ictihat

10. Ceza Dairesi 2025/565 E. , 2025/1529 K.

# 10. Ceza Dairesi 2025/565 E. , 2025/1529 K. 10. Ceza Dairesi 2025/565 E. , 2025/1529 K. "İçtihat Metni" Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesince; "Dairemizin 2021/2036 Esas, 2023/1474 Karar sayılı, TCK’nın 191/6-4 maddesine dayalı Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma suçuna ilişkin olarak, davanın ön koşulu mahiyetinde KDAE ihlaline dayalı açılan TCK’nın 191/4 dosyanın incelenmesinde, Kırıkhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/2 esas ve 2021/391 karar numaralı dava dosyasının Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2021/2036 esas ve 2023/1474 karar numaralı ilamı ile bozulduğu, Bozma ilamında 29/05/2016 günü yapılan uygulama sırasında sanığın aracının bagaj kısmında kova tabir edilen alüminyum folyo ele geçirildiği, sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği ancak Adana Adli Tıp Grup Başkanlığının 13/06/2016 tarihli raporuna göre kanında amfetamin ve metamfetamin bulunduğu, sanık hakkında 30/06/2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, bu kararın usulüne uygun şekilde sanığa 27/07/2016 tarihinde tebliğ edildiği, sanık hakkında 09/02/2017 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma açıldığı, sanığın denetim süresi içerisinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması nedeniyle TCK 191/4.c maddesini ihlal ettiğinden hakkında kamu davası açılmış ise de kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi ile ihlal kabul edilen eylem tarihi arasında geçen süre ve TCK'nın 191/3 amir hükmü bir arada değerlendirildiğinde denetim tedbirinin makul sürede başlatılmaması nedeniyle sanığın 09/02/2017 tarihli eyleminin ihlal mahiyetinde kabul edilemeyeceği anlaşılmakla mahkemece "kamu davasının durmasına ve dosyanın gereği için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine" karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmasının bozma nedeni yapıldığı görülmüştür . Yargıtay 8.Ceza Dairesinin 2024/13491 esas ve 2024/4253 karar, 2024/12566 esas ve 2024/2872 karar, 2024/12622 esas ve 2024/2780 karar, 2024/12506 esas ve 2024/2669, 2024/12506 esas ve 2024/2669 karar numaralı ilamları ile Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2023/13373 esas ve 2024/21960 karar, 2024/2787 esas ve 2024/21362 karar, 2024/2261 esas ve 2024/19463 karar numaralı ilamlarında da belirtildiği üzere, KDAE kararının sanığa usulen tebliği ve yasal 15 günlük Sulh Ceza Mahkemesine itiraz süresi geçip kesinleşmesinden sonra sanığın, TCK 191/1 kapsamında, başka bir uyuşturucu kullanma ve bulundurma suçunu işlemesi yeterli olup, denetim tedbirinin KDAE kararının kesinleşmesine müteakip makul süre içinde başlanması gibi bir durumun, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2021/2036 esas ve 2023/1474 karar numaralı ilamının aksine gerek Kanunda gerekse Yargıtay içtihatlarında yer almamaktadır. Yukarıda yazılı Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere KDAE kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. KDAE kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. KDAE kararının kesinleşmesinden önce infaza başlanması veya KDAE kararının tebliğinin usulsüz olması durumunda bozma kararı verileceği gerek Yargıtay gerekse Bam daireleri arasında istikrarlı bir şekilde uygulanmaktadır. Somut olayda görüldüğü üzere KDAE kararının kesinleşmesinden sonraki aşama infaz aşaması olup, denetim tedbirine makul sürede başlanılıp başlanılmaması kanunun aradığı bir ön koşul değildir. Sanığa KDAE kararının 27/07/2016 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın denetim sırasında 09/02/2017 tarihinde atılı suçu işlediği sabittir. Bu nedenle yapılan bozma kararı gerek Yargıtay kararlarına gerekse bu doğrultudaki daire kararlarımıza aykırıdır. Dairemizin 2022/3164 esas ve 2024/2743 karar, 2022/1584 esas ve 2024/2716 karar, 2022/2907 esas ve 2024/2713 karar, 2022/3035 esas ve 2024/2689 karar, 2022/3184 esas ve 2024/2737 karar, 2022/2786 esas ve 2024/2754 karar, 2022/3302 esas ve 2024/2738 karar numaralı ilamları da bu doğrultudadır. Yukarıda izah edildiği üzere Dairemizin 2222/3164 esas ve 2024/2743 karar, 2022/1584 esas ve 2024/2716 karar, 2022/2907 esas ve 2024/2713 karar, 2022/3035 esas ve 2024/2689 karar, 2022/3184 esas ve 2024/2737 karar, 2022/2786 esas ve 2024/2754 karar, 2022/3302 esas ve 2024/2738 karar numaralı ilamları ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5.Ceza Dairesinin 2021/2036 esas ve 2023/1474 karar numaralı ilamı arasında içtihat farklılığı doğduğu, TCK 191/4 maddesi kapsamında KDAE kararının tebliğinden sonra sanığın yeniden uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma suçunu, TCK 191/2 maddesinde belirtildiği üzere 5 yıllık süre içinde işlemesinin yeterli olacağı bunun için ayrıca denetimin makul sürede başlaması şartının gerekmeyeceği, sanık denetime uysa dahi yeniden uyuşturucu kullanması ve bulundurma suçunu işlemiş sayılacağı, Aksi durumun kabulü halinde somut olayda olduğu gibi bozma sonrasında denetime makul sürede başlama şartının gerçekleşmesi ihtimalinin mümkün olmaması nedeniyle dosyaların beraatle sonuçlanacağı hususları dikkate alınarak 5235 sayılı Kanunun 35/3 maddesi gereğince içtihat farklılığının giderilmesi için Yargıtay'a başvurulması hususu takdirlerinize arz olunur." şeklindeki gerekçe ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna talepte bulunulmuştur. II. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CEZA DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 13.12.2024 tarihli ve 2024/11 sayılı kararı ile, "Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 2022/2602 Esas numaralı dosyasında TCK.nun 191/6 madde ve fıkrası kapsamında açılan Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma suçuna yönelik davanın önkoşulu olarak incelenen Kırıkhan 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/2 Esas ve 2021/391 Karar numaralı dava dosyasının Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2021/2036 Esas ve 2023/1474 Karar numaralı ilamı ile bozulduğu, Bozma ilamında 29.05.2016 günü yapılan uygulama sırasında sanığın aracının bagaj kısmında kova tabir edilen alüminyum folyo ele geçirildiği, sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği ancak Adana Adli Tıp Grup Başkanlığının 13.06.2016 tarihli raporuna göre kanında amfetamin ve metamfetamin bulunduğu, sanık hakkında 30.06.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, bu kararın usulüne uygun şekilde sanığa 27.07.2016 tarihinde tebliğ edildiği, sanık hakkında 09.02.2017 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma açıldığı, sanığın denetim süresi içerisinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması nedeniyle TCK.nun 191/4.c maddesini ihlal ettiğinden hakkında kamu davası açılmış ise de, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi ile ihlal kabul edilen eylem tarihi arasında geçen süre ve TCK'nun 191/3 amir hükmü bir arada değerlendirildiğinde denetim tedbirinin makul sürede başlatılmaması nedeniyle sanığın 09.02.2017 tarihli eyleminin ihlal mahiyetinde kabul edilemeyeceği anlaşılmakla mahkemece "kamu davasının durmasına ve dosyanın gereği için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine" karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmasının bozma nedeni yapıldığı görülmüştür. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesinin 2022/3164 Esas ve 2024/2743 Karar, 2022/1584 Esas ve 2024/2716 Karar, 2022/2907 Esas ve 2024/2713 Karar, 2022/3035 Esas ve 2024/2689 Karar, 2022/3184 Esas ve 2024/2737 Karar, 2022/2786 Esas ve 2024/2754 Karar, 2022/3302 Esas ve 2024/2738 Karar numaralı ilamlarında KDAE kararının kesinleşmesinden sonraki 5 yıllık dönemde suçun işlenmesi yeterli olup ayrıca denetimin makul sürede başlanması gibi bir şartın aranmadığı görülmektedir. Bu nedenle her iki BAM Ceza Daire kararları arasında bu noktada uygulama farklılığı doğmuştur. Yargıtay 8.Ceza Dairesinin 2024/13491 Esas ve 2024/4253 Karar, 2024/12566 Esas ve 2024/2872 Karar, 2024/12622 Esas ve 2024/2780 Karar, 2024/12506 Esas ve 2024/2669, 2024/12506 Esas ve 2024/2669 Karar numaralı ilamları ile Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 2023/13373 Esas ve 2024/21960 Karar, 2024/2787 Esas ve 2024/21362 Karar, 2024/2261 Esas ve 2024/19463 Karar numaralı ilamlarında da KDAE kararının sanığa usulen tebliği ve yasal 15 günlük Sulh Ceza Mahkemesine itiraz süresi geçip kesinleşmesinden sonra sanığın, TCK 191/1 kapsamında, başka bir uyuşturucu kullanma ve bulundurma suçunu işlemesi yeterli olup, denetim tedbirinin KDAE kararının kesinleşmesine müteakip makul süre içinde başlanması gibi bir durumun, gerek Kanunda gerekse Yargıtay içtihatlarında yer almamaktadır. TCK.nun 191/4. maddesi kapsamında KDAE kararının tebliğinden sonra sanık denetime uysa dahi yeniden uyuşturucu kullanması ve bulundurma suçunu işlemesinin mümkün olduğu, hususları da dikkate alınmalıdır. Açıklanan tüm bu nedenlerle; 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 35. maddesinde yer alan düzenleme gereğince, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararları arasında uyuşmazlık bulunduğu ve bu uyuşmazlığın Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi kararı yönünde giderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmış olup, taleple ilgili aşağıdaki gibi karar vermek gerektiği vicdani kanaatine varılarak, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairelerinin anılan ve talebe konu kararları arasında UYUŞMAZLIK BULUNDUĞUNA, Söz konusu uyuşmazlığın Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararları doğrultusunda GİDERİLMESİNE " karar verilmiştir. III. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CEZA DAİRESİ KARARLARI: A. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 31.10.2023 tarihli ve 2021/2036 Esas, 2023/1474 Karar sayılı kararı : Sanık ... hakkında, 29.05.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan yargılama sonucunda verilen Kırıkhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2021 tarihli ve 2021/2 Esas, 2021/391 Karar sayılı mahkûmiyet kararının sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 31.10.2023 tarihli kararı ile, "30/06/2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 27/07/2016 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, 09/02/2017 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturcu madde bulundurma suçundan soruşturma açıldığı, TCK'nın 191/4-c maddesini ihlâl etmesi nedeniyle kamu davası açılmış ise de; erteleme kararının kesinleşmesi ile ihlâl kabul edilen eylem tarihi arasında geçen süre ve TCK’nın 191/3 amir hükmü bir arada değerlendirildiğinde denetim tedbirinin makul sürede başlatılmaması nedeniyle sanığın 09/02/2017 tarihli eyleminin ihlâl mahiyetinde kabul edilemeyeceği anlaşılmakla mahkemece "kamu davasının durmasına ve dosyanın gereği için Cumhuriyet savcılığına gönderilmesine" karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması" nedeniyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği, B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 05.11.2024 tarihli ve 2022/3164 Esas, 2024/2743 Karar sayılı kararı: Sanık Mehmet Özaydın hakkında, 18/03/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan yargılama sonucunda verilen Adıyaman 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli ve 2022/535 Esas, 2022/622 Karar sayılı mahkûmiyet kararının sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 05/11/2024 tarihli ve 2022/3164 Esas, 2024/2743 Karar sayılı kararı ile, "sanığın 18/03/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle 22/03/2017 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, 29/03/2017 tarihinde tebliğ edilerek kesinleşmesinden sonra sanığın bu kez 20/09/2019 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının CMK'nın 75. maddesi uyarınca verilen karar sonrasında alınan rapor ile tespit edildiği, bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla, istinaf başvurusunun CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine" karar verildiği, C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 01/11/2024 tarihli ve 2022/1584 Esas, 2024/2716 Karar sayılı kararı: Sanık İbrahim Halil Arar hakkında, 08.08.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan yargılama sonucunda verilen Gaziantep 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2022 tarihli ve 2022/132 Esas, 2022/363 karar sayılı mahkûmiyet kararının sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 01.11.2024 tarihli ve 2022/1584 Esas, 2024/2716 Karar sayılı kararı kararı ile, "Sanığın kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın kesinleşmesinden sonra 01/01/2021, 14/01/2021, 15/01/2021, 18/02/2021 ve 05/07/2021 tarihlerinde yeniden kullanmak için uyuşturcu bulundurma suçunu işlediği anlaşıldığından... CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verildiği, D. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesinin 01.11.2024 tarihli ve 2022/2907 Esas, 2024/2713 Karar sayılı kararı : Sanık Ramazan Uzundere hakkında, 22.10.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan yargılama sonucunda verilen Malatya 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli ve 2021/450 Esas, 2022/479 karar sayılı mahkûmiyet kararının sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesinin 01/11/2024 tarihli ve 2022/2907 Esas, 2024/2713 Karar sayılı kararı kararı ile, "Sanığın kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın kesinleşmesinden sonra 11/10/2020 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği anlaşıldığından .... CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verildiği, E. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 01.11.2024 tarihli ve 2022/3035 Esas, 2024/2689 Karar sayılı kararı : Sanık Mahmut Akgül hakkında, 23.09.2020, 30.12.2020 ve 26.01.2022 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından yapılan yargılama sonucunda verilen Türkoğlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2022 tarihli ve 2022/378 Esas, 2022/500 Karar sayılı mahkûmiyet kararının Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 01.11.2024 tarihli ve 2022/3035 Esas, 2024/2689 Karar sayılı kararı ile, "her ne kadar sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, incelemeye konu dosyanın suç ve iddianame tarihleri dikkate alınarak yapılan UYAP sorgulamasında sanığın aynı nev'iden suçtan dolayı yargılanmakta olduğu Türkoğlu 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/787 Esas sayılı dosyasının suç tarihinin 13/01/2022, iddianame tarihinin 22/06/2022 olduğu, inceleme tarihi itibariyle de derdet olduğu görülmekle sanık hakkında TCK’nın 43/1.maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanma ihtimaline binaen dosyaların birleştirilerek görülmesinin gerekmesi, ..... nedenleriyle hükmün bozulmasına" karar verildiği, F. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesinin 05.11.2024 tarihli ve 2022/3184 Esas, 2024/2737 Karar sayılı kararı : Sanık Mehmet Temircik hakkında, 05/10/2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan yargılama sonucunda verilen Pazarcık 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2022 tarihli ve 2022/1579 Esas, 2022/1325 Karar sayılı mahkûmiyet kararının sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 05.11.2024 tarihli ve 2022/3184 Esas, 2024/2737 Karar sayılı kararı ile, "sanığın 05/10/2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle 14/11/2019 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 25/11/2019 tarihinde tebliğ edilerek kesinleşmesinden sonra sanığın bu kez 07/01/2020 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının CMK'nın 75. maddesi uyarınca alınan karar sonrasında tespit edildiği, bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla,...istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine" karar verildiği, G. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesinin 05.11.2024 tarihli ve 2022/2786 Esas, 2024/2754 Karar sayılı kararı : Sanık Gaffari Uzun hakkında, 02.12.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan yargılama sonucunda verilen Adıyaman 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10/2022 tarihli ve 2022/154 Esas, 2022/651 Karar sayılı mahkûmiyet kararının sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 05.11.2024 tarihli ve 2022/2786 Esas, 2024/2754 Karar sayılı kararı ile, "02/12/2019 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu sabit görülen sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın 25/12/2019 tarihinde ceza infaz kurumunda sanığa tebliğ edildiği, sanığın daha sonra 07/10/2021 günü tekrar kullanmak için uyuşturcu madde bulundurduğunun tespit edildiği ve bu olayların TCK'nın 191/4 kapsamında yargılama konusu yapıldığı olayda; ....CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine" karar verildiği, H. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 05.11.2024 tarihli ve 2022/3302 Esas, 2024/2738 Karar sayılı kararı : Sanık Mehmet Ziya Öden hakkında, 20.06.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan yargılama sonucunda verilen Gaziantep 18.Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2022 tarihli ve 2022/108 Esas, 2022/917 Karar sayılı mahkûmiyet kararının sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 05.11.2024 tarihli ve 2022/3302 Esas, 2024/2738 Karar sayılı kararı kararı ile, " Sanığın 20/06/2020 tarihli kullanmak için uyuşturcu madde bulundurma eylemi nedeniyle 27/10/2020 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 27/11/2020 tarihinde tebliğ edilerek kesinleşmesinden sonra, sanığın bu kez 15/03/2021 tarihinde yeniden uyuşturcu madde kullandığının CMK'nın 75. maddesi uyarınca alınan karar sonrasında tespit edildiği, bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği anlaşıldığından,.... CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verildiği, Anlaşılmıştır. IV. KARAR UYUŞMAZLIĞI HAKKINDA YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞININ GÖRÜŞÜ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.01/2025 tarihli ve UG-2025/7807 sayılı tebliğnamesinde; ....Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, "Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçlarında, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın kesinleşmesinden sonraki 5 yıllık dönemde suçun işlenmesi yeterli sayılacağına, ayrıca denetimin 'Makul sürede' başlanması şartı aranmayacağına" dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesinin kararları yönünde giderilmesi talep edilmiştir. V. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesi ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi arasındaki uyuşmazlık; "Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" suçlarında, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın sanığa usulen tebliği ve yasal 15 günlük Sulh Ceza Hakimliğine itiraz süresi geçip kesinleşmesinden sonra sanığın, TCK'nın 191/1.maddesi kapsamında, yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi durumunda, denetimli serbestlik tedbirinin, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesini takiben "Makul süre" içinde başlanıp başlanılmadığı hususunun gözetilip gözetilmeyeceğine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1. 5235 sayılı "Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun"un, 20/11/2017 tarihli ve 696 sayılı KHK’nin 92. maddesi ile değişik, "Başkanlar Kurulunun Yetkileri" başlıklı 35/3. maddesi; "...(3) Re'sen veya bölge adliye mahkemesinin ilgili hukuk veya ceza dairesinin ya da Cumhuriyet Başsavcısının, Hukuk Muhakemeleri Kanunu veya Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların, benzer olaylarda bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında ya da bu mahkeme ile başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunması hâlinde bu uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini istemek, (Değişik fıkra: 20/11/2017 – KHK-696/92 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/87 md.) (3) numaralı bende göre yapılacak istemler, ceza davalarında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, hukuk davalarında ise ilgili hukuk dairesine iletilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı uyuşmazlık bulunduğuna kanaat getirmesi durumunda ilgili ceza dairesinden bir karar verilmesini talep eder. Uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak dairece bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir..." hükümlerini içermektedir. 2. 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi hükmü; "Madde 191- (Değişik: 18/06/2014 – 6545/68 md.) (1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. (4) Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır. (5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz. (6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez. (7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. (8) Bu Kanun'un; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. (9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır." (10) (Ek: 27/3/2015-6638/12 md.) Birinci fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır."Şeklindedir. C. Değerlendirme Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, şüpheli hakkında "5237 sayılı TCK'nın 191/2. uyarınca "kamu davasının açılmasının ertelenmesi", aynı Kanun'un 191/3.maddesi uyarınca "erteleme süresi içerisinde asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanması, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulması" kararı verilmesini takiben, 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinde belirtilen durumlardan birinin gerçekleşmesi halinde, erteleme kararı kaldırılarak kamu davası açılacaktır. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5.Ceza Dairesi ile Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi arasındaki uyuşmazlık; "Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" suçlarında, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın sanığa usulen tebliği ve yasal 15 günlük Sulh Ceza Hakimliğine itiraz süresi geçip kesinleşmesinden sonra sanığın, yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi durumunda, denetimli serbestlik tedbirinin infazına, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesini takiben "Makul süre" içinde başlanıp başlanılmadığı hususunun gözetilip gözetilemeyeceğine ilişkindir. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5.Ceza Dairesinin uygulaması; "erteleme kararının kesinleşmesi ile ihlâl kabul edilen eylem tarihi arasında geçen süre ve TCK’nın 191/3 amir hükmü bir arada değerlendirildiğinde denetim tedbirinin makul sürede başlatılmaması nedeniyle sanığın sonraki eyleminin ihlâl mahiyetinde kabul edilemeyeceği, "kamu davasının durmasına ve dosyanın gereği için Cumhuriyet savcılığına gönderilmesine" karar verilmesi gerektiği" yönündedir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesinin uygulaması ise; "erteleme kararının tebliği ve kesinleşmesinden sonra sanığın yeniden uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma suçunu, 5 yıllık süre içinde işlemesinin yeterli olacağı, bunun için ayrıca denetimin makul sürede başlaması şartının gerekmeyeceği, sanık denetime uysa dahi yeniden uyuşturucu kullanması ve bulundurma suçunu işlemiş sayılacağı" yönündedir. 