ictihat

8. Ceza Dairesi 2024/16306 E. , 2024/4758 K.

# 8. Ceza Dairesi 2024/16306 E. , 2024/4758 K. 8. Ceza Dairesi 2024/16306 E. , 2024/4758 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1013 E., 2021/1829 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinden vazgeçtikleri, sanık ...'ın 11.08.2022 tarihli dilekçesinin ise açıkça temyiz isteminden vazgeçme iradesi taşımaması nedeni ile sanık hakkındaki hükmün esastan incelenmesi gerektiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar Hasan, Sament, Suat ve Serkan Can müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine, sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin ise süresinden sonra yapılması nedeniyle reddine, karar verilmekle gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.03.2020 tarihli ve 2020/546 Esas, 2019/5529 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.05.2021 tarihli ve 2020/128 Esas, 2021/130 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiştir. C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 29.09.2021 tarihli ve 2021/1013 Esas, 2021/1829 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanıklar Abbas, Hasan, Metin, Suat, Serkan Can ve Vahit yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin yerinde olmaması nedeniyle hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Kesin olmayan ses kayıt analizlerine dayanılarak hüküm kurmanın hukuka aykırı olduğuna, 4. Eylemin yardım etme niteliğinde olduğuna, 5. Delillerin hukuka aykırı olarak toplandığına, B.Sanık ..., Sament ve Suat müdafii ile sanık ... temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, 3. Kesin olmayan ses kayıt analizlerine dayanılarak hüküm kurmanın hukuka aykırı olduğuna, 4. Tanıkların dinlenilmemesi nedeni ile eksik araştırma yapıldığına, 5. Temel cezanın ve zincirleme suç artırımının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, 6. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, C.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Çelişkili tanık beyalarına ve kesin olmayan ses kayıt analizlerine dayanılarak hüküm kurmanın hukuka aykırı olduğuna, D.Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Çelişkili tanık beyanlarına ve kesin olmayan ses kayıt analizlerine dayanılarak hüküm kurmanın hukuka aykırı olduğuna, E.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Delillerin hukuka aykırı olarak elde edildiğine, G.Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna, 2. Sanığın suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğuna, 3. Kesin olmayan ses kayıt analizlerine dayanılarak hüküm kurmanın hukuka aykırı olduğuna, 4. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 5. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, H.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ...'ın iddianamede olay 2 ve olay 4 olarak anlatılan eylemleri nedeniyle; üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçu sabit olduğundan; suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kastı, ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı ve 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki iki nitelikli halin birden gerçekleşmiş olması nazara alınarak temel ceza alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle belirlenerek ayrıca olay 2'de uyuşturucu madde satılan kişinin 18 yaşından küçük olduğu nazara alınarak sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son bendi uyarınca cezalandırılmasına, ele geçirilen uyuşturucu maddenin sentetik kannabinoid olması ve suçun aynı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinde yazılı yerlere iki yüz metreden yakın mesafe içinde işlendiğinin sabit olması sebebiyle sanığın cezasında yarı oranında artırım yapılmasına, sanık hakkında şartları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına, sanığın eylemini değişik tarihlerde iki kez işlediği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca eylem sayısı dikkate alınarak cezasında takdiren 1/4 oranında artırım yapılmasına, sanığın yargılama sürecinde gözlemlenen olumlu tutum ve davranışları dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, Sanık ...'nın iddianamede olay 3, olay 4, olay 5, olay 6, olay 8, olay 9 ve olay 18 olarak anlatılan eylemleri nedeniyle; üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçu sabit olduğundan; suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kastı, ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı ve 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki iki nitelikli halin birden gerçekleşmiş olması nazara alınarak temel ceza alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle belirlenerek sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, ele geçirilen uyuşturucu maddenin sentetik kannabinoid olması ve suçun 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinde yazılı yerlere iki yüz metreden yakın mesafe içinde işlendiğinin sabit olması sebebiyle sanığın cezasında yarı oranında artırım yapılmasına, sanık hakkında şartları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son bendi ve 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına, sanığın eylemini değişik tarihlerde yedi kez işlediği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca eylem sayısı dikkate alınarak cezasında takdiren 2/3 oranında artırım yapılmasına, sanığın yargılama sürecinde gözlemlenen olumlu tutum ve davranışları dikkate alınarak aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, Sanık ...'nın iddianamede olay 6, olay 7 ve olay 17 olarak anlatılan eylemleri nedeniyle; üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçu sabit olduğundan; suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kastı, ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı ve 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki iki nitelikli halin birden gerçekleşmiş olması nazara alınarak temel ceza alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle belirlenerek sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, ele geçirilen uyuşturucu maddenin sentetik kannabinoid olması ve suçun 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü maddesinin (b) bendinde yazılı yerlere iki yüz metreden yakın mesafe içinde işlendiğinin sabit olması sebebiyle sanığın cezasında yarı oranında artırım yapılmasına, sanık hakkında şartları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son bendi ve 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına, sanığın eylemini değişik tarihlerde üç kez işlediği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca eylem sayısı dikkate alınarak cezasında takdiren 1/4 oranında artırım yapılmasına, sanığın soruşturma aşamasında gözaltından kaçması nedeniyle aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına, Sanık ...'in iddianamede olay 8, olay 9, olay 11, olay 12, olay 13 ve olay 15 olarak anlatılan eylemleri nedeniyle; üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçu sabit olduğundan; suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kastı, ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı ve 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki iki nitelikli halin birden gerçekleşmiş olması nazara alınarak temel ceza alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle belirlenerek sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, ele geçirilen uyuşturucu maddenin sentetik kannabinoid olması ve suçun 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinde yazılı yerlere iki yüz metreden yakın mesafe içinde işlendiğinin sabit olması sebebiyle sanığın cezasında yarı oranında artırım yapılmasına, sanık hakkında şartları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına, sanığın eylemini değişik tarihlerde altı kez işlediği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca eylem sayısı dikkate alınarak cezasında takdiren 2/3 oranında artırım yapılmasına, sanığın yargılama sürecinde gözlemlenen olumlu tutum ve davranışları dikkate alınarak aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, Sanık ...'ın iddianamede olay 10 ve olay 11 olarak anlatılan eylemleri nedeniyle; üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçu sabit olduğundan; suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kastı, ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı ve 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki iki nitelikli halin birden gerçekleşmiş olması nazara alınarak temel ceza alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle belirlenerek sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, ele geçirilen uyuşturucu maddenin sentetik kannabinoid olması ve suçun 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinde yazılı yerlere iki yüz metreden yakın mesafe içinde işlendiğinin sabit olması sebebiyle sanığın cezasında yarı oranında artırım yapılmasına, sanık hakkında şartları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına, sanığın eylemini değişik tarihlerde iki kez işlediği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca eylem sayısı dikkate alınarak cezasında takdiren 1/4 oranında artırım yapılmasına, sanığın soruşturma aşamasında gözaltından kaçması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına, sanık hakkında yasal şartları oluşmadığı anlaşıldığından aynı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, Her ne kadar sanık alınan savunmalarında, nüfus kaydında gerçek yaşından daha büyük yazıldığını ve bu nedenle yaş küçüklüğü hükümlerinin uygulanmasını talep etmiş ise de, sanığın nüfusa kayıtlı olduğu doğum tarihinin 01.07.2000 olduğu, 16.02.2021 tarihli raporda ise 20 yaş ile uyumlu olduğunun belirtildiği, kayıtlı doğum tarihi ile raporun uyumlu olduğu, tanık beyanlarının ise birbirleri ile çelişkili olup itibar edilebilecek durumda olmadığı anlaşıldığından sanıkla ilgili yaş düzeltilmesi yapılmasına yönelik talebin reddine, Sanık ...'in iddianamede olay 12, olay 14 ve olay 17 olarak anlatılan eylemleri nedeniyle; üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçu sabit olduğundan; suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kastı, ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı ve 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki iki nitelikli halin birden gerçekleşmiş olması nazara alınarak temel ceza alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle belirlenerek sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, ele geçirilen uyuşturucu maddenin sentetik kannabinoid olması ve suçun 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendindeki yazılı yerlere iki yüz metreden yakın mesafe içinde işlendiğinin sabit olması sebebiyle sanığın cezasında yarı oranında artırım yapılmasına, sanık hakkında şartları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına, sanığın eylemini değişik tarihlerde üç kez işlediği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca eylem sayısı dikkate alınarak cezasında takdiren 1/4 oranında artırım yapılmasına, sanığın yargılama sürecinde gözlemlenen olumlu tutum ve davranışları dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığın Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/457 Esas, 2017/171 Karar sayılı kararı gereği mükerrir olduğu anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Sanık ...'ın iddianamede olay 18 olarak anlatılan eylemi nedeniyle; üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçu sabit olduğundan; suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kastı, ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı ve 5237 sayılı Kanun'un 188/ inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki iki nitelikli halin birden gerçekleşmiş olması nazara alınarak temel ceza alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle belirlenerek sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, ele geçirilen uyuşturucu maddenin sentetik kannabinoid olması ve suçun 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendindeki yazılı yerlere iki yüz metreden yakın mesafe içinde işlendiğinin sabit olması sebebiyle sanığın cezasında yarı oranında artırım yapılmasına, sanık hakkında şartları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına, sanığın yargılama sürecinde gözlemlenen olumlu tutum ve davranışları dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığın Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/885 Esas, 2018/295 Karar sayılı kararı gereği mükerrir olduğu anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Sanık ...'nın iddianamede olay 19 olarak anlatılan eylemi nedeniyle; üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçu sabit olduğundan; suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kastı, ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı ve 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki iki nitelikli halin birden gerçekleşmiş olması nazara alınarak temel ceza alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle belirlenerek sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, ele geçirilen uyuşturucu maddenin sentetik kannabinoid olması ve suçun 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendindeki yazılı yerlere iki yüz metreden yakın mesafe içinde işlendiğinin sabit olması sebebiyle sanığın cezasında yarı oranında artırım yapılmasına, sanık hakkında şartları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son bendi ve 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına, sanığın yargılama sürecinde gözlemlenen olumlu tutum ve davranışları dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanık hakkında yasal şartları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, Gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, yargılama giderlerinin yanlış hesaplanması nedenleriyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden, Sanık müdafiinin kanuni süresi içerisinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanık ve müdafiinin 27.07.2023 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteğinden vazgeçtiklerini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır. B. Sanıklar Abbas, Hasan, Metin, Serkan Can, Vahit ve Rojhat Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, temel cezaların ve zincirleme suç artırımlarının alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanıklar hakkında uygulanmamasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanıklar hakkında uygulanmamasına, sanıklar arasındaki iştirak iradesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşılmakla sanıklar müdafileri ve sanık ...'ın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. C.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden, 1. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, temel cezaların ve zincirleme suç artırımlarının alt sınır aşılarak belirlenmesine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına, ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 2. 5237 sayılı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 inci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkralarına göre temel ceza üzerinden varsa önce artırımlar, daha sonra da indirimler yapılarak sonuç ceza belirlenecek, mevcut ceza üzerinden artırma ve indirme oranına göre hesaplanan miktar, bir önceki ceza miktarına eklenecek veya indirilecektir. Cezanın hesaplanmasında, hapis cezasının süresi gün, ay ve yıl olarak belirlenecek olup, bir gün 24 saat, bir ay 30 gündür. Bir yıl ise resmî takvime göre hesaplanacaktır. Temel cezanın yıl ya da ay olarak belirlendiği durumlarda, artırım ve indirimin nasıl yapılacağı ve sonuç cezanın nasıl belirleneceği ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.11.2017 tarihli ve 2015/15-642 Esas, 2017/470 Karar sayılı ilamında açıklanmıştır. Anılan kararın ilgili bölümü şöyledir: "...Temel cezanın ay olarak belirlenmesi halinde ise yapılan artırım sonucu bulunan ceza yılı geçse bile yıl olarak ifade edilmeyip ay olarak belirlenecektir. Örneğin; 9 ay hapis cezasının 1/3 oranında artırılması halinde sonuç hapis cezası 12 ay olup 1 yıl değildir. Çünkü 12 ay, 12x30= 360 gündür. Bir yıl ise resmi takvime göre 365 güne tekabül etmektedir. 12 ay yerine 1 yıl hapis cezasına karar verildiğinde sanık, 5 gün fazla cezalandırılmış olacak ve aleyhine bir sonuç doğacaktır. Nitekim 13.12.1939 gün ve 25-58 sayılı İçtihadı Birleştirme kararında da; bir yıl veya daha fazla olarak hükmedilecek cezalarda yapılacak artırma ve eksiltme oranının, yılın aylara bölünmesi üzerinden hesaplanması ve düzenlenmesi gerektiği belirtilmiştir..." Bu açıklamalar ışığında yapılan hesaplamaya göre, ilk derece mahkemesince, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bendine göre belirlenen 16 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmesi sonrasında aynı Kanun'un 43 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca (1/3) oranında artırım yapılırken sonuç cezanın 21 yıl 12 ay hapis cezası olarak belirlenmesi gerekirken, zincirleme suç artırımı sonrasında cezanın 22 yıl hapis olarak hesaplanması suretiyle fazla ceza tayininin hukuka aykırı olduğu, değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. D.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden, 1. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 2. Sanığın mahkûmiyetine esas olan 11.02.2019 tarihli 18 eylemde, keşif sonrası alınan 24.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda suçun işlendiği yerin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi kapsamında kalan yerlere iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmediğinin tespit edilmesine rağmen dosya kapsamıyla uyuşmayan gerekçe ile sanık hakkında temel ceza belirlenirken iki nitelikli halin gerçekleştiğinden bahisle alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle fazla ceza tayininin hukuka aykırı olduğu, değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden, Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyizden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanıklar Abbas, Hasan, Metin, Serkan Can, Vahit ve Rojhat Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden, Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 29.09.2021 tarihli ve 2021/1013 Esas, 2021/1829 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar Hasan, Serkan Can, Metin ve Abbas hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden, Gerekçe bölümünde (C) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 29.09.2021 tarihli ve 2021/1013 Esas, 2021/1829 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince artırım yapılan 3 üncü ve sonuç cezanın gösterildiği 7 nci fıkralarındaki "22 yıl hapis " ibarelerinin çıkarılarak yerlerine " 21 yıl 12 ay hapis" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden, Gerekçe bölümünde (D) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 29.09.2021 tarihli ve 2021/1013 Esas, 2021/1829 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, sanık hakkında temel cezanın belirlendiği 1 inci fıkralarındaki "TCK'nun 188/4 maddesindeki iki nitelikli halin birden gerçekleşmiş olması nazara alınarak temel ceza alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle belirlenerek eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 37/1 maddesi delaletiyle 188/3 maddesi uyarınca takdiren 11 yıl hapis ve 1100 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, " ibaresinin çıkarılarak yerine " eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 37 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi nazara alınarak 10 yıl hapis ve 1000 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, " ibarelerinin eklenmesi, Sanık hakkındaki cezanın ağırlaştırıcı neden nedeniyle artırıldığı 2 inci fıkralarındaki " ile suçun TCK'nun 188/4-b maddesinde yazılı yerlere iki yüz metreden yakın mesafe içinde işlendiğinin sabit olması sebebiyle sanığın cezasında yarı oranında artırım yapılarak 16 yıl 6 ay hapis ve 1650 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, " ibaresinin çıkarılarak yerine " nedeni ile sanığın cezasında yarı oranında artırım yapılarak 15 yıl ve 1500 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, " ibarelerinin eklenmesi, Sanık hakkındaki cezanın takdiri indirim nedeniyle indirildiği 3 üncü fıkralarındaki " 13 yıl 9 ay hapis ve 1375 gün adli para cezası, " ibaresinin çıkarılarak yerine "12 yıl 6 ay hapis ve 1250 gün adli para cezası, " ibarelerinin eklenmesi, Sanığa verilen gün adli para cezasınn paraya çevrildiği 6 ıncı fıkrasındaki " 13 YIL 9 AY HAPİS VE 27.500,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ibaresinin çıkarılarak yerine " 12 YIL 6 AY HAPİS VE 25.000,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, " ibarelerinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2024 tarihinde karar verildi.