6100 Sayılı HMK Sistematiğinde Zaman Bakımından Uygulama, Görev ve Gider Avansı Rejimi
Dava Şartları, Görev ve YetkiYazar: EmsalDava Editör Ekibi

6100 Sayılı HMK Sistematiğinde Zaman Bakımından Uygulama, Görev ve Gider Avansı Rejimi

6100 sayılı HMK m. 448 uyarınca usul kuralları derhal uygulanırlık ilkesine tabi olup, gider avansı eksikliği dava şartı mahiyetindeyken delil ikamesi avansı ispat vasıtalarına ilişkin teknik bir usul işlemi olarak ayrışmaktadır. Yargıtay'ın istikrar kazanmış içtihatları, usulî kazanılmış hakların korunmasını kamu düzeninden sayarak m. 177/2 ek düzenlemesiyle yasal güvenceye kavuşturmuştur.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK), medeni usul hukukunda derhâl uygulanırlık ilkesini (m. 448) benimsemiştir. Bu ilke uyarınca, yeni usul hükümleri yürürlüğe girdiği andan itibaren derdest davalarda uygulanır; ancak bu uygulama, tamamlanmış işlemleri etkilemez. Mahkemelerin görev ve yetki kuralları, gider avansı gibi dava şartları ve yargılama sırasında oluşan usulî kazanılmış haklar, davanın seyrini doğrudan belirleyen temel parametrelerdir. Özellikle 7251 sayılı Kanun ile HMK m. 177/2’ye eklenen hüküm, Yargıtay bozma kararından sonra tahkikatın genişletilmesi ve ıslah müessesesi ile usulî kazanılmış hak arasındaki dengeyi yasal bir statüye kavuşturmuştur.

HMK m. 448 Kapsamında Usul Kurallarının Zaman Bakımından Uygulanması

Usul hukuku kuralları, maddi hukuk kurallarından farklı olarak, yürürlüğe girdikleri tarihten itibaren derdest olan tüm uyuşmazlıklara sirayet eder. HMK m. 448 hükmü, bu "derhâl uygulanırlık" (immediate application) prensibini açıkça düzenlemiş, ancak hukuk güvenliğini korumak amacıyla "tamamlanmış işlemleri etkilememek" kaydını düşmüştür.

"...6100 sayılı HMK 448. maddesine göre 'Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır.' 450. maddesinde '(1) 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ek ve değişiklikleri ile birlikte tümüyle yürürlükten kaldırılmıştır.' düzenlemesi mevcuttur. Anılan düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere 6100 Sayılı HMK hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal yürürlüğe girecektir..."

Kaynak: Hukuk Genel Kurulu - Esas No: 2015/64 - Karar No: 2017/320

Belgeyi Gör: Hukuk Genel Kurulu 2015/64 E. , 2017/320 K.

Bu kuralın istisnaları ise geçici maddelerle belirlenmiştir. HMK Geçici Madde 1 uyarınca; yargı yolu, görev, senetle ispat ve kanun yollarına ilişkin parasal sınırlar, Kanun'un yürürlüğe girmesinden önceki davalarda 1086 sayılı HUMK hükümlerine tabi kalmaya devam eder. Bu durum, yargılama birliği ve usulî istikrarın korunması adına hayati bir istisna teşkil etmektedir.

Tamamlanmış İşlem Kavramı ve Hukuki Etkileri

Usul hukukunda tamamlanmış işlem, bir usulî kesitin sona ermesi veya belirli bir hak/borcun o aşama itibarıyla doğması anlamına gelir. Örneğin, 1086 sayılı HUMK döneminde verilen bir kesin süre ve bu sürenin sonuçları, HMK döneminde tekrar değerlendirilerek geçersiz kılınamaz. Ancak devam eden tahkikat işlemleri, bilirkişi raporu aldırılması veya isticvap davetiyesi çıkarılması gibi işlemler HMK hükümlerine göre icra edilmelidir.

Kanun Yolu Sürelerinde 1 Haziran 2024 Değişikliği

7518 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeler, kanun yolu sürelerinin tebliğden itibaren başlaması ve yeknesak hale getirilmesi noktasında köklü değişiklikler getirmiştir. 6100 sayılı Kanun'un kanun yollarına ilişkin süreleri, 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar için geçerli olacak şekilde revize edilmiştir. Bu tarihten önce verilen kararlar bakımından, kararın verildiği tarihteki süreler ve başlangıç esasları (tefhim/tebliğ farkı) uygulanmaya devam eder.

Dava Şartı Olarak Gider Avansı ve Delil İkamesi Avansı Ayrımı

Adliye pratiğinde en sık yapılan usul hatalarından biri, HMK m. 120 kapsamında düzenlenen "gider avansı" ile m. 324 kapsamında düzenlenen "delil ikamesi avansı"nın karıştırılmasıdır. Bu ayrım, davanın usulden reddi ile delilden vazgeçmiş sayılma arasındaki keskin farkı doğurur.

Mahkeme gider avansı ve delil avansı ayrımını gösteren dava dosyaları ve makbuzlar.

Gider Avansının İkmali ve m. 115/2 Mekanizması

Gider avansı, davanın açılması için m. 114/1-g uyarınca bir dava şartıdır. Tebligat giderleri ve genel idari masrafları kapsar. Mahkeme, gider avansının eksik olduğunu tespit ederse, m. 115/2 uyarınca davacıya eksikliği tamamlaması için iki haftalık kesin süre verir. Bu süre içerisinde avans yatırılmazsa dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir.

"...Mahkemece gider avansı ile delillerin ikamesine yönelik avans ayrılmalı, gider avansının da nelerden ibaret olduğu net olarak belirlemeli ve tarafa da hem gider avansının hem de delil ikamesi avansının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılmalıdır... Delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması davanın dava şartı yokluğu ile reddine neden teşkil etmez. Taraf belirtilen sürede delil avansı giderini yatırmazsa dayandığı o delilden vazgeçmiş sayılır."

Kaynak: (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi - Esas No: 2012/17881 - Karar No: 2012/17204

Belgeyi Gör: (Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/17881 E. , 2012/17204 K.

Delil İkamesi Avansı ve m. 324 Uygulaması

Tanık ücreti, bilirkişi yolluğu ve keşif giderleri gibi doğrudan ispat faaliyetine yönelik giderler delil ikamesi avansı kapsamındadır. Bu avansın yatırılmaması durumunda mahkeme davayı usulden reddedemez; yalnızca o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verebilir. Eğer davanın esası başka delillerle (örneğin kesin delillerle) ispatlanabiliyorsa, delil avansının yatırılmaması davanın kaybı anlamına gelmeyebilir.

Parametre Gider Avansı (HMK m. 120) Delil Avansı (HMK m. 324)
Hukuki Niteliği Dava Şartı (m. 114/1-g) İspat Faaliyeti Aracı
Kapsamı Tebligat, genel masraflar Bilirkişi, Keşif, Tanık
Yatırılmamasının Sonucu Davanın usulden reddi (m. 115/2) Delilden vazgeçmiş sayılma
Kesin Süre 2 Hafta Mahkemece belirlenen süre
Re'sen Uygulama Mahkemece re'sen gözetilir Taraflarca talep edilen delil için

Usulî Kazanılmış Hak İlkesinin Kamu Düzeniyle İlişkisi

Usulî kazanılmış hak (usulî müktesep hak), medeni usul hukukunun yazılı olmayan ancak Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları ile hukuki istikrarın temeli kabul edilen bir müessesedir. Bir mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına uymasıyla, bozma dairesinin belirlediği çerçeve taraflar lehine usulî kazanılmış hak teşkil eder.

Usulî kazanılmış hak ilkesini ve yargısal otoriteyi simgeleyen Yargıtay mimarisi.

"...1086 sayılı HUMK'nın yürürlükte olduğu dönemde çıkarılan 09.05.1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda; Yargıtay bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için de zorunluluk doğacağı... belirtilmiştir."

Kaynak: 6. Hukuk Dairesi - Esas No: 2021/4114 - Karar No: 2022/4065

Belgeyi Gör: 6. Hukuk Dairesi 2021/4114 E. , 2022/4065 K.

Usulî Kazanılmış Hakkın İstisnaları

Bu ilke mutlak değildir. Yargı pratiğinde şu hallerde usulî kazanılmış haktan söz edilemez: 1. Kamu Düzenine Aykırılık: Bozma sonrası kamu düzenini ilgilendiren yeni bir durumun (örneğin görev kuralının değişmesi) ortaya çıkması. 2. Geçmişe Etkili Kanun Değişikliği: Yeni kanun hükmünün geçmişe etkili olacağının açıkça öngörülmesi. 3. Maddi Hata: Yargıtay bozma kararının açıkça bir maddi hataya dayanması. 4. İçtihadı Birleştirme Kararları: Bozma sonrası yeni bir İBK yayımlanması durumunda mahkeme buna uymak zorundadır.

HMK m. 177/2 ve Islah Sınırı

7251 sayılı Kanun ile getirilen m. 177/2 düzenlemesi, "Bozmadan sonra ıslah yapılabilir mi?" tartışmasına son noktayı koymuştur. Ancak madde metni, "bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durumun ortadan kaldırılamayacağını" hüküm altına alarak, usulî kazanılmış hak ilkesini ıslah müessesesinin önüne yerleştirmiştir. Dolayısıyla, ıslah ile kazanılmış hakların bertaraf edilmesi mümkün değildir.

Görevli Mahkemenin Tespiti ve Kira Uyuşmazlıkları

Görev kuralları kamu düzeninden olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen incelenir. HMK m. 4 uyarınca sulh hukuk mahkemelerinin görev alanı, dava konusunun değerine bakılmaksızın kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıkları (istisnalar hariç) kapsayacak şekilde genişletilmiştir.

"...6100 sayılı HMK’nun Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görevi başlıklı 4/a maddesinde: '...kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar... görülür' hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda tazminat isteği değerlendirilirken kira sözleşmesi inceleneceği için uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ele alınıp sonuçlandırılması gerekmektedir."

Kaynak: (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi - Esas No: 2012/6904 - Karar No: 2012/10685

Belgeyi Gör: (Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/6904 E. , 2012/10685 K.

Kira Alacağı ve Tazminat Davalarında Görev Ayrımı

01.10.2011 öncesi açılan davalarda görev, dava tarihindeki miktara göre belirlenirken; HMK döneminde miktar ne olursa olsun kira ilişkisinden kaynaklı tüm alacak ve tazminat davaları sulh hukuk mahkemesinde görülür. Ancak uyuşmazlığın temeli kira sözleşmesine değil de haksız fiile veya mülkiyet hakkına dayanıyorsa asliye hukuk mahkemesi görevli kalmaya devam eder.

Yargı Yeri Belirlenmesi (Merci Tayini)

İki mahkemenin de karşılıklı olarak görevsizlik kararı vermesi ve bu kararların kesinleşmesi durumunda, bölge adliye mahkemesi (veya ilgili hukuk dairesi) yargı yerini belirler. Bu belirleme kesin olup, mahkemeler belirlenen görev kuralına uymak zorundadır. Bu süreçte dosyanın gönderilmesi talebi, m. 20 uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde yapılmalıdır.

Eser Sözleşmelerinde İmalat Seviyesi ve İspat Usulü

Eser sözleşmelerinden, özellikle de arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, yüklenicinin imalat seviyesinin tespiti yargılamanın merkezindedir. Yargıtay, bu tür davalarda ispat yükünün ve karinelerin uygulanmasını sözleşmenin geçerliliğine bağlamıştır.

"...Yargıtay dairemizin yerleşik uygulamasına göre eser sözleşmesi ilişkisi devam ettiği sürece ve teslim anına kadar gerçekleştirilen tüm iş ve imalâtların yüklenici tarafından yapıldığının kabulü gerekir. Bu karinenin yüklenici lehine uygulanabilmesi için geçerli bir sözleşmenin varlığı aranmaktadır... Kat malikleri kurulu kararının iptal edilmesi nedeni ile ortada geçerli bir eser sözleşmesi mevcut olmadığından karinenin eldeki davada yüklenici lehine uygulanması mümkün değildir."

Kaynak: 6. Hukuk Dairesi - Esas No: 2021/5456 - Karar No: 2022/5749

Belgeyi Gör: 6. Hukuk Dairesi 2021/5456 E. , 2022/5749 K.

Geçersiz Sözleşmelerde İmalat Bedeli Talebi

Sözleşmenin geçersiz olması durumunda yüklenici, yaptığı imalatların bedelini ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebilir. Bu durumda imalat bedeli, iş sahibinin malvarlığındaki artış (zenginleşme) üzerinden, imalatın yapıldığı yılın piyasa rayiçlerine göre hesaplanır. Geçerli bir sözleşme varsa, hesaplama sözleşme birim fiyatları üzerinden yapılmalıdır.

Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinde Tüm Paydaşların Katılımı

TMK m. 692 uyarınca, paylı mülkiyete tabi bir taşınmaz üzerinde inşaat sözleşmesi yapılabilmesi için tüm paydaşların rızası ve sözleşmeye katılımı şarttır. Paydaşlardan birinin dahi katılmadığı veya sonradan icazet vermediği bir sözleşme geçersizdir. Mahkemece bu husus re'sen gözetilmeli; taraf teşkili sağlanmadan esasa girilmemelidir.

Tahkikat Aşamasında İsticvap ve Şekli Şartların Denetimi

İsticvap, davanın temelini oluşturan vakıaların taraflardan birinin ikrarını sağlamak amacıyla başvurulan bir usul işlemidir. HMK m. 171 uyarınca isticvap davetiyesi çıkarılırken, kanunun öngördüğü şekli şartlara uyulmaması, işlemin geçersizliğine ve bozma sebebine yol açar.

"...HMK’nın 171. maddesinde; isticvap olunanın davet usulü belirtilmiş olup, bu maddeye göre isticvaba konu vakıaların açıkça gösterilmesi, ödeme yapıldığı iddia olunan belgelerin açıkça yazılması ve isticvap edilecek belgelerin eklenerek gelinmemesi halinde sonuçlarını hatırlatan ihtaratlı isticvap davetiyesi gönderilmesi gerekir..."

Kaynak: 6. Hukuk Dairesi - Esas No: 2021/4114 - Karar No: 2022/4065

Belgeyi Gör: 6. Hukuk Dairesi 2021/4114 E. , 2022/4065 K.

İsticvap Davetiyesinde Zorunlu İhtaratlar

İsticvap davetiyesinde; ilgili tarafın geçerli bir özrü olmaksızın gelmediği veya gelip de sorulara cevap vermediği takdirde, isticvap konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı ihtarı açıkça yer almalıdır. Ayrıca isticvaba konu belgelerin örnekleri davetiyeye eklenmelidir. Bu ihtaratların eksikliği durumunda, tarafın mahkemeye gelmemesi "ikrar" sonucunu doğurmaz.

Birlikte İfa Kuralı ve Tapu İptal Tescil Davaları

Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde yüklenicinin tapu talep edebilmesi için edimini tam olarak yerine getirmesi gerekir. Eksik işlerin bulunması halinde, "birlikte ifa" (TBK m. 97) kuralı uyarınca mahkemece izlenecek yol, eksik işlerin bedelinin depo ettirilmesidir.

İnşaat sözleşmelerinde birlikte ifa ve tapu tescil sürecini simgeleyen teknik objeler.

"...hesaplanan eksik işler bedelinin arsa sahiplerine ödenmesi koşulu ile ve birlikte ifa suretiyle tapu iptâli ve tescil kararı verilmesi doğru ise de... birlikte ifa suretiyle hükmedilecek eksik işler bedelinin hükme en yakın tarih itibariyle belirlenmesi gerekirken iskan tarihine göre belirlenmesi de hatalı olmuştur."

Kaynak: 6. Hukuk Dairesi - Esas No: 2021/4204 - Karar No: 2022/4067

Belgeyi Gör: 6. Hukuk Dairesi 2021/4204 E. , 2022/4067 K.

Eksik İş Bedelinin Hesaplanma Zamanı

Yargıtay'ın yerleşik uygulaması, birlikte ifa durumunda depo edilecek bedelin "hükme en yakın tarih" itibarıyla piyasa rayiçlerine göre hesaplanmasını öngörür. Teslim veya iskân tarihindeki bedellerin esas alınması, enflasyonist ortamda arsa sahibinin alacağının teminatsız kalmasına ve hak kaybına yol açmaktadır. Bu bedel, mahkeme veznesine depo edildikten sonra tescil kararı verilmelidir.

