ictihat

4. Ceza Dairesi 2021/8954 E. , 2021/13801 K.

# 4. Ceza Dairesi 2021/8954 E. , 2021/13801 K. 4. Ceza Dairesi 2021/8954 E. , 2021/13801 K. "İçtihat Metni" KARAR Hakaret ve tehdit suçlarından sanık ...'in beraatine dair Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/10/2018 tarihli ve 2017/478 esas, 2018/672 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. İstem yazısında; “ 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225. maddesinde yer alan, "(1) Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. (2) Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir." şeklindeki düzenleme uyarınca sanık hakkında müştekiye karşı hakaret ve tehdit suçlarından açılan kamu davasında sanığa atılı suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu kabul edilerek yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmiş olması karşısında, ayrıca atılı eylemlerin hakaret ve tehdit suçlarını oluşturmayacağı gerekçesiyle beraat karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/02/2021 tarih 2021/12573 sayılı tebliğnamesi ile sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından verilen beraat kararlarının kanun yararına bozulmasının talep edildiği belirlenerek dosya incelendi. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/04/2012 gün ve 10/438-141 sayılı kararında belirtildiği üzere, öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı CMK’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14/11/1977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hâkimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. (Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2/29-56 sayılı kararı da bu doğrultudadır.) İnceleme konusu somut olayda; mahkemece, deliller değerlendirilerek müştekinin soyut beyanları dışında sanığın atılı tehdit ve hakaret suçlarını işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraat kararları verildiğine göre, delil takdiri yapılarak verilen bu kararlar aleyhine, takdirde yanılgıya düşüldüğünden bahisle, kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağından, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir. Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, kanun yararına bozma isteminin delil takdirine ilişkin olması nedeniyle yerinde görülmediğinden, CMK'nın 309. maddesi koşullarını taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığı'na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 17/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.