ictihat
Aydın 1. İdare Mahkemesi , Esas No: 2013/941 , Karar No: 2014/690 , Karar Tarihi: 01.07.2014 , İdari Yargı İlk Derece Mahkemeleri Kararı
# Aydın 1. İdare Mahkemesi, Esas No: 2013/941, Karar No: 2014/690, Karar Tarihi: **01.07.2014**, İdari Yargı İlk Derece Mahkemeleri Kararı
T.C. A
YDIN KARAR NO: 2014/690
DAVACI: K1
VEKİLLERİ: AV. K2, AV. K3
DAVALI:
ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ VEKİLİ: AV. K4
DAVANIN ÖZETİ: Adnan Menderes Üniversitesi Aydın Meslek Yüksekokulunda öğretim görevlisi olarak görev yapan davacının, kendisine Yüksekokul müdürü, müdür yardımcısı ve bölüm başkanı tarafından mobbing uygulandığından bahisle 20.000,00 ¨ manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacının kendisi hakkında yapılan görevlendirme işlemleri nedeniyle manevi zarara uğradığını ileri sürdüğü, söz konusu işlemlerden dolayı doğrudan dava açtığı, işlemden kaynaklı zararın tazminine yönelik bu davanın süresinde açılmadığı, davacının iddialarına yönelik başlatılan inceleme kapsamında tüm akademik ve idari personelle görüşülerek mobbing iddialarına yönelik beyanlarının alındığı, yapılan inceleme sonucu soruşturma açılmasına gerek görülmediği, davacının mesai arkadaşları ile sorunlar yaşadığı, izin konusunda okul yönetimi ile herhangi bir sorun yaşamadığı, ders verilmediği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, kendisinin izin almadan okulu terk etmesine ve görevlendirildiği toplantıya katılmamasına rağmen hakkında herhangi bir işlem yapılmadığı, davacının iddiaları gerçeği yansıtmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Aydın 1. İdare Mahkemesi Hakimliği'nce duruşma yapılmasına gerek görülmeyip dava dosyası incelenmek suretiyle
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava;
Adnan Menderes Üniversitesi Aydın Meslek Yüksekokulunda öğretim görevlisi olarak görev yapan davacının, kendisine Yüksekokul müdürü, müdür yardımcısı ve bölüm başkanı tarafından mobbing uygulandığından bahisle 20.000,00 ¨ manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle istemiyle açılmıştır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayımanan "İşyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Bilgilendirme Rehberi" adlı kitapçığında; "mobbing, işyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere yönelik gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünüdür." şeklinde tanımlanmıştır. Anayasanın 125.maddesininson fıkrasında;
İdareninkendieylem ve işlemlerinden doğanzararıödemekleyükümlüolduğu, ifade edilmiştir. Bu kural uyarınca, idarenin idari işlem ve eylemlerden dolayı tazminle sorumlu tutulabilmesi için, idari işlem ve eylemin hukuka aykırı olması, başka bir deyişle idari işlem ve eylemden kaynaklanan bir hizmet kusurunun bulunması gerekmekte olup, bir idari eylem ve işlemin mevzuata ve hukuka aykırılığı kural olarak hizmet kusuru sayılmakta ise de, her türlü hukuka aykırılığın da tazminat sorumluluğuna yol açmayacağı idare hukuku ilkelerindendir. Bu bağlamda her hukuki yanlışlığı ve aykırılığı, kendiliğinden hizmet kusuru olarak niteleme olanağı yoktur. İdare işleminin ve eyleminin yapılması ve uygulanmasında hizmet kusuru işlenmiştir, diyebilmek için saptanan hukuki sakatlığın bir dereceye kadar ağır ve önemli olması gerekmektedir. Ayrıca idari eylem ve işlemden dolayı manevi tazminata hükmedilebilmesi için, eylem ve işlemde ağır hizmet kusurunun varlığı gereklidir. Dava dosyasının incelenmesinden; davacının Adnan Menderes Üniversitesi Aydın Meslek Yüksekokulunda öğretim görevlisi olarak görev yaptığı, okul yönetimince istediği dersler bir başka öğretim görevlisine verilerek ders yükünün azaltıldığı, izin kullanımı konusunda zorluklar çıkarıldığı, diğer öğretim görevlilerinin sözleşmelerinin iki yıl uzatılmasına karşı görev süresinin bir yıl uzatıldığı, okulda konuşulmayacaklar listesi hazırlanarak idari personele verildiği, bu listede kendi adınında bulunduğu, bu uygulamalar nedeniyle görev yerini değiştirmek zorunda bırakıldığı, gündelik yaşantısını ve iş hayatını olumsuz etkilediği, psikolojik olarak sıkıntıya düştüğü, kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddialarıyla 20.000,00 ¨ manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu olayda, davacının tazminat istemine konu iddialara ilişkin şikayeti üzerine yapılan inceleme neticesinde tanzim edilen **23.07.2013** günlü raporda; "ilgililer ve birkaç öğretim görevlisi ve idari personel dışında tüm öğretim görevlisi ve idari personelin böyle bir probleme maruz kalmadıklarını, şikayetçilerin de maruz kaldığına şahit olmadıklarını beyan ettikleri belirtilip, okulla ilişkili olan kurum öğretim üye ve elamanları ile idari personeli ile bire bir görüşmeler yapılarak sözlü ve yazılı olarak alınan ifadeler değerlendirilerek" soruşturma açılmasına gerek olmadığına karar verilmiş ise de; inceleme kapsamında ifadesine başvurulan bazı öğretim görevlisi ve idari personelin "bazı hocaların (öğretim görevlisi) yıllık izin dilekçeleri getirdiğinde müdür yardımcıları görmeden alınmaması yönünde Yüksekokul Sekreteri tarafından talimat verildiği" yönünde, yine bazı öğretim görevlisi ve idari personelin "Yüksekokul Sekreterince Okul Müdürünün talimatı ile idari personele sekiz kişilik isim listesi verilerek listede ismi geçen kişilerin işlerini görmeleri, bunun dışında muhatap olmamaları yönünde talimat verildiğini" beyan ettikleri, bunun yanında son iki yılda idari personel ve akademik personel arasında sıkıntılar olduğu yönünde beyanların bulunduğu görülmekte olup, bu beyanlar davacının kendisine izin konusunda ve davranış konusunda ayrımcılık yapıldığı iddiasını teyit eder niteliktedir.
Yukarıda alıntısına yer verilen ifade kesitlerinden de anlaşılacağı üzere idari personele, davacının da arasında bulunduğu bir kısım öğretim görevlisi ile konuşulmaması, onlarla muhatap olunmaması yönünde talimat verilerek, yine izin konusunda farklı uygulamaya tabi tutularak listede adı geçenlerin çalışma ortamından dışlandığı ve bu bağlamda davacının, belirtilen hususları gerekçe göstererek görev yerini değiştirdiği dikkate alındığında, mobbing olarak değerlendirilebilecek haksız eylem ve işlemlere maruz kaldığı, kişilik haklarının saldırıya uğradığı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, davalı idarenin, davacının kişilik haklarını ve manevi bütünlüğünü zarara uğrattığı sonucuna varıldığından davalı idare tarafından davacıya takdiren 5.000,00 ¨ manevi tazminat ödenmesi, fazlaya ilişkin talebin ise reddi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davanın kısmen kabulüne, 5.000,00 ¨ manevi tazminatın dava açma tarihinden itibaren (**27.02.2014**) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat talebinin ise reddine,
2. Hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan 341,55 ¨ nisbi harcın ve A.A.Ü.T uyarınca 750,00 ¨ vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 750,00 ¨ vekalet ücretinin de davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
3. Aşağıda dökümü yapılan 117,80 ¨ yargılama giderinden 4'te 1'i 29,45 ¨'sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Artan posta avansının hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Aydın Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz yolu açık olmak üzere, **01/07/2014** tarihindekarar verildi.
YARGILAMA GİDERLERİ:: f.b-04/07