ictihat

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

# T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/495 Esas KARAR NO : 2024/766 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/07/2022 KARAR TARİHİ : 13/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 3. İcra Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı ceza dosyasına konu ... A.Ş. ... Şubesine ait ... tarih ... seri numaralı 44.000,00 TL bedelli çek ile müvekkilinn karşılıksız çek keşide etmek suçundan cezalandırılması için dava açıldığını, kötü niyetli davalının müvekkili hakkında icra takibi başlatmadan icra ceza mahkemesine şikayette bulunduğunu, hal böyle iken müvekkilinin icra hukuk mahkemesinde imzaya itiraz davası açamadığını, bu sebeple söz konusu çek üzerinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmaması nedeniyle müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespiti için bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, davaya konu çek düzenlenme tarihinin altında yer alan imza müvekkiline ait olmadığını, çek üzerindeki müvekkiline ait olduğu iddia edilen imza ile mahkemenize işbu dava dilekçesi ile sunulan vekaletname suretindeki imzanın birbiri ile örtüşmediğini, çek üzerindeki yer alan imzanın çıplak gözle incelendiğinde dahi müvekkilinin yazı stili ile uyuşmayacak nitelikte farklı çizgilerin bulunduğu bir imza olduğunun görüleceğini, bu nedenle müvekkilinin imzasının taklit edildiğini, yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde çek üzerinde yer alan imzanın taklit imza olduğunun açıkça görüleceğini, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. Maddesinin açık olduğunu, bilirkişi incelemesi için müvekkilinin ... Bankası ... Şubesinde, ...bank ... Şubesinde, ... Şubesinde, ... Şubesinde, ... 2. Noterliği ... tarih ... yevmiye sayılı imza sirküsündeki imza örneklerinin ve belge asıllarının bulunduğunu, tüm bu sebeplerle yargılama neticesinde de müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davaya konu çek üzerindeki imzanın keşideciye ait olmadığı iddiası ile işbu davayı açtığını, işbu davaya konu çekin faturanın teminatı olarak faktoring müşterisinden devir ve teslim aldığını, müvekkilinin faktoring işlemini yaparken sadece alacağın faturaya dayalı olup olmadığını, devir ve temlik aldığı çekin ciro silsilesinin muntazam olarak birbirini takip edip etmediğini incelemekle yükümlü olduğunu ve bu yükümlülüğünü titizlikle yerine getirdiğini, davaya konu ... A.Ş. ... Şubesine ait olan, keşide yeri ..., keşide tarihi 30.03.2022 olan 44.000,00-TL bedelli ve ... seri numaralı çekin, faktoring müşterisi ... Ticaret Ltd. Şti. ile 31.08.2021 tarihinde imzaladığı Faktoring Sözleşmesi, 09.12.2021 tarihli Alacak Bildirim Formu Ödeme Araçları Tevdii Bordrosu ve 15.11.2021 tarihli ... numaralı faturaya dayanılarak müvekkili tarafından devir ve temlik alındığını, müvekkilinin davaya konu çeki uyması gereken tüm yasal mevzuata uygun olarak devir ve temlik aldığını, çekin meşru hamili olduğunu, devir ve temlik alınan işbu fatura incelendiğinde de görüleceği üzere fatura "iş makinası ve kamyon kiralama bedeli" hizmetine ilişkin olduğunu, elektronik fatura olarak düzenlendiğini ve düzenleyenin ... Tic. Ltd. Şti. Boçlusu/muhatabın işbu davanın davacısı ... Ltd. Şti. olduğunu, ilgili faturanın Finansal Kurumlar Birliği Merkezi Fatura Kayıt Sistemi üzerinden de işlem tarihinde ve sonrasında kontrol edildiğini, geçerli bir fatura olduğunu, TK.792 ve 687 ve örnek Yargıtay kararındaki ifade ile müvekkil Şirketin dava konusu çeki ''davacıya bilerek zarar vermek amacıyla ve kötüniyetle iktisap ettiğini'' kanıtlamakla yükümlü olanın davacı olduğunu, imzaya itiraz etmekle yetinmekte çekin rızası dışında elinden çıkıp çıkmadığına dair bir iddiada bulunmadığını, sözde imzası kendisine ait olmayan çekin ne şekilde elden çıktığını dahi açıklayamadığını, müvekkili şirketin meşru hamil olmadığını hukuken geçerli herhangi bir delille ispatlayamadığını, davacının dava dilekçesinde çekin müvekkilinin elinden çıkışını açıklamamakla birlikte imzanın kendilerine ait olmadığını, hatta müvekkili ... A.