ictihat

4. Ceza Dairesi 2013/17410 E. , 2014/20476 K.

# 4. Ceza Dairesi 2013/17410 E. , 2014/20476 K. 4. Ceza Dairesi 2013/17410 E. , 2014/20476 K. "İçtihat Metni" Hakaret suçundan sanık ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nıın 125/3-a, 125/4 ve 62. maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, ... Sulh Ceza Mahkemesinin 20/02/2013 tarihli ve 2012/294 esas, 2013/76 sayılı kararına, sanık müdafii tarafından yapılan itirazın süre yönünden reddine ilişkin, ...Asliye Ceza Mahkemesinin 04/03/2013 tarihli ve 2013/44 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/05/2013 gün ve 145132 sayılı istem yazısıyla, Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi. İstem yazısında; “ Dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen ... Sulh Ceza Mahkemesinin 20/02/2013 tarihli kararına yönelik 7 günlük itiraz süresinin 27/02/2013 tarihinde sona erdiği ve sanık müdafiinin de UYAP çıktısına göre itiraz süresinin son gününde 27/02/2013 tarihli dilekçe ile itiraz ettiğinin anlaşılması karşısında, itirazın esastan incelenmesi yerine, itiraz süresinin 26/02/2013 tarihinde sona erdiği gerekçesiyle süre yönünden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA I-Olay: Hakaret suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda,... Sulh Ceza Mahkemesinin 20/02/2013 tarihli kararı ile, 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, koşulları oluştuğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin karara itirazı üzerine, ...Asliye Ceza Mahkemesinin 04/03/2013 tarihli kararı ile itirazın süre yönünden reddine karar verildiği, kesin olan bu karara karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yapılan itirazın, süresinde olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir. III- Hukuksal Değerlendirme: 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu düzenlenmiş, aynı maddenin 12. fıkrasına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz yoluna başvurulabileceği belirtilmiştir. Olağan kanun yollarından olan itiraz, 5271 sayılı CMK’nın 267 ila 271. maddeleri, arasında düzenlenmiş olup "İtiraz olunabilecek kararlar" başlıklı 267. maddesinde; "Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir" hükmüne yer verilmiş, 268. madde de ise, “1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci Maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263 üncü Madde hükmü saklıdır. (2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir.” hükümleri düzenlenmiş, Aynı Kanunun “Sürelerin hesaplanması” başlıklı 39. maddesinin 1. fıkrasında da; “Gün ile belirlenen süreler, tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar.” hükmüne yer verilmiştir. İnceleme konusu somut olayda: ... Sulh Ceza Mahkemesinin 20/02/2013 tarihli kararının sanık ... müdafiinin yüzüne karşı verildiği, sanık müdafiinin bu karara 27.02.2013 tarihinde itirazda bulunduğu, CMK'nın 39/1. maddesine göre itirazın yasal 7 günlük sürenin son günü yapılmış olması karşısında, itiraz merciince kararın usul ve esas yönlerinden incelenmesi gerekirken, süre yönünden reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır. IV- Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, 1-...Asliye Ceza Mahkemesinin 04/03/2013 tarihli ve 2013/44 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2-Aynı Kanun maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, 05/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.