Kamu İhale Mevzuatında Fiyat Farkı ve Hukuki Denetim

Eser sözleşmelerinde fiyat farkı alacağı, sözleşme hükümleri ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve ilgili Bakanlar Kurulu Kararlarına (Örn: 5039 sayılı Karar) tabidir. Bu alacağın hesabında "temel indeks" ve "güncel indeks" kavramları teknik birer veri olarak usulî denetime tabidir.

"...Bozma ilamında açıkça, fiyat farkı hesabında uygulanacak esasların 5-k maddesinde temel indeksin ihale (son teklif verme) tarihinin içinde bulunduğu aydan bir önceki aya ait indeksi ifade edeceği... belirtilmesine rağmen... revize iş programına göre belirlenen tarihlerin esas alınarak hesaplama yapılması... doğru olmamıştır."

Kaynak: 6. Hukuk Dairesi - Esas No: 2021/158 - Karar No: 2021/2546

Belgeyi Gör: 6. Hukuk Dairesi 2021/158 E. , 2021/2546 K.

Revize İş Programı ve Hakediş İlişkisi

Hakedişlerin düzenli yapılmaması, fiyat farkı hesabının revize iş programına göre yapılmasını haklı kılmaz. Sözleşmede atıf yapılan mevzuat hükümleri, indeks tarihlerini net olarak belirlemişse, mahkemece bu tarihler dışında bir hesaplama yapılması usulî kazanılmış hakkın ihlali mahiyetindedir. Kamu ihale mevzuatı uzmanı bilirkişilerden rapor alınması zorunludur.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Gider avansı eksikliğinde davanın usulden reddi kesin hüküm teşkil eder mi? Hayır. HMK m. 115/2 uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle verilen usulden red kararları, maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Eksiklik giderilerek dava yeniden açılabilir; ancak zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin işleyeceği unutulmamalıdır.

2. Islah ile daha önce mahkemenin uyduğu Yargıtay bozma kararı dışına çıkılabilir mi? Hayır. HMK m. 177/2'nin açık hükmü uyarınca, ıslah yoluyla bozma kararına uyulması neticesinde oluşan usulî kazanılmış hakların ortadan kaldırılması mümkün değildir. Islah, sadece bozma kapsamı dışında kalan tahkikat işlemleri için geçerlidir.

3. Mahkeme delil avansı için verdiği kesin sürenin sonuçlarını ihtar etmezse ne olur? İstikrar kazanmış içtihatlar uyarınca, sonuçları açıkça ihtar edilmeyen bir kesin süre hukuki sonuç doğurmaz. Mahkeme, yatırılacak miktarın kalem kalem dökümünü yapmalı ve yatırılmamasının delilden vazgeçilmiş sayılma sonucunu doğuracağını zapta geçmelidir.

4. Taşınmazın tek taraflı tadil edildiği iddiasıyla açılan tazminat davasında görevli mahkeme hangisidir? Uyuşmazlığın temelinde kira sözleşmesi bulunuyorsa ve kira ilişkisi irdelenecekse, HMK m. 4/1-a uyarınca görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.

Editörün Notu: Yargılama sırasında sunulan delil listelerinde "gider avansı" kalemi altında bilirkişi ücretlerinin istenmesi, teknik olarak delil avansı talebidir. Bu ayırımın dilekçelerde net yapılması, muhtemel bir red kararının istinaf aşamasında bozulmasını engelleyecektir.

Kaynakça

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)
  • Hukuk Genel Kurulu - Esas No: 2015/64 - Karar No: 2017/320
    1. Hukuk Dairesi - Esas No: 2021/4114 - Karar No: 2022/4065
  • (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi - Esas No: 2012/17881 - Karar No: 2012/17204
    1. Hukuk Dairesi - Esas No: 2021/5456 - Karar No: 2022/5749
    1. Hukuk Dairesi - Esas No: 2021/4204 - Karar No: 2022/4067
    1. Hukuk Dairesi - Esas No: 2021/158 - Karar No: 2021/2546
  • (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi - Esas No: 2012/6904 - Karar No: 2012/10685
    1. Hukuk Dairesi - Esas No: 2013/6638 - Karar No: 2013/9610

Yasal Uyarı: Bu içerik, sağlanan mevzuat ve içtihat paketleri çerçevesinde akademik ve genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın kendine özgü koşulları, hukuki sonuçları ve hak kayıplarını önlemek adına profesyonel bir avukatlık hizmeti alınması zorunludur.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Medeni Usul Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş: