ictihat
3. Ceza Dairesi 2023/17062 E. , 2024/19599 K.
# 3. Ceza Dairesi 2023/17062 E. , 2024/19599 K.
3. Ceza Dairesi 2023/17062 E. , 2024/19599 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/223 Değişik İş
SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak
İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın kısmen kabul kısmen reddi
KANUN YARARINABOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Şüpheli hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan yapılan soruşturma sonucunda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 31.03.2023 tarihli ve 2023/16203 soruşturma, 2023/10046 Esas sayılı Kararı ile iddianame tanzim edilerek tanzim edilerek Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.04.2023 tarihli ve 2023/50 İddianame değerlendirme numaralı kararıyla şüphelinin savunmasının alınmamış olması ve propaganda içeren paylaşımların yapıldığı sosyal medya hesabının kullanıcısının şüpheli olup olmadığının tespiti bakımından bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma sonucu iddianame düzenlenmesi nedenleriyle iddianamenin iadesine karar verildiği, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 14.04.2023 tarihli ve 2023/16203 soruşturma sayılı yazısı ile şüphelinin ifadesinin alınmamış olmasının iddianamenin iade nedeni olmayacağı ve dosya içerisinde bulunan araştırma raporlarına göre propaganda içeren paylaşımların yapıldığı sosyal medya hesabının şüpheli tarafından kullanıldığında şüphe bulunmadığı belirtilerek iddianame tanzim edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle iddianamenin iadesi kararının kaldırılması aksi takdirde evrakın itiraz mercine gönderilmesinin talep edildiği, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2023 tarihli, 2023/50 İddianame değerlendirme numaralı kararıyla Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz yerinde görülmediğinden dosyanın incelenmek üzere itiraz merci olan Antalya 3.Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, merci Antalya 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2023 tarihli ve 2023/223 değişik iş sayılı kararıyla, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın şüphelinin savunmasının alınmamasına yönelik kısmının reddine, sosyal medya hesabının şüpheli tarafından kullanılıp kullanılmadığına dair bilirkişi raporu alınması gerektiği kısmına yönelik kabulüne "kesin" olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 17.08.2023 tarihli ve 94660652-105-07-12897-2023-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve 2023/94975 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A.Kanun Yararına Bozma İstemi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve 2023/94975 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Silahlı terör örgütü propagandası yapmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 31/03/2023 tarihli ve 2023/16203 soruşturma, 2023/10046 esas, 2023/1358 sayılı iddianamenin iadesine dair Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/04/2023 tarihli ve 2023/50 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itiraz üzerine, itirazın kısmen kabulü ile iddianamenin iadesi kararının araştırma raporu alınmasına yönelik iade gerekçesi yönünden kabulüne, şüphelinin savunmasının alınmamasına yönelik iade gerekçesi yönünden reddine ilişkin mercii Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/05/2023 tarihli ve 2023/223 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 31/10/2016 tarihli ve 2016/15416 esas, 2016/16813 sayılı ilâmında yer alan, "... 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 170/2. maddesine göre soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı bir iddianame düzenleyerek kamu davası açar. Aynı yasa maddesinin 3. fıkrasında ise iddianamede gösterilmesi ve bulunması gereken unsurlar sayılmıştır. Şüphelinin ifadesinin veya savunmasının alınmasında belirtilen madde açısından bir zorunluluk bulunmamaktadır.
Bu itibarla, Ceza Muhakemesi Hukukunun temel amacı olan maddi gerçeğe ulaşılmasıdır. İddianamede belirtilen suç vasfı değerlendirildiğinde, suçun takibinin şikayete bağlı olmadığı ve uzlaşma ile önödeme hükümlerinin uygulanma imkanının bulunmadığı, dosya kapsamında müşteki beyanlarını doğrular nitelikte iki tanığın ifadesine yer verildiği, bu kanıtların kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturduğu tartışmasızdır. Şüphelinin ifadesi veya savunması dosya içerisindeki bu deliller karşısında suçun sübutuna mutlak etki eden bir kanıt niteliği de taşımamaktadır. Dolayısıyla şüphelinin ifadesinin alınmasında bu fıkra açısından da bir zorunluluk bulunmamaktadır.
