ictihat

6. Ceza Dairesi 2008/28378 E. , 2010/8800 K.

# 6. Ceza Dairesi 2008/28378 E. , 2010/8800 K. 6. Ceza Dairesi 2008/28378 E. , 2010/8800 K. "İçtihat Metni" Nitelikli hırsızlık suçundan şüpheli ... Koksal hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 20/06/2008 tarihli ve 2008/3570-2339-1165 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174. maddesi gereğince iadesine dair Aksaray 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/07/2008 tarihli ve 2008/585 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, AKSARAY Ağır Ceza Mahkemesinin 28/07/2008 tarihli ve 2008/463 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 25/11/2008 gün ve 2008/13744- 59095 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 25/12/2008 gün ve KYB.2008/262004 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 30/12/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; Mahkemesince, şüphelinin atılı suçu işlediğine dair hiçbir delil elde edilemediğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, 5271 sayılı Kanun'un 170/2. maddesinde yer alan "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." hükmü uyarınca soruşturma evresi sonucunda toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet Savcısının iddianame düzenleyeceği ve suçun işlendiği hususunda yeterli şüphenin oluşup oluşmadığının takdirinin Cumhuriyet Savcısına ait olduğu gibi Cumhuriyet Savcısının kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermeye zorlanamayacağı cihetle, suçun işlendiğine dair somut ve yeterli delil bulunmadığı takdirde mahkemesince yargılama aşamasında beraat kararı verilebileceği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiştir. TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre; 5271 sayılı CMK’nun 170/3 ve 174/1. maddelerinde iddianamede nelerin gösterileceği ve hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin açıkça gösterildiği, anılan maddeye göre “a) 170 inci Maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) suçun sübûtuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, c) önödemeye veya uzlaşmaya tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilebileceğinin belirtildiği,’’ aynı Yasanın 170/2. maddesine göre soruşturma evresi sonucunda toplanan kanıtlar suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet Savcısının bir iddianame düzenleyeceğinin hükme bağlandığı, Cumhuriyet Savcısından yeni delil yaratması beklenemeyeceğinden iddianamede gösterilen kanıtların hükümlülüğe yeter nitelikte olmadığı gerekçesiyle iddianamenin iade edilemeyeceği, elde edilen kanıtları yorumlayarak faili ve suç niteliğini takdir ve belirlemenin Mahkemenin görevine gireceği, somut dosyada kamu davasının açılmasını gerektirir yeterlilikte kanıtlar olduğu gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet bulunmadığından, Aksaray Ağır Ceza Mahkemesinin 28.07.2008 gün ve 2008/463 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi gereğince BOZULMASINA, Aksaray Asliye Ceza Mahkemesinin 15.07.2008 günlü iddianamenin iadesi kararının kaldırılmasına, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine 08.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.