ictihat

7. Hukuk Dairesi 2023/174 E. , 2024/1113 K.

# 7. Hukuk Dairesi 2023/174 E. , 2024/1113 K. 7. Hukuk Dairesi 2023/174 E. , 2024/1113 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/424 E., 2022/103 K. KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne- birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi karan davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA VE BİRLEŞTİRİLEN DAVA Davacı vekili; davacı idarenin, dava konusu 380 ada 29 parsel sayılı taşınmazın 18399/43914 hissesinin maliki olduğunu, davalı ... tarafından taşınmazın 11.196,70 m2'lik kısmına yol yapılmak suretiyle işgal edildiğini ileri sürerek; asıl davada; taşınmazın işgal edilen kısmı için 01.03.2008 tarihi ile 28.02.2013 tarihi arasındaki dönem için 176.292 TL işgal tazminatının; birleşen davada ise 01.03.2013- 31.06.2014 tarihleri arasında 63.450,00 TL ecrimisilin, işgalin başlangıç tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 21.10.2015 tarihli talep arttırım dilekçesi ile asıl davada talebini 182.929,97 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili; dava konusu Sarıyer ilçesi, İstinye Mah. 380 ada 29 parsel sayılı 54.843 m2 alanlı taşınmazın, 29.07.2003 tasdik tarihli ve 1/1000 ölçekli Geri Görünüm ve Etkilenme Bölgeleri Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planında, kısmen konut, kısmen yeşil alan, kısmen de yol alanında kalmakta olduğunu, dava konusu parselin içerisindeki yollardan kamunun yararlandığını, işgal edilen alanın kamuya ait olduğundan dolayı açılan davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 18.07.2017 tarihli ve 2013/262 Esas, 2017/310 Karar sayılı kararıyla davacı tarafından davalı aleyhine açılan mahkememizin 2013/262 Esasına kayıtlı dava nedeniyle açılan davanın kabulüne; 01.03.2008-28.02.2013 tarihleri arası oluşan toplam 182.929,97 TL (26.000,00 TL'sine 31.12.2008 tarihinden, 33096,96 TL'sine 31.12.2009 tarihinden, 37336,68 TL'sine 31.12.2010 tarihinden, 37.762,32 TL'sine 31.12.2011 tarihinden, 41119,39 TL'sine 31.12.2012 tarihinden, 7614,63 TL'sine 28/02/2013 tarihinden itibaren) nin işgalin dönem sonlarından itibaren yürütülecek kademeli yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen 2014/385 Esas sayılı dava nedeniyle açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 01.03.2013-30.06.2014 tarihleri arası oluşan toplam 62.134,54 TL (38.073,10 TL'sine 31.12.2013 tarihinden, 24.061,54 TL'sine 31.06.2014 tarihinden itibaren) ecrimisilin dönem sonlarından itibaren yürütülecek kademeli yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 18.07.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2018 tarihli ve 2017/1604 Esas, 2018/1768 Karar sayılı kararıyla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 19.04.2021 tarih ve 2019/3490 Esas, 2021/3675 Karar sayılı ilamında; mahkemece taleple bağlı kalınarak ve davalı vekilinin zamanaşımı itirazı da dikkate alınarak, dava tarihi olan 13.05.2013 tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisile hükmedilmesi gerekirken (13.05.2008-28.02.2013tarihleri arasında), davalının zamanaşımı itirazı dikkate alınmadan 01.03.2008-28.02.2013 tarihleri arası oluşan toplam 182.929,97 TL ecrimisile hükmedilmesi doğru olmadığın gerekçelesiyle kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalı aleyhine açılan mahkemenin 2013/262 Esasına kayıtlı dava nedeniyle açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, toplam 176.689,98 TL olan ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek kademeli yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleştirilen 2014/385 esas sayılı dava dosyası nedeniyle açılan davanın kısmen kabulü/kısmen reddi ile; 01/03/2013 -30/06/2014 tarihleri arasında oluşan toplam 62.134,54 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren yürütülecek kademeli yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz nedenlerinde özetle; dava konusu 380 ada 29 parsel sayılı 54.843 m2 alanlı taşınmazın, 29.07.2003 tasdik tarihli ve 1/1000 ölçekli Geri Görünüm ve Etkilenme Bölgeleri Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planında, kısmen konut, kısmen yeşil alan, kısmen de yol alanında kalmakta olduğunu, dava konusu parselin içerisindeki yollardan kamunun yararlandığını, işgal edilen alanın kamuya ait olduğundan dolayı açılan davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun bulunduğunu, ecrimisil ihbarnamesinin İdare Mahkemesi kararıyla iptal edildiğini belirterek, kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden ... normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı). 3. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup, bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar. 4. Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır. 5. Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir. 6. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.