ictihat

2. Ceza Dairesi 2023/20271 E. , 2025/113 K.

# 2. Ceza Dairesi 2023/20271 E. , 2025/113 K. 2. Ceza Dairesi 2023/20271 E. , 2025/113 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2106 E., 2021/2076 SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi A. Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 06.06.2022 tarihli ve 2022/3549 Esas, 2022/11436 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KD-2023/68252 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararı gereğince yokluğunda verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanık müdafii yanında sanığa da tebliği gerektiği hâlde, kararın sanığa tebliğ edilmediği buna göre sanığın 17.01.2022 tarihli temyiz dilekçesinin öğrenme üzerine verilmiş temyiz isteği mahiyetinde olduğu kabul edilerek dosyanın sanığın temyizi nedeniyle esastan incelenmesi yerine, temyiz isteğinin reddine dair ek kararın onandığı Dairemizin 06.06.2022 tarihli ve 2022/3549 Esas, 2022/11436 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına" ilişkindir. II. GEREKÇE Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi kararıyla hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulduğu, kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, söz konusu kararın sanıklar müdafiine 31.10.2021 tarihinde tebliğ edildiği (ancak aşağıda belirtildiği üzere, bu tebliğin de usûlsüz olduğu), sanığa ayrıca tebliğ yapılmadığı, her ne kadar 7201 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca vekil vasıtası ile takip edilen işlerde, sanığa yeniden karar tebliği gerekmediği belirtilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı ilâmında belirtilen “Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin (İHAS) 13. maddesi ve CMK'nın 34. maddesinin ikinci fıkrası, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin son cümlesi ile CMK'nın 35. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenlemeler ve müdafi ile vekil arasındaki farklılıklar da gözetildiğinde; sanığın ve müdafisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir.” şeklindeki kabul ve ilkeler göz önüne alındığında, yoklukta verilen kararın sanık müdafiinden başka sanığa da ayrıca tebliğ edilmemiş olması nedeniyle sanığın öğrenme üzerine sunduğu yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğunun kabul edilmesi ile; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 06.06.2022 tarihli ve 2022/3549 Esas, 2022/11436 Karar sayılı ilâmındaki sanığın temyiz isteminin reddine ilişkin Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 17.01.2022 tarihli ve 2021/2106 Esas, 2021/2076 Karar sayılı temyiz isteminin reddine ek kararının onanmasına dair kararların KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, sanığın temyiz ve eski hâle getirme isteminin reddine ilişkin Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 17.01.2022 tarihli ve 2021/2106 Esas, 2021/2076 Karar sayılı bakımından ise, eski hâle getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Kanun'un 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olmasına göre, 17.01.2022 tarihli ek kararın hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde bulunduğunun BELİRLENMESİNE karar verildi. B. Sanığın temyizinin süresinde kabul edilerek, sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 20.10.2021 tarihli ve 2021/2106 Esas, 2021/2076 Karar sayılı kararında yalnızca 5271 sayılı Kanun'un 291. maddesinde belirtilen 15 günlük temyiz süresine ilişkin ihtarın bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere 5271 sayılı Kanun'un 294. maddesine uygun şekilde gerekçeli temyiz başvurusunda bulunulması gerektiğine dair herhangi bir ihtarın bulunmadığı anlaşılmakla, bu nedenle sanık müdafiinin 24.03.2022 gerekçeli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilmiştir.), 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanığın temyiz isteminin hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarına yönelik, sanık müdafiinin temyiz isteminin ise, hırsızlık suçuna yönelik olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Akşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2020 tarihli ve 2019/90 Esas, 2020/27 Karar sayılı dosyasında sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesi uyarınca verilen 5 yıl 6 ay hapis cezasına, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan ise, aynı Kanun'un 116/1. maddesi uyarınca 9 ay hapis cezasına yönelik istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 27.10.2020 tarihli ve 2020/1513 Esas, 2020/1551 Karar sayılı kararı ile, "5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanunun 188/1 ve 289/1-e maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, eylemin gece sayılan zaman diliminde işlendiği gözetilmeden hırsızlık suçundan kurulan hükümde aynı Kanun'un 143. maddesinin, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümde ise, aynı Kanun'un116/4 maddesi uygulanmayarak hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini ve soruşturma aşamasındaki beyanları hükme esas alınan tanık ...'ın kovuşturma aşamasında ifadesine başvurulmadan hüküm tesis edilmesi" nedenleri ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, zira her ne kadar 5271 sayılı Kanun'un 289 ve 280. maddeleri uyarınca hükümlerin bozulmasına karar verilmiş ise de, bozma nedeni olarak gösterilen hukuka aykırılığın bu maddeler kapsamına girmediği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 27.10.2020 tarihli ve 2020/1513 Esas, 2020/1551 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine Akşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2021 tarihli ve 2020/854 Esas, 2021/600 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.