ictihat

9. Ceza Dairesi 2014/4036 E. , 2014/12444 K.

# 9. Ceza Dairesi 2014/4036 E. , 2014/12444 K. 9. Ceza Dairesi 2014/4036 E. , 2014/12444 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme, üye olma, örgüte yardım etme, nitelikli dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, 6136 sayılı yasaya aykırılık, yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi Hüküm : 1- Sanıklar ... ve ... haklarında; açılan kamu davalarının TCK'nın 64/1 ve CMK'nın 223/8 maddeleri uyarınca ayrı ayrı düşürülmesine, 2- Sanık ... hakkında; Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarından açılan kamu davalarının CMK’nın 223/7. maddesi uyarınca reddine ve beraatine, 3- Sanıklar .... ve ... haklarında; TCK’nın 220/1, 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet, 4- Sanıklar... ve... haklarında; TCK’nın 220/2, 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet, 5- Sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında; Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan beraatlerine, 6- Sanıklar . ve ... haklarında; TCK’nın 220/7. maddesi delaletiyle 220/2, 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet 7- Sanıklar... ve ... haklarında; TCK’nın 282/1-3, 62, 52/2-4, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet, 8- Sanıklar ..... ve ... hakkında; TCK’nın 282/1-3-2, 62, 52/2-4, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet, 9- Sanıklar .. ..., ..., ... ve ... hakkında; Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan beraatlerine, 10- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında; adlarına banka hesapları açılmak para yatırma ve para çekme işlemleri yapılması eyleminden atılı suçtan beraatlerine, 11- Sanıklar ... ve ... hakkında; TCK’nın 158/1, 39/1, 62, 52/2-4, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet 1 2- Sanıklar ... ve .... hakkında; TCK’nın 158/1, 62, 52/2-4, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet 13- Sanıklar ... ve ... hakkında; 6136 sayılı Kanunun 13/1, TCK’nın 62, 53, CMK’nın 231. maddeleri uyarınca mahkumiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 14- Sanıklar ... ve ... hakkında; Yargı görevi yapanları etkilemeye teşebbüs ve kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçlarından ayrı ayrı beraatlerine 15- TCK’nın 54, 55 ve 60/2. maddeleri uyarınca müsadere Temyiz incelemesi sırasında mahkemece verilen tavzih kararları dikkate alınmıştır. Sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, sanıkla ...ve...hakkında katılanlar ... ve Sosyal Güvenlik Kurumu'na karşı işledikleri iddia olunan nitelikli dolandırıcılık suçlarından açılmış bulunan davalara ilişkin olarak, her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür. ... davanın sanığı olmadığından hakkında verilen ölümüne bağlı düşme kararı ile sanık ... hakkında hükmün 5 nolu bendinde suç örgütü üyeliği suçundan kurulan mükerrer hüküm hukuken geçersiz ve yok hükmünde kabul edilmiştir. Gerekçeli karar başlığında sanık ...'nun 01.12.1966 olan doğum tarihinin “10.12.1966”, sanık ...'in 11.03.1976 olan doğum tarihinin “01.03.1976”, sanık ...'in 13.03.1958 olan doğum tarihinin “13.03.1956”, sanık ...'nun 01.04.1966 olan doğum tarihinin “01.01.1956”, sanık ...'ın adının “...”, sanık ...'nin soyadının “...”, sanık ...'nin soyadının "...", sanık ...'in ...olan baba adının “...”, sanık ...'nın ... olan anne adının “...”, sanık ...'ın ... olan anne adının “...”, sanık ...'ın ...olan baba adının "..." olarak, kararın hüküm bölümünün “9” nolu bölümünde sanık ...'nın soyadının “ ...” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası, sanık ...'in 28.05.1973 olan doğum tarihinin “1973”, sanık ...'un 09.03.1963 olan doğum tarihinin “1963”, sanık ...'ın 25.02.1980 olan doğum tarihinin “1980”, sanık ...'ın 01.10.1954 olan doğum tarihinin “1954”, sanık ...'in 11.11.1963 olan doğum tarihinin “1963”, sanık ...'nın 16.03.1982 olan doğum tarihinin “1982”, sanık ...'nın 02.01.1952 olan doğum tarihinin “1952”, sanık ...'ın 12.02.1968 olan doğum tarihinin “1968” olarak gösterilmesi,... A.Ş'nin katılan olarak yazılmaması mahallinde giderilebilir eksiklik kabul edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebi süreden sonra olduğundan, sanıklar .. ve ... haklarında hükmedilen cezaların tür ve sürelerine, sanık ... yönünden ise hükmün türüne göre koşulları bulunmadığından sanıklar ... müdafileri ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın duruşmalı inceleme istemlerinin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden duruşmalı, usulüne uygun tebligata rağmen duruşmaya gelmediği, kendisini bir müdafii ile temsil ettirmediği ve geçerli bir mazeret de bildirmediği anlaşılan sanık ... ile diğer sanıklar yönünden ise duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü: Gıyabi hükmün Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'a tebliğ edilmediği anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyizlerinin süresinde olduğu kabul edilmiş, sanık ... müdafiinin temyiz talebinin reddine ilişkin ek karar bu nedenle kaldırılmış, adına kayıtlı gayrimenkulün müsaderesine karar verilen ...'nın süresinde verdiği temyiz dilekçesi ile katılma isteğini ortaya koyduğu anlaşılmakla malen sorumlu olarak CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilmiştir. A- Sanıklar ... ve ... hakkında 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olup, temyizi mümkün bulunmadığından, temyiz incelemesine yer olmadığına, gereğinin merciince yerine getirilmesine, B- 1- Sanık ...'nın hakkında verilen beraat hükmünü mahkumiyet kararı verildiği düşüncesi ile temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından, 2- Tüm sanıklara atılı suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme, üye olma, örgüte yardım etme, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, 6136 sayılı Kanuna aykırılık, yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçları ile korunan hukuki yarar gözetildiğinde suçtan doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan tüm katılanların, nitelikli dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan katılanlar Maliye hazinesi ve ...'nun bu suçlardan açılan davalara katılmalarına yasal imkan bulunmadığından, hukuki değerden yoksun katılma kararı hükmü temyize yetki vermeyeceğinden; Sanık ..., katılanlar Maliye Hazinesi ve ...'nun tüm, katılanlar ... ve Sosyal Güvenlik Kurumu'nun ise suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme, üye olma, örgüte yardım etme, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, 6136 sayılı Kanuna aykırılık, yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, Sanıklar ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte yardım suçundan verilen hükümler ile sanıklar ..., ...... ve ... hakkında kurulan tüm hükümlerin sadece katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmiş olması ve yukarıda açıklanan gerekçeyle temyiz istemlerinin reddedilmiş bulunması nedeniyle bu sanıkların anılan suçları bakımından temyiz incelemesi yapılmasına yer olmadığına; C- Sanıklar... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme ile suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini aklama, sanıklar... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, sanıklar ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, sanıklar .... ve ... hakkında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini aklama suçundan verilen beraat hükümlerine ilişkin temyiz incelemesinde; ... Asliye Ceza Mahkemesinin 03.07.2007 tarih ve 2007/190-722 E-K sayılı kararıyla sanık... hakkında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararının sanığın 28.03.1997 tarihinden önceki eylemlerine ilişkin olduğu, inceleme konusu davanın ise 1999 yılı ve sonrası yapılan işlemler hakkında açıldığı ve hüküm kurulduğu anlaşılmakla, CMK'nın 223/7. maddesinde belirtilen mükerrer davaya ilişkin koşullar bulunmadığından sanık müdafilerinin aynı konuda kesinleşmiş hüküm bulunduğuna dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Karapara aklama (suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama) suçu kendisine kaynaklık eden öncül suçtan bağımsız ve ayrı bir suç olup, öncül suç dışında tamamen ayrı hukuki yararları koruduğu nazara alındığında, öncül suçun işlendiği tarihte 4208 sayılı Kanunun veya 5237 sayılı TCK’nın 282. maddesinin yürürlükte olup olmamasının hukuken bir önem taşımayacağı, bir malvarlığı değerinin kaynağının “yasa maddesinde belirlenen suç” olması, o parayı “karapara ya da suç geliri” saymak için gerekli ve yeterli olacağı, bunun ekonomiye sokulmaya çalışılması, çeşitli işlemlere tabi tutulması (öncül suç hangi tarihte işlenmiş olursa olsun) karapara aklama suçunu oluşturacağı, karapara aklama veya suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunun maddi unsurunu oluşturan “dönüştürme” hareketinin gerçekleştirildiği tarihin suç tarihi olacağı, somut olayda da dönüştürme hareketlerinin iddianame ile dava açılıncaya kadar teselsül ederek devam ettiği gözetildiğinde mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış ve sanıklar müdafilerinin bu hususa yönelen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar... ..., ..., ..., ..., ...'ın suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanıklar ...ve ...'a yüklenen suçların sübut bulmadığı kabul edilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar ... ...... ve ... müdafileri ile sanıklar ..., ... ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, mahkumiyet ve beraate ilişkin hükümlerin ONANMASINA, D- Sanıklar ... ve ...'e atılı nitelikli dolandırıcılık suçu için 765 sayılı TCK'nın 504. