ictihat
8. Hukuk Dairesi 2012/13148 E. , 2013/7769 K.
# 8. Hukuk Dairesi 2012/13148 E. , 2013/7769 K.
8. Hukuk Dairesi 2012/13148 E. , 2013/7769 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı, katkı payı alacağı
... ve ... aralarındaki katılma alacağı, katkı payı alacağı davasının reddine dair ... 5. Aile Mahkemesi'nden verilen 11.09.2012 gün ve 349/691 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 1985 yılında evlenen taraflar arasında halen sürmekte olan boşanma davası bulunduğunu açıklayarak evlilik birliği içinde edinilen 5054 ada 1 parsel 1 numaralı, 1991 ada 1 parsel 5 numaralı bağımsız bölümler ile ...plaka sayılı araçtan kaynaklanan katılma alacağı ve katkı payı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki boşanma davası henüz sonuçlanmadığından ve taşınmazlar ile araç davalının kişisel malı olduğundan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki boşanma davası sonuçlanmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 25.05.1995 tarihinde evlenmişler, 10.11.2010 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin karar verilmiş ise de dosya kapsamına göre karar temyiz edilmekle henüz kesinleşmemiştir. Dava konusu 5054 ada 1 parsel 1 numaralı bağımsız bölüm 25.12.1998 tarihinde, 1991 ada 1 parsel 5 numaralı bağımsız bölüm 28.12. 2007 tarihinde ve...plaka sayılı araç 02.01.2008 tarihinde davalı adına tescil edilmiştir. Taraflar arasındaki mal rejimi TMK 225/ 2. maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermekte olup mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak hakkı boşanma dava tarihi itibariyle doğar. Ancak bu hakkın kullanılabilmesi ve tasfiyeye karar verilebilmesi için boşanma davasının olumlu sonuçlanarak kesinleşmesi gerekir. Somut olayda taraflar arasında devam eden boşanma davası bulunduğu saptanmış olup bu boşanma davasının açılmasıyla davacının mal rejiminden kaynaklanan alacak hakkı doğmuştur. Ancak tasfiyeye karar verilebilmesi için boşanma davasının sonucunun beklenmesi ve HGK'nun 27.06.2012 tarih 2012/ 8-268 Esas, 2012/ 420 Karar sayılı ilamında belirtildiği
üzere boşanma davasının bekletici mesele yapılarak, boşanma davasının olumlu sonuçlanması halinde toplanacak delillere göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Bu husus aynı zamanda usul ekonomisi ilkesinin de bir gereğidir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüne, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4, HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 23.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.