ictihat
4. Ceza Dairesi 2024/9747 E. , 2025/4797 K.
# 4. Ceza Dairesi 2024/9747 E. , 2025/4797 K.
4. Ceza Dairesi 2024/9747 E. , 2025/4797 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/502 Değişik İş
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Hakaret ve tehdit suçlarından sanıkların cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi gereğince sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Akşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.05.2023 tarihli ve 2023/160 E., 2023/500 K. sayılı kararına karşı sanıklar müdafii tarafından yapılan itirazın yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mercii kararıyla kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarih ve 94660652-105-42-3601-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/99735 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
"...Mercii Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 23/06/2023 tarihli kararı ile, "1-Her ne kadar tanık ...'in
dinlenilmesi talebinin reddine karar verilmiş ise de; tanığın beyanlarının alınmasının gerekmesi, CMK'nın 211/1-c maddesi gereğince dinlenilmesinden vazgeçilmesi halinde de hazırlık beyanları
okunarak hazır olan taraflardan diyecekleri sorularak karar verilmesi gerekirken CMK'nın 211/1-c maddesi kapsamındaki bu usule uyulmayarak eksik inceleme sonucunda karar verilmesi, 2-Kabul ve uygulamaya göre de; CMK'nın 216/3 maddesi gereğince hazır olan sanığa son sözün sorulmasının gerekmesi, sanık hazır olmadığı takdirde sanık müdafiine son sözün sorulmasının bu usule aykırı olması" şeklindeki gerekçelerle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de;
Dosya kapsamında göre, Akşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/160 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama esnasında hazırlık aşamasında ifadesine başvurulan tanık ...'in dinlenilmesinden vazgeçilmesine karar verildiği, mercii kararında her ne kadar tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmesi hâlinde hazırlık beyanları okunarak hazır olan taraflardan diyecekleri sorularak karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, bu hususun zaten Mahkemesince yerine getirildiği, zira anılan yargılamaya ilişkin 15/03/2023 tarihli 1. celsede dosya içerisinde yer alan adlî sicil kaydı, doğum ve nüfus kaydı, esasa etkili diğer tutanak, bilgi, belge ve beyanların okunduğu ve bunların sanıklara sorulduğu cihetle anılan kabul gerekçesinin yerinde olmadığı,
Diğer yandan, sanıklara son sözün sorulmadığına ilişkin hususa yönelik yapılan incelemede, adı geçen sanıkların Avukat ... adına düzenlenmiş vekâletnamelerinin dosyada mevcut olduğu, kararın açıklandığı 08/05/2023 tarihli 3. celsede sanık ... ve adı geçen Avukatın Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesi SEGBİS salonunda hazır olduğu, duruşma esnasında sanık ...'e son sözünün sorulduğu gibi, diğer sanık ...'in hazır olmaması nedeniyle müdafiisi olan Avukata son sözünün sorulduğu gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. (1) Numaralı İstem Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 211. maddesi;
“Madde 211 - (1) a) Tanık veya sanığın suç ortağı ölmüş veya akıl hastalığına tutulmuş olur veya bulunduğu yer öğrenilemezse,
b) Tanık veya sanığın suç ortağının duruşmada hazır bulunması, hastalık, malûllük veya giderilmesi olanağı bulunmayan başka bir nedenle belli olmayan bir süre için olanaklı değilse,
c) İfadesinin önem derecesi itibarıyla tanığın duruşmada hazır bulunması gerekli sayılmıyorsa,
Bu kişilerin dinlenmesi yerine, daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanaklar ile kendilerinin yazmış olduğu belgeler okunabilir.
(2) Cumhuriyet savcısı, katılan veya vekili, sanık veya müdafii birinci fıkrada belirtilenlerin dışında kalan tutanakların okunmasına birlikte rıza gösterebilirler.” şeklinde düzenlenmiştir.
İnceleme konusu somut olayda; soruşturma aşamasında ifadesine başvurulan tanık ...'in, Yerel Mahkeme tarafından dinlenilmesinden vazgeçilmesine karar verilmesi, 15.03.2023 tarihli duruşmada beyanların okunması ve bunların sanıklara sorulduğunun anlaşılması karşısında, Mercii tarafından itirazın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verildiğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
B. (2) Numaralı İstem Yönünden
Dairemizce de kabul edilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.10.2013 gün ve 2012/3-1391 esas 2013/407 karar sayılı kararı da dikkate alınarak, hükmün kurulduğu son oturumda sanığın hazır olmadığı durumlarda münhasıran sanığa tanınmış olan ve 5271 sayılı Kanun'un 216/3. maddesinde düzenlenen son söz hakkından bahsedilemeyecektir.
İnceleme konusu somut olayda, karar duruşmasında hazır bulunan sanık ...'e son sözün verildiği, hazır bulunmayan sanık ...'e ise son sözün verilmemesinin hukuka aykırı olmadığı anlaşıldığından, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 23.06.2023 tarihli ve 2023/502 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3 gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-(a) bendi gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi.