ictihat
4. Ceza Dairesi 2012/28159 E. , 2013/17813 K.
# 4. Ceza Dairesi 2012/28159 E. , 2013/17813 K.
4. Ceza Dairesi 2012/28159 E. , 2013/17813 K.
"İçtihat Metni"
Yargı görevi yapanı etkileme suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, İdil Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 21/11/2007 tarih ve 2007/58 esas ve 2007/148 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 05/03/2012 gün ve 2010/3111 esas, 2012/4969 sayılı kararıyla;
"Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansılan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak:
Esasa etkili işlemlerin yapıldığı; esas hakkındaki mütalaanın verildiği, hüküm fıkrasının bulunduğu 21.11.2007 tarihli duruşma tutanağının 1 ve 2. sayfalarının katip tarafından imzalanmaması suretiyle CMK.nun 219. maddesine aykırı davranılması.
Yasaya aykırı sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA," karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/07/2012 tarihli kararı ile Dairemize gönderilen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/04/2012 tarih ve 2008/64485 sayılı yazısı ile;
"Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 36. maddesi ile "Herkes; meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılama hakkına sahiptir," ve yine aynı yasanın 141/4. maddesi ile de "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir." hükümleri haizdir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 6/1 .maddesi ile "Herkes, gerek hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, gerek cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan. yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir..." şeklindeki ifadelerle makul süre içerisinde adil yargılanma hakkını güvence altına almıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi makul sürede adil bir yargılanmayı mahkemelere ödev, talep edenlere de bir hak olarak öngörmüştür.
5271 sayılı CMK 219/1.maddesi uyarınca "Duruşma için bir tutanak tutulur. Tutanak, mahkeme başkanı veya hakim ile zabıt katibi tarafından imzalanır. Duruşmada yapılan işlemlerin teknik araçlarla kayda alınması halinde, bu kayıtlar vakit geçirilmeksizin yazılı tutanağa yazılı tutanağa dönüştürülerek mahkeme başkanı veya hakim ile zabıt katibi tarafından imzalanır. Mahkeme başkanının mazereti bulunursa tutanak, üyelerin en kıdemlisi tarafından İmzalanır." şeklinde belirlenen yasa hükmünde amaç yargılama işlemlerini belgelemektir. Bu belgeleme işlemleri yapılırken tutulan tutanakların değiştirilmesini önlemek ve onlara güven duyulmasını sağlamak için de ilgililer tarafından imzalanması gerekli kılınmıştır.
Duruşma tutanakları, sahteciliği kanıtlanıncaya kadar geçerli olan resmi belgelerdir.
./..
-2-
1412 sayılı CMUK 307. maddesinin halen yürürlükte olup ve "Temyiz ancak hükmün kanuna muhalif olması sebebine müstenit olur. Hukuki bir kaidenin tatbik edilmemesi yahut yanlış tatbik edilmesi kanuna muhalefettir." hükmünü içermektedir. Ancak her kanununa aykırılık mutlak bozma nedeni değildir. 1412 sayılı CMUK.nun 308. maddesinde 8 bent halinde mutlak bozma nedenleri belirtildiği gibi 5271 sayılı CMK.nun 289/1. maddesinde de 9 bent halinde hukuka kesin aykırılık halleri sayılmıştır. Sayılanların dışındaki kanuna aykırılık hallerinin bozma nedeni sayılabilmesi için hükme etkisi değerlendirilmelidir.
Duruşma tutanağının bir sayfasının CMK 219. maddesine aykırı olarak imzalanmaması bahsedilen zorunluluklar içerisinde sayılmamıştır. İmza eksikliğinin bozma nedeni yapılması için bu tutanaklara karşı güveni zedeleyecek bir durumun varlığı, sahteciliği veya yanıltıcılığı hususunda bir kuşkunun bulunup bulunmadığı, tutanaklara bir itirazın olup olmadığı hususlarının önemi vardır. Dosyada bulunan mevcut imzaların tutanağa ilişkin kuşkuyu kaldırdığı, tutanağın diğer sayfalarında imza eksiği bulunmadığı, eksik imzalı tutanaktaki işlemlerin imza eksiği bulunmayan başka tutanak veya kararlarla ve UYAP ile uyumlu olduğu hallerde hükmün bozulmasını gerektirecek bir durumun olmadığı düşünülerek salt imza eksikliğinden dolayı hüküm bozulup yargılamanın uzamasına bunun sonucunda da makul sürede davaların bitirilmemesine neden olunması önlenmelidir.
CMK.nun 192. maddesinin belirttiğine göre mahkeme başkanı veya hakim, duruşmayı yönetir ve sanığın sorguya çeker; delillerin ikamesini sağlar. Duruşmanın sevk ve idaresinden mesul olan hakimin imzalayıp belgelediği tutanaklarda diğer imza eksiklikleri tatamlayıcı unsurlardır.
Somut olayda:
İdil Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada 21.11.2007 tarihindeki duruşmada gelen olmadığı belirtilerek duruşmaya başlanılmış ve Cumhuriyet Savcısının mütaalası alınarak hüküm kurulmuştur. Bu duruşmada, duruşma katibi tutanağın 1 ve 2. sayfalarını imzalamamış ancak duruşmanın idaresinden sorumlu hakim tarafından imzalanmıştır.
Duruşma tutanağı içeriğine yönelik yargılamanın sujeleri tarafından bir itiraz da ileri sürülmemiştir. İmzalanmayan 21.11.2007 tarihli duruşmada alınan Cumhuriyet Savcısının mütaalası ile hüküm fıkrası aynen gerekçeli karara geçirilmiş ve gerekçeli kararda hakim ve katip tarafından imzalanmıştır. Bu tutanak ile gerekçeli karar arasında herhangi bir uyumsuzluk yoktur.
Tüm dosya kapsamıyla imza eksikliği bulunan tutanakla ilgili yanıltıcı ve sahteciliği hususunda kuşkuya düşüldüğüne ilişkin bir neden olmaması, yargılamanın herhangi bir aşamasında bu konuda itirazın bulunulmaması ve duruşmanın yöneticisi hakimin imzasının bulunduğu düşünüldüğünde sırf katip imzasının eksikliği gerekçesi ile hükmün bozulması davaları en az gider ve mümkün olan sürede sonuçlandırmakla yükümlü bulunan yargının ve özelde Yargıtay'ın bu görevini kusursuz yapmadığı sonucunu ortaya çıkaracaktır.
İmza noksanlığının mahallinde giderilebilecek nitelikte olduğu görülüp bu eksilik tamamlattırıldıktan sonra işin esasına girip davanın Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi amir hükümleri çerçevesinde makul sürede sonuçlandırmak gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan gerekçeler ve tüm dosya kapsamına göre işin esasını etkilemeyen imza eksikliğinin mahallinde giderilebilinir olduğu görülüp Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 05.03.2012 tarih ve 2010/3111 E, 2012/4969 K.sayıtı "BOZMA" kararının kaldırılması, esasa ilişkin temyiz incelemesi yapmak üzere dosyanın ilgili özel dairesine gönderilmesi hususunda karar verilmesi, itirazen arz ve talep olunur." isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
./..
-3-
II- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 05/03/2012 gün ve 2010/3111 esas, 2012/4969 karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
İdil Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 21/11/2007 tarih ve 2007/58 esas ve 2007/148 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;
Esasa etkili işlemlerin yapıldığı; esas hakkındaki mütalaanın verildiği ve hüküm fıkrasının bulunduğu 21.11.2007 tarihli oturuma ilişkin duruşma tutanağının 1. ve 2. sayfalarının, katip tarafından imzalanmadığı gibi elektronik imza ile de imzalanmadığı,
Anlaşıldığından, sanık ...’in temyiz davası isteği hakkında şimdilik bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA, dosyanın belirtilen imza eksikliği giderilerek, buna ilişkin tutanak düzenlenmesinden sonra Dairemize yollanılmak üzere, incelenmeksizin karar mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİNE, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...