CMK 127 Kapsamında Elkoyma Kararı Yetkisi ve Onay Süreçlerinin Hukuki Analizi
Koruma TedbirleriYazar: EmsalDava Editör Ekibi

CMK 127 Kapsamında Elkoyma Kararı Yetkisi ve Onay Süreçlerinin Hukuki Analizi

Ceza muhakemesinde elkoyma tedbiri, mülkiyet hakkına müdahale niteliği taşıması sebebiyle CMK 127 uyarınca sıkı şekil şartlarına ve hak düşürücü onay sürelerine tabidir. Hakim kararı olmaksızın gerçekleştirilen elkoyma işlemlerinde 24 saatlik sunma ve 48 saatlik açıklama sürelerine riayet edilmemesi, elde edilen bulguların delil yasakları kapsamında değerlendirilmesine yol açmaktadır.

CMK 127 Elkoyma Kararı Verme Yetkisi ve Müdahalenin Anayasal Temelleri

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 127, mülkiyet hakkı ve zilyetlik üzerindeki tasarruf yetkisini kısıtlayan elkoyma koruma tedbirinin sınırlarını belirlemektedir. Elkoyma, kural olarak bir hakim kararına dayanmak zorundadır. Ancak ceza muhakemesinin dinamik yapısı gereği, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının, savcıya ulaşılamayan hallerde ise kolluk amirinin yazılı emriyle bu işlem gerçekleştirilebilir. Bu hiyerarşik yetki dağılımı, Anayasa’nın 20. ve 21. maddelerindeki özel hayatın gizliliği ve konut dokunulmazlığı güvenceleriyle doğrudan ilintilidir.

Yetki aşımı veya usule aykırı emirlerle tesis edilen elkoyma işlemleri, sadece idari bir hata değil, aynı zamanda elde edilen delilin sıhhatini etkileyen köklü bir hukuka aykırılık teşkil eder. Adliye pratiğinde en sık karşılaşılan uyuşmazlık, "gecikmesinde sakınca bulunan hal" kavramının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği ve bu durumun tutanağa bağlanıp bağlanmadığı noktasında toplanmaktadır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, bu halin varlığının makul gerekçelerle desteklenmesini aramaktadır.

"Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri, elkoyma işlemini gerçekleştirebilir. Kolluk görevlisinin açık kimliği, elkoyma işlemine ilişkin tutanağa geçirilir. Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur."

Kaynak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 127/1-3

Belgeyi Gör: CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Elkoyma İşleminde Onay Süreleri ve Hak Düşürücü Etki

Hakim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemleri, işlemin tesisinden itibaren başlayan iki kademeli bir denetim mekanizmasına tabidir. İlk kademe, kolluk veya savcılık tarafından gerçekleştirilen işlemin 24 saat içinde görevli sulh ceza hakimliğinin onayına sunulmasıdır. İkinci kademe ise hakimin, kendisine sunulan bu talebi 48 saat içinde karara bağlayarak açıklama yapmasıdır. Kanun koyucu, bu sürelerin geçirilmesi durumunda elkoymanın "kendiliğinden kalkacağını" açıkça düzenlemiştir.

CMK 127 onay sürelerini temsil eden takvim ve kanun metni görseli.

24 Saatlik Sunma Süresinin Başlangıcı ve Hesaplanması

Uygulamada 24 saatlik sürenin ne zaman başladığı tartışma konusu olabilmektedir. Süre, eşyanın fiilen denetim altına alındığı, yani tutanağın düzenlendiği an itibarıyla işlemeye başlar. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; yani süresinden sonra yapılan bir onay talebi, hakim tarafından esasa girilmeksizin reddedilmelidir. Ancak uyuşmazlıkların çözümünde, bazı istisnai durumlarda elkoyma kararının her zaman istenebileceğine dair iddialar ileri sürülse de, CMK 127/3 metni bu konuda oldukça katıdır.

48 Saatlik Karar Açıklama Süresinin Sonuçları

Hakimin kararını 48 saat içinde açıklamaması, elkoyma tedbirini hukuken hükümsüz kılar. "Açıklama" terimi, kararın sadece verilmesini değil, ilgilisine duyurulabilecek hale getirilmesini veya UYAP sistemine işlenmesini ifade eder. Bu sürenin aşılması durumunda eşyanın zilyedine iadesi gerekir. İade edilmeyen veya gecikmeli onaylanan elkoyma işlemleri neticesinde elde edilen eşyalar, yargılamada hükme esas alınamaz.

"Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar."

Kaynak: Yargıtay 12. Ceza Dairesi - Esas No: 2020/759 - Karar No: 2022/3864

Belgeyi Gör: 12. Ceza Dairesi 2020/759 E. , 2022/3864 K.

Muhafaza Altına Alma ve Elkoyma Ayrımında Rıza Unsuru

CMK 123 ve 127 maddeleri arasında ince bir çizgi bulunmaktadır. Eşyanın, zilyedi tarafından kendi rızasıyla teslim edilmesi durumunda "muhafaza altına alma" (CMK 123) söz konusu olurken, rıza dışı el koyma hallerinde CMK 127 prosedürü işletilir. Bu ayrım, özellikle "hakim onayı" gerekip gerekmediği noktasında hayati öneme sahiptir.

Rızai Teslimde Onay Zorunluluğunun Bulunmaması

Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin güncel yaklaşımlarına göre, eşyanın rıza ile teslim edildiği durumlarda CMK 127/3 anlamında bir hakim onayına ihtiyaç duyulmamaktadır. Bu durum, doktrinde "muhafaza altına alma" olarak adlandırılmakta ve mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin rızaya dayalı olması sebebiyle daha esnek bir rejime tabi tutulmaktadır. Ancak rızanın varlığı, tutanakla net bir şekilde tespit edilmeli ve şüpheye yer bırakmamalıdır.

Elkoymada Rıza Eksikliğinin İspatı ve Tutanak Düzeni

Eğer tutanakta "rızaen teslim edildiği" yönünde bir şerh bulunmuyorsa veya zilyed bu duruma itiraz ediyorsa, işlem elkoyma olarak kabul edilir ve derhal onay sürecine dahil edilmelidir. Kolluk görevlilerinin matbu tutanaklarla "rızaen" ibaresini kullanması, yargılama aşamasında sanık savunmalarıyla çeliştiğinde, mahkemelerin somut olayın özelliklerine göre delil değerlendirmesi yapması gerekmektedir.

"İspat aracı ya da müsadereye konu eşya veya malvarlığı değerlerinin rıza ile teslim edilmesi muhafaza altına alma, bu tür eşya ya da malvarlığının rıza ile teslim edilmemesi hali ise elkoyma olarak adlandırılır. Muhafaza altına almada, elkoymadan farklı olarak... hakim kararına ya da Cumhuriyet Savcısı veya kolluk amirinin yazılı iznine gerek yoktur."

Kaynak: Yargıtay 7. Ceza Dairesi - Esas No: 2020/4296 - Karar No: 2021/2557

Belgeyi Gör: 7. Ceza Dairesi 2020/4296 E. , 2021/2557 K.

Bulundurulması Suç Teşkil Eden Eşyalarda Elkoyma Rejimi

Ceza muhakemesi hukukunda elkoyma onayına ilişkin en önemli istisnalardan biri, bulundurulması ve taşınması başlı başına suç oluşturan eşyalardır. Uyuşturucu maddeler, yasaklanmış silahlar veya patlayıcılar bu kapsama girmektedir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin istikrarlı kararlarına göre, bu nitelikteki maddelerin ele geçirilmesi durumunda, elkoyma işleminin hakim tarafından onaylanması zorunlu değildir.

Yasaklı Maddelerde Hakim Onayı Aranmamasının Gerekçesi

Bu tür eşyalar zaten kamu güvenliği ve sağlığı açısından "müsadereye tabi" niteliktedir. Zilyedin bu eşyalar üzerinde meşru bir mülkiyet hakkı bulunmadığı kabul edildiğinden, mülkiyet hakkına yönelik bir müdahaleden de bahsedilemez. Bu nedenle, uyuşturucu madde elkoyma işlemlerinde 24 saatlik sürenin geçirilmiş olması, işlemin geçerliliğini veya delil niteliğini tek başına ortadan kaldırmaz.

İspat Aracı Niteliğindeki Diğer Eşyalarla Karşılaştırma

Eğer eşya, bulundurulması suç olmayan ancak bir suçun ispatı için gerekli olan (örneğin bir bilgisayar, suçta kullanılan bir araç veya ticari defterler) bir nesne ise, burada CMK 127'deki onay prosedürü tüm sertliğiyle uygulanır. Editörün Notu: Uygulamada uyuşturucu madde ile birlikte ele geçirilen paraların (suçtan elde edilen gelir şüphesiyle) elkoyma onayına tabi olup olmadığı tartışmalıdır. Yargıtay, genel eğilim olarak suçun ispatı için gerekli olan nakit paraların onay sürecine dahil edilmesini aramaktadır.

"Bulundurulması ve taşınması başlı başına suç oluşturan bir maddeye kolluk görevlileri tarafından elkonabilmesi için hâkim veya Cumhuriyet savcısının ya da kolluk amirinin kararına gerek yoktur. Aynı şekilde, hâkim kararı olmaksızın bu tür bir maddeye elkonulması işleminin hâkim tarafından onaylanması da gerekli değildir."

Kaynak: Yargıtay 10. Ceza Dairesi - Esas No: 2015/1714 - Karar No: 2016/669

Belgeyi Gör: 10. Ceza Dairesi 2015/1714 E. , 2016/669 K.

Elkoyma İşleminde Yetki ve Usul Parametreleri

Adliye pratiğinde elkoyma onayı ve yetki süreçlerini simgeleyen görsel.

İşlem Türü Yetkili Merci Onay Zorunluluğu Süre Sınırı
Normal Elkoyma Hakim Kararı Gerekli (Zaten Karar Var) Yok
Gecikmesinde Sakınca Bulunan Hal C. Savcısı / Kolluk Amiri Zorunlu (Hakim Onayı) 24 Saat Sunma / 48 Saat Karar
Muhafaza Altına Alma (Rızai) Kolluk / Savcı Yok Yok
Yasak Eşya (Uyuşturucu vb.) Kolluk (Re'sen) Yok Yok
Taşınmaz ve Hak Elkoyma Hakim Kararı Zorunlu (Özel Usul) CMK 128 Şartları

Gecikmesinde Sakınca Bulunan Hal Kavramı ve Denetimi

"Gecikmesinde sakınca bulunan hal", hakim kararı alınması durumunda delilin kaybolması, suçun izlerinin silinmesi veya şüphelinin kaçması riskinin bulunduğu durumları ifade eder. Ancak bu kavram, kolluğun veya savcılığın hakim denetiminden kaçınmak için kullanabileceği genel bir geçiş kapısı değildir.

Yazılı Emir Zorunluluğu ve Derkenar Uygulaması

CMK 119 ve 127 maddeleri, savcının emrinin "yazılı" olmasını şart koşar. Uygulamada kolluğun hazırladığı bir fezlekenin üzerine savcının "Görüldü, arama ve elkoyma yapılması" şeklinde attığı derkenar, Yargıtay tarafından yazılı emir hükmünde kabul edilmektedir. Ancak sözlü talimatla yapılan elkoymalar, sonradan yazıya dökülse dahi hukuka aykırılık teşkil edebilir.

Mesafe ve Zaman Faktörünün Etkisi

Hakime ulaşmanın mümkün olduğu mesai saatleri içinde, adliye binasına yakın bir konumda gerçekleştirilen operasyonlarda "gecikmesinde sakınca bulunan hal" gerekçesine dayanılması yargı organlarınca eleştirilmektedir. Sulh Ceza Hakimlikleri, onay taleplerini reddederken sıklıkla "hakime neden ulaşılamadığının tutanağa bağlanmadığı" gerekçesini kullanmaktadır.

"Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunan hal olduğu değerlendirilerek hakim kararı beklenmeksizin araçta arama yapılmasına ve... el konulması işlemlerinin Cumhuriyet savcısına CMK’nın 127 ve 75. maddeleri ile tanınmış yetkiler olduğu anlaşıldığından... onaylanması talebinin kabulü yerine reddine karar verilmesi yasaya aykırı[dır]."

Kaynak: Yargıtay 10. Ceza Dairesi - Esas No: 2018/786 - Karar No: 2018/4486

Belgeyi Gör: 10. Ceza Dairesi 2018/786 E. , 2018/4486 K.

Dijital Verilerde Elkoyma: CMK 134 ve 127 İlişkisi

Bilgisayarlar, bilgisayar programları ve kütükleri üzerinde yapılacak elkoyma işlemleri, genel elkoyma rejimi olan CMK 127'den farklı olarak CMK 134 maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Bu ayrım, dijital verilerin kopyalanması ve incelenmesi süreçlerinin hassasiyetinden kaynaklanmaktadır.

CMK 134'ün Özel Kanun Niteliği

Dijital ekipmanlara elkoyulması durumunda, CMK 127 uyarınca alınan bir genel elkoyma onayı, verilerin incelenmesi için yeterli değildir. Bilgisayar kütüklerinde arama ve elkoyma yapılabilmesi için mutlaka CMK 134 kapsamında bir hakim kararı gereklidir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcı emir verebilse de, bu emrin 24 saat içinde hakim onayına sunulması ve hakimin 24 saat içinde karar vermesi şarttır (CMK 134/1).

Usulsüz İncelemelerin Delil Değeri

Yargıtay 19. Ceza Dairesi, hakim kararı olmaksızın ve CMK 134 prosedürü işletilmeden bilgisayarlar üzerinde yapılan incelemeler neticesinde düzenlenen raporların "hukuka aykırı delil" niteliğinde olduğuna ve hükme esas alınamayacağına karar vermiştir. Bu durum, özellikle bahis ve bilişim suçları yargılamalarında savunma stratejisinin temelini oluşturmaktadır.

"Sanığın iş yerinde yapılan aramada rızaen teslim alınan bilgisayar üzerinde, soruşturma aşamasında, 5271 sayılı CMK’nun 134. maddesi uyarınca hakim kararı alınmadan ve Cumhuriyet savcısının talimatı hakim onayına sunulmadan inceleme yaptırıldığı... raporun da hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu ve hükme esas alınamayacağı..."

Kaynak: Yargıtay 19. Ceza Dairesi - Esas No: 2016/4999 - Karar No: 2018/12458

Belgeyi Gör: 19. Ceza Dairesi 2016/4999 E. , 2018/12458 K.

CMK 128 Kapsamında Taşınmaz, Hak ve Alacaklara Elkoyma

Maddi eşyaların dışındaki malvarlığı değerlerine (taşınmazlar, banka hesapları, şirket payları vb.) elkoyma işlemi, CMK 128 maddesiyle çok daha ağırlaştırılmış şartlara bağlanmıştır. Bu tedbirin uygulanabilmesi için suçun işlendiğine ve bu değerlerin suçtan elde edildiğine dair "somut delillere dayanan kuvvetli şüphe" bulunması gerekir.

Taşınmaz ve banka hesaplarına elkoyma tedbirini temsil eden resmi belgeler.

Katalog Suç Sınırlaması ve Rapor Zorunluluğu

CMK 128 kapsamında elkoyma kararı verilebilmesi için, suçun maddede sayılan "katalog suçlardan" biri olması şarttır. Ayrıca, taşınmaz veya banka hesaplarına el koymadan önce BDDK, SPK, MASAK veya Hazine Müsteşarlığı gibi kurumlardan "suçtan elde edilen değere ilişkin rapor" alınması yasal bir zorunluluktur. Bu raporlar olmaksızın verilen elkoyma kararları usul yönünden sakattır.

Şirket Yönetimi ve Kayyım Tayini

Elkoyma işleminin bir şirketin faaliyetine yönelik olması durumunda, m. 128/10 uyarınca idari bir mekanizma olarak kayyım tayini gündeme gelebilir. Bu süreçte mülkiyet hakkı ile kamu yararı arasındaki denge gözetilmeli, tedbirin ölçülülüğü her aşamada denetlenmelidir. Editörün Notu: 2014 yılındaki değişikliklerle getirilen "somut delil" şartı, bu alandaki keyfiliği önlemeye yönelik en önemli yasal bariyerdir.

"...elkoyma kararı alınabilmesi için ilgisine göre Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu, Mali Suçları Araştırma Kurulu, Hazine Müsteşarlığı... suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınır. Bu rapor en geç üç ay içinde hazırlanır."

Kaynak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 128/1

Belgeyi Gör: CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Hukuka Aykırı Elkoymanın Ceza Muhakemesindeki Müeyyidesi

Hukuka aykırı bir şekilde gerçekleştirilen veya kanuni süresinde onaylanmayan elkoyma işlemleri, elde edilen bulguların "delil" olma vasfını yitirmesine neden olur. Anayasa m. 38/6 ve CMK m. 217/2 hükümleri, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen bulguların yargılamada ispat aracı olarak kullanılamayacağını amirdir.

Mutlak Hukuka Aykırılık ve Bozma Sebebi

Yargıtay, usulüne uygun elkoyma kararı veya onayı bulunmayan dosyalarda, sanığın ikrarı olsa dahi, bu bulgulara dayanılarak verilen mahkumiyet kararlarını bozmaktadır. Özellikle arama tanıklarının (komşu veya ihtiyar heyeti azası) bulunmadığı konut aramaları neticesinde yapılan elkoymalar, Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından "mutlak hukuka aykırılık" olarak nitelendirilmektedir.

Uzak Etki ve Zehirli Ağacın Meyvesi Doktrini

Hukuka aykırı elkoyma sadece o eşyanın kendisini değil, o eşyadan yola çıkılarak ulaşılan diğer delilleri de sakatlayabilir. Örneğin, usulsüz el konulan bir ajandadaki notlardan yola çıkılarak yapılan ikinci bir operasyonda elde edilen delillerin durumu, "zehirli ağacın meyvesi" doktrini çerçevesinde tartışılmalıdır. Ancak Türk hukuk uygulamasında bu doktrin, her somut olayın özelliğine göre (kaçınılmaz keşif vb. istisnalarla) değerlendirilmektedir.

"Yasaya uygun olmayan mevcut delillere dayanılarak sanığın mahkumiyetine karar verilemeyeceği anlaşılmakla sanığın atılı suçtan beraati ile... karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hükmü tesisi, kanuna aykırı olup..."

Kaynak: Yargıtay 12. Ceza Dairesi - Esas No: 2020/759 - Karar No: 2022/3864

Belgeyi Gör: 12. Ceza Dairesi 2020/759 E. , 2022/3864 K.

Elkoyma İşlemine Karşı Başvuru Yolları ve Zilyedin Korunması

Elkoyma tedbirine karşı hem şüpheli/sanık hem de eşyasına el konulan üçüncü kişilerin kanun yoluna başvurma hakkı mevcuttur. Bu hak, CMK 127/4 maddesinde "Hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini isteyebilir" ifadesiyle güçlendirilmiştir.

İtiraz Usulü ve Süresi

Sulh Ceza Hakimliğinin elkoymayı onama kararına karşı, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz edilebilir. İtiraz mercii, kararı veren hakimliğin numara olarak takip eden dairesidir. İtirazda, sadece elkoymanın usulü değil, aynı zamanda tedbirin ölçülülüğü, eşyanın suçla ilgisi ve muhafazasına gerek kalmadığı hususları da ileri sürülmelidir.

Eşyanın İadesi ve Tazminat Hakları

Soruşturma veya kovuşturma evresinde muhafazasına gerek kalmayan eşyanın iadesine CMK 131 uyarınca karar verilir. Eğer elkoyma işlemi haksız bir şekilde yapılmış ve bu durum bir beraat veya takipsizlik kararıyla kesinleşmişse, ilgili kişi CMK 141 ve devamı maddeleri uyarınca devlet aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Tazminat davası, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren 3 ay ve her halde 1 yıl içinde ağır ceza mahkemesinde açılmalıdır.

"Zilyedliğinde bulunan eşya veya diğer malvarlığı değerlerine elkonulan kimse, hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini isteyebilir. Elkoyma işlemi, suçtan zarar gören mağdura gecikmeksizin bildirilir."

Kaynak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 127/4-5

Belgeyi Gör: CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Uygulama Notu: Savunma Stratejisi ve Tutanak Analizi

Profesyonel bir hukukçu için elkoyma uyuşmazlığında ilk durak tutanaktır. Tutanağın tanzim saati ile hakim onay talebinin UYAP'a giriş saati arasındaki fark 24 saati aşıyorsa, ortada hukuka aykırı bir delil vardır. Ayrıca, tutanakta savcıyla yapılan görüşmenin saati ve "yazılı emir" alınıp alınmadığı sorgulanmalıdır.

  1. Süre Denetimi: Elkoyma saati: 10:00. Hakim onayı sunulma saati: Ertesi gün 11:00. Süre aşılmıştır, elkoyma kendiliğinden kalkmıştır.
  2. Yetki Denetimi: Konutta yapılan aramada kolluk amirinin emriyle elkoyma yapılamaz. Mutlaka hakim veya gecikmesinde sakınca varsa savcı emri gereklidir (CMK 119/1).
  3. İçerik Denetimi: Elkoyulan eşyanın suçla bağlantısı (illiyet bağı) tutanakta veya onay kararında somutlaştırılmamışsa, ölçülülük ilkesi ihlal edilmiştir.
  4. Dijital Ayrım: Bilgisayara el konulmuşsa, CMK 134 onayı olup olmadığına bakılmalıdır. CMK 127 onayı dijital veriyi kapsamaz.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Elkoyma onay süresi olan 24 saat hafta sonuna denk gelirse süre uzar mı?

Hayır, ceza muhakemesinde koruma tedbirlerine ilişkin süreler kesintisizdir. Adliyelerde nöbetçi sulh ceza hakimlikleri bu işlemler için 7/24 görev yapmaktadır. 24 saatlik süre hafta sonu veya resmi tatil ayrımı gözetmeksizin hesaplanır.

2. Şüphelinin rızasıyla teslim ettiği uyuşturucu madde için hakim onayı gerekir mi?

Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, bulundurulması ve taşınması suç teşkil eden uyuşturucu maddeler için CMK 127 anlamında bir hakim onayı gerekmemektedir. Rıza olsun ya da olmasın, bu maddeler müsadereye tabi olduğu için onay prosedürünün dışında tutulmaktadır.

3. Hakim, elkoyma işlemini 48 saat dolduktan sonra onaylarsa delil geçerli olur mu?

Hayır. Kanun metni "aksi halde elkoyma kendiliğinden kalkar" diyerek emredici bir hüküm kurmuştur. 48 saatlik süreden sonra verilen onay kararı yok hükmündedir ve bu süreçte elde edilen bulgular hukuka aykırı delil statüsüne geçer.

4. Üçüncü bir kişinin (şüpheli olmayan) eşyasına el konulabilir mi?

Evet, ispat aracı olarak yararlı görülen veya müsadereye tabi olan eşya, şüpheli dışında birinin zilyetliğinde olsa dahi el konulabilir. Ancak bu durumda, üçüncü kişinin haklarının korunması adına bildirim yükümlülüğü (CMK 127/5) ve itiraz hakkı daha titizlikle uygulanmalıdır.

Kaynakça

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi, Esas No: 2015/1714, Karar No: 2016/669
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas No: 2020/759, Karar No: 2022/3864
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi, Esas No: 2020/4296, Karar No: 2021/2557
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi, Esas No: 2016/4999, Karar No: 2018/12458
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2021/2987, Karar No: 2022/4771
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas No: 2023/457, Karar No: 2024/171

Yasal Uyarı: Bu metin akademik ve mesleki bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut olaylara doğrudan uygulanması önerilmez. Her hukuki uyuşmazlık kendi şartları içinde değerlendirilmelidir. Bu içerik profesyonel bir hukuki danışmanlık veya avukat-müvekkil ilişkisi kurma amacı taşımamaktadır.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Muhakemesi Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş: