ictihat
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI E. 2021/67, K. 2021/48
# Norm Kararı
```html
“… Adli kontrol; 5271 sayılı CMK’nın Koruma Tedbirleri başlıklı
Dördüncü Kısmın Adli Kontrol başlıklı Üçüncü Bölümünde yer alan 109 ve devamı
maddelerinde düzenlenmiştir. Adli kontrol kararlarının koruma tedbiri olduğu
noktasında kanun sistematiği ve hukuk doktrini gözetildiğinde herhangi bir
tereddüt bulunmamaktadır.
5271 sayılı CMK’nın Adli kontrol kararının kaldırılmasına
başlıklı 111. maddesinin 2. fıkrasının “Adli kontrole ilişkin kararlara itiraz
edilebilir.” şeklindedir. Madde başlığı Adli kontrol kararının kaldırılması
başlığını taşısada hem adli kontrolün kaldırılması hem de devamı kararları için
itiraz yolu açıktır. Nitekim 5271 sayılı CMK’nın 111/1. fıkrası istemi üzerine
adli kontrolün kaldırılmasına karar verilebileceği bildirmekte olup adli
kontrolün devamına karar verilmesi de her zaman mümkündür.
5271 sayılı CMK’nın Kararların açıklanması ve tebliği başlıklı
35. maddesinin 2. fıkrası “Koruma tedbirlerine ilişkin olanlar hariç, aleyhine
kanun yoluna başvurabilecek hakim veya mahkeme kararları (…) (1) hazır
bulunmayan ilgilisine tebliğ olunur.” şeklindedir. Ceza yargılamasının asıl
süjeleri (tarafları) sanık ve müşteki (katılan) olduğuna göre buradaki
“ilgili”den kastedilenin sanık veya müşteki (katılan) olduğu kuşkusuzdur. Kanun
bu maddesi ile aleyhine kanun yoluna başvurabilecek bir kararın yoklukta
verilmesi durumunda ilgilisine tebliğ edilmesini zorunlu kılmış iken koruma
tedbirlerine ilişkin hakim ve mahkeme kararları bu zorunluluktan muaf
tutmuştur. Bu kapsamda diğer koruma tedbirlerinde olduğu gibi adli kontrol
kararının kaldırılması veya devamı yönündeki kararların sanık veya müştekiye
(katılına) tebliği gerekmemektedir.
5271 sayılı CMK’nın 35/2. maddesinde yer alan “aleyhine kanun
yoluna başvurabilecek hakim veya mahkeme kararları” şeklindeki ibare ile bahsi
geçen tebliğin kanun yoluna başvuru amacına hizmet ettiği açıktır. Yani adli
kontrol tedbirinin (veya genel anlamda koruma tedbirinin) devamına karar
verilmesi halinde sanığın itiraz için hukuki yararı bulunmaktadır. Adli kontrol
tedbirinin kaldırılmasına ilişkin karar yönünden ise müştekinin (katılanın)
itirazı söz konusu olabilecektir (Tarafımızca kovuşturma aşamasında işin
esasını çözmeye yetkili mahkemenin adli kontrolün kaldırılmasına ilişkin
kararının CMK 111/2. maddenin aksine itiraza tabi tutulmaması gerektiği
değerlendirilmektedir.) Bu kapsamda yürürlükteki yasal düzenlemede
gözetildiğinde adli kontrol kararının kaldırılması durumunda müştekinin
(katılanın) bu karardan haberdar olup karara karşı kanun yoluna başvurma
imkanının tanınması gerekir. Anayasanın hak arama hürriyeti başlıklı 36. maddesinin
birinci fıkrası “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı
mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma
hakkına sahiptir.” şeklindedir. Adli kontrol kararının kaldırılmasına dair
karardan müştekinin (katılanın) haberdar olup karara karşı kanun yoluna
başvurma imkanının tanınmaması (bildirimde bulunulmayarak kanun yoluna başvuru
hakkının kısıtlanması) Anayasanın 36/1. maddesinde düzenlenen hak arama
hürriyetine aykırılık teşkil edecektir.
Anayasanın dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma
hakkı başlıklı 74. maddesinde “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek
kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle ve kamu ile ilgili
dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet
Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların
sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes,
bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.” şeklinde
düzenlemelere yer verilmiştir. Bu kapsamda yargılama sırasında sanığın kendi
hakkında verilmiş karar hakkında Anayasaya göre bilgi edinme hakkına sahip
olduğunun kabulü gerekir. Bilgi edinme hakkı hem bizzat sanığın dilekçeyle
yaptığı başvuru sonucunu kapsadığı gibi (anılan maddenin 2. fıkrası) sanık
talebi dışındaki adli kontrole ilişkin kararları da kapsayacaktır. Nitekim
Anayasanın 74. maddenin 4. fıkrasının “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkına sahiptir.” şeklindeki hükmü bu kabulü gerektirir. Bu nedenle
5271 sayılı CMK’nın kararların açıklanması ve tebliği başlıklı 35. maddesinin
2. fıkrasının “Koruma tedbirlerine ilişkin olanlar hariç” ibaresi Anayasanın
74. maddesine de aykırıdır.
Koruma tedbirine ilişkin kararın tebliğ edilmemesinin önemli bir
sonucu da sanığın hakkındaki adli kontrol tedbirinin kaldırıldığından haberdar
olmaması durumudur. Sanığın adli kontrol tedbirinin sona erdiğinden haberdar
olmaması Anayasada yer alan bir takım hak ve özgürlükleri (seyahat özgürlüğü,
kişi hürriyeti vs.) kullanılmasına engel olabilecektir. Bu kapsamda yurtdışına
çıkış yasağı kaldırılan sanığın bu karardan haberdar olmaması sanığın seyahat
özgürlüğünü kullanmasını engelleyecek veya geciktirecektir. Bu durum (bilgi
edinme hakkı da kısıtlanan) sanık için hukuki belirsizlik oluşturacak sanığın
hukuki güvenliği zedelenecektir. Bu durum Anayasanın 2. maddesinde düzenlenen
hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil edecektir.
SONUÇ : Yukarıda arz edilen gerekçeler ve inceleme sırasında
re’sen nazara alınacak diğer nedenler nazara alınarak, Mahkememizin 2021/24
esas sayılı dava dosyasında uygulanma ihtimali bulunan ancak 2709 sayılı
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2., 36. ve 74. madde hükümlerine açıkça aykırı
hükümler içeren 5271 sayılı CMK’nın kararların açıklanması ve tebliği başlıklı
35. maddesinin 2. fıkrası “Koruma tedbirlerine ilişkin olanlar hariç aleyhine
kanun yoluna başvurabilecek hakim veya mahkeme kararları, (…) (1) hazır
bulunamayan ilgilisine tebliğ olunur.” şeklindeki hükmünün “Koruma tedbirlerine
ilişkin olanlar hariç” kısmının İPTALİNE KARAR VERİLMESİ talep olunur.”
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2021/67
Karar Sayısı : 2021/48
Karar Tarihi : 14/7/2021
R.G.Tarih-Sayısı : Tebliğ
edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Hatay 6. Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 4/12/2004
tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 35. maddesinin (2) numaralı
fıkrasında yer alan “Koruma tedbirlerine ilişkin olanlar hariç,…”
ibaresinin Anayasa’nın 2., 36. ve 74. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek
iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Sanığın hakaret suçundan cezalandırılması talebiyle açılan davada
itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ
İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 35. maddesi
şöyledir:
“Kararların
açıklanması ve tebliği
Madde 35- (1)
İlgili tarafın yüzüne karşı verilen karar kendisine açıklanır ve isterse
kararın bir örneği de verilir.
(2) Koruma tedbirlerine ilişkin olanlar hariç,
aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek hâkim veya mahkeme kararları, (…) hazır
bulunamayan ilgilisine tebliğ olunur.
(3) İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu
ise tebliğ edilen karar, kendisine okunup anlatılır.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan
ilk inceleme toplantısında başvuru kararı ve ekleri, Raportör Mustafa Erdem
ATLIHAN tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu ve itiraz konusu kanun hükmü
okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. Anayasa’nın 152. ile
30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa
Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40.
maddelerine göre bir davaya bakmakta olan mahkeme, bu dava sebebiyle
uygulanacak bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini
Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğü
aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda bu hükümlerin
iptalleri için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak anılan maddeler
uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde
yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması, iptali
talep edilen kuralın da o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak kural
ise bakılmakta olan davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların
çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak
nitelikte bulunan kurallardır.
3. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 5271 sayılı Kanun’un 35. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan “Koruma
tedbirlerine ilişkin olanlar hariç,…” ibaresinin iptalini talep etmiştir. Anılan maddede koruma tedbirlerine ilişkin olanlar hariç olmak üzere
aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek hâkim veya mahkeme kararlarının hazır
bulunamayan ilgilisine tebliğ olunacağı hükme bağlanmıştır.
4. Bakılmakta olan davada sanık hakkında daha önce
verilmiş olan adli kontrol tedbiri kararının kaldırılmasına, kovuşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının huzurunda,
kendisine usulüne uygun davetiye gönderilerek duruşmadan haberdar edilen
müşteki ile sanığın yokluğunda karar verilmiştir. Hakkında verilmiş olan adli
kontrol tedbirinin kaldırılmasına dair karar aleyhine sanığın kanun yoluna
başvurmasında hukuki yararının bulunmadığı, usulüne uygun davetiye ile
duruşmadan haberdar edildiği hâlde duruşmaya gelmeyerek katılma talebinde
bulunmayan müştekinin kanun yoluna başvurma yetkisinin olmadığı ve anılan
hususa Cumhuriyet savcısının huzurunda karar verildiği gözetildiğinde aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek nitelikteki
kararların hazır bulunamayan ilgilisine tebliğinin istisnasını düzenleyen
itiraz konusu kuralın bakılmakta olan davada uygulanma imkânı bulunmamaktadır.
5. Açıklanan
nedenle kuralın itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada
uygulanma imkânı bulunmadığından başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle
reddi gerekir.
III. HÜKÜM
4/12/2004 tarihli ve
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 35. maddesinin (2) numaralı fıkrasında
yer alan “Koruma tedbirlerine ilişkin olanlar hariç,…” ibaresinin itiraz
başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma imkânı
bulunmadığından bu ibareye ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle
REDDİNE 14/7/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü
ARSLAN
Başkanvekili
Hasan
Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir
ÖZKAYA
Üye
Engin
YILDIRIM
Üye
Hicabi
DURSUN
Üye
Celal
Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer
TOPAL
Üye
M.
Emin KUZ
Üye
Rıdvan
GÜLEÇ
Üye
Recai
AKYEL
Üye
Yusuf
Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız
SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin
MENTEŞ
Üye
Basri
BAĞCI
Üye
İrfan
FİDAN
```