ictihat

4. Ceza Dairesi 2012/5980 E. , 2012/15655 K.

# 4. Ceza Dairesi 2012/5980 E. , 2012/15655 K. 4. Ceza Dairesi 2012/5980 E. , 2012/15655 K. "İçtihat Metni" Gerçeğe aykırı bilirkişilik yapma suçundan şüpheliler İdris Uysal ve Necati Kendüzler haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 09/08/2011 tarihli ve 2011/46340 soruşturma, 2011/21910 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karsı yapılan itirazın reddine ilişkin Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin 02/11/2011 tarihli ve 2011/1980 müteferrik sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 30.01.2012 gün ve 5522 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2012 gün ve 39566 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: İstem yazısında “Dosya kapsamına göre, şüphelilerin bilirkişi olarak görevlendirildikleri mahkemeye gerçeğe aykırı olarak rapor sundukları iddiasıyla müştekinin yaptığı şikayet üzerine, bilirkişi raporunun sunulduğu Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesine itirazların sunulması, yasal yolların mahkeme hükmü üzerine yapılması gerektiğinden bahisle, hiçbir araştırma yapılmaksızın kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun'un kendisine yüklediği soruşturma görevini hiç yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun'un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Gereği görüşüldü; Ceza Muhakemesi Kanununun 160. maddesinin 1. fıkrasında "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." 2. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." 170. maddesinin 2. fıkrasında, " Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." 173. maddesinin 3. fıkrasında ise " Başkan, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer sulh ceza hakimini görevlendirebilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder;" hükümleri yer almaktadır. İncelenen dosyada, müşteki ... vekilinin, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği 08.08.2011 tarihli şikayet dilekçesinde, müvekkili aleyhine açılıp Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen, eski hale getirme davasında bilirkişilik görevi yapan şüpheliler Necati Kendüzler ve İdris Uysal'ın gerçeğe aykırı olarak 20.03.2011 ve 20.04.2011 tarihli raporları düzenlediklerini ileri sürdüğü görülmektedir. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, hiçbir soruşturma işlemine başvurmadan, şikayetin, ilgili dava dosyasındaki yargılamaya ilişkin olduğu ve hüküm üzerinden mahkemesine yapılabilecek delil takdiriyle ilgili itiraz kapsamında bulunduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir. Müşteki vekili, 11.08.2011 tarihli itiraz dilekçesinde, şikayetin, sulh hukuk mahkemesindeki yargılama faaliyeti veya delillerin takdirine yönelik bulunmayıp bilirkişilerin gerçeğe aykırı rapor düzenleyerek işledikleri suça ilişkin olduğunu ve savcılıkça adı geçen şüpheliler hakkında TCK'nın 276. maddesinde düzenlenen suç açısından soruşturma yapılmasını istediklerini belirtmiştir. Müşteki vekili Mimarlar Odası Bursa Şubesinden aldığı 03.08.2011 tarihli iddiasını doğrulayacak nitelikte bir raporu da hem şikayet hem itiraz dilekçeleri ekinde savcılığa ve mahkemeye ibraz etmiştir. İtiraz merciinin soruşturma eksikliğini gözetmeden verdiği itirazın reddi kararının hukuka aykırı olduğu açıktır. Somut olayda, CMK'nın 160. maddesinin Cumhuriyet Savcısına yüklediği maddi gerçeği araştırma sorumluluğunun gereği, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yerine getirilmemiştir. Ancak bu durumda soruşturmanın hangi merci tarafından yapılması gerektiği sorunu ortaya çıkmaktadır. YCGK'nın, 04.12.2007 tarih ve 2007/247-257 sayılı kararında özetle "Cumhuriyet Savcısı tarafından ceza yargılamasının temel hedefi olan maddi gerçeğe ulaşma amacına yönelik olarak gerekli kanıtların toplanmadığı hatta buna teşebbüs bile edilmediği çok açık olarak anlaşılmakta, başka bir anlatımla soruşturma evresinin tamamlanmadığı net bir biçimde tespit edilmekteyse, soruşturma evresi Cumhuriyet Savcısınca tamamlanmalıdır. Aksinin kabulü halinde, soruşturma safhasının asıl yetkilisi olan Cumhuriyet Savcısı varken istisnai yetkili olan sulh ceza hakiminin soruşturmayı yapması sonucuna ulaşılır ki bu CMK'nın getirdiği sisteme ve yasanın amacına aykırıdır." denilerek soruşturma eksikliğinin nasıl giderilmesi gerektiği gösterilmiştir. Yapılan açıklamalara göre itiraz merciinin, itirazı kabul edip dosyayı soruşturmayı tamamlaması için Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına göndermesi gerekmektedir Açıklanan nedenlerle, istem yerinde bulunduğundan, gerçeğe aykırı bilirkişilik suçundan şüpheliler Necati Kendüzler ve İdris Uysal hakkında, Yalova Ağır Ceza Mahkemesince 02.11.2011 tarih ve 2011/1980 D.İş sayı ile itiraz üzerine kesin olarak verilen kararın, CMK'nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince sonraki işlemlerin itiraz mercii tarafından yerinde tamamlanmasına, 27.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.