Ş.'nin imza itirazı ile karşılaşmamak için icra takibi başlatmadan karşılıksız çek ceza davası açtığını ve kötü niyetli olduğunu iddia ettiğini, müvekkili şirketin tüm yasal mevzuata titizlikle uyarak bir fatura temlik aldığını ve hem bu faturayı hem de faturanın temini için verilen çeki mümkün olan her şekilde kontrol ve teyit ettiğini, bizzat davacı tarafından teyit edilen çeke ve faturaya ilişkin açılan bu menfi tespit davası açıkça kötü niyetli olup davacının tüm haksız taleplerine itiraz ettiklerine, davacının imza itirazlarının müvekkiline karşı yöneltilemeyeceğini, çünkü müvekkili şirketin düzgün bir ciro silsilesine sahip olan çeki, faktoring mevzuatına uygun olarak devir ve teslim aldığını, müvekkilinin iyi niyetli olarak dava konusu çeke sahip olduğu gözetilerek davanın reddine ve tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... 3. İcra Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, Faktoring Sözleşmesi, davaya konu çek aslı, davacı şirketin ticaret sicil kayıtları, davacı şirket yetkilisine ait karşılaştırmaya elverişli resmi yahut özel kurum kuruluşlardan getirtilen tüm ıslak imzalı belge asılları, davacı şirket yetkilisinin mahkeme huzurunda alınan ıslak imza örnekleri celp edilmiş, incelenmiştir. Dosya, imza incelemesi için Grafoloji ve Sahtecilik Konularında uzman Kriminalistik ve Adli Bilimler Uzmanı Grafolog ...'ya edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 10/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... ... A.Ş.... Şubesine ait, Diyarbakır/30.03.2022 keşide yer ve tarihli, keşidecisi ''..: ŞTİ. '' isimli şirket yetklisi ve davalı ''...'' isimli şahıs olan, ''...Ltd. Şti.'' emrine yazılı, ''#44.000#'' TL/''kırk dört bin'' TL meblağlı, ...numaralı çek aslı, -Ön yüzündeki keşideci hanesine basılı ''... ŞTİ.'' isimli şirket yetkilisi adına atılı keşideci imzasının -... isimli şahsa dava dosyası içerisinde mevcut mukayese esas imzalarına kıyasla aralarında FARKLILIKLARIN bulunduğunun tespit edilmiş olması sebebiyle -... isimli şahsın eli mahsulü OLMADIĞI yönünde KANAAT ve SONUCA varılmıştır ..." şeklinde tespit edilmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiştir. Dava, kambiyo evrakı olan çekteki imza inkarı / sahtelik hukuksal sebebine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Dava konusu çek, ... A.Ş.,... şubesine ait, ... seri numaralı, 30/03/2022 keşide tarihli ve 44.000 TL bedelli olup, keşidecisi davacı ...Şti., lehtar ve ilk ciranta dava dışı ....Ltd. Şti., hamil ise davalı ...dir. Davalı hamil, çeki 30/03/2022 tarihinde tahsil için muhatap bankaya ibraz etmiş, ancak çekin karşılıksız olması sebebiyle "karşılıksızdır" işlemi yapılmış ve davalıya çek bedeli ödenememiştir. ...Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp edilen ticaret sicil kayıtları uyarınca, davacı ... temsil ve ilzama yetkili kişinin 14/04/2016 tarihinden itibaren ve aksi karar alınıncaya kadar münferiden / tek başına ... olduğu belirlenmiştir. Bu aşamada vurgulamak gerekir ki, davalı vekili cevap dilekçesi ile çeke ilişkin olarak şirket yetkilisinden teyit alındığını bildirmiş, delil olarak ses kaydı içeren CD'yi sunmuş ise de; konuşmaların dilekçe içeriğinde yazıldığı, ne var ki bu vakıanın davacı tarafından doğrulanmadığı, öte yandan ses kaydına yönelik görüşmelerde teyit alınan kişinin gerçekten davacı şirket yetkilisi olup olmadığının tespit edilemediği, başka bir anlatımla ses kaydındaki sesin ve teyit verenin gerçekten davacı şirket yetkilisi ... olup olmadığının belirli olmadığı, dolayısıyla bu hususun davalı tarafından somut, tereddütsüz ve kesin bir şekilde ispat edilemediği anlaşılmıştır. Kaldı ki, davacı, hem icra ceza dosyasında hem de dava dilekçesi ile ısrarlı olarak imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmektedir. Nitekim, davalı hamil tarafından karşılıksız çek keşide etme suçundan davacı hakkında icra mahkemesine şikayette bulunulmuş, ... 3. İcra Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında davacı şirket yetkilisi ..., 27/06/2022 tarihli 1. celsede ve mahkeme huzurunda çek üzerindeki keşideci imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştur. Çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı yönündeki bu beyanları duruşma zaptına da yazılmıştır / geçirilmiştir. 2004 s. İİK 72. maddesi hükmü uyarınca, davacının, genel hükümler çerçevesinde imza inkarına yönelik olarak sahtelik hukuksal sebebine dayalı menfi tespit isteminde bulunması mümkündür. Davacı, eldeki dava ile, dava konusu çekte yer alan keşideci adına atfen atılan imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek menfi tespit isteminde bulunmaktadır. Davalı, dava konusu çekin faktoring sözleşmesi uyarınca dava dışı ...Ltd. Şti.den fatura alacağına karşılık olarak devralındığını, çeke ilişkin imza inkarı itirazlarının iyi niyetli ve meşru hamil olarak kendisine yöneltilemeyeceğini savunmuştur. Uyuşmazlığın temeli, dava konusu çekteki keşideci imzasının davacıya (davacı şirket yetkilisine) ait olup olmadığı, imzanın davacıya ait olmaması halinde sahteliğe dayalı bu definin davalı hamile karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği noktasında toplanmaktadır. İhtilafın çözümlenmesi amacıyla gerekli tüm araştırmalar yapılmıştır. Bu kapsamda, Mahkememizce dava konusu çek aslı getirtilmiş, davacı şirket yetkilisi ...'ın karşılaştırmaya elverişli tüm ıslak imzalı belge asılları resmi ve özel kurum / kuruluşlardan toplanmış, ayrıca davacı şirket yetkilisinin mahkeme huzurunda ayakta, oturarak, sağ el ve sol el olmak üzere bol miktarda ıslak imza örnekleri huzurda alınmıştır. Akabinde, dava konusu çek üzerinde grafolog bilirkişi vasıtasıyla imza incelemesi yapılmıştır. Yapılan incelemede, Kriminalistik ve Adli Bilimler Uzmanı Grafolog bilirkişi ... 10/03/2024 tarihli bilirkişi raporu ile, çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü olmadığı, hasılı keşideci imzasının davacıya ait olmadığı belirlenmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki,mahkememizce alınan 10/03/2024 tarihli raporda yapılan incelemenin ayrıntılı olduğu, imzaların tablolar halinde ve gramalarla karşılaştırılarak kapsamlı şekilde gösterildiği, tersim ve biçim tarzında detaylı kaligrafik inceleme yapıldığı, farklılıkların tek ve tek gerekçeli olarak gösterildiği (rapor 3.syf), hülasa uzman bilirkişinin 10/03/2024 raporunun gerekçeli, ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla mahkememizce içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır. Davalı vekili 29/03/2024 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile, incelemede optik aletlerin kullanılmadığı ve mukayese imzalarda çekin keşide tarihindeki imzaların esas alınmadığını belirtmiş ise de, çek üzerindeki grafolojik incelemede teknik ve optik aletlerden yararlanıldığı (rapor 4.syf.), davacının mahkeme huzurunda alınan sağ el, sol el, ayakta ve oturarak bol sayıdaki ıslak imzalı örnekleri ile birlikte bunların yanı sıra yine dava konusu çekin keşide tarihinden (30/03/2022) önceki, keşide tarihine en yakın ve sonraki yıllara ait (2017, 2020, 2021, 2022 yılları) çok sayıda mukayeseye esas belgenin dahi kapsamlı şekilde incelenerek (rapor 2.syf.) rapor düzenlendiği anlaşılmakla, bu çerçevede rapora itibar etmeye engel bir durumun bulunmadığı sonucuna varılarak itirazların yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Böylece; davaya konu çekin davacı tarafından düzenlenmemesi sebebiyle yani keşideci imzası davacıya ait olmadığından, davacının dava konusu çekten herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Davaya konu çekteki sahte imzanın hukuksal nitelendirmesine gelince; bilindiği üzere sahtelik def'i, senet metninden anlaşılan mutlak def'ilerden olduğundan iyiniyetli olsa dahi herkese / hamile karşı ileri sürülebilir. (Yargıtay 19. HD. ... Esas. ... Karar; Yargıtay 19. HD. ... Esas, ...Karar; İstanbul BAM 16. HD. ... E, ... K.). Yapılan açıklamalar karşısında; eldeki davaya konu çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü olmaması, başka bir anlatımla çekteki keşideci imzasının davacıya ait olmaması sebebiyle davanın kabulüne, davacının, dava konusu olan ... A.Ş.,... şubesine ait, ... seri numaralı, 30/03/2022 keşide tarihli ve 44.000 TL bedelli çek sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Davacının kötü niyet tazminatı istemi bakımından yapılan değerlendirmede; 2004 s. İİK 72/5. maddesinde "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine mündericatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz" denildiği, halbuki eldeki dava dosyasında dava konusu edilen çek bakımından herhangi bir icra takibinin bulunmadığı, esasen bu hususun davacı tarafından dava dilekçesinde beyan ve ikrar edildiği, bu çerçevede İİK 72/5.maddesinde yer alan en önemli şartın yani icra takibi olmadığından yasal koşulların oluşmaması sebebiyle davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Ayrıca belirtilmelidir ki, 7445 s. Kanunun 31.maddesi ile değiştirilen 6102 s. TTK 5/A. maddesi uyarınca menfi tespit davalarında, bu davaların dava şartı arabuluculuğa tabi olduğu yönünde yasal değişiklik yapılmış, 7445 s. Kanunun 43/1-a. maddesi uyarınca bahsi geçen yasal değişikliğin 01/09/2023 tarihinden itibaren yürürlüğe gireceği kabul edilmiştir. Hasılı, menfi tespit davaları 01/09/2023 tarihinden itibaren dava şartı arabuluculuğa tabidir. Bu çerçevede, işbu menfi tespiti davasının açıldığı 04/07/2022 tarih itibariyle 6102 s. TTK'nın 5/A. maddesi uyarınca ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığından, başka bir anlatımla eldeki dava tarihi itibariyle menfi tespit davalarının dava şartı zorunlu arabulucuğa tabi olmaması nedeniyle (Yargıtay 19.HD. ... E. ... K.) davacı tarafından dava öncesinde arabuluculuğa başvuru yapılarak masraf yapılmasına davacı bizatihi kendisi sebebiyet verdiğinden bu yargılama giderinin yapılmasına gereksiz yere sebebiyet veren davacıdan tahsiline (Örnek bkz. Yargıtay 6. HD. ... E. ...K.) karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere ); Davanın KABULÜ ile, 1-Dava konusu olan ... A.Ş., ... şubesine ait, ... seri numaralı, 30/03/2022 keşide tarihli ve 44.000 TL bedelli çek sebebiyle davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin İİK 72/5. maddesindeki yasal koşullar oluşmadığından REDDİNE, 3-Kabul edilen dava değeri (44.000,00 TL) üzerinden alınması gereken 3.005,64 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 751,41 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 2.254,23 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 751,41 TL peşin harç, 715,50 TL posta ve tebligat masrafı ve 1.250,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.716,91 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAILMASINA, 6-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (44.000,00 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca maktudan az olmamak koşulu ile belirlenen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin işbu davanın açıldığı tarih itibariyle menfi tespit davalarının dava şartı arabuluculuğa tabi olmadığı halde bu yola başvurularak gereksiz yere yargılama gideri yapılmasına sebebiyet verdiğinden davacıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının ve teminatın karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 13/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır