ictihat

AİHM - İŞİK - TÜRKİYE DAVASİ, Dosya No : 35064/97, Tarih : 1997-05-09

# AİHM - İŞİK - TÜRKİYE DAVASİ, Dosya No : 35064/97, Tarih : 1997-05-09 1 AVRUPA İNSAN HAKLARİ MAHKEMESİ İŞİK - TÜRKİYE DAVASİ (Başvuru no:35064/97) KARARİN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG 22 ARALİK 2005 İşbu karar Sözleşme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup şekli bazi düzeltmelere tabi tutulabilir. AVRUPA KONSEYİ CONSEİL DE L'EUROPE ______________________________________________________________________________________ © T.C. Dişişleri Bakanliği, 2005. Bu gayriresmi özet çeviri Dişişleri Bakanliği Avrupa Konseyi ve İnsan Haklari Genel Müdür Yardimciliği tarafindan yapilmiş olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadir. Bu çeviri, davanin adinin tam olarak belirtilmiş olmasi ve yukaridaki telif hakki bilgisiyle beraber olmasi koşulu ile Dişişleri Bakanliği Avrupa Konseyi ve İnsan Haklari Genel Müdür Yardimciliği’na atifta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alintilanabilir. 2 Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açilan 35064/97 başvuru no’lu davanin nedeni, Türk vatandaşi Mehmet Hanefi İşik’in (Başvuran) Avrupa İnsan Haklari Mahkemesi’ne (AİHM) 23 Ocak 1997 tarihinde, Avrupa İnsan Haklari ve Temel Özgürlükleri Sözleşmesi’nin (AİHS) eski 25. maddesi uyarinca yapmiş olduğu başvurudur. Başvuran, Diyarbakir Barosu avukati S. Tanrikulu tarafindan temsil edilmektedir. OLAYLAR 1950 doğumlu başvuran, Diyarbakir’da oturmaktadir. Diyarbakir Emniyet Müdürlüğü’ne bağli sivil polisler, 8 Ağustos 1996 tarihinde, ihbar üzerine yapilan kimlik kontrolü sirasinda başvurani yakalamişlardir. PKK mensubu olmakla suçlanan başvuran, gözaltina alinmiştir. Gözaltinin ilk alti günü, ne başvuranin yakinlarina ne de başvuranin akibeti hakkinda bilgi almak isteyen Diyarbakir İnsan Haklari Derneği’ne başvuranin yakalandiğina dair bilgi verilmiştir. Başvuran, 27 Ağustos 1996 tarihinde, Diyarbakir Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcisi tarafindan sorgulanmiştir. Başvuran Cumhuriyet Başsavcisi önünde polislere yaptiği itiraflari reddetmiştir. Başvuran, ayni gün DGM yedek hakimi önüne çikarilmiştir. DGM hakimi, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 104. maddesi uyarinca PKK’ya yardim yaptiğindan şüphelenilmesi için önemli nedenlerin bulunduğu gerekçesiyle başvuranin tutuklu yargilanmasina karar vermiştir. Böylece başvuran, Diyarbakir Cezaevi’ne hapsedilmiştir. Cumhuriyet Başsavcisi 5 Eylül 1996 tarihinde başvuranin Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 169. maddesi gereğince mahkum edilmesini istemiştir. 10 Ekim 1996 tarihinde yapilan ilk duruşmada, başvuranin geçici olarak serbest birakilmasina karar verilmiştir. DGM, 27 Mart 1997 tarihli kararla yeterli ve inandirici kanit bulunmadiği gerekçesiyle başvuranin beraatine karar vermiştir. Temyize gidilmediğinden, sözkonusu karar 4 Nisan 1997 tarihinde kesinleşmiştir. Başvuran 9 Mayis 1997 tarihinde, Diyarbakir Ağir Ceza Mahkemesi’nde haksiz yere tutulu bulundurulduğundan dolayi 466 sayili Kanun gereğince tazminat davasi açmiştir. Başvuran manevi tazminat olarak 600.000.000 TL istemiştir. Ağir Ceza Mahkemesi başvurana 100.000.000 TL ödenmesine karar vermiştir. HUKUK AÇİSİNDAN İ. AİHS’NİN 5§3 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASİ Başvuran, yakalanmasinin ardindan “hemen hakim önüne çikarilmamasindan” şikayetçi olmaktadir. Başvuran, yirmi gün boyunca gözaltinda tutulmuş ve gözaltina 3 alindiğina dair ailesine bilgi verilmediğinden dolayi her türlü adli denetimden uzak kalmiştir. Sözkonusu şikayetler AİHS’nin 5§3 maddesi açisindan incelenecektir. Hükümet, gözalti süresinin sözkonusu tedbirlerin alindiği dönemdeki mevzuata uygun olduğunu ileri sürmektedir. Hükümet ek görüşlerinde, AİHS’nin hükümleriyle uyumlu olarak gözalti süresini değiştiren 3 Ekim 2001 tarihli Anayasa değişikliğine ve gözaltina ilişkin yönetmeliğe getirilen 3 Ocak 2004 yasa değişikliğine dikkati çekmektedir. AİHM, terör suçlariyla ilgili olarak yürütülen soruşturmalarin hiç kuşkusuz yetkili makamlari özel bir takim sorunlarla karşi karşiya biraktiğini daha önce kabul etmiştir (Bkz. Brogan ve diğerleri-Birleşik Krallik, 29 Kasim 1988 tarihli karar, A serisi no: 145-B, § 61; Murray-Birleşik Krallik, 28 Ekim 1994 tarihli karar, A serisi no: 300-A, § 58; Aksoy- Türkiye,18 Aralik 1996 tarihli karar, 1996-Vİ, s. 2282, §78 Ancak bu, yetkili makamlarin, terör suçu bulunduğunu belirttikleri her durumda yerel mahkemeler ve AİHM tarafindan yapilacak her türlü denetiminden uzak bir şekilde şüphelileri yakalayip gözaltina alma hakkina sahip olduklari anlamina gelmemektedir (Bkz. Sakik ve diğerleri-Türkiye, no: 23878/94, 26 Kasim 1997 tarihli karar, Derleme 1997-Vİİ, s. 2623-2624, § 44). AİHM, sözkonusu gözalti süresinin başvuranin 8 Ağustos 1996 tarihinde yakalanmasiyla başladiğini ortaya koymaktadir. Başvuran, Diyarbakir DGM yedek hakimi karşisina ilk kez 27 Ağustos 1996 tarihinde çikmiştir. Hakim önüne çikarilmadan önce, başvuranin toplam gözalti süresi yirmi gündür. Başvuranin yakinlarina, gözaltina alinmasina dair bilgi verilmemesi, bu davada alinan tedbirin incommunicado niteliğinin bulunduğunu göstermektedir. AİHM, Brogan ve diğerleri kararinda toplumu teröre karşi koruma amaci gütse de, ilgilinin hakim karşisina çikartilmadan dört gün ve alti saat gözaltinda tutulmasinin AİHS’nin 5§3 maddesinde belirtilen süreyi aştiğina karar verdiğini hatirlatmaktadir (Brogan ve diğerleri, § 62). Başvurana atili fiiller terör tehdidi gibi görülmüş olsa da, AİHM, başvuranin hiçbir adli müdahale olmadan yirmi gün boyunca tutulu bulundurulmasinin gerekli olduğunu kabul edemez. Dolayisiyla AİHS’nin 5§3 maddesi ihlal edilmiştir. İİ. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASİ HAKKİNDA 4 Eylül 2003 tarihinde başvuran, gönderilen mektupta, AİHS’nin 41. maddesi bakimindan yapilacak her türlü adil tazmin talebinin esas hakkinda sunulan yazili görüşlerde dile getirilmesi gerektiğini içeren AİHM İçtüzüğü’nün 60. maddesine dikkati çekilmesine rağmen, başvuran kabul edilebilirlik kararindan sonra hiçbir adil tazmin talebinde bulunmamiştir. Dolayisiyla, başvuran hiçbir adil tazmin talebinde bulunmadiğindan, AİHM bu bakimdan herhangi bir ödemenin yapilmasina gerek olmadiğina kanaat getirmektedir (Willekens-Belçika, no: 50859/99, § 27, 24 Nisan 2003 ve Roobaert-Belçika, no: 52231/99, § 24, 29 Temmuz 2004). BU GEREKÇELERE DAYALİ OLARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE, 4 AİHS’nin 5§3 maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir. İşbu karar Fransizca olarak hazirlanmiş ve AİHM İçtüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3 maddesine uygun olarak 22 Aralik 2005 tarihinde yaziyla bildirilmiştir.