ictihat
11. Ceza Dairesi 2023/5511 E. , 2024/9617 K.
# 11. Ceza Dairesi 2023/5511 E. , 2024/9617 K.
11. Ceza Dairesi 2023/5511 E. , 2024/9617 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/939 Değişik İş
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme ve kullanma, tefecilik, 5464 sayılı Kanun'a muhalefet
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Kırıkhan Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2022 tarihli ve 2022/939 Değişik İş sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.09.2023 tarihli ve 2023/17784 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97427 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97427 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“213 Vergi Usul Kanunu'na muhalefet ve tefecilik yapmak suçlarından sanık ... hakkında Kırıkhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/141 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sırasında, Kırıkhan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/366 esas sayılı dosyası üzerinden görülmekte olan dava ile şahsî ve fiilî irtibat bulunduğundan bahisle her iki davanın birleştirilmesine dair Kırıkhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/05/2022 tarihli ve 2018/141 esas, 2022/827 sayılı kararı üzerine, birleştirme hususunda muvafakat alınmadığından bahisle birleştirme kararının kaldırılması talebiyle dosyanın ortak yüksek görevli mahkeme olan Kırıkhan Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesini müteakip, birleştirme kararlarına karşı herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş olup kesin nitelikte karara yönelik olarak kanun yararına bozma yoluna başvurulması gerektiğinden bahisle talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Kırıkhan Ağır Ceza Mahkemesinin 14/12/2022 tarihli ve 2022/939 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun“Görülmekte olan davaların birleştirilmesi ve ayrılması” başlıklı 10. maddesinde yer alan “(1) Kovuşturma evresinin her aşamasında, bağlantılı ceza davalarının birleştirilmesine veya ayrılmasına yüksek görevli mahkemece karar verilebilir." şeklindeki hüküm ile anılan Kanun'un "Bağlantılı suçlarda yetki" başlıklı 16. madesinde yer alan “(1) Yukarıdaki maddelere göre her biri değişik mahkemelerin yetkisi içinde bulunan bağlantılı ceza davaları, yetkili mahkemelerden herhangi birisinde birleştirilerek görülebilir. (2) Bağlantılı ceza davalarının değişik mahkemelerde bakılmasına başlanmış olursa, Cumhuriyet savcılarının istemlerine uygun olmak koşuluyla, mahkemeler arasında oluşacak uyuşma üzerine, bu davaların hepsi veya bir kısmı bu mahkemelerin birinde birleştirilebilir. (3) Uyuşulmazsa, Cumhuriyet savcısı veya sanığın istemi üzerine ortak yüksek görevli mahkeme birleştirmeye gerek olup olmadığına ve gerek varsa hangi mahkemede birleştirileceğine karar verir." biçimindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, somut olayda Kırıkhan 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen birleştirme kararını takiben Kırıkhan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/06/2022 tarihli yazısıyla birleştirmenin uygun görülmeyerek dosyanın ortak yüksek görevli mahkeme olan Kırıkhan Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi üzerine, mahkemeler arasında birleştirme uyuşmazlığının meydana geldiği, ortak yüksek görevli mahkeme olan merciince işin esasına girilmek suretiyle birleştirme hakkında bir karar vermesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.03.2023 tarihli ve 2019/2-440 Esas, 2023/141 Karar sayılı ilamında; "...CMK'nın 223. maddesinde beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi veya düşmesi şeklinde sınırlı olarak sayılan ve hüküm niteliği taşıyan kararlar dışında, karar verilmesine yer olmadığına şeklinde bir hüküm çeşidine yer verilmemesi ve anılan madde uyarınca verilmiş bir hüküm veya temyize konu olabilecek bir karar bulunmaması nedeniyle bu hususun temyiz incelemesine konu edilemeyeceğinde herhangi bir tereddüt bulunmamakta ise de incelemeye konu kararın temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleştirme işlemlerinin yapılarak hukuk aleminde sonuç doğurmaya başladığı nazara alındığında, hüküm niteliğinde bulunmasa bile hukuken geçersiz bir karar olduğundan da söz edilemeyeceği, diğer taraftan, yalnızca hüküm değil hâkim veya mahkemelerce verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararlara yönelik olarak da kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği anlaşılmakla, başkaca bir yasa yolu ile denetlenmesi mümkün bulunmayan incelemeye konu karar verilmesine yer olmadığına dair kararın, kanun yararına bozma talebine konu olabileceğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır..." denilmektedir.
2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Kırıkhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2018/141 Esas, 2022/827 Karar sayılı kararı ile re'sen birleştirme kararı verilmesi üzerine, Kırıkhan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2022 tarihli ve 2019/366 Esas sayılı yazısı ile birleştirmenin uygun görülmeyerek dosyanın Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi karşısında, Mahkemeler arasında birleştirme uyuşmazlığının doğduğu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 10/1. maddesinde yer alan; "kovuşturma evresinin her aşamasında, bağlantılı ceza davalarının birleştirilmesine veya ayrılmasına yüksek görevli mahkemece karar verilebilir." şeklindeki hüküm uyarınca uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Kırıkhan Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2022 tarihli ve 2022/939 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde karar verildi.