ictihat

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

# T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/214 Esas - 2023/468 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/214 Esas KARAR NO : 2023/468 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R DAVA : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/03/2023 KARAR TARİHİ : 06/09/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/09/2023 Mahkememizde açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı tarafça davacı aleyhine ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığı, taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğunu, davalının edimlerini yerine getirmediğini, bu nedenle davacının davalıya borcu olmadığını belirterek borçlu olmadığının tespitine ihtiyati tedbir yoluyla hacizlerin kaldırılmasını, icra takibinin durdurulmasını ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğunu, davalının davacıdan bakiye 13.567,08 EURO alacağı bulunduğunu, yapılan icra takibine itiraz edildiğini, itiraz üzerine ... Esas Sayılı dosyası ile 08/02/2023 tarihinde itirazın iptali davası açtıklarını davacının dava dilekçesinde kasten bu davadan bahsetmediğini, harcın eksik yatırıldığını, eksik harcın tamamlanmasını ve açılan davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesini istemiştir. H U K U K İ N İ T E L E N D İ R M E - G E R E K Ç E : Dava, İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Taraflar arasında eser sözleşmesi bulunmaktadır. Davacı, davalı tarafından ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Menfi tespit davası, 2004 Sayılı İcra İflas Kanunun 72 nci maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. İcra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür. Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Menfi tespit davasında hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dava şartları bakımından yapılan ön inceleme: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-h maddesi gereği davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması, dava şartıdır. Dava açmakta hukuki yarar için; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmalıdır. "İ.İ.K.nun 72 nci maddesi uyarınca borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığının ispat için menfi tespit davası açılabilir".Uygulamada bunun ilk şartı olarak ödeme emrine itiraz edilmemesi suretiyle takibin kesinleşmiş olması aranmaktadır. Şu var ki, bu kuralın istisnası olarak bilimsel öğretiye göre, alacaklının eline İ.İ.K.nun 68'de yazılı itirazın kesin kaldırılmasını sağlayacak nitelikte bir belge yoksa, borçlunun menfi tespit davası açmakta korunmaya değer ve güncel bir hukuksal yararı yoktur. Çünkü borçlu, alacaklının kendisine karşı yapacağı ilamsız takipte ödeme emrine itiraz etmek suretiyle takibi durdurabilir. ( İ.İ.K.mad.68): Bunun üzerine elinde İ.İ.K.nun 68'de yazılı belge bulunmayan alacaklı itirazın iptali davası açabilir ve borçluda bu davaya karşı vereceği cevap lahiyasında borçlu olmadığı savunmasını ileri sürebilir. ( Bkz. Sıtkı Akyazan, İcra ve İflas Kanunundaki Yeni ve Değişik Hükümleri Üzerinde İnceleme ve Açıklamalar,Ank.1965, sh.61 Postacıoğlu, İlhan:İcra Hukuku Esasları; 4.baskı, İst.1982.sh.257, dipont:23; Uyar Talih:İcra Hukukunda Olumsuz Tespit ve Geri Alma Davaları, 2.baskı,sn.6; Kuru, Baki Menfi Tespit ve İstirdat Davası, Ank, 2003, sh.26,27). Menfi tespit davasının itirazın iptâli davasından sonra açılması halinde, itirazın iptâli davasında borçlunun borçlu bulunup bulunmadığı zorunlu olarak inceleneceğinden bu halde borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı kabul edilmektedir. Bu konu ile alakalı emsal Yargıtay Kararları : “Yüklenici/alacaklı şirket, borçlu/iş sahibi hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün 2012/… Esas sayılı icra dosyasıyla giriştiği icra takibinde 2.300,00 TL asıl alacağın tahsilini istemiş, takip borçlusu tarafından icra dosyasına sunulan 30.01.2012 tarihli dilekçeyle borcun tamamına itiraz edilmiş, takip durmuştur. Davacı yüklenici tarafından davalı borçlu iş sahibi aleyhine 29.08.2012 tarihinde itirazın iptali davası açılmıştır. Takip nedeniyle davalının davacıya borçlu olup olmadığı bu davada belirlenecek ve sonucuna göre takibin akıbetiyle ilgili karar verilecektir. İtirazın iptali davası devam ederken takip borçlusunun karşı dava açarak menfi tespit talebinde bulunmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h maddesi uyarınca hukuki yarar dava şartı olduğundan itirazın iptali davasından sonra açılmış olan menfi tespit davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekirken, esası incelenip kabulü yönünde karar verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması uygun bulunmuştur.’’ (15.HD. 03.12.2015 T. 4176/6156) “İtirazın iptali davası açıldıktan sonra aynı hukuki sebebe dayanarak menfi tespit davası açılmasında hukuki yararı bulunmadığı gözetilerek mahkemece davanın, dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Doktrin ve Yargıtay kararları esas alınarak davacının itirazın iptali davası açıldıktan sonra menfi tespit davasında ileri sürebileceği itirazları itirazın iptali davasında da ileri sürebileceğinden davacının ayrıca mendi tespit davası açmasında hukuki yararı olmadığından açılan davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın hukuki yarar yokluğundan usulden Reddine, Yasal şartlar oluşmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine, 2-Alınması gerekli 269,85-TL.harçtan başlangıçta peşin alınan 179,90‬-TL.harcın mahsubu ile bakiye 89,95-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibarıyla geçerli AÜT gereğince hesap edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5-HMK 333 maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Davacı/Vekili... 'ın yüzüne karşı verilen karar gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/09/2023 "Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."