CMK 223 Kapsamında Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı ve Hukuki Analizi
Kovuşturma ve Duruşma UsulüYazar: EmsalDava Editör Ekibi

CMK 223 Kapsamında Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı ve Hukuki Analizi

Ceza muhakemesinde kusur ve cezasızlık hallerini düzenleyen CMK 223/3-4 uyarınca tesis edilen ceza verilmesine yer olmadığı kararı, mahkûmiyet hükmüyle aynı ispat standartlarını gerektiren bir son karar türüdür. Bu kararın durma ve düşme kararlarıyla rekabeti, özellikle derhâl beraat kuralı ve uyuşturucu madde suçlarındaki ısrar şartı ekseninde adli pratikte kritik usuli uyuşmazlıklara yol açmaktadır.

Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararının Hukuki Niteliği ve Hüküm Hiyerarşisi

Ceza muhakemesinde ceza verilmesine yer olmadığı kararı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 223. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bir "hüküm" niteliğindedir. Bu karar, sanığın eyleminin sabit olduğu ancak belirli hukuki nedenlerle (kusurun bulunmaması veya cezasızlık sebeplerinin varlığı) faile ceza tertip edilemediği durumlarda verilir. Mahkeme, yargılama sonunda maddi gerçeğe ulaştığında, eylemin hukuka aykırılığını tespit etmesine rağmen cezai yaptırım uygulamaz.

Pratikte en sık karşılaşılan usuli hata, bu kararın bir ara karar veya usuli bir sonlandırma (düşme, durma) olarak algılanmasıdır. Oysa ceza verilmesine yer olmadığı kararı, davanın esasına ilişkin bir uyuşmazlığı çözer. CMK 223/9 uyarınca, "derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez" kuralı, hüküm hiyerarşisinin en tepesinde beraat kararının bulunduğunu ve mahkemenin öncelikle beraat koşullarını incelemesi gerektiğini emreder.

"Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür. ... Sanık hakkında; a) Yüklenen suçla bağlantılı olarak yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya sağır ve dilsizlik hali ya da geçici nedenlerin bulunması... hallerinde, kusurunun bulunmaması dolayısıyla ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir."

Kaynak: 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 223/1-3

Belgeyi Gör: CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Kusur Bulunmaması Nedeniyle Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararları (CMK 223/3)

Kusur, modern ceza hukukunun temel direğidir; "kusursuz ceza olmaz" ilkesi uyarınca, failin eylemi gerçekleştirmesine rağmen bu eylemden dolayı kınanamadığı hallerde CMK 223/3 bendi devreye girer. Bu bentte sayılan haller tahdididir ve mahkemenin bu maddelere dayanırken sanığın fiili işlediğine dair tam bir vicdani kanaate sahip olması, ancak sübjektif sorumluluğun eksikliğini tespit etmesi gerekir.

Kusur yeteneği ve ceza muhakemesi hükümleri görseli

Yaş Küçüklüğü, Akıl Hastalığı ve Geçici Nedenler

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 31/1 uyarınca fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu durumdaki çocuklar hakkında CMK 223/3-a uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir. Benzer şekilde, TCK m. 32 kapsamında akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış kişiler için de aynı hüküm tesis edilir. Geçici nedenler ise, irade dışı alkol veya uyuşturucu madde etkisi gibi, failin o anki idrak kabiliyetini ortadan kaldıran durumları kapsar.

Zorunluluk Hali ve Cebir-Tehdit Altında İşlenen Fiiller

TCK m. 25/2’de düzenlenen zorunluluk hali (ıztırar hali) ve TCK m. 28’de düzenlenen cebir veya tehdit etkisi, failin iradesini tamamen felce uğratan dışsal etkenlerdir. Mahkeme, failin başka bir çıkış yolunun bulunmadığını ve kendisinin veya bir başkasının hayatına, vücut bütünlüğüne yönelik ağır ve muhakkak bir tehlikeyi savuşturmak amacıyla suçu işlediğini tespit ederse, kusur yokluğu nedeniyle ceza tertibinden kaçınır.

