ictihat

12. Ceza Dairesi 2024/1492 E. , 2024/5152 K.

# 12. Ceza Dairesi 2024/1492 E. , 2024/5152 K. 12. Ceza Dairesi 2024/1492 E. , 2024/5152 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/185 E., 2014/354 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma, taksirle yaralama KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/2, 89/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 25 gün hapis ve 2 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetime tâbi tutulmasına dair Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/05/2010 tarihli ve 2009/953 esas, 2010/520 sayılı kararının 29/06/2010 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 26/12/2013 tarihinde işlediği kasıtlı bir suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/2, 89/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 25 gün hapis ve 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/10/2014 tarihli ve 2014/185 esas, 2014/354 sayılı kararının 28.11.20214 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10/01/2024 tarihli ve 94660652-105-37-27589-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28/02/2024 tarihli ve KYB-2024/7768 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28/02/2024 tarihli ve KYB-2024/7768 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma” başlıklı 179. maddesinin ikinci fıkrasında kara, deniz, hava veya ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişinin araç kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayımızda ise bir kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, bir suçtan dolayı sanığın bir kez cezalandırılabileceği, taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûm edilmesinin yanında aynı eylem nedeniyle trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan sanığın aleyhine olacak şekilde ikinci kez cezalandırılmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında, 2-5271 sayılı Kanunun 231. maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının dayanağı olan bildirime konu Azdavay Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/22 Esas 2014734 karar sayılı hükmü ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 106 maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen hali ile tehdit suçunu işlediğinden bahisle mahkûmiyet hükmü verildiği anlaşılmakla; hükümden sonra, 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 106. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen hali ile tehdit suçu, uzlaştırma girişiminde bulunulacak suçlar kapsamına alındığından, yapılan Kanun değişikliği gereği, sanık hakkındaki Azdavay Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/22 Esas 2014734 karar sayılı hükmüne ilişkin olarak uyarlama yargılaması yapılması için mahkemesine bildirimde bulunulup, yapılacak yargılama ile verilecek hükmün sonucuna göre hükmün açıklanıp açıklanmayacağı hususunda bir karar verilmesinin gözetilmemesinde, Kabule göre de; 3-5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan, "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." şeklinde düzenleme uyarınca, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan 25 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Sanık ...' ın meskun mahalde , gece vakti, sevk ve idaresindeki otomobil ile bölünmüş caddede sağ şeritte seyir halindeyken olay mahalli kavşağa geldiğinde dönüş yapmak üzere solda bulunan şikayetçinin idaresindeki aracın önüne doğru sola doğrultu değiştirmesi üzerine şikayetçinin direksiyon hakimiyetini kaybederek yol kenarında bulunan elektrik direğine çarpması sonucu basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek şekilde yaralandığı olayda, sanığın eylemi ile ilgili taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından cezalandırılması için hakkında dava açıldığı, mahkemece sanığın her iki suçtan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediği ve mahkumiyetinin kesinleştiği, ihbar üzerine Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/10/2014 tarihli ve 2014/185 esas, 2014/354 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının dayanağı olan bildirime konu Azdavay Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/22 Esas 2014734 karar sayılı hükmü ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen hali ile tehdit suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyet hükmü verildiği anlaşılmakla; hükümden sonra, 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik uyarınca, 5237 sayılı TCK'nın 106. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen hali ile tehdit suçu, uzlaştırma girişiminde bulunulacak suçlar kapsamına alındığından, yapılan Kanun değişikliği gereği, sanık hakkındaki Azdavay Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/22 Esas 2014734 karar sayılı hükmüne ilişkin olarak uyarlama yargılaması yapılması için mahkemesine bildirimde bulunulup, yapılacak yargılama ile verilecek hükmün sonucuna göre hükmün açıklanıp açıklanmayacağı hususunda bir karar verilmesinde zorunluluk olması, Kabule göre de; 1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma” başlıklı 179. maddesinin 2. fıkrasında kara, deniz, hava veya ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişinin araç kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayımızda ise bir kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, bir suçtan dolayı sanığın bir kez cezalandırılabileceği, taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûm edilmesinin yanında aynı eylem nedeniyle trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan sanığın aleyhine olacak şekilde ikinci kez cezalandırılmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında, 2- 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan, "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." şeklinde düzenleme uyarınca, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan 25 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/10/2014 tarihli ve 2014/185 esas, 2014/354 karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2024 tarihinde karar verildi.