Sosyal Medya ve İnternet Yoluyla Hakaret Suçunda Tipiklik, İspat Zorlukları ve Yargıtay İçtihatları
Kişilere Karşı SuçlarYazar: EmsalDava Editör Ekibi

Sosyal Medya ve İnternet Yoluyla Hakaret Suçunda Tipiklik, İspat Zorlukları ve Yargıtay İçtihatları

İnternet üzerinden gerçekleştirilen hakaret eylemleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi kapsamında cezai müeyyideye tabidir. Sosyal medya mecralarında işlenen bu suçlarda, failin tespiti için gerekli olan IP verilerinin yurt dışı merkezli sağlayıcılardan temin edilememesi, soruşturma aşamasında "etkin araştırma" yükümlülüğünü ve açık kaynak araştırmalarının önemini ön plana çıkarmaktadır.

Sosyal medya platformları ve internet mecraları üzerinden gerçekleştirilen hakaret eylemleri, Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 125 uyarınca "Şerefe Karşı Suçlar" başlığı altında cezalandırılmaktadır. Bu suçun internet yoluyla işlenmesi, suçun "sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle" işlenmesini düzenleyen TCK m. 125/2 kapsamında değerlendirilir ve kural olarak huzurda işlenen hakaret suçuyla aynı ceza alt ve üst sınırlarına tabidir. Ancak internetin doğası gereği, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülme ihtimali, suçun alenen işlenmesi niteliğini (m. 125/4) beraberinde getirerek cezada artırım sebebini oluşturmaktadır.

Sosyal Medya Üzerinden Hakaret Suçunda Tipiklik ve Maddi Unsurlar

Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi ya da sövmek suretiyle saldırıda bulunulması gerekir. İnternet yoluyla hakarette suçun maddi unsuru, mağduru hedef alan ve üçüncü kişilerin erişimine açık olan dijital içeriklerdir. Yargıtay içtihatlarında, kullanılan ifadelerin "hakaret" boyutuna varıp varmadığı, her somut olayın özelliklerine, tarafların sosyal konumuna ve ifadelerin bağlamına göre titizlikle incelenmektedir.

Dijital delil tespiti ve dosya hazırlama sürecini simgeleyen profesyonel masaüstü görünümü.

Somut Fiil veya Olgu İsnadı ile Sövme Ayrımı

TCK m. 125 kapsamında hakaret suçu iki farklı seçimlik hareketle işlenebilir. Birincisi, mağdurun onur ve şerefini zedeleyecek somut bir olayın isnat edilmesidir (Örn: "A şahsı rüşvet aldı"). İkincisi ise, herhangi bir somut vakıa isnat etmeksizin doğrudan sövme yoluyla saygınlığa saldırılmasıdır (Örn: Hayvani sıfatlar veya küfür içerikli sözler). Sosyal medya paylaşımlarında genellikle bu iki türün iç içe geçtiği görülmektedir.

İfadenin Onur ve Saygınlığı Rencide Edici Niteliği

Yargıtay 4. Ceza Dairesi’ne göre, bir hareketin tahkir edici olup olmadığı zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Her türlü ağır eleştiri veya nezaket dışı söz hakaret suçunu oluşturmaz. İfadenin açıkça mağduru küçük düşürmeye yönelik bir kast içermesi şarttır. Örneğin, "Geri zekalı", "Yavşak", "Kafir" gibi ifadelerin hakaret niteliği taşıdığı yönünde kararlar mevcutken; "Yalaka" gibi ifadelerin bazı durumlarda ağır eleştiri sınırında kalabileceği tartışılmaktadır.

"Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır."

Kaynak: Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Esas No: 2022/7808 - Karar No: 2022/14437

Belgeyi Gör: 4. Ceza Dairesi 2022/7808 E. , 2022/14437 K.

Sosyal Medyada Hakaretin Aleniyet Unsuru ve Cezanın Artırımı

TCK m. 125/4 uyarınca, hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır. İnternet ve sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar, kural olarak aleniyet unsurunu taşır; zira paylaşılan içeriğin belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılanma ihtimali mevcuttur.

Sosyal medya etkileşimlerini ve dijital mecraları simgeleyen teknik hukuk görseli.

Aleniyetin Gerçekleşme Şartları

Aleniyet için mutlaka çok sayıda kişinin içeriği görmüş olması gerekmez; içeriğin "görülebilme imkanının" bulunması yeterlidir. Facebook, Instagram veya Twitter gibi platformlarda herkese açık profillerden yapılan paylaşımlar doğrudan aleni kabul edilir. Ancak "DM" (Direct Message) veya kapalı gruplar üzerinden yapılan hakaretlerde aleniyet unsuru oluşmayabilir. Bu durumda suçun basit hali ya da iletişimin gizliliğini ihlal gibi diğer suç tipleri gündeme gelebilir.

Aleniyetin İspatı ve Yargıtay Yaklaşımı

Yargıtay, olay yerinde başkalarının bulunmasının aleniyet için yeterli olmadığını, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi tarafından algılanabilme olasılığının bulunması gerektiğini vurgulamaktadır. Sosyal medya platformları doğası gereği bu imkanı sunduğu için, genellikle aleniyet artırımı uygulanmaktadır. Ancak bazı durumlarda, yerel mahkemelerin "sosyal medyada işlendiği anlaşıldığından" şeklindeki genel geçer gerekçelerini yetersiz bulup, aleniyetin somut olarak nasıl gerçekleştiğinin tartışılmasını istemektedir.

"5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılayabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında..."

Kaynak: Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Esas No: 2023/4647 - Karar No: 2023/19809

Belgeyi Gör: 4. Ceza Dairesi 2023/4647 E. , 2023/19809 K.

Soruşturma Aşamasında IP Adresi ve Failin Tespiti Sorunu

Bilişim yoluyla işlenen hakaret suçlarında karşılaşılan en büyük engel, failin gerçek kimliğinin tespitidir. Çoğu sosyal medya devi (Meta, Twitter, Google) ABD merkezli olup, "ifade özgürlüğü" kapsamındaki suçlarda (terör, çocuk istismarı ve intihar hariç) Türkiye Cumhuriyeti adli makamlarıyla IP adresi paylaşımı yapmamaktadır.

Siber suçlar soruşturmasında veri takibi ve dijital delil araştırmasını temsil eden görsel.

ABD Adli Makamlarının İstinabe Taleplerine Yaklaşımı

Cumhuriyet savcılıkları tarafından gönderilen adli yardımlaşma talepleri (istinabe), ABD makamları tarafından genellikle "hakaret suçunun kendi yasalarında suç teşkil etmemesi veya tazminat konusu olması" gerekçesiyle reddedilmektedir. Bu durum, failin sadece IP adresi üzerinden bulunmasını imkansız hale getirmektedir.

IP Tespiti Yapılamayan Dosyalarda "Etkin Soruşturma" İlkesi

Yargıtay, IP adresi tespit edilemediği gerekçesiyle doğrudan "Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar" (KYOK) verilmesini hukuka aykırı bulmaktadır. Savcılığın; şüphelinin profil bilgilerini, paylaştığı fotoğrafları, bağlantılı olduğu diğer hesapları ve açık kaynaklardaki dijital ayak izlerini (OSINT) araştırması gerekmektedir. Eğer profilde failin kimliğini işaret eden bilgiler (okul, iş yeri, aile üyeleri vb.) varsa, kolluk marifetiyle bu veriler üzerinden teşhis yapılmalıdır.

İşlem Adımı Uygulama Esasları Hukuki Dayanak
Açık Kaynak Araştırması Profildeki fotoğraflar, takipçiler ve biyografi verileri incelenmelidir. CMK m. 160
İstinabe Talebi ABD merkezli şirketlere IP tespiti için yazı yazılması (Genelde reddedilir). Uluslararası Adli Yardımlaşma
Şüpheli Teşhisi Dijital veriler ile MERNİS/Pol-Net kayıtlarının karşılaştırılması. PVSK Ek m. 7
Daimi Arama Kararı Fail tespit edilemezse dosya zamanaşımına kadar açık tutulmalıdır. CMK m. 172

Şikayet Süresi ve Hak Düşürücü Sürelerin Hesaplanması

Hakaret suçu, TCK m. 131/1 uyarınca kural olarak şikayete bağlı bir suçtur (kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hariç). Bu kapsamda, mağdurun fiili ve faili öğrenmesinden itibaren 6 aylık hak düşürücü süre içinde şikayette bulunması zorunludur.

Fiilin ve Failin Öğrenilme Tarihi

Sosyal medyada hakaret içeren bir içerik yıllar önce paylaşılmış olabilir. Ancak 6 aylık süre, paylaşım tarihinden değil, mağdurun bu paylaşımı "öğrendiği" tarihten başlar. Mağdurun içeriği tesadüfen görmesi veya bir başkasının haber vermesi öğrenme anıdır. Yargıtay, şikayet dilekçesinde belirtilen öğrenme tarihinin aksine bir delil (örneğin daha önce bu içeriğe verilmiş bir yanıt) yoksa, beyan edilen tarihi esas almaktadır.

Kamu Görevlisine Karşı Görevinden Dolayı Hakaret İstisnası

Eğer hakaret, bir kamu görevlisine (hakim, savcı, polis, öğretmen vb.) yürüttüğü görev nedeniyle yapılmışsa, suçun soruşturulması şikayete bağlı değildir (TCK m. 125/3-a). Bu durumda 6 aylık süre uygulanmaz; 8 yıllık dava zamanaşımı süresi içinde her zaman soruşturma açılabilir. Ancak hakaretin görevle ilgisi yoksa, suç yine şikayete tabi basit hakaret olarak değerlendirilir.

"Şüpheli tarafından sosyal medya paylaşımının 22/03/2020 tarihinde yapıldığı, müşteki vekilinin anılan paylaşımın 04/11/2020 tarihinde öğrenildiğini şikayet dilekçesinde beyan ettiği... hakaret eylemine ilişkin paylaşımın 04/11/2020 tarihinden önce öğrenildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşılmakla, şikayetin süresinde yapıldığı gözetilmelidir."

Kaynak: Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Esas No: 2022/7760 - Karar No: 2022/14017

Belgeyi Gör: 4. Ceza Dairesi 2022/7760 E. , 2022/14017 K.

İddianamenin İadesi ve Savcılığın Soruşturma Eksiklikleri

Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 174 uyarınca, suçun sübutuna etki edecek mutlak bir delil toplanmadan düzenlenen iddianameler mahkeme tarafından iade edilebilir. Sosyal medya hakaret dosyalarında sıklıkla karşılaşılan iade gerekçesi, şüphelinin ifadesinin alınmamış olmasıdır.

Şüpheli İfadesi Alınmadan Dava Açılabilir mi?

Yargıtay’ın güncel kararları, failin yurt dışında olması veya tüm araştırmalara rağmen bulunamaması durumunda, savcılığın yakalama kararı çıkartıp "makul bir süre" bekledikten sonra iddianame düzenleyebileceği yönündedir. Şüphelinin ifadesinin alınamaması, tek başına iddianamenin iadesi sebebi sayılamaz. Özellikle failin kimliği dijital yollarla kesinleşmişse (örn: onaylı hesaplar), savunma kovuşturma aşamasında da alınabilir.

"Lekelenmeme Hakkı" ve Yeterli Şüphe İlişkisi

Savcılık makamı, sadece müştekinin sunduğu ekran görüntüsüyle yetinmemeli, hesabın gerçekten şüpheliye ait olup olmadığını teyit etmelidir. Profilin sahte (fake) olma ihtimali, lekelenmeme hakkı kapsamında titizlikle değerlendirilmelidir. Yargıtay, "Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü" tarafından hazırlanan açık kaynak araştırma raporlarının dosya için elzem olduğunu vurgulamaktadır.

"Cumhuriyet savcısının soruşturma dosyası içerisinde şüpheli ifadesinin temini için gerekli araştırma ve soruşturma faaliyetlerine başvurmasına rağmen şüpheli ifadesinin temin edilemediği, Sulh Ceza Hakimliğinden bu konuda yakalama kararı aldığı ve bu kararın infazının da makul bir süre beklendiği buna rağmen şüphelinin yakalanamadığından dolayı ifadesinin alınamadığı anlaşıldığından iddianamenin iadesi kararı Kanun’a aykırıdır."

Kaynak: Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Esas No: 2024/2878 - Karar No: 2024/5281

Belgeyi Gör: 4. Ceza Dairesi 2024/2878 E. , 2024/5281 K.

Mağdurun Belirlenmesi ve Matufiyet Unsuru

TCK m. 126 uyarınca, hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş olsa bile, ifadenin niteliğinden ve mağdurun şahsına yönelik olduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, suç oluşmuş sayılır. Bu durum uygulamada "matufiyet" (yönelik olma) olarak adlandırılır.

İsim Belirtilmeden Yapılan Hakaretler

Sosyal medyada bir kullanıcının fotoğrafının altına yapılan yorumlar, isim zikredilmese dahi o kişiye matuf sayılır. Keza, bir tweet zincirinde (thread) hedef alınan kişi belliyse, "isim yazmadım" savunması hukuki geçerlilik taşımaz. Ancak bir gruba, topluluğa veya belirsiz bir kitleye yönelik genel ifadeler hakaret suçunu oluşturmayabilir.

Hakaretin Üstü Kapalı Geçiştirilmesi

Eğer kullanılan dil kinayeli (ironi) veya üstü kapalıysa, yargı makamları "ortalama bir okuyucunun bu ifadeden kimin kastedildiğini anlayıp anlayamayacağını" kriter olarak belirler. Hakaretin doğrudan değil, dolaylı yoldan (örn: lakap takma, sembol kullanma) yapılması, faili sorumluluktan kurtarmaz.

İfade Özgürlüğü ve Eleştiri Sınırı Olarak Hakaret

Demokratik toplumlarda ifade özgürlüğü; sadece kabul gören değil, rahatsız edici, sarsıcı ve aykırı düşünceleri de kapsar. Bu noktada "hakaret" ile "sert eleştiri" arasındaki çizgi, yargı pratiğinde en çok ihtilaf yaşanan alandır.

Değer Yargısı ve Olgu İsnadı Arasındaki Fark

Yargıtay ve AİHM içtihatlarına göre, "olgu isnadı" ispatlanabilir bir gerçektir; "değer yargısı" ise kişisel yorumdur. Bir kamu görevlisine yönelik "yalakasın" denilmesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından (bazı durumlarda) onur ve saygınlığı zedelemeyen kaba bir eleştiri olarak kabul edilmiştir. Ancak bu ifadenin kullanıldığı bağlam, kişinin görevine etkisi ve kullanılan diğer sözcüklerle birlikte değerlendirilmelidir.

Kamu Görevlileri ve Siyasilerin Katlanma Yükümlülüğü

Kamu görevini üstlenen kişiler, sıradan vatandaşlara göre eleştiriye daha açık olmalı ve daha yüksek bir hoşgörü göstermelidir. Görevleri nedeniyle aldıkları kararların veya yaptıkları açıklamaların sertçe eleştirilmesi, doğrudan hakaret olarak yorumlanmamalıdır. Ancak eleştirinin "kişilik haklarına saldırı" boyutuna ulaştığı noktada ceza hukuku devreye girer.

"Sanığın katılana hakaret etme kastının olmadığına dair savunması ile suça konu ifadelere; katılanın, yerine getirdiği hâkimlik mesleğinin değerlerine uygun olmayan şekilde yapmış olduğu bir paylaşıma yorum amacıyla yer verilmesi gözetildiğinde kullanılan ifadeler nezaket dışı, kaba, rahatsız edici ve ağır eleştiri niteliğinde ise de bu ifadelerin... hakaret suçunun kanuni unsurlarını gerçekleştirmediği kabul edilmelidir."

Kaynak: Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2020/428 - Karar No: 2022/199

Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2020/428 E. , 2022/199 K.

Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu (TCK 299) ve Sosyal Medya

Sosyal medya üzerinden Cumhurbaşkanı’na yönelik yapılan paylaşımlar, TCK m. 125 yerine özel bir düzenleme olan TCK m. 299 kapsamında soruşturulur. Bu suçun takibi Adalet Bakanlığı’nın iznine bağlıdır ve cezası 1 yıldan 4 yıla kadar hapistir.

TCK 299’da İspat ve Yurt Dışı Şüpheliler

Cumhurbaşkanına hakaret dosyalarında da IP tespiti sorunları yaşanmaktadır. Ancak bu suçun "devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar" altında yer alması nedeniyle, savcılıklar daha geniş kapsamlı açık kaynak araştırmaları yürütmektedir. Failin yurt dışında olması durumunda yakalama kararı çıkarılmakta ve Türkiye’ye giriş yapması beklenmektedir.

Eleştiri ve Tahkir Ayrımı

Yargıtay, Cumhurbaşkanı'na yönelik ifadelerin; "tahkir edici" mi yoksa "eleştiri" mi olduğu hususunda Anayasa Mahkemesi ve AİHM standartlarını uygulamaya çalışmaktadır. Örneğin, "Atatürk’e küfredenlere dikkatli bakarsanız... itaatkar köpekler olduklarını görürsünüz" şeklindeki bir ifadenin Cumhurbaşkanı’nın fotoğrafı üzerine yazılması, bazı yargı üyelerince hakaret sayılırken, bazılarınca beraatle sonuçlandırılmaktadır (bkz. Yargıtay 4. CD 2022/12496 E.).

Karşılıklı Hakaret ve Haksız Fiil Nedeniyle Hakaret (TCK 129)

İnternet ortamındaki tartışmalarda tarafların birbirine karşılıklı hakaret etmesi (re-tweet veya yorum kavgaları) durumunda TCK m. 129/3 uyarınca cezada indirim yapılabileceği gibi ceza verilmesine yer olmadığına da karar verilebilir.

Haksız Tahrik ve Tepki Hakareti

Eğer kişi, kendisine yapılan haksız bir fiile (örn: kendisine hakaret edilmesine veya iftira atılmasına) tepki olarak sosyal medya üzerinden hakaret etmişse, mahkeme bu durumu m. 129 kapsamında değerlendirir. Tepkinin orantılı olması ve haksız fiilin hemen ardından gerçekleşmesi önem arz eder.

Uygulama Notu: Delil Tespiti ve Ekran Görüntüsü Geçerliliği

Sosyal medyadaki içerikler hızla silinebilir veya hesaplar kapatılabilir. Bu nedenle: 1. URL bağlantısı (link) mutlaka kopyalanmalıdır. 2. Sayfadaki paylaşım tarihi, saati, beğeni ve yorum sayısı görünecek şekilde "Tam Ekran" görüntüsü alınmalıdır. 3. Profilin ID numarası (unique identifier) tespit edilmelidir; zira kullanıcı adı (handle) her an değiştirilebilir. 4. Mümkünse "e-tespit" veya noter aracılığıyla içerik kayıt altına alınmalıdır.

Adliye Pratiğinde Soruşturmanın Genişletilmesi Talepleri

Müdafi veya vekil olarak takip edilen dosyalarda, savcılığın KYOK kararına karşı yapılacak itirazlarda "eksik soruşturma" noktaları belirtilmelidir. Sadece "karar hukuka aykırıdır" demek yerine; "şüphelinin profilindeki şu fotoğraf üzerinden yüz tanıma yapılması", "takipçi listesindeki şu kişiyle olan bağı", "şüphelinin diğer platformlardaki benzer kullanıcı adları" gibi somut araştırma kalemleri önerilmelidir.

Bilirkişi İncelemesi ve Teknik Takip

Şüphelinin telefonuna veya bilgisayarına el konulması (CMK m. 134) durumunda, silinen içeriklerin geri getirilmesi veya hesabın bu cihazdan açılıp açılmadığının tespiti mümkündür. Yargıtay, teknik inceleme yapılmadan verilen beraat veya KYOK kararlarını "eksik inceleme" gerekçesiyle bozmaktadır.

Uzlaşma Süreci

Hakaret suçu, kural olarak uzlaşmaya tabidir. Soruşturma aşamasında dosya Uzlaştırma Bürosuna gönderilir. Taraflar edimli (bağış, özür vb.) veya edimsiz olarak uzlaşabilirler. Uzlaşma gerçekleşirse kamu davası açılmaz, açılmışsa düşer.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Sosyal medyada bir gönderiyi beğenmek (like) hakaret suçunu oluşturur mu?
Yalnızca "beğeni" butona basmak, içeriği kendi iradesiyle yayma veya içeriğe yeni bir unsur ekleme niteliği taşımaz. Yargıtay uygulamalarında, hakaret içerikli bir gönderiyi sadece beğenmenin suçun maddi unsurunu oluşturmadığı eğilimi hakimdir; ancak "paylaşma" (retweet/share) durumu, içeriği kendi takipçilerine de ulaştırdığı için hakaretin yayılması (aleniyet) kapsamında cezai sorumluluk doğurabilir.

2. Instagram veya Twitter üzerinden "X" şahsına DM üzerinden küfrettim, ceza alır mıyım?
İki kişi arasında geçen ve başkalarının erişemediği doğrudan mesajlar (DM), "aleniyet" unsuru taşımadığı için TCK m. 125/4 uygulanmaz. Ancak bu mesajlar, mağdurun onur ve saygınlığını rencide ediyorsa hakaret suçunun basit halini (m. 125/2) oluşturur. Şikayet halinde 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası riski mevcuttur.

3. Sahte bir hesap (fake account) üzerinden hakaret edildiğinde fail nasıl bulunur?
IP adresi tespiti ABD merkezli şirketlerce reddedildiği için, teknik takibin yanı sıra "sosyal takip" yöntemleri kullanılır. Failin profilde paylaştığı kişisel detaylar, check-in bilgileri, arkadaş listesindeki tutarlılıklar ve açık kaynak araştırmaları (OSINT) üzerinden kimlik netleştirilmeye çalışılır. Kesin delil elde edilemezse "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereği ceza verilmez.

4. Hakaret içeren bir yorumu aylar sonra sildim, yine de dava açılabilir mi?
İçeriğin silinmiş olması, suçun işlendiği gerçeğini ortadan kaldırmaz. Eğer mağdur silinmeden önce ekran görüntüsü almış veya noter tespiti yaptırmışsa, şikayet hakkını kullanabilir. Ancak içeriği silmek, yargılama aşamasında "pişmanlık" göstergesi olarak değerlendirilerek cezada indirim sebebi olabilir.

Kaynakça

  • 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 125, 126, 129, 131.
  • 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 160, 170, 174.
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Esas No: 2021/34941, Karar No: 2024/9581.
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Esas No: 2022/7808, Karar No: 2022/14437.
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Esas No: 2022/7764, Karar No: 2022/14433.
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Esas No: 2022/7278, Karar No: 2022/12834.
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas No: 2022/2527, Karar No: 2022/9314.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas No: 2020/428, Karar No: 2022/199.

Yasal Uyarı: Bu makale, internet ve sosyal medya yoluyla hakaret suçuna ilişkin genel hukuki bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Her somut olay, kendi özel şartları, tarafların sıfatı ve kullanılan ifadelerin bağlamı çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bu metin, profesyonel bir hukuki mütalaa veya avukatlık hizmeti niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak adına süreçlerin bir hukuk profesyoneli eşliğinde takip edilmesi tavsiye edilir.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş: