ictihat
9. Ceza Dairesi 2024/10240 E. , 2025/3084 K.
# 9. Ceza Dairesi 2024/10240 E. , 2025/3084 K.
9. Ceza Dairesi 2024/10240 E. , 2025/3084 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/353 E., 2016/55 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanıklar hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanık ...'ın atılı suçlardan mahkumiyetine, sanık ...'ın atılı suçlardan beraatine, sanık ...'in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine, nitelikli cinsel saldırı suçundan ise beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan ... Vekilinin Temyiz İsteği
Özetle, tüm dosya kapsamına göre sanık ...' in üzerine atılı nitelikli cinsel saldırı suçundan, sanık ...'ın ise nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkum edilmeleri gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle, katılanın çelişkili beyanları dışında mahkumiyete yeter delil bulunmadığına ve suç kastının bulunmadığına ilişkindir.
C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle, mahkumiyetlere yeter delil bulunmadığına, eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulduğuna, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığına ve kabul anlamına gelmemekle beraber kamu görevinin kötüye kullanılması gibi bir durumun mevcut bulunmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan, Sanık ... Hakkında İse Nitelikli Cinsel Saldırı Ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Verilen Hükümler Yönünden
Yapılan yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanıklardan ... ve ... Haklarında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma İle ... Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan vekili, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, Üye ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.04.2025 tarihinde karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dairemizin sayın çoğunluğu ile ihtilafa düştüğüm husus sanıklar ... ve ...'in mağdure ...'e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sanık ...'ın nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediğinden bahisle cezalandırıldığı olayda suçun sübuta erip ermediği noktasında toplanmaktadır.
Bilindiği gibi ceza muhakemesinde mahkumiyet kararı verebilmek için, sanıkların üzerine atılı eylemleri gerçekleştirdiği konusunda hiçbir şüpheye yer bırakmayacak bir biçimde kesin olarak belirlenmesi konusunda tam bir vicdani kanaatin oluşması gerekir.
Cinsel suçlarda, eylemin gerçekleştirilmesi konusunda mağdur beyanının tek delil olduğu durumlarda, mağdur beyanına itibar edilip edilmeyeceği konusunda kriterler belirli olacaktır. Bu ölçütlere göz atarsak; intikal zamanı ve şekli, mağdur beyanının başka delillerle örtüşmesi veya örtüşmemesi, mağdur beyanının kendi içinde aşamalardaki tutarlılığı veya çelişkisi, mağdur beyanının ayrıntısı, mağdur beyanının hayatın olağan akışına uygun olması vs hususların gözetilmesi gerekir. Şüphenin; hukuken geçerli,mantıklı ve sıhhatinden şüphe edilmeyecek deliller ile giderilmesi ve delillere dayalı vicdani kanaatin oluşması gerekir. Buna göre, vicdani kanıt sisteminin geçerli bulunduğu ceza yargılaması hukukumuzda, beyan delilinin de dosyada varlığını koruyan diğer tüm kanıtlar gibi hakim tarafından serbestçe takdir edilip değerlendirilmesi gerekecektir.
Sanıklar atılı suçlamaları kabul etmemiş, sanık ... eylemin rızalı gerçekleştiğini ve daha önce rızalı ilişkisi olduğunu savunmuştur. Mağdurun olay tarihinde araca zorla bildirildiği iddiası sanıkların birbiri doğrulayan ve tarafsız tanık ... tarafından doğrulanmamış rızalı olarak araca bindiği anlaşılmıştır.
Mağdura sanık ...'ın eylem sırasında saçlarını çektiği ve boğazını sıktığı yönündeki beyanı olaydan hemen sonra alınan genel adli muayene raporunda saçlı derinde ve boğazda hassasiyet ve darp bulgusu saptanmadığının bu beyanı doğrulanmamıştır.
Mağdurenin vekil eşliğinde soruşturma aşamasındaki22.03.2014 tarihli ifadesinde araca bindikten sonra hırsızlık olayına gidildiği ve orada polisler olduğu, kaçmayı düşündüğü ancak kaçamadığı, sanık ile ikinci kez ilişkiye girdiğini ancak kovuşturma aşamasında bu beyanından vazgeçtiği anlaşılmıştır.
Mağdurunun soruşturma aşamasındaki beyanı ile kovuşturma aşamasındaki beyanının istikrar içermeyip çelişkili olduğu, sanıkların savunmalarının birbirleri ile uyumlu olduğu ve tarafsız tanık beyanı doğrulandığı ve hırsızlık olayı nedeniyle başka bir yere gittiklerinde zorla araca bindirilmiş olan mağdurun yardım isteyebileceği ancak bunu yapmadığı, zora ilişkin mağdurun saçlarının çekilmesi ve boğazının sıkılması iddiasının rapor ile doğrulanmadığı, mağdurun istikrarlı ve tutarlı beyanının bulunmadığı, sanıkların suçu kabul etmediği ve sanıkların ikrarının bulunmadığı, mağdurenin aşamalarda istikrar arzetmeyen soyut nitelikte ve sanıklar ve tanık tarafından ve adli rapor ile başkaca yan delil ile desteklenmeyen ve doğrulanmayan mağdurenin soyut beyanı dışında, yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, cinsel ilişkinin rızalı gerçekleştiği, mağdurenin soruşturma ve kovuşturma beyanının kendi içinde ve aşamalarda istikrar arz etmemesi ve yan delil ile desteklenmemesi sebebiyle itibar edilerek üstünlük tanımanın makul ve kabul edilebilir bir gerekçesinin bulunmadığı, sanıkların savunmalarının aksine çelişkili ve istikrar içermeyen mağdur beyanı dışında eylemin zorla rıza dışı yapıldığına dair delil bulunmadığı ve sanıkların beraatlerine karar verilmesi görüşünde olduğundan sayın çoğunluğun aksi yöndeki kararın onanması yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir.