ictihat

7. Hukuk Dairesi 2023/4724 E. , 2024/3962 K.

# 7. Hukuk Dairesi 2023/4724 E. , 2024/3962 K. 7. Hukuk Dairesi 2023/4724 E. , 2024/3962 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1660 E., 2023/1316 K. KARAR : Usulden ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/550 E., 2023/269 K. Taraflar arasındaki tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ... ...'ın 06.05.2019 tarihinde vefat ettiğini, davacının murisin sağ kalan eşi olması yönüyle yasal mirasçısı olduğunu, murisin ... 18. Noterliğinde 18.03.2011 tarihinde 6209 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vasiyetnameyi hazırlatarak davacının varlığından haberdar olduğu tüm mal varlığını davalı olan çocuklarına bırakmak suretiyle müvekkilinin saklı payını açıkça ihlal ettiğini, davacının vasiyetnameden ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/869 Esas sayılı dosyasının 10.09.2019 tarihli duruşmasında vasiyetin açılıp okunması ile haberdar olduğunu, davacının ... 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/119 Esas sayılı dosyası ile vasiyetnamenin iptali davası açtığını, bu davanın reddine karar verildiğini, istinaf kanun yolundan tenkis davası açma hakkı saklı kalmak üzere feragat ettiğini, açıklanan nedenlerle öncelikle murisin yapmış olduğu ölüme bağlı tasarruf olan vasiyetnamenin; bu yetmezse yeni tarihlisinden en eskisine doğru gidilmek üzere sağlar arası tasarrufların aynen tenkisine, bunun mümkün olmaması halinde tenkis bedelinin (davacının saklı payının ihlal edildiği miktarın) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile nakden davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, dava konusu taşınmazın ilk katının murisin kendi birikim ve emekleriyle inşa edildiğini, diğer katların davalılar tarafından yapıldığını, davacının murise kötü davranması nedeniyle murisin son yıllarını ızdırap içerisinde geçirdiğini, vasiyetnamenin iptali hususunda açılan davanın bu davayı etkileyeceğini ve bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davacının, mirasbırakan ...'in 06.05.2019 tarihinde ölümü ile mirasçı sıfatını kazandığı, davaya konu ... 18. Noterliği'nin 18.03.2011 tarih ve 6209 yevmiye nolu düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin ise ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 10.09.2019 tarih ve 2019/869 Esas, 2019/1436 Karar sayılı kararı ile okunduğu, davacı mirasçı ...'in söz konusu davanın 10.09.2019 tarihli duruşmasına vekili ile birlikte katıldığı, vasiyetnameyi kabul etmediğini beyan ettiği, akabinde davacı mirasçı ...'in ... 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/119 Esas sayılı dosyası üzerinden vasiyetnamenin iptali için dava açtığı, dava tarihinin ise 25.09.2019 olduğu, bu itibarla davacı ...'in söz konusu vasiyetnameye vakıf olduğu, dolayısıyla davacının vasiyetnameyi ve saklı payının zedelendiğini öğrendiği 10.09.2019 tarihi ile işbu davayı açtığı 08.12.2022 tarihi arasında TMK’nın 571 inci maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu anlaşıldığından, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, sırf vasiyetname içeriğine hakim olunduğundan bahisle tenkis davası için öngörülen sürenin başladığından bahsedilemeyeceğini, saklı payın zedelendiğinin anlaşılabilmesi için tüm tereke kapsamına hakim olunması gerektiğini, daha önce tereke tespiti için herhangi bir dava açmayan davacının murisin tüm terekesine hakim olmasının beklenemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla vasiyetnamenin tenkisi için hak düşürücü sürenin geçtiği kanaatine varılsa dahi müvekkilinin saklı payını ihlal eden dava sürecinde tespit edilecek diğer tasarruflar için davanın esasına girilmesi gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin davanın hak düşürücü süre yönünden reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tenkis istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Hak düşürücü süreler” başlıklı 559 uncu maddesi; “İptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her halde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinin üzerinden, iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşer. Hükümsüzlük, def"i yoluyla her zaman ileri sürülebilir." 2. Aynı Kanun’un “Hak düşürücü süreler” başlıklı 571 inci maddesi ise; "Tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her halde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer.Bir tasarrufun iptali bir öncekinin yürürlüğe girmesini sağlarsa, süreler iptal kararının kesinleşmesi tarihinde işlemeye başlar. Tenkis iddiası, def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir." hükmünü içermektedir. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.