ictihat
8. Ceza Dairesi 2022/4159 E. , 2024/9211 K.
# 8. Ceza Dairesi 2022/4159 E. , 2024/9211 K.
8. Ceza Dairesi 2022/4159 E. , 2024/9211 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/180 Esas, 2021/1291 Karar
SUÇ : Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A. Menderes Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2017 tarihli iddianamesiyle; sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 213 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçundan cezalandırılması ve hak yoksunluklarının uygulanması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Menderes 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2017 tarihli kararıyla; sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 213 üncü maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş; karar 16.06.2017 tarihinde kesinleşmiştir.
C. Sanığın denetim süresi içerisinde (14.04.2018 tarihinde) kasıtlı suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine dosya yeniden ele alınmış ve Menderes 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2019 tarihli kararıyla hükmün 1 yıl 8 ay hapis cezası olarak açıklanmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
D. Menderes 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2019 tarihli kararı sanık tarafından istinaf edilmiştir. Akabinde; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 31.05.2021 tarihli ve 2020/180 Esas, 2021/1291 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
E. Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; unsurları yönünden oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Dava konusu olay; sanığın, suç tarihinde saat 23:30 sıralarında*** isimli kahvehanenin önüne gelip alkollü vaziyette "ben canlı bombayım, erkek yok mu içinizde, hepinizi patlatırım, ona göre, önce Türkleri sonra dağdaki Kürtleri patlatacağım" şeklinde bağırarak atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. İlk derece mahkemesince; iddia, savunmalar, tanıklar S.A'nın ve H.Y'ın beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın eylemlerinin muhatap alınan kitlede hayat, sağlık ve vücut dokunulmazlığı yönünden korku ve endişe yarattığı nazara alındığında atılı suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun'un 213 üncü maddesinin birinci fıkrası "(1) Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" şeklindedir.
2. 5237 sayılı Kanun'un 213 üncü maddesinde düzenlenen suçta korunan hukuki yarar, halkın hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlığı ya da malvarlığının, dolayısıyla, bireylerin taşıdığı, ... esasına dayalı bir hukuk toplumunda yaşadıklarına dair duygudur. Bu suçun mağduru, toplumu oluşturan herkestir. Maddedeki anlamıyla "halk" terimi, belirli bir yerde veya çevrede yaşamayan belirsiz sayıdaki kişilerdir.
3. Bu açıklamalar ışığında somut olayda; suç tarihinde 100 promil alkollü olan sanığın durumu sebebiyle olay mahallinde bulunan insanlar tarafından ciddiye dahi alınmadığı, bu itibarla sanık hakkındaki ihbarın sanığın olay çıkarmasını engelleme amacıyla yapıldığı ve sanığın halk arasında korku ve panik yaratma kastıyla hareket ettiğine dair savunmalarının aksine delil bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla; sanığın, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince unsurları yönünden oluşmayan suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırıdır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 31.05.2021 tarihli ve 2020/180 Esas, 2021/1291 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Menderes 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2024 tarihinde karar verildi.