ictihat
19. Ceza Dairesi 2016/645 E. , 2017/5053 K.
# 19. Ceza Dairesi 2016/645 E. , 2017/5053 K.
19. Ceza Dairesi 2016/645 E. , 2017/5053 K.
"İçtihat Metni"
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununa muhalefet suçundan sanık ...’in, aynı Kanun'un 56 maddesi delaletiyle 63/10, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2. maddeleri gereğince 1.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/01/2015 tarihli ve 2013/9 esas, 2015/3 sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 25/01/2016 gün ve 14796 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/02/2016 gün ve KYB. 2016 / 38688 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1) Sanık hakkında özel belgede sahtecilik eyleminden dolayı 5237 sayılı Kanun'un 207/2. maddesi ile cezalandırılması istemiyle iddianameyle kamu davası açıldığı hâlde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı tanınmadan 5809 sayılı Kanun'un 56, 63/10 maddeleri gereğince mahkûmiyetine karar verilmesinde,
2) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 195. maddesi I. fıkra 2. cümlesinde belirtilen duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda karar verileceğinin ihtarını içerir duruşma gününü bildiren davetiye gönderildiğine dair dosya içerisinde tebligat parçası bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma ihbarnamesinin,
(2-) numaralı bendi yönünden yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK'nın "İddianamenin kabulü ve duruşma hazırlığı" başlıklı 175. maddesi, "..Mahkeme, iddianamenin kabulünden sonra duruşma gününü belirler ve duruşmada hazır bulunması gereken kişileri çağırır..." ve "Sanığın yokluğunda duruşma" başlıklı 195. maddesi, "...Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır..." şeklinde sanığın üzerine atılı suçun cezasına göre, sanığın duruşmaya gelmemesi halinde de duruşmaya devam edilebileceği düzenlemiştir.
Kanun yararına bozmaya konu edilen somut dosya incelendiğinde; iddianamenin kabulüyle başlayan yargılamada tensiben sanıklara davetiyeler gönderildiği, duruşmaya gelmeyen sanıklar hakkında yakalama emri çıkarıldığı, ancak sonra infaz edilmeden yakalamaların geri alındığı, sanıklar hakkında TCK 207/1. maddesinden açılan kamu davasında suçun vasfı ve mahiyetinin değişmesiyle ön ödeme tebligatının mahkemece sanıklara gönderildiği, ancak bu tebligatların sanık ... hakkında TK 21/1 maddesine göre yapıldığı ve neticeten sanığın savunması alınmadan hakkında bir mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebi yerinde görüldüğünden, Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/01/2015 tarihli ve 2013/9 esas, 2015/3 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği kararı veren mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre, sanık hakkında önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olmamak koşuluyla gereken hükmün kurulmasına,
(1-) numaralı bendi yönünden yapılan incelemede ise;
5271 sayılı CMK'nın "Suçun niteliğinin değişmesi" başlıklı 226. maddesi,
(1) Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez.
(2) Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır.
(3) Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, varsa müdafiye yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır... " hükümlerini amirdir.
Adı geçen maddede, sanığın iddianamede anlatılan eyleminde belirtilen suçun unsurlarını oluşturduğu iddia edilen davranışlarının, ceza kanunlarında yazılı başkaca bir sevk maddesinde yer aldığının, başka maddede yazılı suçun unsurlarını oluşturduğunun anlaşılması, dolayısıyla atılı suçun niteliğinin yargılama sırasında değişmesi halinde, sanığın bu durumdan haberdar edilip de bu suçtan dolayı savunma yapma imkanı verilmeden iddianamede yazılı suçtan dolayı mahkum edilemeyeceği düzenlenmektedir.
Kanun yararına bozmaya konu edilen somut dosya incelendiğinde; sanık hakkında TCK 207/1 maddesinde unsurları yazılı özel evrakta sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı, yargılama esnasında suça konu eylemin 5809 sayılı Kanun kapsamında kaldığından sanığa ek savunma verilmeden hakkında 5809 sayılı Kanun'un 63/10 maddesi gereği adli para cezası verildiği anlaşılmıştır.
Ancak;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin (2-) nolu bendindeki gerekçesi yerinde görülerek, adı geçen kesinleşmiş kararın Bozulmasına karar verildiğinden, yargılama işlemleri bakımından daha önde yer alan taraf teşkilinin sağlanması bakımından kovuşturma şartının yerine getirilmesini müteakip sanığın sorgusu, delillerin takdiri, suç ve cezanın somutlaştırılması ve bireyselleştirilmesi işlemleri yeniden yapılacak yargılamada tekrarlanacağından, bu bozma sebebi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 29/05/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.