ictihat

2. Ceza Dairesi 2025/1851 E. , 2025/5682 K.

# 2. Ceza Dairesi 2025/1851 E. , 2025/5682 K. 2. Ceza Dairesi 2025/1851 E. , 2025/5682 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/62 E., 2021/337 K. SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2025 tarihli ve KYB-2025/9984 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamında bulunan sanığa ait adli sicil kaydına göre, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 11/01/2021 tarihli ve 2020/2215 esas, 2021/7 karar sayılı ilâmında yer alan, ''...somut olayda sanığın adlî sicil kaydında yer alan İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/06/2006 tarihli ve 2006/125 esas, 2006/391 sayılı kararına konu erteli hapis cezasının 14/06/2006 tarihinde kesinleştiği ve 1 yıllık denetim süresinin de 14/06/2007 tarihinde tamamlanarak cezanın infaz edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, dosyaya konu sanık tarafından 15/02/2018 tarihinde işlenen ve mahkumiyetine karar verilen suçun, sabıka kaydında görünen cezanın infaz edilmiş olduğu tarihten itibaren 5237 sayılı Kanunun 58/2-b maddesinde öngörülen üç yıllık sürenin dolmasından sonra gerçekleşmesi, bu nedenle söz konusu mahkumiyetin seçenek yaptırımlara çevrilme bakımından engel nitelikte bir mahkumiyet olarak kabul edilmemesinin gerekmesi karşısında; sanığın mahkumiyetine konu 25 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanunun 50/3. maddesi gereğince seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Suç tarihinde sabıkasız olan sanık hakkında açıklanması geri bırakılmış olan hükümde belirlenen 1 ay hapis cezasının, aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsiz olup; Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2019 tarihli ve 2019/662 esas, 2019/1200 sayılı kararının CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA...'' şeklindeki açıklamaya göre, somut olayda sanığın adlî sicil kaydında yer alan Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/06/2010 tarihli ve 2009/616 esas, 2010/1135 sayılı kararına konu erteli hapis cezasının 08/07/2010 tarihinde kesinleştiği ve 1 yıllık denetim süresinin de 08/07/2011 tarihinde tamamlanarak cezanın infaz edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, dosyaya konu sanık tarafından 20/06/2019 tarihinde işlenen ve mahkumiyetine karar verilen suçun, sabıka kaydında görünen cezanın infaz edilmiş olduğu tarihten itibaren 5237 sayılı Kanun’un 58/2-b maddesinde öngörülen üç yıllık sürenin dolmasından sonra gerçekleşmesi, bu nedenle söz konusu mahkumiyetin seçenek yaptırımlara çevrilme bakımından engel nitelikte bir mahkumiyet olarak kabul edilmemesinin gerekmesi karşısında; sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Hükümlünün adlî sicil kaydında yer alan Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2010 tarihli ve 2009/616 Esas, 2010/1135 Karar sayılı kararına konu kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan almış olduğu erteli 2 ay hapis cezasına dair mahkûmiyetinin, silinme şartlarının gerçekleştiği, buna göre “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesi gereğince hükümlü hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan tayin edilen 27 gün hapis cezasının, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun'un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bursa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2021 tarihli ve 2020/62 Esas, 2021/337 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, hükümlü hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 289/1-1, 289/1-2, 62/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri uyarınca 27 gün olarak belirlenen hapis cezasının, aynı Kanun'un 50/3, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca günlüğü takdire göre 20,00 TL’den hesaplanarak 540,00 TL adlî para cezasına çevrilmesine, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.