ictihat

AİHM - YEREBASMAZ - TÜRKİYE DAVASİ, Dosya No : 14710/03, Tarih : 2003-09-26

# AİHM - YEREBASMAZ - TÜRKİYE DAVASİ, Dosya No : 14710/03, Tarih : 2003-09-26 1 AVRUPA İNSAN HAKLARİ MAHKEMESİ YEREBASMAZ - TÜRKİYE DAVASİ (Başvuru no:14710/03) KARARİN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG 10 EKİM 2006 İşbu karar Sözleşme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup şekli bazi düzeltmelere tabi tutulabilir. AVRUPA KONSEYİ CONSEİL DE L'EUROPE ______________________________________________________________________________________ © T.C. Dişişleri Bakanliği, 2006. Bu gayriresmi özet çeviri Dişişleri Bakanliği Avrupa Konseyi ve İnsan Haklari Genel Müdür Yardimciliği tarafindan yapilmiş olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadir. Bu çeviri, davanin adinin tam olarak belirtilmiş olmasi ve yukaridaki telif hakki bilgisiyle beraber olmasi koşulu ile Dişişleri Bakanliği Avrupa Konseyi ve İnsan Haklari Genel Müdür Yardimciliği’na atifta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alintilanabilir. 2 Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açilan 14710/03 başvuru no’lu davanin nedeni bu ülke vatandaşi Gündüz Yerebasmaz’in (Başvuran) Avrupa İnsan Haklari Mahkemesi’ne 16 Nisan 2003 tarihinde Avrupa İnsan Haklari Sözleşmesi’nin (AİHS) 34. maddesi uyarinca yapmiş olduğu başvurudur. Başvuran, Avrupa İnsan Haklari Mahkemesi (AİHM) önünde Zonguldak Barosu avukatlarindan M. Ergen tarafindan temsil edilmektedir. OLAYLAR 1952 doğumlu başvuran Zonguldak’ta ikamet etmektedir. 1992 yilinda Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu (İdare) başvurani üç aylik bir eğitim programi için Japonya’ya göndermiştir. Bu eğitimden dönünce, İdare 3 Haziran 1992 tarihli kararla, yolculuk masraflarinin bir kismini başvurana ödemeyi reddetmiştir. Başvuran 27 Temmuz 1992 tarihinde, Zonguldak Bölge İdare Mahkemesi’ne başvurmuş ve bu idari kararin iptalini istemiştir. İdare Mahkemesi, 25 Aralik 1992 tarihli bir kararla başvurani hakli bulmuş ve bu idari kararin iptaline karar vermiştir. Daniştay 19 Ekim 1995 tarihli bir kararla, İdare’nin temyiz başvurusunu reddetmiş ve böylece ilk derece mahkemesi kararini onamiştir. İdare 13 Şubat 1996 tarihinde, 20 Ocak 1992 tarihli kurdan hesapladiği 43. 163.545 TL’yi [o dönemde 540 ECU] başvurana ödemiştir. Ödenen tutar üzerinde anlaşmazlik doğunca başvuran, 25 Haziran 1996 tarihinde İdare Mahkemesi’nde tazminat davasi açmiştir. Başvuran bu bağlamda İdare’nin benimsediği hesaplama yönteminin zararina olduğunu savunmaktadir. 24 Ekim 1996 tarihli kararla başvuranin talebi reddedilmiştir. Daniştay 6 Nisan 2000 tarihinde bu karari bozmuştur. İdare Mahkemesi 22 Mart 2001 tarihinde başvuranin talebini kismen kabul etmiş ve İdare’yi 13 Şubat 1996 tarihinden itibaren hesaplanmak üzere gecikme faizi ile birlikte 564.918.455 TL’yi [yaklaşik 645 Euro] başvurana ödemeye mahkum etmiştir. Daniştay 18 Mart 2002 tarihinde, 22 Mart 2001 tarihli karari onamiştir. Daniştay 26 Eylül 2003 tarihinde başvuran tarafindan açilan kararin düzeltilmesi davasini reddetmiştir. Hala İdare tarafindan başvurana bir ödeme yapilmamiştir. 