
6415 Sayılı Kanun Kapsamında Terörizmin Finansmanı Suçu ve Örgüte Yardım Arasındaki Tipiklik Ayrımı
Terörizmin finansmanı suçu, fonun spesifik bir terör eyleminde kullanılma şartı aranmaksızın, bir teröriste veya terör örgütüne sağlanmasıyla tamamlanan bir tehlike suçudur. İspat yükü, failin fonun terör faaliyetlerinde kullanılacağını bilmesi ve istemesi noktasında yoğunlaşırken, yargı pratiğinde eylemin sürekliliği "örgüte yardım" ile "finansman" arasındaki hukuki sınırı belirler.
Terörizmin Finansmanı Suçunun Özerk Yapısı ve Tipiklik Analizi
6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun m. 4 hükmü, terörizmin finansmanı suçunu 5237 sayılı TCK’nın genel hükümlerinden ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'ndan bağımsız, özerk bir suç tipi olarak düzenlemiştir. Bu suçun temel özelliği, bir "tehlike suçu" mahiyetinde olması ve fonun nihai olarak bir terör eyleminde kullanılıp kullanılmadığına bakılmaksızın, fonun sağlanması veya toplanması aşamasında tamamlanmasıdır. Yargıtay içtihatları, bu suçun oluşumu için fonun belirli bir suçla ilişkilendirilmesini zorunlu kılmaz; terör örgütünün genel faaliyetlerine veya bir teröriste ulaştırılması yeterli kabul edilir.
Tipiklik incelemesinde, failin kastı fonun terör örgütünün amaçları doğrultusunda kullanılacağını bilmeye ve istemeye yönelik olmalıdır. 6415 sayılı Kanun m. 4/1 uyarınca, fonun bir teröriste veya terör örgütüne sağlanması veya toplanması, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile yaptırıma bağlanmıştır. Buradaki "başka bir suç" kaydı, genellikle silahlı terör örgütü üyeliği (TCK m. 314/2) veya yöneticiliği ile olan içtima ilişkisine işaret eder.
"Terörizmin finansmanı suçunun oluşabilmesi için, 3713 sayılı Kanun'un 3 ve 4. maddelerinde düzenlenen terör suçlarında veya 6415 sayılı Kanun'un 3. maddesinde belirtilen suçların işlenmesinde kullanılacağını bilerek ve isteyerek belli bir fiille ilişkilendirilmeden dahi bir teröriste veya terör örgütüne fon sağlanması veya toplanması yeterlidir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise; terörizmin finansmanı suçundan ceza verilebilmesi için, fonun bir suçun işlenmesinde kullanılmış olması şartı aranmamakta, fonun sağlanması veya toplanması yeterli kabul edilmektedir. Bu bakımdan, terörizmin finansmanı suçu bir tehlike suçudur."
Kaynak: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Esas No: 2021/1841, Karar No: 2024/9382
Suçun Maddi Unsuru: Fon Kavramı ve Sağlama/Toplama Hareketleri
6415 sayılı Kanun kapsamında "fon" kavramı, 5237 sayılı TCK’daki "eşya" veya "kazanç" kavramlarından çok daha geniş bir perspektifle tanımlanmıştır. Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik m. 3/1-d uyarınca fon; para, banka çeki, havale, menkul kıymet, hisse senedi, her türlü taşınır veya taşınmaz mal, hak ve alacakları kapsar. Hatta elektronik veya dijital ortamdaki belgeler de fon tanımına dahildir.
Fon Sağlama ve Toplama Ayrımı
Fon sağlama, failin kendi malvarlığından veya zilyetliğinde bulunan değerlerden terör örgütüne kaynak aktarmasıdır. Fon toplama ise, üçüncü kişilerden bağış, aidat veya yardım adı altında kaynak devşirilmesi faaliyetidir. Uygulamada, yardımın niteliği (ayni veya nakdi) ve miktarı suçun oluşumu için önem arz etmez ancak ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabilir.
