ictihat
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
# T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/503 Esas
KARAR NO : 2025/205
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/06/2024
KARAR TARİHİ : 27/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta Şirketi tarafından ZMMS Sigortası ile sigortalanmış olan... plakalı araç 12.10.2023 tarihinde müvekkili ...adına kayıtlı... plakalı araca %100 kusurlu olarak çarparak trafik kazasına sebebiyet verdiğini, söz konusu kaza sebebiyle müvekkilinin aracında maddi hasar meydana geldiğini, aracın her ne kadar onarımı sağlanmış olsa da... plakalı araçta artık oldukça yüksek tutarlı bir değer kaybının meydana geldiğini, davayı ikame etmeden önce tarafımızca 18/12/2023 tarihinde davalı sigorta şirketine değer kaybı alacağının ödenmesi için başvurulduğunu, bu başvuruya istinaden sigorta şirketince 25/12/2023 tarihinde müvekkiline 13.888,51-TL ödeme yapıldığını, ancak söz konusu bu ödeme müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybını karşılamadığını, müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybının hesaplanıp tarafımıza ödenmesi hususunda müvekkilimizce hasar ve değer kaybı uzmanı bilirkişi sayın ...'tan bu hususta rapor alındığını rapora göre müvekkilinin aracında 12.10.2023 tarihli kaza sebebiyle 22.002,00-TL reel değer kaybı meydana geldiğini, ayrıca müvekkilinin rapor ücreti için de 609,60-TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, yapılan bu ödemenin yeterli olmadığından bahisle bakiye hasar tazminatı talebimiz ile birlikte sigorta şirketine 21.02.2024 tarihinde yeniden bir başvuruda bulunulmuş ancak bu başvurumuza olumlu ya da olumsuz herhangi bir dönüş yapılmadığını, bakiye değer kaybı ve bakiye hasar tazminatı alacağı talebimize ilişkin olarak tarafımızca 21.02.2024 tarihinde sigorta şirketine yazılı olarak başvuruda bulunulmuş ve aynı zamanda İzmir Arabuluculuk Bürosu'na... numaralı arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak sigorta şirketince başvurumuza ilişkin olumlu ya da olumsuz bir cevap verilmediği gibi arabulucululukta da süreç görüşme sonunda anlaşamama şeklinde sonuçlandırıldığını, belirterek haklı davamızın kabulü ile, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla ve yapılacak olan bilirkişi incelemesi neticesi sonrasında HMK m.107 uyarınca artırılmak üzere 12.10.2023 tarihli trafik kazası sebebiyle müvekkile ait ...plakalı araçta meydana gelen ve eksik karşılanan şimdilik şimdilik 100,00-TL bakiye değer kaybı ve şimdilik 100,00-TL bakiye hasar tazminatının sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak tarafımıza ödenmesine, araçta oluşan değer kaybı miktarının ve bakiye hasarın hesaplanması amacıyla...tan alınmış olan iki adet rapor için 609,60-TL ve 720,00-TL olmak üzere toplam 1.329,60-TL ödeme yapılmış olup söz konusu zararın ortaya çıkmasına da davalı sebebiyet vermiş olduğundan , söz konusu ekspertiz ücretinin de işbu dosyadaki yargılama giderleri içerisinde değerlendirilerek davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından huzurdaki dosya kapsamında 14.11.2023 tarihinde davacı asile 29.400-TL maddi hasar ödemesi ile davacı vekiline 25.12.2023 tarihinde 13.888,51-TL değer kaybı ödemesi ve 20.12.2023 tarihinde tedarikçi firmalara 2.032,52-TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemelere ilişkin dekontlar ve ekran görüntüleri ekli olduğunu, müvekkili şirketi sorumluluğunun sona erdiğini, müvekkili şirket tarafından davacının değer kaybı ve maddi hasar tazminatı taleplerine ilişkin incelemelerin 04/12/2021 tarihli yeni genel şartlar ekinde yayınlanan hesaplama yöntemlerine ve metninde belirtilen maddi hasara ilişkin orjinal parça onarım ve eş değer parça hususları dikkate alınarak eksper çalışmaları yapıldığını,hak sahibine bildirimde bulunulduğunu ve tazminat ödemelerinin yapıldığını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, bakiye hasar bedeli ile değer kaybı istemine ilişkindir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı ve ikame araç tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı 12/10/2023 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın işleteni olup, davalı ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan 18/12/2023 tarihli dilekçeye göre (e-mail) davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu ve sigorta şirketi tarafından hasar dosyasının açıldığı görülmüştür.
Zamanaşımı defi değerlendirildiğinde; 2918 sayılı KTK.nun 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmü, yine aynı kanunun 109/2. maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir.
Davaya konu trafik kazası 12/10/2023 tarihinde meydana gelmiş, olayın, maddi hasarlı trafik kazası olması nedeniyle, uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Bu itibarla, davaya konu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olup, dava dilekçesine konu edilen maddi tazminat taleplerinin, 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Kaza tarihinin 12/10/2023, dava tarihinin 06/06/2024 olduğu görüldüğünden davaya konu tazminatın 2 yıllık süre içerisinde talep edildiği görülmüştür.
Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Kazaya karışan...plakalı araç 26.05.2023-2021 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 12/10/2023 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar ve değer kaybı bedelinden davalı dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır (Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD'sinin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. ).
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden davacının maliki olduğu aracın tramer kaydı da celp edilerek kusur, hasar ve değer kaybı bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 26/12/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre;
10.1. KUSUR DURUMU İLE İLGİLİ OLARAK:
Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır. Bu talimatın 27 maddesinde açıkça belirtilen " Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür ve sadece hakimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hakimin yerine geçmeye ifade eder” denilmektedir. Yine bu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılımı yapılmamaktadır.
Bu hali ile;
*-...plaka sayılı davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 67/b maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna
TAMAMEN HATASI İLE ETKEN OLDUĞU,
*... plaka sayılı davacı araç yolun kenarında park halinde olduğu, kazanın oluşmasında
ETKEN FAKTÖRÜ VE HATASI OLMADIĞI
10.2. HASAR BEL OLARAK:
*-... plakalı aracın üzerinde tespit edilen hasarın dosya eklerinde yer alan trafik kazası tespit tutanağında anlatıldığı üzere meydana gelebilecek nitelikte ve kaza ile uyumlu olduğu,
*-Davaya konu olan kaza sonrasında meydana gelen İSKONTOSUZ GERÇEK HASAR BEDELİNİN 30.219,43 TLt#KDV(KDV DAHİL 36.263,32 TL) olduğu,
*-Davacı tarafa ödenen hasar bedelinin(31.435,52 TL), tarafımdan tespit edilen hasar bedelinden(36.263,32 TL) düşük olmasından dolayı davacı tarafa ödenmesi gereken 4.827,80 TL hasar bedeli bakiyesinin mevcut olduğu,
*-SİGORTA EKSPERLERİ ATAMA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK ile yürürlüğe giren 16/06/2023 tarihi itibarı ile uygulanacak olan tarifeye göre davacının talep ettiği KDV DAHİL 720,00 TL'lik hasar ekspertiz bedelinin uygun olduğu,
10.3. DEĞER KAYBI BEDELİ İLE İLGİLİ OLARAK:
*-Dava konusu aracın üzerinde yapılan onarım işlemleri ve geçmiş hasar kayıtlarında herhangi bir hasarının olmadığı dikkate alındığında teknik olarak(hukuki değerlendirmesi Mahkemenizce yapılması kaydıyla) değer kaybı meydana geldiği
*-Aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değeri ile aracın tamir edildikten sonraki ikinci el satış değeri arasındaki farka göre ortalama 904,5 civarında olmak üzere 18.000,00 TL değer kaybının meydana geldiği,
*-Davacı tarafa ödenen değer kaybı bedelinin(13.888,51 TL), tarafımdan tespit edilen değer kaybıbedelinden(18.000,00 TL) düşük olmasından dolayı davacı tarafa ödenmesi gereken 4.827,80 TL değer kaybı bedeli bakiyesinin mevcut olduğu,
*-SİGORTA EKSPERLERİ ATAMA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK ile yürürlüğe giren 16/06/2023 tarihi itibarı ile uygulanacak olan tarifeye göre değer kaybı ekspertiz ücreti KDV DAHİL 540,00 TL olarak belirlendiği, davanın talep ettiği değer kaybı ekspertiz ücretinin KDV DAHİL 609,60 TL olduğu," şeklinde rapor sundukları görülmüştür.
Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile değer kaybı için talep ettiği 100.00-TL tazminat alacağını 4.011,49 artırarak 4,111,49-TL bakiye hasar için talep ettiği 100.00-TL tazminat alacağını, 4.727,80-TL artırarak 4,827,80-TL'nin davalının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Bilirkişi tarafından değer kaybına ilişkin hesaplama; trafik kazası sebebiyle davacının malik olduğu araçta oluşan değer kaybının aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ile önceki hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki farka göre değerlendirme yapıldığından itiraz mahkememizce kabul edilmemiştir. Kaldı ki 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden tarafı olmadığı zmms sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması ve Anayasa Mahkemesi'nin nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle değiştirilen 90. maddesinin birinci cümlesinde yeralan “ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yeralan “ve genel şartlarda ’’ ibaresinin iptal edilmiş olması sebebiyle uygulanmayacağından hükme esas alınmıştır.
Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, açıkça itiraza uğramayan ve sürücülerin imzalarını taşıyan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan kusura ilişkin değerlendirme, hasar bedeli ise kalem kalem gösterildiğinden ve bulunan bedellere iskonto uygulanmadan KDV' de eklenmek suretiyle sonuca ulaşıldığından hükme esas alınmıştır (İzmir BAM. 20. HD. 2021/293 E. , 2023/1184 K. , Yargıtay 17 HDB'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K. Sayılı ilamları)
Tüm bu nedenler ile;12/10/2023 tarihli çift taraflı trafik kazasında...plakalı aracın sigorta şirketi dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, dava dışı sürücünün tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 36.263,32 TL hasar ve 18.000,00 TL değer kaybının bulunduğu, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından 31.435,52 TL hasar ve 13.888,51 TL değer kaybı ödemesi yaptığı görülmekle, yapılan ödemelerin mahsubu sonucu davanın kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşecek ise de, kısmi ödeme tarihinin daha önce olduğu görüldüğünden kısmi ödeme tarihten itibaren zarar veren araç çekici olduğundan avans faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden;6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar, Yargıtay 4. H.D. 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
-4.827,80 TL hasar ve 4.111,49 TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 8.939,29 TL tazminatın davalı sigorta şirketinden (bakiye kalan 74.675,97 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) kısmi ödemenin yapıldığı 14/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 610,64 TL karar ve ilam harcının yatan 577,60 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 33,04 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 577,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 110,00 TL posta ve diğer giderler ile 6.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 7.115,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 8.939,29 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2025
Katip...
E imza
Hakim ...
eimza