2577 Sayılı İYUK Kapsamında İdari Dava Açma Usulü ve İptal-Tam Yargı Davalarında Hak Kayıplarını Önleyen Stratejik Yaklaşımlar
İdari Yargılama UsulüYazar: EmsalDava Editör Ekibi

2577 Sayılı İYUK Kapsamında İdari Dava Açma Usulü ve İptal-Tam Yargı Davalarında Hak Kayıplarını Önleyen Stratejik Yaklaşımlar

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca açılan iptal ve tam yargı davalarında, dilekçe reddine yol açan şekli eksiklikler ve subjektif ehliyet sınırları hak arama hürriyetinin önündeki en kritik usul engelleridir. İdari işlemin dayanağı olan genel düzenleyici işlemlerin dava konusu edilmesi ve idari başvurularda hak düşürücü sürelerin yönetimi, yargılama pratiğinde davanın esastan reddini engelleyen temel usul stratejileridir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK), idari yargı düzeninin anayasası niteliğindedir. İdari yargılama hukukunda usul, esastan önce gelir; bu doğrultuda İYUK m. 3, 14 ve 15 hükümleri uyarınca yapılacak ilk inceleme safhası, davanın kaderini belirleyen en kritik aşamadır. Özellikle iptal davalarında menfaat ihlali koşulunun güncel ve meşru olması, tam yargı davalarında ise idari eylemden itibaren öngörülen başvuru sürelerine riayet edilmesi, adliye pratiğinde profesyonel hukukçuların en sık karşılaştığı uyuşmazlık alanlarını oluşturur.

İdari Yargılama Usulünde Dilekçe Düzenleme ve Esaslı Şekil Şartları

İdari yargıda dava açma süreci, 2577 sayılı İYUK m. 3'te düzenlenen sıkı şekil şartlarına tabidir. Bir dava dilekçesinin reddedilmemesi için tarafların kimlik bilgileri, davanın konusu, sebepleri, dayandığı deliller ve tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın açıkça belirtilmesi zorunludur. Dilekçedeki belirsizlikler, mahkemenin davayı ilk inceleme aşamasında (İYUK m. 14) usulden reddetmesine veya dilekçe reddi kararı vererek 30 günlük tamamlama süresi tanımasına yol açar.

Uygulamada en çok hata yapılan husus, bireysel bir işlemin iptali istenirken bu işlemin dayanağı olan genel düzenleyici işlemin (tüzük, yönetmelik, genelge) dava konusu edilip edilmeyeceğindeki belirsizliktir. Eğer davacı, bireysel işlemin dayanağı olan genelgenin bir maddesinin de hukuka aykırı olduğunu iddia ediyorsa, bu talebini dilekçenin "Sonuç ve İstem" bölümünde net bir şekilde formüle etmelidir.

"Dava dilekçesinin incelenmesinden; davacı tarafından, dilekçenin konu ve sonuç bölümünde çalışma izninin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptalinin istenildiği görülmekle birlikte, dilekçe içeriğinde dava konusu işlemin dayanağı olan Genelge'nin 3. maddesinin hukuka aykırı olduğu ve anılan düzenlemenin iptal edilmesi gerektiğine yönelik iddialarda bulunulduğu görülmektedir. İşleme dayanak genelge dava konusu edildiği takdirde düzenlemenin hangi kısmının iptali isteniyorsa açıkça belirtilmesi gerekeceğinden... dilekçe, bu yönüyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun değildir."

Kaynak: Danıştay 8. Daire Başkanlığı - Esas No: 2021/2075 - Karar No: 2021/1837

Belgeyi Gör: Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/2075 E. , 2021/1837 K.