3 HUKUK AÇİSİNDAN İ. KABULEDİLEBİLİRLİK HAKKİNDA Başvuran, adli kararla ödenmesi kararlaştirilan tazminati İdare’nin ödememesinden şikayetçi olmaktadir. Başvuran 1 No’lu Protokol’ün 1. ve AİHS’nin 6§1 maddelerini ileri sürmektedir. Hükümet’e göre başvuran, cebri icra yolunu kullanmadiğindan, AİHS’nin 35. maddesinin gerektirdiği gibi iç hukuk yollarini tüketmemiştir. AİHM, daha önce benzeri bir itirazi reddettiğini hatirlatmaktadir (bkz. diğerleri arasinda Yalçinkaya-Türkiye, no:14796/03, Fadil Yilmaz-Türkiye, no: 28171/02, Metaxas- Yunanistan, no: 8415/02 ve Karahalios-Yunanistan, no: 62503/00). AİHM, daha önce verdiği kararlara aykiri bir karar almak için hiçbir gerekçe görmemekte ve dolayisiyla Hükümet’in itirazini reddetmektedir. AİHM, içtihadindan çikan kriterler işiğinda (bkz. özellikle Hornsby-Yunanistan, 19 Mart 1997 tarihli karar, Akkuş-Türkiye, 9 Temmuz 1997 tarihli karar ve Tunç-Türkiye, no: 54040/00) ve elinde bulunan unsurlari gözönünde bulundurarak başvurunun esastan incelenmesi gerektiğine kanaat getirmektedir. İİ. ESASA DAİR AİHM, bu durumda ortaya çikan sorunlara benzer sorunlari birçok kez irdelemiş ve AİHS’nin 6§1 ve 1 No’lu Protokol’ün 1. maddelerinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz. örneğin, Bourdov-Rusya, no: 59498/00, Romachov-Ukrayna, no: 67534/01 ve Kuzu-Türkiye, no: 13062/03). AİHM, başvuran lehinde verilen kararin yaklaşik üç yildir infaz edilmediğini tespit etmektedir. Dolayisiyla bu süre boyunca davada verilen nihai hukuki karara uymak için gerekli tedbirleri almayarak Türk makamlari, AİHS’nin 6§1 ve 1 No’lu Protokol’ün 1. maddeleri hükümlerinin gerekli etkilerinden kismen mahrum birakmiştir. Bu unsurlar AİHM’nin, AİHS’nin 6§1 ve 1 No’lu Protokol’ün 1. maddelerinin bu davada taninmadiği sonucuna varmasi için yeterlidir. İİİ. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASİ HAKKİNDA AİHM, başvuranin hiçbir adil tazmin talebinde bulunmadiğini not etmektedir. AİHM, bu koşullarda başvuranin İçtüzüğün 60. maddesi uyarinca üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğine kanaat getirmektedir. Hiçbir adil tazmin talebinde bulunulmadiğindan AİHM, bu bakimdan herhangi bir tazminat ödenmesine gerek olmadiğina kanaat getirmektedir. Ancak AİHM, tespit ettiği ihlalin hala devam ettiğini ve en kisa zamanda başvurana olan borcun Savunmaci Devlet tarafindan ödenmesi gerektiğini not etmektedir. 4 BU GEREKÇELERE DAYALİ OLARAK AİHM, OYBİRLİĞİYLE, 1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna; 2. AİHS’nin 6§1 maddesinin ihlal edildiğine; 3. 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine Karar vermiştir. İşbu karar Fransizca olarak hazirlanmiş ve 10 Ekim 2006 tarihinde, İçtüzüğün 77. maddesinin 2 ve 3. fikralari uyarinca yazili olarak tebliğ edilmiştir.