Sonuç olarak, şüphelinin ifadesinin alınmaması sebebiyle iddianamenin iadesine karar verildiği, bu hususun ikmali amacıyla yapıldığı anlaşılan iddianamenin iadesi ve bu karara yapılan itiraz üzerine verilen kabul kararı yerinde görülmekle, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir..." şeklinde açıklanmalar nazara alındığında,
Somut olayda, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesince şüphelinin ifadesi alınmadığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Kanun’un 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” şeklindeki düzenleme uyarınca da Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukukî nitelendirilmesinin Cumhuriyet savcısına ait olduğu; bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği, Antalya 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25/02/2023 tarihli ve 2023/1310 değişik iş sayılı kararı ile şüpheli hakkında yakalama emri düzenlenmesine rağmen şüphelinin hâlen bulunamadığı ve iddianamenin iadesi sebepleri arasında sanığın savunmasının alınmamış olmasının sayılmadığı cihetle, itirazın bu yönden de kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B.Hukuki Süreç
1.Şüpheli ...'ın 13.08.1998 doğumlu olduğu, hakkında daha önceden toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet etme, terör örgütü propagandası yapmak, silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından işlem kaydının bulunduğu, 2016 ve 2019 yıllarında tutuklandığı ve aşamalarda tahliye edildiği anlaşılmıştır.
2.Antalya Siber Suçlarla Şube Müdürlüğünün 26/11/2022 ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün 09.02.2023 tarihli araştırma raporlarında şüphelinin twitter sosyal paylaşım sitesi üzerinde https://twitter.com/lamekannn21 URL uzantılı ve “...” isimli/rumuzlu hesabı kullandığı ve bu hesap üzerinden tüm kullanıcıların görebileceği şekilde terör örgütünün propagandasını içeren paylaşımlarda bulunduğunun tespit edilmesi üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma işlemlerine başlanmıştır.
3.Şüphelinin 05.10.2022 tarihinde Polonya ülkesine çıkış yaptığı ve yurda giriş kaydının bulunmadığı tespit edilmiş, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2023 tarihli ve 2024/16203 soruşturma sayılı yazısı ile şüpheliye çağrı yapılamadığı ve aramalara rağmen ulaşamadığı gerekçesiyle yakalama emri düzenlenmesi talep edilmiş, Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.02.2023 tarih ve 2023/1310 Değişik iş sayılı kararı ile şüpheli hakkında CMK'nın 98/1 maddesi gereğince yakalama emri düzenlenmesine karar verilmiş, dosya inceleme tarihi itibariyle şüphelinin yakalanamadığı anlaşılmıştır.
4.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 01.03.2023 tarihli ve 2024/16203 soruşturma sayılı yazısı ile suça konu sosyal medya hesabındaki kullanıcı fotoğraflarının, kişisel ve ailevi paylaşımların, arkadaş listelerinin, paylaşımlara yapılan arkadaş ve ailevi yorumların incelenerek hesabın kullanıcısının kesin olarak şüpheli ... olup olmadığının belirlenmesi için Antalya İl Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan 06.03.2023 tarihli cevabi araştırma ve tespit tutanağında; söz konusu sosyal medya hesabında 17.12.2022, 09.02.2023 ve 06.03.2023 tarihlerinde paylaşılan şahsi fotoğrafların şüpheli ...'ın emniyet bilgi sisteminde bulunan fotoğrafı ile mukayese edildiği, söz konusu sosyal medya hesabının profil resminin 06.03.2023 tarihinde değiştirildiği, tüm fotoğrafların şüpheliye ait olduğu, takip edilen kişiler arasında bulunan ... isimli kişinin şüphelinin amcasının kızı olduğu, yapılan bu tespitler doğrultusunda söz konusu sosyal medya hesabının kullanıcısının şüpheli ... olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
5.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 29.03.2023 tarihli ve 2024/16203 soruşturma sayılı yazısı ile firari olduğu değerlendirilen şüpheli hakkındaki yakalama çalışmalarının akıbetinin araştırılması, arşiv ve istihbari kayıtlardan, açık kaynaklardan araştırma yapılarak şüpheli hakkında yeni bir delil, bilgi, belge, ifade vs. olup olmadığının bildirilmesi için için Antalya İl Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan 30.03.2023 tarihli cevabi araştırma tutanağında; şüphelinin 05.10.2022 tarihinde yurt dışına çıkış kaydının bulunduğu ancak ülkeye giriş kaydının bulunmadığı, 09.10.2022 tarihinde facebook isimli sosyal medya hesabından Fransa ülkesinden paylaşım yaptığı, Antalya ili sınırları içerisinde bulunmadığından yakalanmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir.