Dilekçenin İstem Bölümü ile İçeriğinin Uyumu

Dava dilekçesinin bir bütün olarak ele alınması gerekmekle birlikte, "konu", "açıklamalar" ve "istemi" kısımları arasında çelişki bulunması, yargılamanın sıhhatini zedeler. Danıştay içtihatları, istemin sınırlarının "açık, anlaşılır ve hiçbir tereddüde yer vermeyecek şekilde" çizilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

İdari İşlemin Bildirim Tarihi ve İspat Külfeti

İYUK m. 3/c uyarınca, davaya konu idari işlemin yazılı bildirim tarihi dilekçede gösterilmelidir. Bu tarih, dava açma süresinin başlangıcını tayin eder. Tebligat usulsüzlüğü iddia ediliyorsa, öğrenme tarihinin esas alınması gerektiği durumlarda ispat yükü davacıdadır. Profesyonel pratikte, tebellüğ belgesinin bir örneğinin dilekçeye eklenmesi usul ekonomisi açısından elzemdir.

İptal Davalarında Menfaat İhlali ve Subjektif Ehliyet Sınırları

İptal davası, idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı iddiasıyla açılan ve "menfaatleri ihlal edilenler" tarafından ikame edilebilen bir dava türüdür (İYUK m. 2/1-a). Burada sözü edilen menfaat; kişisel, meşru ve güncel olmalıdır. Yargı, her somut olayda davacı ile işlem arasında ciddi ve makul bir ilişkinin olup olmadığını denetler.

"İdari işlemin davacının güncel menfaatini ihlâl ediyor olması gereklidir. İdari Yargılama Hukuku'nda, davada taraf olma ehliyetinin bir koşulu olarak kabul edilen menfaat ihlali olmadan, iptal davası açılmasına olanak bulunmamaktadır. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir."

Kaynak: Danıştay 6. Daire Başkanlığı - Esas No: 2022/9037 - Karar No: 2023/6304

Belgeyi Gör: Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/9037 E. , 2023/6304 K.

Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Kararlarında Ehliyet

ÇED kararlarına karşı açılan davalarda menfaat ilişkisi daha geniş yorumlanmakla birlikte, projenin etkileme alanı dışındaki mahalle veya yerleşim yerlerinde ikamet edenlerin ehliyeti tartışmalıdır. Danıştay, projenin coğrafi etkisi ile davacının mülkiyet veya ikamet bağı arasında nedensellik bağı arar.

Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşlarının Ehliyeti

Barolar, TMMOB veya tabip odaları gibi kuruluşlar, kendi kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açabilirler. Ancak, bir düzenlemenin genel olarak kamu yararına aykırı olması, meslek kuruluşuna her zaman doğrudan ehliyet vermez. Düzenlemenin, meslek mensuplarının ortak hak ve menfaatlerini ya da mesleğin icrasını etkilemesi gerekir.

Tam Yargı Davalarında Doğrudan ve Dolaylı Dava Açma Yolları

Tam yargı davaları, idari işlem veya eylemlerden dolayı kişisel hakları ihlal edilenlerin uğradıkları zararların tazmini amacıyla açılır. İYUK m. 12 uyarınca ilgililer, haklarını ihlal eden işleme karşı doğrudan tam yargı davası açabilecekleri gibi, önce iptal davası açıp bu davanın kesinleşmesinden sonra da tam yargı davası ikame edebilirler.

İYUK m. 12 ve 13 kapsamında tam yargı davası usul yollarını gösteren hukuki kompozisyon.

Dava Yolu Usul Şartı Süre
Doğrudan Tam Yargı İdari işleme karşı doğrudan açılabilir. Tebliğden itibaren 60 gün (Genel süre).
İptal ile Birlikte Hem iptal hem tazminat aynı dilekçede istenir. Tebliğden itibaren 60 gün.
İptalden Sonra Önce iptal davası açılır, karar kesinleştikten sonra tazminat istenir. Kararın tebliğinden itibaren dava süresi içinde.
İdari Eylemlerden Kaynaklı İdareye ön başvuru zorunludur (İYUK m. 13). Öğrenme tarihinden 1 yıl, her halde 5 yıl.

İdari Eylemlere Karşı Başvuru Zorunluluğu

İdari eylemlerden dolayı hakları ihlal edilenlerin, dava açmadan önce İYUK m. 13 uyarınca ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri bir dava şartıdır. Bu başvuru yapılmadan açılan davalar, mahkemece "idari merci tecavüzü" olarak değerlendirilir ve dilekçe idareye gönderilir.

"İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde... dava süresi içinde dava açılabilir."

Kaynak: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu - Madde 13

Belgeyi Gör: İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU

Tazminat Miktarının Belirlenmesi ve Islah Meselesi

Tam yargı davalarında tazminat miktarının dilekçede gösterilmesi zorunludur. Ancak zararın miktarının dava açıldığı tarihte tam olarak belirlenemediği hallerde, bilirkişi raporu sonrası miktar artırımı yapılması mümkündür. Bu durum, idari yargıda davanın kısmi açılmasına olanak sağlayan usuli bir kolaylıktır.

İdari İşlemin Dayanağı Olan Genel Düzenleyici İşlemlerin Dava Konusu Edilmesi

Bireysel bir idari işlemin iptali istenirken, bu işlemin dayanağı olan üst hukuk normunun (yönetmelik, genelge vb.) da iptali isteniyorsa, davanın Danıştay’da açılması gerekebilir (2575 sayılı Kanun). Bu noktada mahkemenin görev ve yetki alanı, davacının taleplerini nasıl formüle ettiğine bağlıdır.

"Dava dilekçesinin incelenmesinden... dilekçenin istem ve sonuç bölümleri ile içeriğinin örtüşmediği, dilekçenin istem ve sonuç bölümünde Genelge'nin 3. maddesinin iptali talebi yer almazken, dilekçe içeriğinde işlemlerin dayanağı olan Genelge'nin 3. maddesinin hukuka aykırı olduğu ve iptali gerektiği açıklamalarına yer verildiği görülmektedir... İptal talebinin gerekçesiyle birlikte belirtilmesi gerekmekte olup; dilekçe, bu yönüyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun değildir."

Kaynak: Danıştay 8. Daire Başkanlığı - Esas No: 2022/3493 - Karar No: 2022/3485

Belgeyi Gör: Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/3493 E. , 2022/3485 K.

Görevli Mahkemenin Belirlenmesi

Eğer sadece bireysel işlem dava konusu ediliyorsa yerel idare mahkemesi görevlidir. Ancak genel düzenleyici işlem de dava konusu ediliyorsa, 2575 sayılı Danıştay Kanunu uyarınca ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay görevli olacaktır. Yanlış mahkemede açılan davada mahkeme, İYUK m. 15/1-a uyarınca görevsizlik kararı vererek dosyayı yetkili merciye gönderir.

Editörün Notu: İptal Sebeplerinin Kümülatif Belirtilmesi

İptal davalarında işlemin sadece bir unsuruna (örneğin sebep) odaklanmak risklidir. Yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurlarının her biri dilekçede ayrı başlıklar altında irdelenmelidir. Danıştay 3. Dairesi'nin 2018/2752 Esas sayılı kararında vurgulandığı üzere, işlemin şekil şartlarındaki (örneğin vergilendirme döneminin yanlış yazılması) bir aykırılık dahi işlemin iptali için yeterli bir sebep teşkil edebilir.

İdari Makamların Sükutu ve Üst Makamlara Başvuruda Süre Yönetimi

İdareye yapılan başvurulara cevap verilmemesi hali, İYUK m. 10 ve 11 kapsamında "zımni ret" olarak kabul edilir. İdareye bir işlem tesisi için başvurulduğunda, idarenin 30 gün içinde cevap vermemesi durumunda istek reddedilmiş sayılır ve bu tarihten itibaren dava açma süresi işlemeye başlar.

"Öte yandan, 2577 sayılı İYUK'nun 'İdari Makamların Sükutu' başlığını taşıyan 10. ve 'Üst Makamlara Başvurma' başlığını taşıyan 11. maddelerinin son bentlerinde, bu tür durumların vergi uyuşmazlıklarında ve özellikle düzeltme ve şikayet başvurularında nasıl uygulanacağı belirtilmekte iken, 18.6.1996 gün ve 4001 sayılı Kanunla... bu konuda ortaya çıkan belirsizlikler ve karışıklıklar nedeniyle doğan hak kayıplarını ortadan kaldırmak... amacıyla anılan maddelerin bu son bentleri tamamen kaldırılmıştır."

