ictihat

11. Ceza Dairesi 2024/2816 E. , 2024/14619 K.

# 11. Ceza Dairesi 2024/2816 E. , 2024/14619 K. 11. Ceza Dairesi 2024/2816 E. , 2024/14619 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2023 tarihli ve 2022/95613 Soruşturma, 2023/10815 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.05.2023 tarihli ve 2023/1011 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 09.05.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 11.03.2024 tarihli ve 2023/29252 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.04.2024 tarihli ve KYB-2024/31041 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.04.2024 tarihli ve KYB-2024/31041 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında; Dosya kapsamına göre; müştekinin şüpheliler ile ticari ilişki içinde olduğu, müştekinin kendisine ait Rusya' da bulunan şirketi ile şüphelilere ait şirket ve acenteler aracılığı Türkiye'de tatil yapacak olan turistlere rezervasyon yaptırdığı, şüphelilerin aralarında çıkan ticari anlaşmazlık sonucu Rusya'daki Moskova Tahkim Mahkemesinde alacak davası açarak müştekinin şirketinin iflasına ve kayyuma devrine sebep oldukları, müşteki hakkında Rusya dışına çıkma yasağı kararı verildiği, şüphelilerin Moskova'da görülen alacak davasına sahte düzenlenmiş proforma faturaları sundukları, bu belgelerle alacaklarını olması gerekenden daha fazla gösterdikleri, yine ancak müştekinin oluru ile alınması mümkün olan Kültür ve Turizm Bakanlığının yapmış olduğu 462.000 Dolarlık teşvik ödemesinin müştekinin imzası taklit edilerek oluşturulan sahte belge ile alındığı, böylelikle belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının işlendiği iddiası üzerine başlatılan soruşturmada, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 24/02/2023 tarihli kararıyla Rusya'da görülen ve iki tarafında varlığını doğruladığı dava sürecinde şüphelilerin haklı görülerek müşteki aleyhine karar verildiği, bu açıdan bakıldığında müştekinin şüphelilere borçlu olduğu, müşteki için Rusya dışına çıkma yasağı alındığı, dolayısıyla müştekinin dolandırılması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, yine sahtecilik iddiasının da bu çerçevede soyut iddiadan ibaret olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Soruşturma kapsamında tanık olarak dinlenen ... ve ...'in beyanları ve Rusya mahkemesinde aldırılan ve dosya içerisinde sureti bulunan 16/09/2022 tarihli bilirkişi raporu içerikleri ve dosya kapsamı nazara alındığında, müşteki ...' ya ait şirkete aracılık yapan şüphelilerin ortağı ve yetkilisi olduğu Kamila Turizm Seyahat Emlak Limited Şirketi ve Grand jazz Travel Acentasının müşteki şirket adına otellere yaptıkları ödemeleri gösteren ödeme belgelerini yani proforma faturaları ve bu ödemelere ilişkin diğer belgelerin sahte olarak düzenledikleri iddia edildiğinden, bu şirketlerden sözü edilen ve sahte olduğu iddia edilen ödeme belgelerinin asıllarının olup olmadığı araştırılarak ve celp edilerek üzerilerinde imza incelemesi yaptırılması, yine şüphelilerin yetkilisi olduğu şirket ile ödeme yapıldığı bildirilen şirketlere ait kayıt ve belgelerin celp edilerek üzerilerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, yine şüphelilerin turizm faaliyeti sebebiyle Kültür ve Turizm Bakanlığından alınacak parasal destek için müştekinin imzasını taklit etmek suretiyle sahte olarak olur belgesi düzenledikleri ve bunu kullandıkları iddia edildiğinden Kültür ve Turizm Bakanlığından bu belge asıllarının celp edilerek imza ve yazı incelemesi yaptırılması, ayrıca bu hususlarda bilgisi olduğu belirtilen ve tanık olarak gösterilen Aras otel yetkilisi Ertuğrul Basmacı ile Larissa otel yetkilisinin Cumhuriyet Başsavcılığına celp edilerek ayrıntılı olarak olayla ilgili ifadelerinin alınması, bu hususlar yerine getirildikten sonra şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya ve değerlendirmeye dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz hakkında belirtilen gerekçelerle soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Vatandaş tarafından işlenen suç" başlıklı 11. maddesinde; "(1) Bir Türk vatandaşı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı bir yıldan az olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede işlediği ve kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması ve Türkiye'de kovuşturulabilirliğin bulunması koşulu ile Türk kanunlarına göre cezalandırılır. (2) Suç, aşağı sınırı bir yıldan az hapis cezasını gerektirdiğinde yargılama yapılması zarar görenin veya yabancı hükûmetin şikayetine bağlıdır. Bu durumda şikayet, vatandaşın Türkiye'ye girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır." Denilmektedir. 7. Bu kapsamda soruşturma dosyası içeriğine göre yapılan incelemede; şikâyetçinin, Rusya Federasyonu merkezli Terra LLC isimli şirketin yetkilisi olduğunun, şirketin 2017 yılı içerisinde şüphelilerden ...'e ait olup diğer şüphelilerin de yetkilisi ve çalışanı oldukları Kamilla Turizm Seyahat ve Emlak Ticaret Ltd. Şti. (Grand Jazz Travel Seyahat Acentası) isimli şirket ile anlaşma yaptığının, şüphelilerin anlaşmaya aykırı davranışları nedeniyle şikâyetçinin zarar ettiğinin ve maddi zorluklar yaşamaya başladığının, devamında şüphelilerin şikâyetçinin şirket merkezinin bulunduğu Rusya'daki Moskova Tahkim Mahkemesinde aleyhine alacak davası açarak şikâyetçinin şirketinin iflasına ve kayyuma devrine sebep olduklarının, şüphelilerin Moskova'da görülen bu dava sırasında Mahkemeye, Türkiye'deki çeşitli oteller tarafından düzenlenmiş gibi görünen sahte proforma faturalar sunduklarının, bu sahte belgelerle alacaklarını olması gerekenden daha fazla gösterdiklerinin, yine şikâyetçinin yerine imza atmak suretiyle düzenledikleri sahte belgeleri T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na ibraz ederek 462.000,00 Dolar teşvik ödemesinden yararlandıklarının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; 5237 sayılı Kanun'un 11/1. maddesi ve dosya içerisinde bulunan Rusya Federasyonu makamlarına hitaben yazılmış "suç beyanı" başlıklı 13.10.2021 tarihli belge sureti ile soruşturma kapsamında dinlenen ... ve ...'in beyanları ve 16.09.2022 tarihli bilirkişi raporu içeriği gözetilerek, sahte olduğu iddia edilen belge asıllarının getirtilmesi ve bu hususta Rusya Federasyonu nezdinde herhangi bir soruşturma/kovuşturma yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi amacıyla ilgili ülke makamları ile istinabe yapılması, soruşturma olanağı bulunduğunun belirlenmesi ve belge asıllarının temini halinde, bu belgeler üzerinde imza incelemesi yaptırılması, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığına sunulduğu bildirilen belge asıllarının ilgili Bakanlıktan getirtilmesi, bu belgeler üzerinde şikâyetçi adına atılan imzaların şikâyetçiye aidiyeti yönünden inceleme yaptırılması, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/62251 Soruşturma sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, bu dosyası ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, şikâyet dilekçesinde isimleri bildirilen E.B., M.A. ile Larissa Otel yetkilisinin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek olayla ilgili bilgilerine başvurulması, gerekli görülmesi halinde şüphelilerin yetkilisi olduğu şirket ile şikâyetçinin şirketi adına ödeme yapıldığı bildirilen otellere/şirketlere ait defter, belge ve banka hesap ekstreleri celp edilerek ödeme yapılan miktarın tespiti yönünden karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...sahte olduğu öne sürülen faturaların Rusya'da görülmekte olan dava dosyasına sunulduğu belirtildiğinden faturaların incelenmesi mümkün olmamıştır. Her ne kadar müşteki dolandırıcılık suçunun işlendiğini öne sürse de, Rusya'da görülen ve iki tarafında varlığını doğruladığı dava sürecinde şüphelilerin haklı görülerek müşteki aleyhine karar verildiği, bu açıdan bakıldığında müştekinin şüphelilere borçlu olduğu, müşteki için Rusya dışına çıkma yasağı alındığı, dolayısıyla müştekinin dolandırılması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, yine sahtecilik iddiasının da bu çerçevede soyut iddiadan ibaret olduğu..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Antalya 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.05.2023 tarihli ve 2023/1011 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.