ictihat

2. Ceza Dairesi 2023/4427 E. , 2024/15794 K.

# 2. Ceza Dairesi 2023/4427 E. , 2024/15794 K. 2. Ceza Dairesi 2023/4427 E. , 2024/15794 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/34 E., 2016/312 K. ŞİKYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK :... SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, suç tarihi itibarıyla 18 yaşından küçük olmakla birlikte hükmün açıklandığı tarihte 18 yaşını doldurduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun hüküm tarihinde 18 yaşından büyük olması sebebiyle, zorunlu müdafiinin görevinin sona erdiği, ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.04.2014 tarih, 2013/3-690 Esas ve 2014/199 Karar sayılı içtihadında “...TCK’nun 6/1-b maddesi gereğince 18 yaşını doldurmamış olan kişinin çocuk olduğu kabul edilmiş olup, hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılan sanığın 18 yaşından küçük olması durumunda CMK'nun 150/2. maddesi gereğince istemi aranmaksızın müdafii görevlendirilmelidir. Fakat sorgu veya ifade tarihinde sanığın 18 yaşını doldurması durumunda ise CMK'nun 150/1. maddesi gözetilerek müdafii görevlendirilmesini isteyip istemediği sorulmalı, sanığın müdafii görevlendirilmesi hususunda talebi olması hâlinde müdafii görevlendirilmeli, talebi yoksa müdafii görevlendirilmesine gerek olmadan ifade veya sorgusu yapılmalıdır...” şeklinde belirtildiği nazara alındığında 5271 sayılı CMK'nın 195/1. maddesine göre suça sürüklenen çocuğa yokluğunda karar verilebileceği ihtarını içeren tebligatın usulüne uygun suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmediği, böylelikle 5271 sayılı CMK’nın 150/1. maddesi gereğince isteğe bağlı müdafii atanması konusunda talebi sorulmadığı gibi kendisinin de müdafii atanması konusunda herhangi bir beyanı olmadığı, yokluğunda müdafii tayini yapılmaksızın verilen karar suça sürüklenen çocuğun en son bildirdiği adres yerine doğrudan MERNİS adresine gönderildiği bu nedenle tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakla, bir haftalık yasal süreden sonra suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek 29.03.2022 tarihli ek kararın yok hükmünde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Suça sürüklenen çocuğun, gece vakti şikâyetçinin kilitli aracının kapı kilit göbeğini zorlayarak kapısını açıp, teyp çalması şeklindeki eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143/1, 151/1, 31/2. maddesinde tanımlanan hırsızlık ve mala zarara verme suçlarının gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa'nın 66/1-e ve 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 11 yıl 3 aylık olağanüstü zamanaşımı ve 6 yıllık dava zamanaşımı süresinin suça sürüklenen çocuk hakkında mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 13.06.2011 tarihi ile yeniden suç işlediği tarih olan 01.06.2012 arasındaki 11 ay 18 günlük durma süresi eklendiğinde dahi suç tarihi olan 09.11.2009 tarihinden karar tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.