5237 sayılı TCK'nın 191/2.maddesinde, "Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 5271 sayılı CMK'nın 171.maddesindeki şartlar aranmaksızın beş yıl süreyle "kamu davasının açılmasının ertelenmesine" karar verileceği, 191/3.maddesinde, erteleme süresi zarfında asgari bir yıl süreyle "denetimli serbestlik tedbiri" uygulanacağı, gerek görülmesi halinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabileceği, aynı Kanun'un 191/4.maddesinde, yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar edilmesi ya da erteleme süresi içerisinde aynı nev'i suçun yeniden işlenmesi halinde erteleme kararının kaldırılıp dava açılacağı, 191/5. maddesinde ise, erteleme süresi içerisinde aynı suçun yeniden işlenmesi halinde bunun ihlâl sayılıp ayrı bir soruşturma veya kovuşturmaya konu edilemeyeceği, 191/6. maddesinde, 191/4. maddeye göre kamu davasının açılmasından sonra, aynı nev'i suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarında, öncelikle erteleme kararı verilmesi zorunlu olup, şüpheli hakkında dava açılmasının ancak dördüncü fıkrada belirtilen ihlâllerden birisinin gerçekleşmesi halinde mümkün olacağı, yani bu hususun bir kovuşturma şartı olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik/tedavi tedbirinin uygulanmasına dair kararın sanığa usulüne uygun şekilde tebliği ve yasal itiraz süresinin geçirilmesi ile kesinleşmesinden sonra, sanığın, erteleme süresi içerisinde TCK 191/1. maddesi kapsamında yeni bir suç işlemesi kamu davası açılması için yeterli olup, denetimli serbestlik tedbirine makul süre içinde başlanması gerekliliği Kanun'da düzenlenmediği gibi Dairemizin yerleşik içtihatlarında da böyle bir gereklilik öngörülmemiştir. Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesi kapsamında ihlâl nedeni olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden işlenen aynı neviden suçların ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra, denetimli serbestlik tedbirine makul sürede başlanılıp başlanılmaması kanunun aradığı bir kovuşturma şartı değildir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun şekilde kesinleşmesinden sonra, beş yıllık süre içinde yeniden aynı nev'i suçun işlenmesi halinde TCK'nın 191/4-b-c maddesinde sayılan kamu davasının açılması koşullarının gerçekleşmiş olacağı, ayrıca denetime makul sürede başlanması şartının aranmayacağı, nitekim, sanığın denetimli serbestlik/tedavi tedbirine uyması ve infaz dosyasının infazen kapatılması halinde dahi, beş yıllık erteleme süresi içerisinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması veya kullanması halinde TCK'nın 191/4-b-c maddesindeki dava açma koşulunun gerçekleşmiş olacağı, aksi halde, yani denetime makul sürede başlanmadığı gerekçesiyle durma kararı verilmesi gerektiği görüşünün kabulü halinde, artık bu şartın gerçekleşmesi ihtimalinin de mümkün olmayacağı, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, "denetim tedbirinin makul sürede başlatılmaması nedeniyle sanığın sonraki eyleminin ihlâl mahiyetinde kabul edilemeyeceği, "kamu davasının durmasına ve dosyanın gereği için Cumhuriyet savcılığına gönderilmesine" karar verilmesi gerektiği" şeklindeki bozma ilamından sonra, "makul süre" şartının artık gerçekleşmesi mümkün olamayacağına göre, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinde yer alan, "Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, şartın gerçekleşmesi ihtimali bulunmadığından "kamu davasının durması" kararı verilmesi de kanunen mümkün değildir. Bu da sabit olan ve suç teşkil eden eylemlerin cezalandırılamaması sonucunu doğuracaktır. Kaldı ki, "makul süre" kavramı muğlak ve göreceli bir kavram olup, objektif bir ölçüt olamayacağı uygulamada farklılıklara yol açabileceği ve denetime makul sürede başlanılıp başlanılmamasının (yükümlünün adres değişikliği veya askerlik, hastalık, tutukluluk gibi nedenlerle denetime geç başlanması veya denetime ara verilmesi gibi durumların sözkonusu olabileceği de değerlendirlerek) hukuki sonuç doğurmayacağı gözetilmelidir. Açıklanan nedenlerle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi kararlarının usul ve kanuna uygun olduğu değerlendirilmiştir. VI. KARAR 1. 5237 sayılı TCK'nın 191.maddesinde düzenlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarında, "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik/tedavi tedbiri uygulanmasına" dair kararın kesinleşmesinden sonra beş yıllık erteleme süresi içerisinde yeniden aynı nev'i suç işlenmesi halinde kovuşturma şartının gerçekleştiğinin ve denetimli serbestlik tedbirine "makul süre" içinde başlanması şartının aranmayacağının kabulü ile 5235 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin görüşü doğrultusunda, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi ile Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi arasındaki UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİNE, 2. Dosyanın talepte bulunan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine, 3. Karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemelerinin ceza dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.