Kaynak: Vergi Dava Dairesi Kurulu - Esas No: 1999/78 - Karar No: 1999/462

Belgeyi Gör: Vergi Dava Daireleri Kurulu 1999/78 E. , 1999/462 K.

İYUK 11. Madde Kapsamında İsteğe Bağlı Başvuru

Dava açmadan önce üst makama başvurulması (İYUK m. 11), dava açma süresini durdurur. İdareden gelen cevap olumsuzsa, duran süre kaldığı yerden işlemeye devam eder. Bu mekanizma, uyuşmazlığın yargıya taşınmadan idari yoldan çözümüne imkan tanısa da sürelerin yanlış hesaplanması durumunda hak düşürücü süre aşımı riski doğurur.

Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsman) Başvurusunun Etkisi

Kamu Denetçiliği Kurumu'na yapılan başvurular, idari dava açma süresini durdurur. Kurumun kararı sonrası dava açma süresi tekrar işlemeye başlar. Bu, özellikle idareyle diyalog yolunun açık olduğu uyuşmazlıklarda bir "zaman kazanma" stratejisi olarak profesyonellerce değerlendirilmektedir.

Dilekçeler Üzerine İlk İnceleme ve 30 Günlük Eksiklik Tamamlama Rejimi

Mahkeme başkanı veya görevli hakim, dilekçeyi İYUK m. 14 uyarınca yedi başlıkta inceler: Görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, kesin ve yürütülmesi gereken işlem olma, süre aşımı, husumet ve m. 3 ile m. 5'e uygunluk. Bu aşamada tespit edilen eksiklikler davanın hemen reddine yol açmaz (ehliyet, süre ve görev hariç).

İYUK m. 14 uyarınca idari dava dilekçelerinin ilk inceleme safhası.

Dilekçe Reddi Kararı ve Sonuçları

İYUK m. 15/1-d uyarınca, m. 3 ve m. 5'e aykırılık halinde dilekçe, otuz gün içinde yenilenmek üzere reddedilir. Bu süre hak düşürücüdür. Yenilenen dilekçede de aynı hatalar tekrarlanırsa dava tamamen reddedilir. Bu durum, davacının aynı uyuşmazlık için bir daha dava açamaması riskini doğurur.

Adli Yardım Talepli Davalarda Usul

Davacının ödeme gücü yoksa, dilekçe ile birlikte adli yardım talep edebilir. Mahkeme adli yardım talebini kabul ederse, harç ve masraflardan muaf tutulur. Danıştay 8. Daire içtihatlarında (2021/3162), adli yardım talebi kabul edilen dosyaların dilekçe reddi sonrası yeniden açılması halinde ayrıca harç alınmayacağı kuralı istikrar kazanmıştır.

Meslek Kuruluşları ve Sendikaların Dava Açma Ehliyetindeki Güncel İçtihat Dönüşümü

İdari yargıda ehliyet, sadece bireyleri değil, tüzel kişiliğe sahip sivil toplum örgütlerini de kapsar. Ancak sendika ve odaların dava açma yetkisi, tüzüklerindeki amaçlarla ve üyelerinin "ortak" menfaatleriyle sınırlıdır.

"Dava konusu karar ile 2022-2023 eğitim ve öğretim yılı bahar döneminin uzaktan öğretim yoluyla tamamlanmasının uygun olduğuna karar verildiği hususu dikkate alındığında; davacı sendikanın, tüzel kişiliği ya da üyelerinin ortak ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatleri ile ilgisinin bulunmadığı, bu kapsamda dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmaktadır."

Kaynak: Danıştay 8. Daire Başkanlığı - Esas No: 2023/951 - Karar No: 2023/864

Belgeyi Gör: Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/951 E. , 2023/864 K.

İDDK'nın Ehliyet Konusundaki Esnek Yaklaşımı

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK), bazı durumlarda dairelerin dar yorumladığı ehliyet kavramını genişletmektedir. Özellikle çevreyi, madencilik faaliyetlerini veya kamu sağlığını ilgilendiren düzenlemelerde, meslek odalarının "kamu yararı" ve "mesleki denetim" yetkisine dayanarak dava açabileceğini kabul etmektedir.

Sendikaların Üyelerini Temsil Yetkisi

Sendikalar, üyelerinin idare ile olan ihtilaflarında onları temsil edebilir. Ancak bu temsil yetkisi, her üyeyi her türlü işleme karşı temsil edebilecekleri anlamına gelmez. İşlemin sendika üyesinin statüsünü veya ortak haklarını ihlal etmesi şarttır.

İdari Yargı Yetkisinin Sınırı: Yerindelik Denetimi Yasağı ve Yargısal Sınırlar

Anayasa m. 125 ve İYUK m. 2 uyarınca, idari yargı yetkisi işlemlerin "hukuka uygunluğunun denetimi" ile sınırlıdır. Mahkemeler, idarenin yerine geçerek belli bir yönde işlem tesisi emri veremezler veya idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak kararlar alamazlar.

"İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler."

Kaynak: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu - Esas No: 2021/416 - Karar No: 2021/1187

Belgeyi Gör: DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/416 E. , 2021/1187 K.

Takdir Yetkisinin Denetimi

Mahkeme, idarenin takdir yetkisini kullanırken kamu yararı ve hizmet gereklerine uyup uymadığını denetler. Eğer idare, birden fazla seçenekten birini seçmişse ve bu seçim hukuka uygun gerekçelere dayanıyorsa, mahkeme "diğer seçenek daha iyiydi" diyerek iptal kararı veremez.

Yargı Kararının İcra Edilmesi Zorunluluğu

İdare, yargı kararlarını (iptal veya yürütmenin durdurulması) 30 gün içinde uygulamak zorundadır. Kararın uygulanmaması, ilgili kamu görevlilerinin şahsi sorumluluğunu ve idarenin tazminat yükümlülüğünü doğurur.

Vergi Uyuşmazlıklarında İptal Davası ve Usulsüzlük Cezalarının Hukuki Denetimi

Vergi mahkemelerinde açılan davalar da İYUK hükümlerine tabidir ancak bazı usuli farklılıklar (yürütmenin durdurulması gibi) mevcuttur. Vergi uyuşmazlıklarında işlemin "sebep" unsuru genellikle bir vergi inceleme raporuna dayanır.

"Dava konusu özel usulsüzlük cezasının kesilmesine dayanak alınan vergi inceleme raporunda, 2013 yılı için ceza kesilmesi belirtildiği halde ihbarnamenin 2015 yılı için düzenlendiği görülmüş olup... ihbarnamenin 213 sayılı Kanun'un 366. maddesine uygun tanzim edildiğinden söz edilemeyeceğinden dava konusu cezanın kaldırılması... hukuka aykırı görülmemiştir."

Kaynak: Danıştay 3. Daire Başkanlığı - Esas No: 2018/2752 - Karar No: 2022/490

Belgeyi Gör: Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2018/2752 E. , 2022/490 K.

Müteselsil Sorumluluk ve İhbarname Usulü

Özellikle adi ortaklıklar veya şirket ortaklarının sorumluluğu söz konusu olduğunda, ihbarnamenin kime tebliğ edileceği ve davanın kime karşı açılacağı (husumet) kritik bir usul problemidir. Danıştay 7. Dairesi (2019/3560), her bir ortağın borcun tamamından sorumlu olması nedeniyle her ortak adına ayrı ihbarname düzenlenmesini hukuka uygun bulmuştur.

Ödeme Emirlerine Karşı Dava Açma Usulü

Kesinleşen vergi ve cezaların tahsili için düzenlenen ödeme emirlerine karşı 15 gün içinde dava açılmalıdır. Bu davalarda sadece "borcum yoktur", "kısmen ödedim" veya "borç zamanaşımına uğradı" iddiaları ileri sürülebilir; asıl tarhiyatın hukuka aykırılığı bu aşamada tartışılmaz.

Dava Açma Sürelerinin Hesaplanması ve Durma Hallerinde Usul Stratejisi

İdari yargıda süreler, tebliğ tarihini izleyen günden başlar. Tatil günleri süreye dahildir. Ancak sürenin son günü bir tatile rastlarsa, süre tatili izleyen ilk çalışma gününün mesai saati bitimine kadar uzar.

