması, güvenlik zafiyeti vb.) devletin kusurunu artırır. Eğer eşya, özel bir muhafaza koşulu gerektiriyorsa (soğuk hava deposu gibi) ve bu sağlanmamışsa, ortaya çıkan tüm bozulmalardan idare sorumludur.

Ekonomik Ömür ve Amortisman Ayrımı

Hesaplamalarda eşyanın "ekonomik ömrü" ile "yargılama süresi" arasındaki oran dikkate alınır. Eğer bir bilgisayar 10 yıl elkonulmuşsa, iade edildiğinde teknik olarak "çöp" hükmündedir. Bu durumda tazminat, eşyanın tam bedeli üzerinden hükmedilmelidir.

Editörün Notu: CMK 132 Uygulamasında Pratik Stratejiler

Adliye pratiğinde karşılaşılan "eşyanın unutulması" vakalarını önlemek adına, müdafi veya vekilin her aşamada (soruşturma-kovuşturma) eşyanın akıbetini sorgulaması gerekir. Özellikle CMK 132/1 uyarınca yapılacak bir "satış ve paraya çevirme" talebi, ileride doğacak tazminat davasında "zararın artmasını önlemek için gereken özenin gösterildiğinin" en büyük kanıtı olacaktır.

Eğer eşya ticari bir emtia ise, bekletilmesinin kamuya da bir yararı yoktur. Aksine, eşyanın satılıp paranın vadeli mevduat veya hazine bonosu gibi nemalandırılan bir hesapta tutulması, her iki tarafın (sanık ve hazine) lehinedir. Mahkemelerin bu yöndeki taleplere karşı "yargılamanın selameti" gibi genel gerekçelerle ret vermesi, hak ihlali iddiasını güçlendirir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Elkonulan aracım yediemin otoparkında çürümüş, beraat ettim. Zararımı nasıl alırım? Kesinleşmiş beraat kararının tebliğinden itibaren 3 ay içinde, ikamet ettiğiniz yerdeki ağır ceza mahkemesinde hazineye karşı tazminat davası açmalısınız. CMK 141/1-j uyarınca aracın değer kaybı ve varsa çalışamadığı günler için net kazanç kaybını talep edebilirsiniz.

2. Suçla hiç ilgim yok ama arabam bir soruşturma nedeniyle bağlandı. Ben de tazminat alabilir miyim? Evet. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, iyi niyetli üçüncü kişilerin eşyasına el konulması durumunda, bu kişilerin dava sonucunu beklemeden haksız elkoyma nedeniyle tazminat talep etme hakkı mevcuttur.

3. Mahkeme arabamı iade etti ama yediemin benden 5 yıllık park ücreti istiyor. Ödemeli miyim? Beraat ettiyseniz, haksız elkoymadan kaynaklanan muhafaza giderleri hazine tarafından karşılanır. Sizin bu ücreti ödemeniz istenemez. Ödemek zorunda kalırsanız, bu tutarı da tazminat davasına konu etmelisiniz.

4. Elkonulan eşya mahkeme bitmeden satılabilir mi? Evet, CMK 132/1 uyarınca eşyanın muhafazası çok masraflıysa veya eşya hızla değer kaybedecekse, hakim veya mahkeme kararıyla satılabilir. Satış bedeli emanet hesabında tutulur.

Kaynakça

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu.
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas No: 2021/3102, Karar No: 2022/6841.
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi, Esas No: 2022/15833, Karar No: 2023/3240.
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi, Esas No: 2016/3303, Karar No: 2017/5930.
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2009/9312, Karar No: 2011/9631.
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi, Esas No: 2010/9163, Karar No: 2013/132.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, Esas No: 2016/11223, Karar No: 2016/8504.
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas No: 2020/9618, Karar No: 2021/4400.

Yasal Uyarı: Bu makale, CMK 132 ve ilgili mevzuat hakkında genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmış olup, somut bir uyuşmazlığa uygulanmadan önce hukuki risk analizi yapılması zorunludur. Metin, profesyonel hukuki danışmanlık yerine geçmez; yargısal süreçlerde bir avukatın teknik desteği olmaksızın kullanılmasından kaynaklanan hak kayıplarından yazar veya editör sorumlu tutulamaz.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Muhakemesi Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş: