ictihat
4. Ceza Dairesi 2012/15514 E. , 2013/22660 K.
# 4. Ceza Dairesi 2012/15514 E. , 2013/22660 K.
4. Ceza Dairesi 2012/15514 E. , 2013/22660 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Konut dokunulmazlığını ihlal, hakaret, yaralama
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbiri uygulanması
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı CMK'nın 191. maddesinde duruşmaya başlanmasına ilişkin kurallar ile sanığın sorgusunun nasıl icra edileceğine ilişkin hükümlere yer verilmiş, anılan Kanunun 193/1. maddesinde ise, kanunun ayrık tuttuğu haller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamayacağı belirtilmiştir. Kanunun ayrık tuttuğu hallere ise 5271 sayılı Kanunun 193/2 ve 195. maddelerinde yer verilmiştir.
CMK'nın 195. maddesine göre; suç, yalnız veya birlikte adli para cezasını veya müsadereyi gerektiriyorsa, sanık gelmese de duruşma yapılabilir. Ancak bu maddenin uygulanabilmesi için iki koşulun bir arada bulunması gerekmektedir. Bunlardan ilki, suçun yaptırımının adli para cezası ve/veya müsadereden ibaret bulunması, ikinci koşul ise, sanığa gönderilecek davetiyeye gelmese de duruşmanın yapılacağı ihtarının yazılmış olmasıdır.
193. maddenin 2. fıkrasında ise, “Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümler yüz yüze yargılama ilkesinin istisnasını oluşturmakta ise de, somut olayda uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
İncelenen somut olayda; cebir suretiyle konut dokunulmazlığının ihlali, hakaret ve silahla kasten yaralama suçlarından sanık ... adına çıkarılan davetiyenin iade edilmesi üzerine, adresinin tesbiti için kolluğa yazılan müzekkereye verilen 05.03.2009 tarihli yazı cevabı ekindeki tutanakta, sanığın ... ilçesinde bulunan ablasının yanına gittiğinin belirtildiği, ablası ...'ın tanık sıfatı ile talimatla alınan 19/06/2009 tarihli ifadesinde, sanığın kendisi ile birlikte yaşadığını doğrulaması karşısında, istinabe yoluyla savunması alınarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, CMK'nın 193/1. maddesinde yazılı olup, yargılama yönteminin temel ilkelerinden olan “doğrudan doğruyalık/vasıtasızlık ve yüz yüzelik” ilkelerinin gerçekleştirilmesi amaçlarına da yönelik bulunan; “hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamaz” hükmüne aykırı olarak ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak şekilde, savunması tesbit edilmeyen sanık hakkında yargılamaya devam olunarak, hürriyetini kısıtlayıcı sonuç doğuracak hükümler kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.