ictihat
8. Ceza Dairesi 2022/5393 E. , 2024/9882 K.
# 8. Ceza Dairesi 2022/5393 E. , 2024/9882 K.
8. Ceza Dairesi 2022/5393 E. , 2024/9882 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/987 Esas, 2021/1702 Karar
SUÇ : Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Bursa 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2020 tarihli ve 2017/482 Esas, 2020/63 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 213/1, 53/1, 58/6 maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.12.2021 tarihli ve 2020/987 Esas, 2021/1702 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile, duruşmasız yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın sarf etmiş olduğu sözlerin işlenemez suç kapsamında olduğuna, hukuka aykırı şekilde hakkında yakalama işlemi yapılmasına karşılık eylemin gerçekleştirdiği gözetilerek bu durumun sanık lehine takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 213. maddesi "1. Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır...2. Suçun silahla işlenmesi halinde, verilecek ceza, kullanılan silahın niteliğine göre yarı oranına kadar artırılabilir." şeklindedir. 5237 sayılı Kanun'un 213. maddesinde düzenlenen halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçunun mağduru, toplumu oluşturan herkestir. Maddedeki anlamıyla halk tabiri, belirli bir yerde veya çevrede yaşamayan belirsiz sayıdaki kişilerdir. Oluş, tüm dosya kapsamı ve şikayetçi beyanlarına göre somut olayda; otobüs içerisinde şikayetçilerle sanık arasında çıkan tartışma sırasında sanığın şikayetçilere yönelik "üzerimde bomba var, patlatayım mı?" şeklinde tehdit içerici sözler söylediği, otobüs durdurulduktan sonra ise şikayetçilerin üzerine yürüyerek, bıçakla şikayetçi ...'u kasten yaraladığı, diğer şikayetçi ...'ı kasten yaralamaya teşebbüs ettiği ve bu eylemlerinden dolayı ayrıca cezalandırıldığı ve kararların kesinleştiği belirlenmiştir. Bu itibarla; Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 03.05.2023 tarihli ve 2022/112 Esas, 2023/2756 Karar sayılı kararında izah edildiği üzere; belirli kişilere yönelik eylemi nedeniyle sanığa silahla tehdit suçundan ek savunma hakkı tanındıktan sonra, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a ve 43/2. maddeleri uyarınca mahkumiyeti yerine suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
3. Kabul ve uygulamaya göre de; atılı suçu silahla işlediği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 213/2. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.12.2021 tarihli ve 2020/987 Esas, 2021/1702 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, 5271 sayılı Kanun'un 307/son. maddesi gereğince kazanılmış hakkı saklı tutularak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bursa 12. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2024 tarihinde karar verildi.