6.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 31.03.2023 tarihli ve 2023/16203 soruşturma, 2023/10046 Esas sayılı kararı ile şüphelinin https://twitter.com/lamekannn21 URL uzantılı ve “...” isimli/rumuzlu hesabı kullandığı, bu hesap üzerinden farklı tarihlerde tüm kullanıcıların görebileceği şekilde terör örgütünün propagandasını içeren paylaşımlarda bulunduğu, bu nedenle terör örgütü propagandası yapmak suçundan cezalandırılması istemli iddianame tanzim edilerek Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
7. Antalya 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 10.04.2023 tarihli ve 2023/50 İddianame değerlendirme numaralı kararıyla şüphelinin savunmasının alınmamış olması ve propaganda içeren paylaşımların yapıldığı sosyal medya hesabının kullanıcısının şüpheli olup olmadığının tespiti bakımından bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma sonucu iddianame düzenlenmesi nedenleriyle iddianamenin iadesine karar verildiği anlaşılmıştır.
8. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 14.04.2023 tarihli ve 2023/16203 soruşturma sayılı yazısı ile şüphelinin ifadesinin alınmamış olmasının iddianamenin iade nedeni olmayacağı ve dosya içerisinde bulunan araştırma raporlarına göre propaganda içeren paylaşımların yapıldığı sosyal medya hesabının şüpheli tarafından kullanıldığında şüphe bulunmadığı belirtilerek iddianame tanzim edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle iddianamenin iadesi kararının kaldırılması aksi takdirde evrakın itiraz mercine gönderilmesi talep edilmiştir.
9.Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2023 tarihli, 2023/50 İddianame değerlendirme numaralı kararıyla Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz yerinde görülmediğinden dosyanın incelenmek üzere itiraz merci olan Antalya 3.Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
10.Merci Antalya 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2023 tarihli ve 2023/223 değişik iş sayılı kararıyla, "şüphelinin ifadesinin alınması için çağrı kağıdı çıkartılması, gerektiğinde talimatla ifadesinin alınması, adres araştırmasının yapılması, tüm aramalara rağmen bulunamaması ya da uzun süre kaçan, yerini gizleyen, kanıtların toplanmasını ve dava açılmasını engelleyen şüpheli hakkında savunma dışındaki tüm delillerin toplanmış olması ve kamu davası açılmasına yeterli şüphe bulunması halinde iddianamenin düzenlenmesi ve neticesinde de iddianamenin kabulü ile kendi kusurlu eylemi ile savunma hakkından vazgeçen şüpheli hakkında da artık işin sürüncemede kalmaması ve kovuşturma aşamasında kendisini savunması ve delillerini sunması için kovuşturma aşamasına başlanması gerekmekle şüpheliler ile ilgili olarak Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/10046 esas sayılı iddianamesi içeriği ve eklerinden de anlaşılacağı üzere şüphelinin yurt dışında olması nedeniyle savunmasının alınmadığı ancak savunma alınmasına yönelik herhangi bir işlem de yapılmadığı anlaşılmakla şüphelinin savunmasının alınamamasına yönelik iadeye yapılan itirazın reddine ancak özellikle dosyada mevcut araştırma tutanakları içeriğine göre söz konusu sosyal medya profillerinin şüpheliye ait olduğuna ilişkin yeterli araştırma yapılmış olup bu hususta yeterli şüphe de var olduğundan bu yöndeki itirazın ise kabulü yönünde aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçe ile Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın şüphelinin savunmasının alınmamasına yönelik kısmının reddine, sosyal medya hesabının şüpheli tarafından kullanılıp kullanılmadığına dair bilirkişi raporu alınması gerektiği kısmına yönelik kabulüne kesin olarak karar verilmiştir.
11.Adalet Bakanlığının, 17.08.2023 tarihli ve 94660652-105-07-12897-2023-Kyb sayılı yazısı ile Antalya 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2023 tarihli ve 2023/223 değişik iş sayılı kararının CMK 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulması talep edilmiştir.
C.İlgili Hukuk
Konu ile ilgili 5271 sayılı CMK'da yer alan yasal düzenlemeler şöyledir:
Kamu davasını açma görevi
Madde 170 – (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir.
(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.
(3) Görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede;
a) Şüphelinin kimliği,
b) Müdafii,
c) Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği,
d) Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya kanunî temsilcisi,
e) Açıklanmasında sakınca bulunmaması halinde ihbarda bulunan kişinin kimliği,
f) Şikâyette bulunan kişinin kimliği,
g) Şikâyetin yapıldığı tarih,
h) Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri,
i) Yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,
j) Suçun delilleri,
k) Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri, gösterilir.
(4) İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır; yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmez.
(5) İddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar değil, lehine olan hususlar da ileri sürülür.
(6) İddianamenin sonuç kısmında, işlenen suç dolayısıyla ilgili kanunda öngörülen ceza ve güvenlik tedbirlerinden hangilerine hükmedilmesinin istendiği; suçun tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ilgili tüzel kişi hakkında uygulanabilecek olan güvenlik tedbiri açıkça belirtilir.
İddianamenin iadesi
Madde 174 – (Değişik: 25/5/2005 - 5353/27 md.)
(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a) 170. maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
c) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Önödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen,
d) (Ek:17/10/2019-7188/20 md.) Soruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı olan suçlarda izin alınmaksızın veya talep olmaksızın düzenlenen,
İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.
(2) Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.
(3) En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır.
(4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez.
(5) İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir.
D.Değerlendirme ve Gerekçe
Ceza muhakemesinin amacı, maddi gerçeğin insan onuruna yaraşır biçimde araştırılıp bulunmasıdır.
Soruşturma evresinin asıl yetkilisi olan Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez ceza yargılamasının temel amacı olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için soruşturmaya başlayacaktır.
CMK’nın 160/1 maddesinde yer alan “bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hal” ifadesinden de anlaşılacağı üzere belli bir suç şüphesine karşı soruşturmaya başlanılabilmesinin maddi koşulu, o suça ilişkin başlangıç şüphesinin var olmasıdır. Başlangıç şüphesi, soyut bir izlenimle değil; suçun işlendiği izlenimini uyandıran somut vakıalar ile oluşur. Cumhuriyet savcısı, başlangıç şüphesinin olup olmadığını yani, suçun işlendiği izlenimini uyandıran somut vakıaların bulunup bulunmadığını değerlendirerek soruşturmaya başlayacaktır. Kısaca, başlangıç şüphesinin bulunup bulunmadığını değerlendirme yetkisi, Cumhuriyet savcısına aittir (Veli Özbek, ... M. Kanbur, Koray ..., Pınar Bacaksız, İlker Tepe, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin Yayınlar, Ankara, 2011, sayfa 186 ve devamı).
Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı iddianame düzenler. "Yeterli şüphe", şüphelinin müsnet suçtan yargılanması için gerekli ve yeterli olan şüphe derecesini ifade eder. Bu şüphenin, hukuka uygun olarak elde edilmiş her türlü delile dayanması gerektiğinde kuşku yoktur. Cumhuriyet savcısı topladığı delillerin iddianame düzenlemek için yeterli olup olmadığını takdir edecek, delilleri olaylarla ilişkilendirerek yeterli şüpheyi ortaya koyacaktır. Kamu davasının açılmasında yeterli şüpheden bahsedebilmede önemli olan, suçun işlendiğine yönelik tartışılabilirlik ve mahkûmiyetin ne derecede mümkün olabilirliğidir.
Soruşturma aşamasında toplanan deliller sonucunda yeterli şüphenin oluşmaması durumunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi, yargılama aşamasında hakim veya mahkemece verilen kararlar ile kanun yolu aşamalarında delillerin hukuka uygunluk denetiminin yapılacağına dair düzenlemelerin yanı sıra; iddianamenin iadesi müessesesinin de delilin denetimine olanak tanıdığının kabulü gereklidir. Ancak Anayasanın 38, 5271 sayılı CMK'nın 206/2 maddelerindeki düzenlemeler kapsamında, bu olanağın çok geniş yorumlanmaması gerektiği CMK'nın 172/1 maddesinin doğal sonucudur.
Şüphelinin savunmasının alınmasını zorunlu kılan açık bir hükme CMK’nın 170 ve 174. maddelerinde yer verilmemiştir. Ancak bu durum her koşulda savunma alınmadan dava açılabileceği şeklinde de yorumlanmamalıdır.
Ancak müsnet suçla ilgili olarak dava açmayı gerektiren yeterli şüphe oluşturacak somut delillerin ikame olunduğu ve fakat şüphelinin kaçması nedeni ile ifadesinin alınma imkanının bulunmadığı, hakkında çıkartılan yakalama emrinin üzerinden somut olaya özgü makul sürenin geçtiği anlaşılan durumlarda, özellikle "yargılamanın makul sürede tamamlanması" ilkesi kapsamında ikame olunan delillerin mahkemece de toplanmasını teminen iddianame düzenlenmesinin gerekebileceği de gözetilmelidir.
Bu açıklamalar ışığında ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Terör örgütü propagandası yapmak suçundan yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli hakkında soruşturma işlemlerine başlanıldığı, şüphelinin yurt içinde kayıtlı adresinin bulunduğu tespit edilmekle birlikte Cumhuriyet savcısının talimatıyla yapılan araştırmalarda şüphelinin 05.10.2022 tarihinde yurt dışına çıkış kaydının bulunduğu ancak ülkeye giriş kaydının olmadığının ve yurt dışı adres bilgisinin bulunmadığının tespit edildiği, şüpheli hakkında CMK'nın 98. Maddesine göre yakalama emri düzenlediği ancak bu aşamaya kadar yakalanamadığı; dosya kapsamında yer alan araştırma raporları içeriklerine göre, paylaşılan şahsi fotoğrafların şüpheli ...'ın emniyet bilgi sisteminde bulunan fotoğrafı ile mukayese edildiği, söz konusu sosyal medya hesabının profil resminin 06.03.2023 tarihinde değiştirildiği, tespit tarihinde mevcut olan ve daha sonra değiştirilen her iki profil fotoğrafının ve paylaşılan bir diğer kişisel fotoğrafın şüpheliye ait olduğu, takip edilen kişiler arasında bulunan ... isimli kişinin şüphelinin amcasının kızı olduğu, yapılan bu tespitler doğrultusunda propaganda içeren paylaşımların yapıldığı sosyal medya hesabının şüpheli ... tarafından kullanıldığının belirlendiği, zaten merci Antalya 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2023 tarihli ve 2023/223 değişik iş sayılı kararında da sosyal medya hesabının şüpheli tarafından kullanılıp kullanılmadığına dair bilirkişi raporu alınması gerektiği şeklindeki iade sebebine yönelik itirazın kabulüne karar verildiği, mevcut delil durumunun şüpheli hakkında kamu davası açılması ve müsnet suçtan yargılanması için gerekli ve yeterli olan şüphe koşulunu sağladığı, bu nedenle somut olayda suçun sübutu ve vasfının tayini bakımından şüphelinin savunmasının alınmasının önem arz ettiği bir halden bahsedilmesininin mümkün olmadığı, Dairemizin müstekar içtihatlarının de aynı mahiyette olduğu anlaşıldığından, soruşturmanın başlamasından önce yurt dışına çıkış kaydı bulunan ancak ülkeye dönüş kaydı bulunmayan, kayıtlı bir yurt dışı adresi de tespit edilemeyen, benzer suçlardan adli işlem ve tutuklama/tahliye kayıtları bulunan şüpheli hakkında yakalama emri çıkartılmasının üzerinden somut olayın özelliğine göre makul süre geçtiğinin kabul edilmesi gerektiği ve dosyadaki mevcut delil durumunun şüpheli hakkında kamu davası açılması ve müsnet suçtan yargılanması için gerekli ve yeterli olan şüphe koşulunu sağladığı nazara alındığında, şüphelinin savunması alınmadan iddianame düzenlendiğine ilişkin iddianamenin iadesi sebebine karşı yapılan itirazın da kabulüne karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile bu yöndeki istemin reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
II.KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Antalya 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2023 tarihli ve 2023/223 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3 maddesi gereğince, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309/4-(a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.12.2024 tarihinde karar verildi.