ictihat

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/9037 E. , 2023/6304 K.

# Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/9037 E. , 2023/6304 K. Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/9037 E. , 2023/6304 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/9037 Karar No : 2023/6304 TEMYİZ EDENLER : I- (DAVALI) … Valiliği VEKİLİ : Av. … II- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) …Madencilik Org. Reklam İnş. Paz. Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- … 2- … VEKİLLERİ : Av. … İSTEMİN ÖZETİ : Antalya İli, Manavgat İlçesi, …Mahallesi mevkiinde …Madencilik Organizasyon Reklam İnş. Paz. Ticaret Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan İr:…ruhsat numaralı II. Grup Maden (Mermer) Ocağı İşletmeciliği tesisi projesi ile ilgili olarak Antalya Valiliği'nce verilen … tarih ve E.…sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle açılan davada; işlemin iptali yolunda … İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'nun DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. …İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 20/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY (X): 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin (a) fıkrasında; iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve amaç yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış olup buradaki menfaat ihlalinden kastedilen "güncel ve meşru" menfaattir. Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. bendinde, davanın, görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönünden sırasıyla inceleneceği; aynı Kanun'un 15. maddesinin 1/b bendinde, dava konusu işlem ile menfaat ilişkisi bulunmayan kişilerin açtığı davaların reddedileceği, 6. fıkrasında ise "Yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15 inci madde hükmünün uygulanacağı" hükme bağlanmıştır. İptal davasının tanımı, öğreti ve uygulamada, idari işlemler hakkında yetki, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak yapılmaktadır. Bu tanıma göre; iptal davası açılabilmesi için davacının medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olması yeterli değildir. Ayrıca, iptali istenilen idâri işlemin davacının güncel menfaatini ihlâl ediyor olması da gereklidir. İdari Yargılama Hukuku'nda, davada taraf olma ehliyetinin bir koşulu olarak kabul edilen menfaat ihlali olmadan, iptal davası açılmasına olanak bulunmamaktadır. Yukarıda yer verilen Kanun hükmü ile idari işlemlerin, ancak bu idari işlemlerle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından iptal davasına konu edilebileceği görülmektedir. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir. Dava konusu uyuşmazlıkta, bilirkişi raporunda yer verilen tespitlerden de anlaşılacağı üzere dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararının Manavgat İli, …mahallesinde gerçekleştirilecek projeye ilişkin olduğu, davacıların ise …Mahallesinde ikamet ettikleri ve bu mahallede mülklerinin olduğu, başka bir ifadeyle, projenin gerçekleştirileceği …mahallesinde taşınmazlarının yer almadığı, bununla birlikte, bilirkişiler tarafından oybirliğiyle alınan kararda Proje Tanıtım Dosyasındaki taahhütlere uyulması durumunda …mahallesinin proje etkilenme alanı içerisinde olmadığı tespitinin yapıldığı, dolayısıyla …mahallesinin projeden etkilenmeyeceğinin açıkça ifade edildiği, öte yandan, davalı idarece de projeden …mahallesinin etkilenmeyeceği düşüncesiyle bu mahallede dava konusu işlemin ilanına gerek görülmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, davacıların işbu davayı açma noktasında kişisel, meşru ve güncel menfaatlerinin olmadığı, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiğinden, temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.