Adli Tatilin Sürelere Etkisi

Her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos tarihleri arasındaki adli tatilde süreler durmaz ancak sürenin son günü bu tarihlere rastlarsa, süre adli tatilin bittiği günü (1 Eylül) izleyen günden itibaren yedi gün uzamış sayılır. Bu kural, hak kayıplarını önlemek adına profesyonellerce titizlikle takip edilmelidir.

Zorunlu ve İhtiyari Başvuruların Süreye Etkisi

İYUK m. 11 başvurusu süreyi durdururken, 2577 sayılı Kanun dışındaki bazı özel kanunlarda öngörülen başvuruların süreyi durdurup durdurmayacağı tartışmalıdır. Eğer kanunda "dava açma süresini durdurur" ibaresi yoksa, dava açma süresini geçirmemek adına hem başvuru yapıp hem de ihtiyaten dava açılması bir risk yönetimi stratejisidir.

Sıkça Sorulan Sorular

İdari dava dilekçesinin reddedilmesi durumunda dava hakkı tamamen kaybolur mu? Hayır. İYUK m. 15/1-d uyarınca dilekçe reddi halinde davacıya hatalarını düzeltmesi için 30 günlük bir süre verilir. Bu süre içinde usulüne uygun yeni bir dilekçe verilirse dava devam eder. Ancak ikinci dilekçede de aynı usul hataları yapılırsa davanın reddine karar verilir ve bu durumda dava hakkı kaybedilir.

İdari eylemden kaynaklanan zararlar için doğrudan dava açılabilir mi? Hayır. İYUK m. 13 uyarınca idari eylemlerden dolayı (örneğin hatalı tıbbi müdahale veya yol kusuru nedeniyle kaza) tazminat davası açmadan önce ilgili idareye yazılı başvuru yapılması zorunludur. Bu başvuru bir "dava şartı"dır; yapılmadan açılan dava idari merci tecavüzü nedeniyle durdurulur.

Yürütmenin durdurulması kararı verilmesi davanın kazanıldığı anlamına mı gelir? Hayır. Yürütmenin durdurulması, işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğacağı ve işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu konusunda mahkemede bir ön kanaat oluştuğunu gösterir. Geçici bir önlemdir; mahkeme nihai kararında davayı reddedebilir.

İdari yargıda tanık dinletilmesi mümkün müdür? İdari yargılama usulü yazılılık esasına dayanır. Kural olarak tanık dinlenmez. Mahkeme, uyuşmazlığı dosya üzerinden ve idarenin sunduğu işlem dosyasına göre çözer. Ancak tam yargı davalarında zararın tespiti için keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması yaygın bir uygulamadır.

Kaynakça

  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK).
  • 2575 sayılı Danıştay Kanunu.
  • Danıştay 3. Daire Başkanlığı, Esas No: 2018/2752, Karar No: 2022/490.
  • Danıştay 6. Daire Başkanlığı, Esas No: 2022/9037, Karar No: 2023/6304.
  • Danıştay 7. Daire Başkanlığı, Esas No: 2019/3560, Karar No: 2022/5501.
  • Danıştay 8. Daire Başkanlığı, Esas No: 2021/2075, Karar No: 2021/1837.
  • Danıştay 8. Daire Başkanlığı, Esas No: 2022/3493, Karar No: 2022/3485.
  • Danıştay 8. Daire Başkanlığı, Esas No: 2023/951, Karar No: 2023/864.
  • Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Esas No: 2021/416, Karar No: 2021/1187.
  • Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Esas No: 2023/2916, Karar No: 2024/1251.

Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, her somut olayın kendine özgü hukuki dinamikleri, süreleri ve usul kuralları mevcuttur. İçerik, profesyonel bir hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti yerine geçmez. Hak kaybına uğramamak adına süreçlerin yetkin bir hukukçu aracılığıyla takip edilmesi tavsiye edilir.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Vergi ve İdare Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş: