ictihat
12. Ceza Dairesi 2023/5834 E. , 2025/3410 K.
# 12. Ceza Dairesi 2023/5834 E. , 2025/3410 K.
12. Ceza Dairesi 2023/5834 E. , 2025/3410 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/911 E., 2023/145 K.
SUÇ : Israrlı takip
KARAR : Mahkumiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Israrlı takip suçundan sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 123/A-1 ve 62/1 maddeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasınadair İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2023 tarihli ve 2022/911 Esas, 2023/145 Karar sayılı kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanunun 309/1. maddesi uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 94660652-105-35-11781-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/89680 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/89680 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1-Dosya kapsamına göre, müşteki ile sanık ...'ın olay tarihinden önce birlikte yaşarlarken ayrıldıkları, yaşanan olaylar sebebi ile sanık ... hakkında İzmir 1. Aile Mahkemesinin 17/12/2021 tarih ve 201/4118 değişik iş sayılı kararı ile 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında müştekinin bulunduğu konuta, okula ve iş yerine yaklaşmaması tedbirine karar verildiği;
17/01/2022 tarihli olay günü; sanığın müştekinin evinin önüne gelerek müşteki ile görüşmek istediğini söylediği, müştekinin ise aracına binerek görüşme isteğini reddetmesi üzerine sanığın aracın camlarına vurarak müştekinin önünü kesmeye çalıştığı, müştekinin karakola kaçarak sanıktan şikayetçi olduğu;
Benzer şekilde 16/12/2021 tarihli olayda ise; sanığın müştekinin evinin önüne gelerek konuşmak istediği, müştekinin kabul etmemesi üzerine evin camlarına vurarak müştekinin kendisine ve mal varlığına zarar vereceğinden bahisle tehdit ettiği olaylarla ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkında iki ayrı iddianame düzenlendiği;
17/01/2022 tarihli olayla ilgili 12/10/2022 tarih ve 2022/33617 numaralı iddianame ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 123/1. maddesi uyarınca kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu sebebi ile İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/911 esas 2022/145 karar sayılı dosyasında kamu davası açıldığı;
16/12/2021 tarihli olayla ilgili; 18/11/2022 tarih ve 2022/38926 sayılı iddianame ile 5237 sayılı Kanunun 106/1-1 ve 123/A maddeleri uyarınca tehdit ve ısrarlı takip suçları sebebi ile İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/1901 esas 2022/1742 karar sayılı dosyasında kamu davası açıldığı;
İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılama sırasında her iki davanın İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/911 esas sayılı dosyasında birleştirildiği, sonuç olarak; 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi gereği sanığın ısrarlı takip suçundan mahkumiyetine, kişilerin huzurunu ve sükununu bozma suçundan ise ceza verilmesine yer olmadığına, tehdit suçundan beraatine dair hüküm verildiği anlaşılmış ise de;
22/05/2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 12/05/2022 tarihli ve 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8. maddesi ile eklenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 123/A maddesinin sanığın eylemlerini işlediği tarihten sonra yürürlüğe girdiği anlaşılmakla; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/1. maddesinde yer alan ''İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanunî neticeleri kendiliğinden kalkar. '' şeklindeki düzenleme karşısında, bahse konu somut olay tarihlerinde sanığın üzerine atılı ısrarlı takip eyleminin ceza mevzuatımızda suç tipi olarak düzenlenmemiş olduğu, bu sebeple sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 123/1 ve 43. maddeleri gereği cezalandırılması gerekirken, 123/A maddesi uyarınca yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde;
Kabule göre ise;
2- 5237 sayılı Kanun'un 123/A maddesinin ikinci fıkrası (c) bendinde '' Suçun; hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbirine karar verilen fail tarafından işlenmesi hâlinde faile bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.'' şeklindeki düzenlemeye nazaran, dosya kapsamından hakkında İzmir 1. Aile Mahkemesinin 17/12/2021 tarih ve 201/4118 değişik iş sayılı kararı ile uzaklaştırma kararı verildiği anlaşılan sanık hakkında anılan madde uyarınca temel cezada arttırım yapılması gerekirken eksik ceza tayini ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2022/38926 ve 2022/33617 sayılı ve ısrarlı takip suçuna ilişkin iddianamelere istinaden, İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2023 tarihli ve 2022/911 Esas, 2023/145 Karar sayılı kararı ile sanığın ısrarlı takip suçundan 5237 sayılı Kanunun 123/A, 62/1, 53 ve 5271 sayılı Kanunun 251/3. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği ancak ısrarlı takip suçunun 5237 sayılı Kanununa 22/05/2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 12/05/2022 tarihli ve 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8. maddesi ile eklenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 123/A maddesinin sanığın eylemlerini işlediği tarihten sonra yürürlüğe girdiği anlaşılmakla; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/1. maddesinde yer alan ''İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanunî neticeleri kendiliğinden kalkar.'' şeklindeki düzenleme karşısında, bahse konu somut olay tarihlerinde sanığın üzerine atılı ısrarlı takip eyleminin ceza mevzuatımızda suç tipi olarak düzenlenmemiş olduğu, sanığın ayrıldığı sevgilisi olan müştekiye karşı gerçekleştirdiği eylemlerin 5237 sayılı Kanunun 123/1. maddesindeki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu kapsamında olup olmadığı hususunda yapılacak değerlendirme neticesinde sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken yazılı şekilde suç tarihi itibariyle ceza mevzuatında suç tipi olarak düzenlenmemiş ısrarlı takip suçundan mahkumiyet hükmü kurulması Kanuna aykırı olduğundan, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2023 tarihli ve 2022/911 Esas, 2023/145 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanunun 309/3. fıkrası gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanunun 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.04.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.