ictihat
7. Hukuk Dairesi 2024/1036 E. , 2024/5546 K.
# 7. Hukuk Dairesi 2024/1036 E. , 2024/5546 K.
7. Hukuk Dairesi 2024/1036 E. , 2024/5546 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2717 E., 2023/2943 K.
DAVA TARİHİ : 08.04.2022
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/217 E., 2023/410 K.
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların murisi ... ...'ın 23.12.2020 tarihinde öldüğünü, murisin ... 1. Noterliğinin 05.09.2017 tarihli ve 07959 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vasiyetnamesini düzenlettiğini, vasiyetnamenin İstanbul Anadolu 23. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/76 Esas, 2021/456 Karar sayılı kararı ile açılıp okunduğunu, bu kararın 03.05.2021 tarihinde kesinleştiğini, vasiyetnamenin müteveffaya manevi ikrah ile yaptırıldığını ve vasiyetnamenin kanunen öngörülen şekil şartlarına uygun düzenlenmediğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte müvekkilinin reşit olmadığını, davacının bütün terekeden yasal payını ve hatta daha fazlasını almış olduğunu, davaya konu vasiyetnamenin kanunen öngörülen şekil şartlarına uygun olarak tanzim edildiğini, vasiyetnamenin manevi ikrah sonucunda düzenlendiği iddisının da doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.05.2023 tarihli ve 2022/217 Esas, 2023/4310 Karar sayılı kararı ile "...vasiyetname örneğinin ve tensip zaptının davacıya bizzat 28.01.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise 08.04.2022 tarihinde açıldığı, TMK’nın 559. maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu..." gerekçesiyle "... davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2023 tarihli ve 2023/2717 Esas, 2023/2943 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun "...esastan reddine...." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Kararın eksik incelemeye dayalı hatalı tespit sonucunda verilmiş bir karar olduğunu,
b. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “hak düşürücü süreler” başlıklı 559. maddesinde yer alan üç şartın tamamının gerçekleştiği tarihten itibaren dava açma süresinin işlemeye başlayacağını,
c. Müvekkilinin söz konusu vasiyetnamenin iptal sebebi olan, müteveffanın eşi tarafından kendisine boşanma tehdidi ve baskısı altında söz konusu vasiyetnamenin yaptırıldığı gerçeğini, dava tarihinden bir hafta önce 01.04.2022 tarihinde, aynı zamanda söz konusu davada tanık olarak dinlenmiş olan ...'den öğrendiğini belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ...MASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.