Hareketin Neticesizliği ve Tamamlanma Anı
Suç, fonun örgütün veya teröristin tasarrufuna girmesiyle ya da toplama faaliyetinin icra edilmesiyle tamamlanır. Yargıtay, fonun mutlaka örgüte ulaşmasının veya bir eylemde sonuç vermesinin gerekmediğini, failin kendi fiilini gerçekleştirmesiyle sorumluluğun doğduğunu vurgulamaktadır. Bu durum, suçun hazırlık hareketlerini dahi cezalandıran istisnai bir yapıya sahip olduğunu gösterir.
Manevi Unsur ve Kastın Sınırları: Bilme ve İsteme Kriteri
Terörizmin finansmanı suçunda manevi unsur doğrudan kasttır. Fail, sağladığı veya topladığı fonun bir terör örgütü veya terörist tarafından kullanılacağını bilmeli ve bu neticeyi istemelidir. Olası kastın bu suç tipinde uygulanabilirliği doktrinde tartışmalı olsa da, Yargıtay uygulamaları "kullanılacağını bilerek ve isteyerek" ibaresini doğrudan kasta işaret eden bir sınırlayıcı unsur olarak değerlendirmektedir.
İhmali Davranış ve Denetim Yükümlülüğü
Finansal kuruluşların veya yükümlülerin şüpheli işlem bildiriminde (ŞİB) bulunmaması, idari yaptırımlara yol açmakla birlikte, terörizmin finansmanı suçu için yeterli değildir. Failin, fonun terörle iltisakını bilmesi şarttır. Ancak fail, örgütün cebir, şiddet veya ağır bir korkutma/tehdit (TCK m. 28) sonucu bu eylemi gerçekleştirmişse, ceza sorumluluğu ortadan kalkabilir.
Saik ve Amacın Önemsizliği
Failin fonu sağlarken güttüğü kişisel saik (örneğin insani yardım düşüncesi veya örgütten korkma) bilme ve isteme unsuru var olduğu sürece suçun oluşumunu engellemez. Eğer fail, fonun bir terör örgütüne gittiğini biliyorsa, "yardımseverlik" savunması hukuki geçerlilik taşımaz. Ancak fonun terör örgütüyle bağlantılı bir vakfa veya derneğe (yasal görünümlü yapı) yapılması durumunda, failin bu bağı bilip bilmediği somut delillerle ortaya konulmalıdır.
Örgüte Yardım (TCK m. 220/7) ve Terörizmin Finansmanı (6415 s.K. m. 4) Ayrımı
Yargı pratiğindeki en kritik uyuşmazlık noktası, sanığın eyleminin TCK m. 220/7 delaletiyle m. 314/2 (örgüte yardım) kapsamında mı yoksa 6415 sayılı Kanun m. 4 kapsamında mı değerlendirileceğidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve 3. Ceza Dairesi, bu ayrımda "yardımın niteliği" ve "eylemin sürekliliği" kriterlerini kullanmaktadır.
Yaşam Malzemesi vs. Ekonomik Değer
Örgüt mensuplarına geçici olarak barınma imkanı sağlanması, evde yemek ikram edilmesi veya küçük ölçekli ihtiyaç listelerindeki malzemelerin (erzak, giysi) temin edilmesi genellikle TCK kapsamında "örgüte yardım" olarak nitelendirilir. Ancak doğrudan para transferi, menkul kıymet devri veya sistematik finansman faaliyetleri 6415 sayılı Kanun kapsamına girer.
| Kriter | Örgüte Yardım (TCK 220/7) | Terörizmin Finansmanı (6415 s.K. m. 4) |
|---|---|---|
| Konu | Yaşam malzemesi, barınma, lojistik destek | Para, mali değerler, fon, nakdi yardımlar |
| Süreklilik | Genellikle münferit ve süreksiz eylemler | Münferit de olabilir ancak genellikle özerk suç tipidir |
| Kullanım Şartı | Örgütün genel faaliyetlerine destek | Bir suçun işlenmesinde kullanılma şartı aranmaz |
| Hukuki Niteliği | Üyeliğe bağlı (fer'i) yardım suçu | Bağımsız ve özerk bir suç tipi |
"Yargıtayın istikrar kazanan uygulamalarına göre, örgüt mensuplarının geçici olarak barındırılması, evde yemek ikram edilmesi, örgütün verdiği para ile ihtiyaç listesindeki malzemelerin temin edilmesi gibi eylemler fon sağlama kapsamında değerlendirilmeyip TCK’nın 314. maddesinin üçüncü ve 220. maddesinin yedinci fıkraları delaletiyle uygulanacak olan ve TCK'nın 314. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen genel nitelikte silahlı terör örgütüne yardım suçu kapsamındadır."
Kaynak: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas No: 2017/1104, Karar No: 2019/137
Sistematik Finansman Faaliyetleri: FETÖ "Yusuf Aileleri" Örneği
Güncel Yargıtay içtihatlarında, FETÖ/PDY yapılanmasının "Muavenet" veya "Yusuf Aileleri" olarak adlandırdığı finansman modeli, 6415 sayılı Kanun m. 4 ve TCK m. 314/2 arasındaki ince çizginin en somut örneğidir. Örgütün çözülmesini önlemek ve mensuplarının örgütsel bağlılığını sürdürmek amacıyla periyodik aralıklarla yapılan para transferleri, sıradan bir yardımdan ziyade örgüt hiyerarşisi içindeki bir finansman faaliyeti olarak görülmektedir.
Emir Komuta Zinciri ve Belirlilik
Bu tür faaliyetlerde para miktarları rastgele belirlenmemekte; örgüte bağlılık derecesi, ekonomik durum ve belirli takvim dönemlerine (bayramlar, okul açılışları vb.) göre sistematik bir yapı içinde dağıtılmaktadır. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, bu sistematik finansmanın "üye olma" suçunun bir unsuru haline gelebileceğine dikkat çekmektedir.
"Örgüte bağlılık derecesine göre sonra sırasıyla ekonomik durumu ve ülke takvimine göre (Ramazan ayı, dini bayramlar, okulların açılması, kış ayı vb.) belirlendiği ve periyodik aralıklarla devamlılık arz edecek şekilde sistematik bir yapı dahilinde emir komuta zinciri içerisinde finans sağladıkları... Bu kapsamda somut olay irdelendiğinde; sanıkların eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacağı anlaşılmaktadır."
Kaynak: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Esas No: 2024/4821, Karar No: 2025/5543
Yasal Görünümlü Faaliyetler ve Ticari İşletmelerin Araçsallaştırılması
Terör örgütleri, finansal kaynaklarını gizlemek ve yasal sisteme entegre etmek için dernekler, vakıflar veya ticari şirketler üzerinden faaliyet gösterebilirler. 6415 sayılı Kanun, bu tür yasal görünümlü yapıların terörizmin finansmanında kullanılmasını özel olarak hedef alır. MASAK Tebliğleri uyarınca, özellikle kâr amacı gütmeyen kuruluşlar ve nakliye/seyahat gibi lojistik sektöründeki şirketler yüksek risk grubu olarak kabul edilir.
Reklam Bedeli ve Yayın Organları
Medya şirketleri, terör örgütlerinin hem propaganda hem de finansman aracıdır. Örgüt yandaşlarının, örgütle iltisaklı yayın organlarına piyasa değerinin çok üzerinde reklam bedelleri ödemesi, terörizmin finansmanı suçunun tipik bir işleniş biçimidir. Burada amaç, doğrudan bağış yapmanın yaratacağı hukuki riskten kaçınarak parayı ticari bir işlem maskesi altında örgüte aktarmaktır.
İstihdam Aracılığıyla Finansman
Örgüt üyelerinin belirli şirketlerde kağıt üzerinde çalışan gösterilerek yüksek maaşlar ödenmesi veya bu kişilere karşılıksız ödemeler yapılması da finansman kapsamındadır. Yargıtay, bu tür durumlarda şirket sahiplerinin örgütle olan organik bağını ve ödemelerin ticari gerekliliklerle uyuşup uyuşmadığını titizlikle incelemektedir.
Malvarlığının Dondurulması Usulü ve İdari-Adli Süreçler
6415 sayılı Kanun m. 5 ve m. 6 hükümleri, malvarlığının dondurulması müessesesini düzenler. Bu süreç iki ana kanaldan yürür: Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararları doğrultusunda yapılan dondurma ve yabancı devletlerin talepleri üzerine yapılan dondurma.
BMGK Kararlarının Uygulanması
BMGK'nın 1267, 1988, 1989 ve 2253 sayılı kararlarıyla listelenen kişi ve kuruluşların malvarlıklarının dondurulması kararı, Cumhurbaşkanı kararıyla Resmi Gazete’de yayımlanır ve gecikmeksizin uygulanır. Bu karar idari bir tasarruf olup, ilgililer 60 gün içinde Danıştay'da iptal davası açabilirler.
Karşılıklılık İlkesi ve Yabancı Talepler
Yabancı bir devletin Türkiye'deki bir kişinin malvarlığının dondurulmasını talep etmesi durumunda, karşılıklılık ilkesi gözetilir. Talep, Değerlendirme Komisyonu tarafından incelenir ve Cumhurbaşkanı onayına sunulur. Eğer talep eden devlet bir yıl içinde ilgili kişi hakkında soruşturma başlatmazsa, dondurma kararı kaldırılabilir.
"Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1373 (2001) sayılı Kararı doğrultusunda bazı kuruluş ve kişilerin tasarrufunda bulunan Türkiye'deki malvarlıklarının dondurulmasına ilişkin ekli Kararın yürürlüğe konulmasına, 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun 6 ncı maddesi gereğince karar verilmiştir."
Kaynak: T.C. Cumhurbaşkanlığı Kararı (4082 Sayılı), Resmi Gazete Tarihi: 05.06.2021
Tüzel Kişiler Hakkında Güvenlik Tedbirleri ve Müsadere
Terörizmin finansmanı suçunun bir tüzel kişinin (şirket, vakıf vb.) faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, TCK m. 60 uyarınca tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. 6415 sayılı Kanun m. 4/5 bu hususu açıkça düzenlemektedir. Bu kapsamda, iznin iptali veya müsadere gibi yaptırımlar uygulanabilir.
Şirketin Eşya Statüsü
Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihadına göre, ekonomik değeri olan her şey eşya olarak kabul edildiğinden, terör faaliyetlerine tahsis edilmiş bir şirket de müsadereye konu olabilir. Eğer bir şirket tamamen örgütün finansmanı amacıyla kurulmuşsa veya faaliyetleri bütünüyle suça tahsis edilmişse, şirketin kendisinin müsaderesi ihtimal dahilindedir.
Kayıt Dışı Paranın Aklanması
Örgütün mensuplarından topladığı paraların yasal görünümlü kurumlar (vakıf, dernek) üzerinden sisteme sokulması durumunda, bu kurumlar hakkında müsadere hükümleri uygulanır. 6415 sayılı Kanun ile sağlanan özerk normatif alan, malvarlığı dondurulan veya el konulan kıymetlerin yönetimini de özel usullere bağlamıştır.
"Ekonomik bir değeri olan, edinmeye elverişli her şey eşya olarak kabul edildiğinden, şirket hukuken kişi olmasına rağmen aynı zamanda bir eşya statüsündedir... Bu faaliyete tahsis edilen tüzel kişi hakkında suça tahsis edilen eşya hakkındaki müsadere hükümlerine göre müsadere yapılmalıdır."
Kaynak: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Esas No: 2023/6208, Karar No: 2024/9383
Uluslararası Boyut ve Adalet Bakanı’nın Soruşturma İzni
6415 sayılı Kanun m. 4/6 uyarınca, terörizmin finansmanı suçunun yabancı bir devlet veya uluslararası bir kuruluş aleyhine işlenmesi durumunda soruşturma ve kovuşturma yapılması, Adalet Bakanı’nın talebine bağlıdır. Bu düzenleme, suçun uluslararası siyaset ve dış ilişkiler üzerindeki etkisini dengelemek amacıyla getirilmiş bir "muhakeme şartı"dır.
Soruşturma Usulü ve TMK Atfı
Suçun soruşturma ve kovuşturma aşamalarında 3713 sayılı TMK hükümleri uygulanır. Bu, soruşturmanın Cumhuriyet Savcıları tarafından doğrudan yürütülmesini, gözaltı sürelerinin TMK kapsamında değerlendirilmesini ve davanın ihtisas mahkemeleri olan Ağır Ceza Mahkemelerinde görülmesini zorunlu kılar.
Gizli Soruşturmacı ve Teknik İzleme
Terörizmin finansmanı suçu, CMK m. 139 (gizli soruşturmacı) ve CMK m. 140 (teknik araçlarla izleme) tedbirlerinin uygulanabileceği katalog suçlar arasındadır. Ayrıca 6415 sayılı Kanun m. 4/8 uyarınca, şirket yönetimi için kayyım tayini (CMK m. 133) ve iletişimin tespiti (CMK m. 135) tedbirleri de bu suç bakımından geçerlidir.
Ceza Muhakemesi Kanunu Kapsamındaki Özel Koruma Tedbirleri
Terörizmin finansmanıyla mücadelede delil toplama süreci, geleneksel suç tiplerinden farklı olarak karmaşık finansal ağların çözülmesini gerektirir. Bu nedenle kanun koyucu, 5271 sayılı CMK'nın en ağır koruma tedbirlerini bu suç için erişilebilir kılmıştır.
- Şirket Yönetimi İçin Kayyım Tayini: CMK m. 133 uyarınca, terörizmin finansmanı suçunun işlendiğine dair kuvvetli şüphe varsa, şirketin suçta kullanılmasını önlemek amacıyla yönetimi devralacak kayyımlar atanabilir.
- Gizli Soruşturmacı ve Teknik İzleme: Örgütün finansal ağlarına sızmak için gizli soruşturmacı görevlendirilebilir ve şüphelilerin kamuya açık yerlerdeki faaliyetleri teknik araçlarla izlenebilir.
- Kontrollü Teslimat: 4208 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde, suçun delillerinin tespiti ve faillerin yakalanması amacıyla yasa dışı fonların geçişine müdahale edilmeksizin izlenmesi (kontrollü teslimat) kararı verilebilir.
İspat Kuralları ve MASAK Raporlarının Hukuki Niteliği
Terörizmin finansmanı yargılamalarında en önemli delil başlangıcı, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan analiz ve değerlendirme raporlarıdır. Ancak bu raporlar tek başına mahkumiyet hükmüne esas alınamaz; adli makamlarca denetlenmesi ve somut vakalarla desteklenmesi gerekir.
Analiz Raporlarının Değerlendirilmesi
MASAK raporu, sanığın hangi tarihte, hangi miktar parayı, kime aktardığını teknik olarak ortaya koyar. Ancak bu paranın "terörizmin finansmanı amacıyla" gönderildiğine dair kastın tespiti, mahkemenin hukuki takdirindedir. Sanığın savunması, transferin ticari bir ilişkiye, borç ödemesine veya akrabalık bağına dayanıp dayanmadığı noktasında irdelenmelidir.
Eksik İnceleme Nedeniyle Bozma
Yargıtay, sadece para transferinin varlığını yeterli görmeyip; gönderen ve alan arasındaki ilişkinin niteliği, transferin açıklaması ve paranın ulaştığı kişinin örgütle bağlantısının araştırılmamasını "eksik inceleme" olarak değerlendirmektedir. Özellikle yurt dışı transferlerde, paranın ulaştığı kuruluşun terör listelerinde olup olmadığı kritik öneme sahiptir.
"Mali Suçları Araştırma Kurulunca düzenlenen... analiz raporuna göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı Amerika ülkesinde faaliyet gösteren The Respect İnstitute isimli kuruluşa 27.03.2014 tarihinde Bank Asya şubelerinden ABD doları transfer ettikleri tespit edilen sanıkların eylemlerinin... 6415 sayılı terörizmin finansmanının önlenmesi hakkında Kanun'a Muhalefet suçlarını oluşturup oluşturmadığı karar yerinde tartışılıp, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik inceleme ve delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir."
Kaynak: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Esas No: 2022/26705, Karar No: 2024/13061
Uygulama Notu: Müdafi Stratejisi ve Savunma Argümanları
Terörizmin finansmanı suçlamasıyla karşı karşıya kalan bir sanığın savunmasında, finansal hareketlerin "hayatın olağan akışına" uygunluğu ve transferlerin "meşru hukuki zeminine" odaklanılmalıdır. Editörün Notu: Uygulamada, sadece transferin varlığına dayanan suçlamalar, transferin ticari belgelerle (fatura, sözleşme, gümrük beyannamesi) desteklenmesi halinde çürütülebilmektedir.
- Ticari Meşruiyet: Para transferi bir ticari işlemden kaynaklanıyorsa; ilgili faturalar, irsaliyeler ve ticari defter kayıtları mahkemeye sunulmalıdır.
- İnsani Yardım ve Bilgi Eksikliği: Eğer para yasal bir derneğe bağışlanmışsa, bu derneğin o tarihte terör iltisaklı olduğunun bilinmediği, kamu otoritelerince dernek faaliyetlerine izin verildiği vurgulanmalıdır.
- Miktar ve Sıklık Analizi: Çok küçük tutarlı ve tek seferlik transferlerin "finansman" kastı taşımadığı, insani yardım veya borç ilişkisi kapsamında olduğu yönündeki Yargıtay eğilimleri savunmaya eklenmelidir.
- Cebir ve Tehdit Savunması: Sanığın örgütsel baskı altında para ödemek zorunda kaldığı (haraç vb.) durumlarda, TCK m. 28 kapsamındaki kusursuzluk halleri değerlendirilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Kripto paralar 6415 sayılı Kanun kapsamında "fon" sayılır mı? Evet. Kanun ve ilgili yönetmelik "dijital ortamdakiler de dahil olmak üzere her türlü belge, para veya değeri para ile temsil edilebilen kıymetleri" fon tanımına dahil etmiştir. Dolayısıyla kripto varlıkların terör örgütlerine aktarılması 4. madde kapsamındaki suçu oluşturur.
2. Bir terör örgütü üyesinin ailesine insani amaçla para göndermek suç mudur? Burada ayrım kritiktir. Eğer para, örgüt mensubunun ailesinin temel yaşam ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla ve örgütsel bir talimat/sistem dışında gönderiliyorsa "insani yardım" olarak değerlendirilebilir. Ancak bu yardım, örgüt tarafından organize edilen bir "muavenet" sistemi (Yusuf Aileleri gibi) dahilinde ve örgütsel bağlılığı koruma amacıyla yapılıyorsa suç oluşur.
3. Malvarlığının dondurulması kararına karşı nereye başvurulur? Cumhurbaşkanı kararıyla yapılan dondurma işlemlerine karşı, Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren 60 gün içinde Danıştay'da iptal davası açılabilir. Yabancı devlet taleplerinde ise yargı yolu benzer şekilde idari yargıdır.
4. Sanık fonu sağladıktan sonra paranın örgüte ulaşmadığı ortaya çıkarsa suç tamamlanmış sayılır mı? Evet. Terörizmin finansmanı bir tehlike suçudur. Sanığın fonu sağlama veya toplama yönündeki icra hareketlerini gerçekleştirmesiyle suç tamamlanır. Paranın örgüte ulaşıp ulaşmaması veya bir eylemde kullanılıp kullanılmaması suçun oluşumu için şart değildir.
Kaynakça
- 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu.
- 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun.
- Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik.
- Terörün Finansmanına Yönelik Şüpheli İşlemlerin Bildirimi Genel Tebliği (MASAK).
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas No: 2017/1104, Karar No: 2019/137.
- Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Esas No: 2024/4821, Karar No: 2025/5543.
- Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Esas No: 2022/26705, Karar No: 2024/13061.
- Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Esas No: 2021/1841, Karar No: 2024/9382.
- Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Esas No: 2023/6208, Karar No: 2024/9383.
- Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Esas No: 2023/6216, Karar No: 2024/643.
Yasal Uyarı: Bu metin, sağlanan içtihat ve mevzuat verileri ışığında hazırlanan akademik nitelikte bir hukuki analizdir. Genel bilgilendirme amaçlı olup, somut uyuşmazlıklara doğrudan uygulanamaz. Her hukuki vaka kendi özel şartları içinde değerlendirilmelidir; bu nedenle profesyonel bir hukuki danışmanlık hizmeti alınması zorunludur.
Ana Kategori Rehberi
Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.