Cezasızlık Sebeplerinin Varlığı Halinde Hüküm Tesisi (CMK 223/4)

Fiilin suç olma özelliğini ve failin kusurluluğunu korumasına rağmen, yasa koyucunun izlediği suç politikası gereği ceza verilmesinden vazgeçildiği haller CMK 223/4 kapsamında değerlendirilir. Bu noktada, mahkemenin "ceza vermekten vazgeçilmesi" ifadesini kullanması teknik bir hatadır; doğru formülasyon "ceza verilmesine yer olmadığına" dair hükümdür.

Etkin Pişmanlık ve Şahsi Cezasızlık Sebepleri

Etkin pişmanlık (TCK m. 168, 192, 221 vb.), failin suçun tamamlanmasından sonra ancak belirli bir aşamadan önce pişmanlık göstererek zararı gidermesi veya örgütsel bilgileri paylaşması durumunda gündeme gelir. Bazı suç tiplerinde etkin pişmanlık bir indirim sebebiyken, bazılarında (örneğin uyuşturucu madde suçlarında belirli koşullarda) şahsi cezasızlık sebebi olarak ceza verilmesine yer olmadığı kararına dayanak teşkil eder. Şahsi cezasızlık sebepleri ise (TCK m. 167/1 gibi aile içi hırsızlık), fail ile mağdur arasındaki akrabalık bağı gibi nedenlerle devletin cezalandırma yetkisinden vazgeçmesini ifade eder.

Karşılıklı Hakaret ve Haksızlık İçeriğinin Azlığı

Hakaret suçlarında karşılıklı hakaretin varlığı halinde (TCK m. 129/3), mahkeme takdir hakkını kullanarak taraflardan biri veya her ikisi hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verebilir. Ayrıca, işlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı (TCK m. 145 - hırsızlık suçunda malın değerinin azlığı gibi), yargılamayı yürüten hakime, olayın somut özelliklerine göre ceza vermeme yetkisi tanır.

"TCK'nın 129/1. maddesi uyarınca hakaretin haksız bir fiil karşılığında olması nedeniyle sanığa ceza vermekten vazgeçilmesi halinde, CMK'nın 223/4. maddesi gereğince “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerekirken “ceza verilmesinden vazgeçilmesine” karar verilmesi... yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan... HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA..."

Kaynak: Yargıtay 18. Ceza Dairesi, Esas No: 2015/41448, Karar No: 2017/4294

Belgeyi Gör: 18. Ceza Dairesi 2015/41448 E. , 2017/4294 K.

Uyuşturucu Madde Kullanma Suçlarında "Israr" Şartı ve Durma Kararı Çatışması

TCK m. 191 kapsamında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda, kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) süreci ve bu süreçteki denetimli serbestlik yükümlülükleri, yargılama şartı niteliğindedir. Uygulamada, sanığın yükümlülüklerine "ısrarla" uymadığı gerekçesiyle açılan davalarda, mahkemenin "ısrar şartının oluşmadığı" kanaatine varması halinde vereceği karar türü tartışmalıdır.

Uyuşturucu madde suçlarında ısrar şartı ve durma kararı usulü

Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin istikrarlı içtihatları uyarınca, bu durumda mahkeme "ceza verilmesine yer olmadığı" kararı veremez. Zira bu karar davanın esasını çözen bir hükümdür ve bir daha aynı fiilden dolayı kovuşturma yapılmasını engeller. Oysa ısrar şartının gerçekleşmemesi bir "kovuşturma şartı" eksikliğidir. Bu durumda CMK 223/8-2. cümle uyarınca "durma" kararı verilerek dosyanın infazın devamı için savcılığa iadesi gerekir.

"Mahkemece ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile “ceza verilmesine yer olmadığına” kararı verilemeyeceği, ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi halinde bu suçtan bir daha kovuşturma yapılmasının mümkün olmayacağı... mahkemece kovuşturma şartının gerçekleşmediği kanaatine varılması durumunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8-2. cümlesi uyarınca kamu davası hakkında “durma kararı” verilerek... gönderilmesine karar verilmesi gerektiği..."

Kaynak: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, Esas No: 2022/890, Karar No: 2022/11436

Belgeyi Gör: 10. Ceza Dairesi 2022/890 E. , 2022/11436 K.

Kararın Adli Sicil Kaydına İşlenmesi ve Arşiv Bilgisi Rejimi

Ceza verilmesine yer olmadığı kararları, mahkûmiyet niteliğinde olmasa da adli sicil sistemine kaydedilip edilmeyeceği noktasında özel düzenlemelere tabidir. Genel kural olarak, mahkûmiyet hükmü içermeyen kararlar adli sicile kaydedilmez. Ancak, 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler sonrası karşılıksız yararlanma suçlarında zararın tazmini nedeniyle verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararlarının, "bunlara mahsus bir sisteme" kaydedilmesi öngörülmüştür.

Adli sicil ve arşiv kayıtları yönetim sistemi görseli

Editörün Notu: Adli sicil kaydı, sanığın ilerideki sosyal ve mesleki hayatını doğrudan etkilediğinden, hüküm fıkrasında bu kararın sicile kaydedilmesine dair haksız bir ibarenin bulunması bozma nedenidir. Yargıtay, bu tür hataları genellikle "düzeltilerek onama" yoluyla gidermektedir.

Karar Türü Dayanak Madde Hukuki Sonuç Sicil Kaydı
Kusur Yokluğu CMK 223/3 Ceza verilmez, güvenlik tedbirine hükmedilebilir. Genelde hayır (istisnalar hariç)
Cezasızlık Sebebi CMK 223/4 Ceza verilmez, fiil suç olma özelliğini korur. Hayır
Durma Kararı CMK 223/8 Yargılama askıya alınır, şart beklenir. Hayır
Beraat CMK 223/2 Failin suçsuzluğu tescil edilir. Hayır

Beraat Kararı ile Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı Arasındaki Keskin Ayrım

Mahkemenin kısa kararında ve gerekçesinde "sanığın üzerine atılı suçu işlemediği" belirtiliyorsa, verilecek karar CMK 223/2 uyarınca beraat olmalıdır. Eğer mahkeme gerekçede suçun işlenmediğini belirtip hüküm fıkrasında "ceza verilmesine yer olmadığına" derse, bu durum hükmün karıştırılması ve çelişki nedeniyle bozma sebebidir.

Beraat kararı, fiilin kanunda suç olarak tanımlanmaması veya sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması gibi durumları kapsar. Ceza verilmesine yer olmadığı kararı ise, fiilin işlendiği ve suç teşkil ettiği kabulünden yola çıkar. Bu nedenle, ispat edilmemiş bir fiil hakkında "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereği beraat verilmesi gerekirken, "şahsi cezasızlık" gerekçesiyle karar tesisi savunma hakkını kısıtlayan bir usul hatasıdır.

"Kısa kararda ve hükmün gerekçe kısmında sanığın üzerine atılı suçu işlemediği belirtilmesine karşın, sanığın beraati yerine, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilerek çelişkiye düşülmesi... CMK.nun 223/2-e maddesi ibaresinin eklenmesi ve aynı fıkrada yer alan “ceza verilmesine yer olmadığına” ibaresi yerine “beraatine” yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA..."

Kaynak: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2014/4657, Karar No: 2014/20735

Belgeyi Gör: 8. Ceza Dairesi 2014/4657 E. , 2014/20735 K.

"Hüküm Kurulmasına Yer Olmadığı" Kararının Hukuki Geçersizliği

Hukuk pratiğinde bazen mahkemelerin, iddianamenin usulsüzlüğü veya davanın açılmamış sayılması gerektiği gibi gerekçelerle "hüküm kurulmasına yer olmadığına" şeklinde bir karar verdikleri görülmektedir. CMK 223. maddesi, hüküm türlerini tahdidi (sınırlı) olarak saymıştır. Bu listede "hüküm kurulmasına yer olmadığı" şeklinde bir karar türü bulunmamaktadır.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, bu tür bir kararın CMK 223/1 anlamında davayı esastan çözen bir hüküm olmadığını ve yasal bir dayanağının bulunmadığını açıkça belirtmiştir. Eğer iddianamede eksiklik varsa, bu ancak iddianamenin iadesi aşamasında (CMK 170/174) çözülmelidir; duruşma aşamasına geçildikten sonra mutlaka CMK 223’teki yedi hükümden biri verilmelidir.

"Mahkeme tarafından iddianame kabul edildikten sonra ise, varsa eksikliklerin kovuşturma aşamasında mahkemesince giderilmesinin gerekeceği... yasal olmayan gerekçeyle, CMK'nın 223/1. maddesinde belirtilen ve davayı esastan çözümleyen hükümler arasında da sayılmayan 'hüküm kurulmasına yer olmadığına' dair karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır."

Kaynak: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Esas No: 2020/3481, Karar No: 2020/20128

Belgeyi Gör: 4. Ceza Dairesi 2020/3481 E. , 2020/20128 K.

Zamanaşımı Durumunda Karar Önceliği: Düşme mi Ceza Verilmesine Yer Olmadığı mı?

Yargılama devam ederken dava zamanaşımı süresinin dolması halinde, mahkemenin öncelikle bu usuli engeli dikkate alması gerekir. CMK 223/8 uyarınca, TCK’da öngörülen düşme sebeplerinden biri olan zamanaşımı gerçekleşmişse, davanın esasına girilerek ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin birçok kararında görüldüğü üzere, yerel mahkemenin karşılıksız yararlanma veya hakaret gibi suçlarda esasa girerek verdiği "ceza verilmesine yer olmadığı" kararları, temyiz incelemesi sırasında zamanaşımının dolduğunun anlaşılması durumunda bozularak davanın düşmesine karar verilmektedir. Bu durum, usul ekonomisi ve "en lehe karar" ilkesinin bir sonucudur.

"Suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün... kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve CMK.nun 223. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE..."

Kaynak: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2014/31694, Karar No: 2014/32337

Belgeyi Gör: 8. Ceza Dairesi 2014/31694 E. , 2014/32337 K.

Karşılıksız Yararlanma Suçlarında 6352 Sayılı Kanun Uygulaması ve Zararın Tazmini

6352 sayılı Kanun'un Geçici 2/2. maddesi, elektrik enerjisi hırsızlığı (yeni adıyla karşılıksız yararlanma) suçlarında kurum zararının tazmini halinde "ceza verilmesine yer olmadığına" dair özel bir düzenleme getirmiştir. Bu düzenleme, failin kusurunu ortadan kaldırmaz; ancak zararın giderilmiş olmasını bir "şahsi cezasızlık" veya "etkin pişmanlık" benzeri bir imkan olarak sunar.

Uygulama Notu: Bu kapsamda verilecek kararlarda mahkemenin duruşma açması asıldır. Ancak Yargıtay 2. Ceza Dairesi, dosya içeriğinden zararın giderildiği açıkça anlaşılıyorsa ve araştırılacak başka bir husus yoksa, duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilmesini "sonuca etkili olmayan bir usul hatası" olarak değerlendirip hükmü onamaktadır.

Güvenlik Tedbirlerine Hükmedilmesi Gereken Haller (CMK 223/6)

CMK 223/3 kapsamında akıl hastalığı nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı verildiğinde, bu durum failin tamamen serbest bırakılacağı anlamına gelmez. TCK m. 57 uyarınca, akıl hastası hakkında yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınma şeklinde bir "güvenlik tedbiri" uygulanır.

Hüküm Fıkrası Yazımı: Mahkeme, ceza verilmesine yer olmadığı kararıyla birlikte güvenlik tedbirine de hükmetmelidir. Bu iki karar tek bir hüküm fıkrasının ayrılmaz parçalarıdır. Güvenlik tedbirinin infazı, ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesiyle başlar ve kişinin toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığı sağlık kurulu raporuyla tespit edilene kadar devam eder.

Karar ve Hükümlerde Gerekli Oy Sayısı ve Muhalefet Şerhi (CMK 224)

Ceza verilmesine yer olmadığı kararı, heyet halinde çalışan mahkemelerde (Ağır Ceza Mahkemeleri) oybirliği veya oyçokluğuyla verilir. Karara muhalif kalan üye, muhalefet gerekçesini tutanakta açıkça göstermek zorundadır. Muhalefet şerhi, kararın kanun yolu denetiminde (istinaf veya temyiz) denetim merciine önemli bir bakış açısı sağlar. Özellikle "kusur yeteneğinin bulunup bulunmadığı" gibi sübjektif değerlendirme gerektiren konularda muhalefet şerhlerinin akademik ve doktrinel derinliği, hükmün sıhhati açısından belirleyicidir.

Kanun Yolu Başvurusu ve Denetim Usulü

Ceza verilmesine yer olmadığı kararı, CMK 223/1 anlamında bir "hüküm" olduğu için, bu karara karşı istinaf (ve şartları varsa temyiz) kanun yoluna başvurulabilir. Buna karşılık, mahkemenin yargılama şartı eksikliği nedeniyle verdiği "durma" kararları bir hüküm değil, itiraza tabi bir ara karardır.

Editörün Notu: Temyiz incelemesi sırasında, mahkemenin "ceza verilmesine yer olmadığı" kararı vermesi gerekirken "vazgeçme" veya "düşme" gibi yanlış bir kavram kullanması, hükmün esasına etkili değilse Yargıtay tarafından 1412 sayılı CMUK m. 322 uyarınca düzeltilerek onanabilir. Ancak bu hata, sanığın adli sicil kaydını veya haklarını zedeliyorsa bozma sebebi teşkil eder.

"Açılan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararda ve tebliğ evrakında, sanığa erteleme kararına itiraz hakkı bulunduğu, itiraz süresi ve merciinin gösterilmediği anlaşılmış olup... Mahkemece durma kararı verildikten sonra... sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğunun tebliğ edilmesi mümkün görülmüştür."

Kaynak: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, Esas No: 2019/2429, Karar No: 2019/6528

Belgeyi Gör: 10. Ceza Dairesi 2019/2429 E. , 2019/6528 K.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Ceza verilmesine yer olmadığı kararı alan kişi tazminat davası açabilir mi? CMK m. 141 uyarınca, beraat kararı alanların tazminat hakkı açıkça düzenlenmişken; ceza verilmesine yer olmadığı kararı bakımından durum farklıdır. Eğer karar, "fiilin sanık tarafından işlenmediği" gerekçesine dayanmıyorsa (ki bu durumda beraat verilmeliydi), kusur yokluğu veya cezasızlık hallerinde haksız tutuklama veya gözaltı nedeniyle tazminat talebi doktrinde tartışmalı olsa da, Yargıtay beraat dışındaki hükümlerin tazminat hakkı doğurmayabileceği yönünde eğilim göstermektedir.

2. Karşılıklı hakaret durumunda mutlaka ceza verilmesine yer olmadığı kararı mı verilir? Hayır, TCK m. 129/3 hakime takdir yetkisi tanır. Hakim, hakaretin ağırlığını ve sebebini dikkate alarak "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verebileceği gibi, cezada indirim yapmayı da tercih edebilir. Ancak uygulamada "ceza verilmesine yer olmadığı" kararı daha yaygındır.

3. Akıl hastası hakkında verilen karar adli sicile işlenir mi? Akıl hastaları hakkında CMK 223/3-a uyarınca verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararları, beraberinde bir güvenlik tedbiri (tedavi) içerdiği için, bu tedbirlerin infazı ve takibi amacıyla özel bir sicile işlenebilir; ancak bu kayıt standart bir "adli sicil/sabıka kaydı" olarak görünmez.

4. Karar verildikten sonra yeni delil çıkarsa ne olur? Ceza verilmesine yer olmadığı kararı bir hükümdür ve kesinleştiğinde kesin hüküm (res judicata) etkisi yaratır. CMK m. 311 uyarınca, sanık aleyhine yargılamanın yenilenmesi nedenlerinden biri (yeni delil, sahte belge vb.) varsa, ancak o zaman yeniden yargılama yapılarak karar değiştirilebilir.

Kaynakça

  • 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
  • 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi, Esas No: 2022/890, Karar No: 2022/11436
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi, Esas No: 2015/41448, Karar No: 2017/4294
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Esas No: 2020/3481, Karar No: 2020/20128
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2014/4657, Karar No: 2014/20735
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi, Esas No: 2018/4006, Karar No: 2018/7001
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2014/22742, Karar No: 2014/25298

Yasal Uyarı: Bu metin, sağlanan içtihat ve mevzuat verileri ışığında hazırlanan akademik ve editoryal bir incelemedir. İçerikte yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlı olup, somut uyuşmazlıklarda doğrudan hukuki dayanak teşkil etmez. Her olayın kendine özgü usul ve maddi hukuk detayları bulunduğundan, hak kaybına uğramamak adına profesyonel hukuk danışmanlığı alınması zorunludur.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Muhakemesi Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş: