ictihat

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

# T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/34 Esas KARAR NO : 2024/913 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/01/2022 KARAR TARİHİ : 10/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili davacı şirket tarafından davalı şirketten satın alınmasına karar verilen 1 dakikada 120 adet 3 katlı lastikli cerrahi maske üretimi yapan makine bedeline avans olarak müvekkili davacı şirket tarafından farklı tarihlerde davalı şirkete toplamda 22.075,00-USD ve 28.120,00-Euro ödeme yapıldığını, müvekkili şirket tarafından keşide edilen Üsküdar .....Noterliği'nin 19.01.2021 tarihli ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalı şirkete tebliğinden sonra davalı şirket tarafından Bakırköy ...... Noterliğinin 26.01.2021 tarihli ihtarnamesi gönderilerek sözde makinenin 08.05.2020 tarihinde teslim edildiği iddia edilerek bir kısım ödemeler talep edilmiş ise de söz konusu makinenin müvekkili davacı şirkete teslim edilmediğini, davalı şirketin makinenin 08.05.2020 tarihinde teslim edildiğini iddia ettiği makineye ilişkin 01.03.2021 tarihli ve ...... fatura nolu 76.700-USD bedelli fatura tanzim ederek müvekkil şirkete gönderdiğini, davalı şirketin çelişkili ve tutarsız beyanları dikkate alındığında dahi müvekkili şirkete teslim edilmiş bir makinenin olmadığının tespit edileceğini, davalı şirketin makineyi teslim etmemesi ve ödenen avans bedeli de iade etmemesi sebebiyle müvekkili davacı şirket tarafından alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğü ...... Esas sayılı dosyası ile 22.212,89-USD ve 28.295,65 EURO bedele yönelik icra takibi başlatılmıştır. İcra takibine davalı-borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle işbu davanın açılma zorunluluğu doğduğunu, dava konusu alacağın ticari ilişkiden kaynaklanması sebebiyle davalı-borçlunun itirazı sonrasında uyuşmazlığın arabulucu yoluyla çözümlenmesi için Küçükçekmece Arabulucu Bürosu ...... dosya numarası ile yapılan görüşmeler neticesinde 22.04.2021 tarihinde anlaşmama yönünde tutanak düzenlenmesi sebebiyle işbu davanın açılma zorunluluğu doğduğunu, dava konusu makinenin müvekkil davacı şirkete teslim edilmediği hususu sabit olup müvekkil davacı şirket tarafından avans olarak ödenen bedellerin iadesi için başlatılan icra takibine davalı-borçlu tarafından haksız ve kötü niyetli olarak icra takibini sürüncemede bırakmak amacıyla itiraz edildiğinden davalı-borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini, davacı müvekkili alacakları hiçbir teminata bağlı olmadığından davalı tarafın kaçması halinde işbu alacakların tahsili mümkün olmayacağını belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla ve karşı tarafın delillerine karşı delil sunma hakları saklı kalmak kaydıyla; haklı davanın kabulü ile; öncelikli olarak ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir kararı verilerek davalı-borçlu adına kayıtlı araç ve gayrimenkullere ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz şerhi işlenmesine, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine, davalı-borçlunun haksız olan itirazının iptali ile takibin tüm ferileriyle birlikte devamına, davalı-borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı tarafın davacı tarafa malı teslim ettiği halde davacı tarafın kötü niyetli olarak malı teslim almadığını iddia etmesi üzerine bahse konu fatura düzenlendiğini ve Bakırköy ...... Noterliğinin 03/03/2021 Tarih ve ..... Yevmiye sayılı ihtarnamesi davacı tarafa gönderildiğini, bunun üzerine ise davacı taraf davalı müvekkile hitaben Beyoğlu ..... Noterliğinin 08/03/2021 Tarih ve ...... Yevmiye sayılı ihtarnamesi müvekkile keşide edildiğini, davacı tarafın müvekkile hitaben keşide ettiği ihtarnamelerdeki davalı müvekkil aleyhine olan hususları kesinlikle kabul etmediklerini, davacı taraf hakkını kötüye kullandığı gibi teslim aldığı malı almadığı şeklinde ifade ederek kötü niyetli beyanda bulunmakta olduğunu, müvekkil şirketin yetkilisi ...... ile davacı firmanın yetkilisi ...... tam otomatik maske makinası üretimi kapsamında alım -satımı hususunda anlaştıklarını, iş bu anlaşma kapsamında müvekkil firma maske makinasını kendisi bizzat ürettiklerini ve davacı şirketin yetkilisi ...... 'na teslim ettiğini, bahse konu makine davacı firmanın yetkilisi ...... 'nun isteği üzerine ...... Mah..... Cad.No:98 Gaziosmanpaşa/İSTANBUL adresine teslim edildiğini, dava taraf bahse konu makina ile üretim yapmaya başladığını ve aylarca bahse konu makina ile üretim yaptığını, belli bir dönem üretim yaptıktan sonra bahse konu makinayı satmaya çalıştıklarını, müvekkil firma bahse makinayı üretmek için girdi mahiyetinde birden fazla firmadan mal ve hizmet aldığını, Davalı müvekkil firmanın defter kayıtlarına bakıldığında bahse konu makinanın üretiminde kullanılan birden fazla mal alındığının görüleceğini, bu makinanın üretimi esnasında alınan mal ve hizmet faturaları cevap dilekçesi ekinde sunduklarını, davalı müvekkilin ticari defter kayıtlarında da bu duruma erişilebileceğini, Davalı müvekkil tarafından davacı tarafa 08/05/2020 Tarihinde ve ..... Sevk irsaliyesi ile bahse konu makina davacı tarafa teslim edildiğini, bu sevk irsaliyesi ile bahse konu mal davacı tarafa teslim edilmiş akabinde davacı tarafın yetkilisi ...... isimli şahıs bahse konu makinanın ödemesinin tamamını yapmadığından ve davalı müvekkilin yetkilisi ödemeyi istediğinde davacı tarafın yetkilisi ........ davalı müvekkilin yetkilisine ;' kalan borcu ödediğimde ve makinada bilahare revizyon -değişiklik ortaya çıkması halinde faturayı kesersin ...'şeklinde sözler söyleyerek fatura sürecini geçiştirdiğini, makina üreticisi müvekkil firma bahse konu makinanın üretilmesi ve kurulum hizmeti sağlanması şeklinde anlaşıldığından taraflar arasında faturanın kesilmesi-düzenlenmesi geciktiğini, bu süreçte bahse konu makinayı teslim almış ve teslim aldığı makinaya dair süreç içinde revizyon -değişiklik yapılması davacı tarafın yetkilisi ........ tarafından istendiğini, bu revizyon -değişiklikler yapılarak faturanın kesilmesini davacı tarafın yetkilisi davalı müvekkil şirketin yetkilisinden istemiştir. Hasılı fatura süreci davacı firmasının yetkilisi tarafından hizmetin ve mal tesliminin bir bütün halinde yapılmasıyla sonlandırılması istendiğini, Bu açıdan faturanın geç düzenlenmesinde bir sakınca hukuken mümkün olmadığını, davacı taraf bahse konu malı teslim aldığını, müvekkili firmanın defalarca bahse konu makinaya dair hem revizyon yaptığını hemde servis hizmeti sunduğunu, bu açıdan davacı taraf kötü niyetli olduğunu belirterek Davacı tarafın asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine , Yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına ve müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava ; İİK 67.madde kapsamında teslim edilmeyen mal bedelinden kaynaklı itirazın iptaline ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ticari alım satım ilişkisinden dolayı davacının davalıdan teslim edilmeyen makina bedelinden dolayı takibe konu alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespitinden kaynaklandığı mahkememizce tespit edilmiştir. Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden gönderilmiş olup, incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 28.295,65 EURO tutarlı ilamsız icra takibi başlatıldığı, asıl alacağa işleyecek yıllık %6,00 Amerikan Doları - Merkez Bankası Azami Mevduat Faizi Oranları Kamu Bankalarınca Uygulanacağı Bildirilen faizi ile birlikte icra vekalet ücretinin ve icra masraflarının davalı borçludan tahsilini talep ettiğin, davalı borçlunun borca ve tüm fer'ilerine itiraz ettiği görülmüştür. Mahkememizin 12/05/2022 tarihli celsesinde davacının iddiası, icra dosyası ve tüm dosya kapsamına göre taraf şirketlerin defterleri incelenerek : Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyasına göre faturalardan kaynaklı olarak fatura konus mal veya hizmet teslimini ispat edip edemediği gelen irsaliye kayıtları da incelenerek davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhinde cari hesap asıl alacağı, işlemiş faiz talep edip edemeyeceği talep edebilecekse işlemiş faizin başlangıç tarihi ve miktarı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne miktarda alacaklı olduğunun tespiti, işlemiş faizin faiz miktarının da tespiti için tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 30/05/2022 günü, saat 14:00 'de mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olmakla bilirkişi raporunu mahkememize sunmuştur. Bilirkişi raporu usulüne uygun olarak taraf/vekillerine tebliğ edilmiş olmakla rapora karşı itirazlar doğrultusunda dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, davalının itirazları doğrultusunda, özellikle dosyaya sunulan görüntü kayıtlarının bulunduğu CD çözümlenerek davaya konu makinenin görüntü kayıtlarındaki makine olup olmadığı, sunulan görüntü belgelerle uyuşmazlık konusu makinenin davacıya teslim edilip edilmediği, davacının envanter defteri incelenerek ek rapor alınmasına karar verilmiş bilirkişi ek raporunda özetle; ''Davacının Üsküdar ...... Noterliği vasıtasıyla 19.01.2021 tarih ve ...... yevmiye numarasıyla Davalıya ihtarname gönderdiği, ihtarnamede makinenin 5 gün içinde teslim edilmesi, aksi taktirde ödenen 218.196,13 TL, 16.120.-Euro ve 10.000.-USD’nin 5 günlük sürenin bittiği tarihten itibaren 2 gün içinde ödenmesini ihtar ettiği, davalının 29.01.2021 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağının 61,75 USD ve 47,61 EURO olduğu'' şeklinde ek tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. Mahkememizin 23/11/2023 tarihli celsesi ile: davacı firma yetkilisi ........'na isticvap davetiyesi çıkartılarak ...... görüşmelerine ilişkin beyanının alınmasına karar verilmiş ayrıca davalı vekilince celse arasında listede ismi bildirilen tanıklardan dinletmek istediği 3 tanığının ismi bildirildiğinde adlarına duruşma gününü bildirir davetiye tebliğine karar verilmiş tanıklar ve davacı: Davacı beyanında: Ben davacı ...... Otel A.Ş. yetkilisiyim. Biz davalıdan maske makinesi siparişi verdik ancak parasını ödememize rağmen teslim edilmedi. 03/03/2020 tarihli sormuş olduğunuz konuşmalarda ben öyle bir şey yazmadım. Biz terlik üretimi de yapıyoruz. Sormuş olduğunuz aperelerin ne ilgisi olduğunu bilmiyorum. Sormuş olduğunuz ..... görüşmelerini kabul etmiyorum. Yine sormuş olduğunuz 08/05/2020 tarihli video ve beyanları da hatırlamıyorum. Bunlar beni 3-4 tane makine firmasına götürdüler. Bunlardan yapacağız dediler. Bu makinenin aynısı olacak, motoru bu şekilde olacak dediler. Beni götürdükleri bir kaç yer vardı. Benim gönderdiğim video götürdükleri yerdeki makinelerin videosudur. Ben ne zaman attığımı da hatırlamıyorum. Son okumuş olduğunuz ..... konuşmalarını da kabul etmiyorum. Sormuş olduğunuz ...... bizim kimyagerimizdi. Bu kişiyle de şuan davalık durumdayız, Davalı tanığı ..... beyanında; Ben proje danışmanı olarak davalı şirkette projenin oluşturulması ve çizimlerinin yapılmasında bizzat bulundum. Bu proje maske makinesiyle ilgiliydi. Maske makinesini ürettik. Çizimlerini de ...... Bey'e sunduk. Çizimleri hem kendisi gelip bilgisayarımızda gördü. Hem de ..... attığımız resimler olmuştu. Bu makine üretildi. Makineyi biz ürettik. .... Bey'in İkitelli'de bir şirketi vardı. Oradan, ortağından ayrıldığını söyleyip Gaziosmanpaşada bir dükkan tuttu ve makinenin oraya sevk edilmesini istedi. Makine bittikten sonra bize ...... konum attı. Biz de makineyi Gaziosmanpaşa Çukurçeşme'deki bir dükkana sevk ettik. Sevk edilirken ben oradaydım. Bizzat videoları da vardır. Makinenin kurulumunu da dükkanda yaptık. Sevk irsaliyesi hazırlandı fakat ..... Bey imzalamadı. Makinenin kulaklarının dışa kaynatılmasıyla ilgili ..... Bey bizden revizyon talep etti. Biz de revizyon malzemelerinin imalatını yapıp Gaziosmanpaşada revizyon işlemlerini yaptık. Faturanın düzenlenmemesi revizyon işlemlerinin uzaması sebebiyle uzadı, Davalı tanığı ...... Beyanında; Ben makine otomasyonu yapmaktayım. Makine yapıldığı zaman şirket beni çağırıyor. Ben dışarıdan çalışıyordum. Davaya konu maske makinesini biliyorum. Bu maske makinesi üretildi. Otomasyonunu Caz Makinenin yerinde yaptım. Biz ..... şirketine makineyi teslim ettik. Teslimde bizzat ben bulundum. Makine nakliye firmasına ait bir kamyonla taşınarak kuruldu. Gaziosmanpaşada ...... Benzincisi olan yerde adresini tam hatırlamadığım bir yerdeki iş yerinde kurulumu yaptık. Teslim eden ben olmadığım için bir şey düzenlemedim. Ben sadece elektrik kontrollerini yaptım. Makinenin çalışma şekline ilişkin bir kaç revizyon istediler. Revizyon için tekrar gittim. ..... şirketinde ...... Bey ile muhatap oldum. Revizyon kısmına da ben gittim. Üretim konusunda çalıştığımız için ...... Bey tarafından sokağa çıkma izin belgesi verildi. O şekilde revizyon için teslimden sonra 2-3 defa gittim, Davalı tanığı ...... beyanında; Ben davalı şirkette çalışmıyorum. Ben tornacıyım. Makine imalat, montaj işiyle uğraşıyorum. Dava konusu maske makinesini biliyorum. Makinenin üretiminde bulundum. Makinenin üretimi tamamlandı. Kurulumunu da ben yaptım. Önce İkitellide yaptık ancak yetişmedi. Kalan yerini Gaziosmanpaşa'da makineyi alan firmaya ait dükkanda kurduk. Makineyi büyük tırla götürdük. Makineyi orada sahibi ...... Bey'e teslim ettik. Ben makinenin kurulumunu ve ayarlarını yaptım. Daha sonra bir kaç kez revizyon oldu. Yine revizyon için bir kaç kez gittim. ...... Bey'e teslim belgesi verilip verilmediğini bilmiyorum. Sokağa çıkma izin belgesini ..... Makine isimli bir firmadan, ....... Bey'den aldık şeklinde tanıklık etmişlerdir. Yemin ve tanık beyanları sonrasında davacı hakkında yalan yeminden dolayı suç duyurusunda bulunduğunu, farklı beyanda bulunulduğunu, sonucunun beklenilmesini talep etmiş mahkememizce davalı vekilinin bekletici mesele yapılması talebinin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nin 66.maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir.(Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219,223) Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağının olduğunu iddia eden taraf bunu usulü dairesinde ispat etmesi gerekir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu 6100 sayılı HMK.nin 187, 190 ve 200'üncü maddelerinde açıkça belirtilmiştir. HMK. 219. maddesine (HUMK. 326) göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, eş söyleyişle, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar HMK. 219. ve ardından gelen maddelerindeki konuya ilişkin genel düzenlemelere tabidir. İspatın konusu HMK.nin 187'nci maddede “İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir. Herkesçe bilinen vakıalarla, ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz.” şeklinde belirtilirken, ispat yükünün kimde olduğu ise HMK.nin 190'ncı maddesinde “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”düzenlemesi ortaya konmuştur. İİK''nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. Yapılan yargılama, toplanan ve sunulan deliller, icra dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13/07/2011 tarihli kararında “Hemen belirtmelidir ki, satılanın tesliminin “hukuki işlem” niteliğinde olup, buna ilişkin savunmanın hangi delillerle kanıtlanabileceğinin belirlenmesinde, hukuki işlemlerin varlığının kanıtlanmasına ilişkin genel usul hukuku kurallarının (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 288 ve devamındaki hükümler) göz önünde tutulması gerekir. Davalı taraf müvekkili şirketin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiştir. Taraflar arasındaki ticari faaliyet sorunsuz şekilde devam ederken davacı tarafça müvekkili şirket tarafından teslim edilmesine rağmen akabinde haksız ve hukuka aykırı olarak işbu dava ikame edilmiştir. Şeklinde savunmada bulunması üzerine ispat yükü eser sözleşmesi de olduğu dikkate alındığında sipariş üzer,ine üretilen ürünlerin teslim ediliği ya da teslime hazır halde bulunduğu hususları davalının üzeride olup davalı taraf buna ilişkin ispata yarar delil sunmamıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13/07/2011 tarihli kararında “Hemen belirtmelidir ki, satılanın tesliminin “hukuki işlem” niteliğinde olup, buna ilişkin savunmanın hangi delillerle kanıtlanabileceğinin belirlenmesinde, hukuki işlemlerin varlığının kanıtlanmasına ilişkin genel usul hukuku kurallarının (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 288 ve devamındaki hükümler) göz önünde tutulması gerekir.Bunun sonucu olarak ta; herhangi bir hukuki işlem gibi, teslim de anılan hükümdeki senetle (yazılı delille) ispat kuralı çerçevesinde, ilişkin bulunduğu malın miktar ve değerine göre belirlenmelidir. (Kuru Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 1990 5.basım,C:2,S:1534, S:1603, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06/11/2002 gün 2002/13-875 E., 2002/885 K. sayılı ilamı da bu yöndedir.) “Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili talebi ile yapılan icra takibine itirazın iptali talebinden ibarettir. Davacı yüklenici davalı ise iş sahibidir. davacı yüklenici vekili; müvekkili şirketin, davalı şirketle ticari ilişkisi olduğunu, bu çerçevede, davalı şirkete müvekkili tarafından mal/hizmet verildiğini, ancak bakiye borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için (….) Genel olarak eser sözleşmelerinde yüklenicinin sadece eseri meydana getirmesi, aslî edim borcunu yerine getirdiği anlamına gelmemektedir. Yüklenici, sözleşmeye uygun meydana getirdiği eseri teslim borcu altındadır. Yüklenici üstlendiği eseri meydana getirecek ve meydana getirdiği bu eseri, iş sahibine usul ve yasaya ve sözleşme hükümlerine uygun olarak teslim edecektir. Eseri teslim borcu yüklenicide olduğundan eserin teslim edildiğini kanıtlama borcu da yükleniciye düşmektedir. Bir başka deyişle yüklenici, eseri, iş sahibine sözleşmeye uygun teslim ettiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı yüklenici bedele hak kazanabilmesi için, eseri iş sahibine süresi içerisinde iş sahibinin iş yerinde teslim ettiğini kanıtlamakla yükümlüdür. Eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hakimiyetine geçirmesi olarak tanımlanmaktadır. Teslimi kanıtlama yükü davacı yüklenicide olmakla bu teslimin nasıl kanıtlaması gerektiği davanın çözüm noktasını oluşturmaktadır. Eserin teslim edilip edilmediğinin ispatında taraflar ispatın hangi delillerle yapılacağı hususunda sözleşmeye hüküm koyabilirler ve teslim konusunda bir delil sözleşmesi yapabilirler. Böyle bir delil sözleşmesi yoksa yüklenicinin meydana getirdiği eseri teslim ettiği vakıasını, teslim, hukuki işlem değil, hukuki fiil olduğundan kural olarak her tür kanıtla bu arada tanıkla dahi ispat edebilir. (YARGITAY 15. HUKUK DAİRESİ E. 2017/526 K. 2017/1199 T. 20.3.2017) Somut olay bakımından ; uyuşmazlık davaya konu makinanın davalı tarafça teslim edilip edilmediği ödenen bedellerden dolayı sorumlu olup olmadığı noktasında olup Mahkememizce keşif yapılması istenen işyerine bilirkişiler prof.dr. mesut gür ve mehmet emin kadıoğlu ile birlikte gidildi. 3 katlı işyerinde yapılan incelemede uyuşmazlık konusu maske üretim makinasının işyerinde olmadığı tespit edilmiştir. davacı ile davalı arasında bir sözleşme olmadığından bahse konu makinenin anlaşma bedelinin tespit edilemediği, davalı tarafından usd cinsinden fatura düzenlenmiş olması sebebiyle anlaşmanın da döviz cinsinden yapıldığı anlaşılmıştır. davacı tarafın defter kayıtlarında ve envanterinde maske makinesi olmadığı, davalı tarafından düzenlenen 01.03.2021 tarih ve ....... numaralı e-arşiv faturanın davacıya gönderildiği, davacı tarafından faturanın noter kanalıyla iade edildiği, bahse konu faturanın davacının BA formunda görülmediği anlaşılmıştır. Davalı tarafın dava dosyasına sunmuş olduğu sevk irsaliyesi incelendiğinde; sevk irsaliyesinin içeriği ile davalının kesmiş olduğu faturanın uyumlu olduğu ancak sevk irsaliyesinde teslim alan kısmında imza bulunmadığı bu sebeple teslimatın gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda ispat yükünün davalıda olduğu kanaatine varılmıştır. Davalının dinlenen tanıkları Gaziosmanpaşa adresinde teslime diliğini beyan etmişler ise de somut şekilde tutarlı beyanlarda bulunmadıkları gibi tanık beyanlarını aksine bilirkişi raporu ve ticaret sicil kayıtlarına göre davacı şirketin Gaziosmanpaşa'da yeri bulunmadığı gibi gaziosmapaşa da teslim edildiği iddia edilen adresin ve yerin kime ait olduğu açık olamaması nedeniyle davalı tanıklarının soyut beyanlarına itibar edilmemiştir. Bilirkişi raporunun sonuç kısmında davalının makineyi teslim etmediği kanaatine varılması durumunda ise davacının icra takip tarihi itibariyle talep edebileceği asıl alacak tutarı 22.075,00 USD ve 28.120,00 EURO olabileceği belirtilmiştir. Neticede tüm dosya kapsamı ile birlikte Davalı tarafından müvekkil davacı tarafa teslim edilmiş bir makine bulunmadığından davacının icra takibinde talep ettiği tutar yönünden davalının itirazının iptaline karar verilmesi yönünde kanaat oluşmuş olup 10.07.2024 tarihli mali bilirkişi ek raporunda; "takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağının 61,75 USD ve 47,61 EURO olduğu" belirtilmiştir. Davacı takip önce ihtarname ile davacıyı temerrüde düşürdüğünden takipte işlemiş faiz talep edebileceği anlaşılmıştır. Sonuç olarak anılan sebeplerle Davanın Kısmen Kabulü İle; Davalının Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 22.075,00 USD asıl alacak ve 61,75 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.136,75‬ USD ile 28.120,00 EURO asıl alacak ve 47,61 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.167,61‬ Euro alacak yönünden devamına, Hüküm altına alınan asıl alacağa takipteki taleple bağlı kalınarak (22.075,00 USD ve 28.120,00 Euro) takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a. maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ve EURO ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması suretiyle takibin devamına fazlaya ilişkin alacak taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; -Davalının Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğü ...... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE takibin 22.075,00 USD asıl alacak ve 61,75 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.136,75‬ USD ile 28.120,00 EURO asıl alacak ve 47,61 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.167,61‬ Euro alacak yönünden DEVAMINA, -Hüküm altına alınan asıl alacağa takipteki taleple bağlı kalınarak (22.075,00 USD ve 28.120,00 Euro) takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a. maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ve EURO ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, -Davacının fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebinin REDDİNE, -Hükmedilen alacaklara takip tarihindeki Euro ve USD kurları dikkate alınarak %20 oranında icra inkar tazminatına davalının mahkum edilmesine, hesaplanan 84.024,75 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 50.888,42-TL harçtan peşin alınan 10.648,39-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 40.240,03-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabulucuk ücretinin davanın kabul/ret oranı dikkate alınarak takdiren 1.316,32-TL'sinin davalıdan alınarak, kalan kısmın ise davacı üzerinde bırakılıp alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan 10.648,39-TL peşin harç ve 80,70-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 10.729,09-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan 1.981,90-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.976,38-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafça yapılan 10.200,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 28,41-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 115.744,44-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 2.080,70-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/10/2024 Başkan ..... ¸e-imza Üye..... ¸e-imza Üye ..... ¸e-imza Katip .... ¸e-imza