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen cezanın süresi itibariyle, suç tarihinde yürürlükte olan ve dava zamanaşımı yönünden 5237 sayılı TCK'ya göre sanıklar lehine hükümler içeren 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesinde belirlenen zamanaşımının, suç tarihi ile iddianame tarihi arasında, sanıklar...... ve ...'a atılı suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini aklama suçunu oluşturduğu belirlenen son eylem tarihi 31.08.2001 ve öncesi olduğu gözetildiğinde lehe olan 5918 sayılı Kanununla yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı TCK'nın 282. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen cezanın süresi itibariyle, anılan Yasanın 66/1-e ve 67. maddelerinde belirlenen dava zamanaşımının suç tarihleri ile inceleme tarihi arasında gerçekleştiği anlaşılmakla hükümlerin BOZULMASINA, CMUK'nın 322. maddesine istinaden adı geçen sanıklar hakkında anılan suçlardan açılan davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, E- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgütü yönetme ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini aklama, sanıklar ...... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte yardım etme ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, sanıklar ... ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte yardım etme, sanıklar ..... ve ... hakkında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarından verilen hükümlere ilişkin temyiz incelemesine gelince; 1- Sanıklar .... ... ve... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, sanıklar ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte yardım etme suçlarından kurulan hükümlerin incelemesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.5.1997 gün ve 76-114 sayılı kararında da açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK'nın 255/1. maddesi gereğince hükmün konusu iddianamede gösterilen eylemdir. İddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve hüküm kurulması kanuna aykırıdır. Somut olayda 25.09.2006 tarihli iddianame de sanıklar ...ve ...hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olduklarına, sanıklar ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte yardım ettiklerine ilişkin bir sevk ve anlatım bulunmadığı gözetilmeden, bu suçlardan mahkumiyet hükümleri kurulması, 2- Sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, sanık ... hakkında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarından yapılan incelemede; a- Sanıkların suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan, önce mahkumiyetlerine sonra beraatlerine karar verilmesi suretiyle hükmün karıştırılması, b- Sanık ... hakkında bir önceki paragrafta yapılan bozma nazara alındığında; suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından açılan davalar arasındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle örgüte üye olma suçu bakımından sanığın hukuki durumunun yeniden taktir ve tayininde zorunluluk bulunması, 3- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçuna ilişkin olarak; sanıkların savunmaları da nazara alınıp, ilgili bankada suça konu hesap açtırma evrakı ve işlem dekontları ile sanıklara ait mukayese amaçlı el yazısı ve imza örnekleri elde edilip, bunlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, işlemleri yapanların sanıklar olup olmadığı belirlendikten sonra tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayinleri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, 4- Sanıklar ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgütü yönetme ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini aklama, sanıklar ...... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Aşamalardaki aksi kanıtlanamayan inkara dayalı savunmaları karşısında, sanıklar ... ve ...'ın suç işlemek amacıyla kurulan örgütü yönettiklerine ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini akladıklarına, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve...'ın suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olduklarına ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini akladıklarına ilişkin olarak mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden, uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden atılı suçlardan beraatları yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, 5- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgütü yönetme ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, sanıklar ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede; Suç işlemek amacıyla kurulan örgütü yönetme ve üye olma suçları bakımından kurulan hükümlere yönelik olarak; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazların reddine, ancak; a -Tüm dosya kapsamına göre, sanıklar ..., ... ve ...'in suç işlemek amacıyla kurulan örgütü sevk ve idare ederek yönetici olduklarına, sanıklar ..., ... ve ...'in suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olduklarına dair yeterli delil bulunmamakta ise de; örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte, niteliğini bildikleri örgüt ile hal ve sıfatını bildikleri örgüt yöneticisi lehine banka kredileri temin etmede yardımcı olma, mevcut kredi ödemelerinde çıkan sorunları giderme, örgütün amaçları doğrultusunda hareket eden bir kısım şirketlerin yönetim faaliyetlerine bilerek katılma ve bu türden parasal hareketleri gerçekleştirme şeklindeki eylem ve faaliyetleriyle örgüte yardım ettikleri anlaşılan sanıkların, hukuki durumlarının TCK'nın 220/7 maddesi yollamasıyla 220/2. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, b- Sanıkların aşamalardaki inkara dayalı savunmalarının aksine, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini akladıklarına ilişkin mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden, atılı suçtan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, 6- Sanıklar ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgütü yönetme ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede; Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; a -Tüm dosya kapsamına göre; suç işlemek amacıyla kurulan örgütü sevk ve idare ederek yönetici olduklarına dair yeterli delil bulunmayan, ancak; örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olarak örgütün amaçları doğrultusunda işlenen ve süreklilik gösteren suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama şeklindeki eylemlerinin suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçunu oluşturacağı ve sanıkların hukuki durumlarının buna göre takdir ve tayini gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, b - Sanıklar hakkında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan hüküm kurulurken, Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı ile güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak; temel ceza belirlenirken hukuka, vicdana, dosya kapsamına uymayacak biçimde ve yetersiz gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza tayini, 7- Sanıklar ..., ... ve ...'ın suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olduklarına dair mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden, atılı suçlardan beraatları yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, 8- Sanıklar... ... ve ...'ın suç işlemek amacıyla kurulan örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettiklerine dair mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden, atılı suçlardan beraatları yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, 9- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan yapılan incelemede; Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı ile güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak; temel ceza belirlenirken hukuka, vicdana, dosya kapsamına uymayacak biçimde ve yetersiz gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza tayini, 10- Sanıklar... ve ... hakkında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan yapılan incelemede; Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; a- Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı ile güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak; temel ceza belirlenirken hukuka, vicdana, dosya kapsamına uymayacak biçimde ve yetersiz gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza tayini, b- Sanıklar, üzerilerine atılı suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunu kamu görevlisi veya belli bir meslek sahibi kişi olarak bu mesleğin icrası sırasında işlemedikleri halde, haklarında 5918 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı TCK'nın 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca arttırım yapılması, 11- Sanıklar ... ve ...'ın, kendi adlarına banka hesapları açtırmak veya bankalar üzerinden çeşitli işlemleri gerçekleştirmek veya bu işlemler doğrultusunda kullanılmak üzere vekaletname vermek suretiyle sanık ...'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunu işlemesi sırasında yardımda bulunarak suçun icrasını kolaylaştırdıkları anlaşılmakla; hukuki durumlarının TCK'nın 282/1, 39. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları gerekirken yazılı gerekçeyle beraatlarına karar verilmesi, 12- Sanıklar... ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarından yapılan incelemede; Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu bakımından kurulan hükme yönelik olarak; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; a- Tüm dosya kapsamına göre, sanıkların örgütün amaçları doğrultusunda faaliyet gösterdiği kabul edilen şirketlerin ortaklıklarını kabul etmek veya adlarına banka hesapları açtırmak veya bankalar üzerinden çeşitli işlemleri gerçekleştirmek suretiyle sanıklar ... ve ...'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunu işlemeleri sırasında yardımda bulunarak suçun icrasını kolaylaştırdıkları anlaşılmakla; sanıkların TCK'nın 282/1, 39. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, b- Sanıkların suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olduklarına ilişkin mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden atılı suçlardan beraatları yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, 13- Sanıklar...... ve ... hakkında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan kurulan hükme yönelik incelemede; Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Tüm dosya kapsamına göre, kendi adlarına banka hesapları açtırmak veya bankalar üzerinden çeşitli işlemleri gerçekleştirmek suretiyle sanık ...'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunu işlemesi sırasında yardımda bulunarak suçun icrasını kolaylaştırdıkları anlaşılan sanıkların TCK'nın 282/1, 39. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 14- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini akladıklarına ilişkin olarak mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden, atılı suçtan beraatları yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, 15- Mahkemenin kabulü ve dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; sanıklar... ve ...'in müdür olarak görev yaptıkları banka şubelerinde bir kısım sanıklar tarafından çeşitli bankacılık işlemlerine tabi tutulan şüpheli paralarla ilgili olarak yetkili kuruma şüpheli işlem bildiriminde bulunmama veya süresinden sonra bildirimde bulunma şeklinde gerçekleştirdikleri, hüküm tarihinden sonra 6545 sayılı Kanunla 5549 sayılı Kanunun 4/1. maddesi yollamasıyla 13/2. maddesinin yürürlükten kaldırılmasıyla sanıklar bakımından kabahat olmaktan çıkarılan eylemleri dışında, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini akladıklarına ilişkin mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden atılı suçtan beraatları yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar ..... ve ... müdafileri, sanıklar ...... ve Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçeleri ile duruşmalı inceleme sırasında sanıklar ..., ..., ... ve müdafileri ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... müdafilerinin ileri sürdükleri temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, F- Eşya ve kazanç müsaderesine ilişkin kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince; Dosya kapsamına göre; davaya katılan ya da malen mesul sıfatı bulunmayan ...Ticaret A.Ş'nin talebinin mahal mahkemesince değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. Hükmün müsadereye ilişkin 14 nolu paragrafının yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair 3., 21., 23., 25., 26., 27., 28., 29., 30., 31., 32., 33., 34., 35., 36., 37., 38., 39., 40., 41., 42., 43., 44., 45., 46., 47., 48. bentlerine, sanık ... hakkındaki tüm tedbirlerin kaldırılmasına dair 24. bende, yönetim, denetim, kayımlığa ilişkin 9., 10., 11., 12., 13. bentlerine, ... Tic. ve San. Limited Şirketi hakkındaki tedbirin kaldırılmasına ilişkin 17. bende, 20. bendin kemik dişin sahibine iadesine ilişkin kısmı ile 7. bendin av tüfeğinin ruhsatının yenilenmesi için Emniyet Müdürlüğünün ruhsat şube müdürlüğüne tevdiine dair kısmına, 49. bendin 97 adet CD nin sahiplerine iadesine dair kısmına, sanık ... hakkındaki 50. bende yönelik olarak temyiz talebi bulunmadığı gibi bir kısmının esasen temyize de tabi olmadığı tespit edilerek, diğer bentler ve kısımlara ilişkin olarak yapılan incelemede; 1- Hükmün müsadereye ilişkin 14 nolu paragrafının 49., 51., 52., 53., 54. bentlerinde yer alan bir kısım eşyanın dosyada delil olarak saklanmasına ve 7. bendinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı adli emanetinin 2006/3830 sırasında kayıtlı silahlar ile mermilerin ruhsatsız olanlarının müsaderesine, ruhsatlı olanların sahiplerine iadesine ilişkin kararlarda usul ve kanuna aykırılık görülmediğinden, bir kısım sanıklar ve müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 2- Hükmün müsadereye ilişkin 14 nolu paragrafının 1., 2., 4., 5., 6., 8., 14., 15., 16., 18., 19., 22. bentleri ile 20. bendin müsadereye ilişkin kısmının incelenmesinde; Güvenlik tedbirleri, 5237 sayılı TCK’da bir yaptırım türü olarak düzenlenmiştir. Anayasamızın 38. maddesinde düzenlenen suç ve cezalara ilişkin esaslar ile TCK’nın 2. ve 3. maddelerinde düzenlenen kanunilik ve orantılılık ilkeleri güvenlik tedbirleri bakımından da geçerli olup, güvenlik tedbirlerinin amacı da, TCK’nın 1. maddesinde gösterildiği gibi, kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak ve suç işlenmesini önlemektir. Güvenlik tedbirleri, tehlikelilik hali nazara alınarak uygulanabilen yaptırımlar olarak, bir suç işlemiş bulunan kişi hakkında, bu kişinin ortaya koyduğu veya karşı karşıya kaldığı tehlike nazara alınarak uygulanabileceği gibi, bu suçun konusu veya suçun işlenmesinde kullanılacak araçların gösterdiği tehlike dikkate alınarak da uygulanabilecektir. Güvenlik tedbirlerinin uygulanmasında ve bu uygulama sırasında gözetilmesi gereken orantılılığın tayininde, suçu işleyen ile suçun konusuyla bağlantılı olarak ortaya çıkan tehlikelilik durumları özellikle dikkate alınmalıdır. TCK’da güvenlik tedbirleri arasında yer alan müsadere, eşya müsaderesi ve kazanç müsaderesi olarak ayrı ayrı düzenlenmiştir. Buna göre; eşya müsaderesi için, a- Kasten işlenen veya en azından teşebbüs aşamasında kalmış bulunan bir suç mevcut olmalıdır. (TCK madde 54/1) b- Eşya, suçun icrasında kullanılmış veya icrasına tahsis edilmiş veya suçtan meydana gelmiş olmalıdır. Eğer eşya suçta henüz kullanılmamış ancak suçun icrasında kullanılmak üzere hazırlanmışsa, müsadere ancak; eşyanın kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak bakımından tehlikeli olması durumunda mümkündür. Bu nedenle, müsadere edilecek eşyanın suç veya tehlike ile bağlantısı, nedensellik bağıyla birlikte açıkça gösterilmiş olmalıdır. (Anayasa madde 35/3, TCK madde 54/1) c- Eşya, iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamalı, iyiniyet iddiaları ilgili Kanun hükümleri çerçevesinde irdelenmiş olmalıdır. (TCK madde 54/1) d- Müsadereye tabi eşyanın ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya başka bir surette müsaderesinin imkansız kılınması halinde, bu eşyanın değeri kadar para tutarının kaim değer olarak müsaderesi mümkündür. Bu bağlamda, müsaderesi gereken eşya, müsaderenin ne şekilde imkansız kaldığı ve kaim değerin ne şekilde tespit edildiği denetime olanak verecek biçimde ortaya konulmalıdır. (TCK madde 54/2) e- Müsaderede orantılılık ilkesi özenle korunmalıdır. Buna göre, müsaderenin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurup doğurmayacağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olup olmayacağı ve bir şeyin sadece bazı kısımlarının müsaderesi gerektiğinde, tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı ayırmak olanaklı ise, sadece bu kısmın müsaderesine karar vermek gerektiği gözetilmeli, Anayasadaki genel müsadere yasağı nazara alınmalıdır. (Anayasa madde 38/9, TCK madde 3/1, 54/3-5) f- Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, bir suçla bağlantılı olmasa bile müsadere edilir. (Anayasa madde 35/3, TCK madde 54/4) g- Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşya ile ilgili olarak, sadece suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine hükmolunur. (Anayasa madde 38/1-7, TCK madde 2) Kazanç müsaderesine gelince; a- Kasten işlenen veya en azından teşebbüs aşamasında kalmış bulunan bir suç mevcut olmalıdır. (TCK madde 55/1) b- Suçtan elde edilen kazanç ekonomik nitelikli olmalı ve suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkmalıdır. Buna göre suçtan doğrudan veya dolayısıyla elde edilen gelirler de kazanç müsaderesine tabidir. (TCK madde 55/1) c- Kazancın, suçun mağduruna iadesi mümkün olmamalıdır. (TCK madde 55/1) d- Kazancı, sonradan iktisap etmiş bulunan üçüncü şahıslar 4721 sayılı Medeni Kanunun iyi niyet hükümlerinden yararlanamıyor olmalıdır. (TCK madde 55/3) e- Eşya müsaderesinde olduğu gibi kaim değer müsaderesi mümkündür. Bu bağlamda, kaim değerin karşılık geldiği kazanç ile ne şekilde tespit edildiği denetime olanak verecek biçimde ortaya konulmalıdır. Eğer suç yoluyla elde edilen kazanç tespit edilemiyorsa, kazanç müsaderesi yoluna gitmek mümkün değildir. Ya da kazancın tam olarak tespit edilemediği hallerde, kısmi tespite göre kazanç müsaderesi yapılmalıdır. Kazancın para veya eşya olarak bir ortaklığa dahil olması halinde, müsadereye tabi olacak kazanca ilişkin hisse tespit edilerek müsadereye tabi tutulmalıdır. (Anayasa madde 38/9, TCK madde 55/2) Kazanç müsaderesinde amacın, suçun bir kazanç elde etme yolu olarak görülmesinin ve suç işlemek suretiyle kazanç elde edilmesinin oluşturacağı tehlikeyi önlemek olduğu gözetilmeli ve bir güvenlik tedbiri olan kazanç müsaderesi, adli para cezasının alternatifi gibi uygulanmamalıdır. Bu ilkeler ışığında yapılan değerlendirmede, Anayasanın 143. maddesinin 3. fıkrasında CMK'nın 34. maddesiyle 230. maddesinin 1. fıkrasının “d” bendinde belirtildiği üzere müsadere kararının mahiyeti itibariyle bir güvenlik tedbiri oluşuna, suçun oluşturduğu tehlikeye, dosya kapsamına uygun biçimde ve genel müsadere yasağını ihlal etmeyecek şekilde akla, mantığa, vicdana ve hukuka uygun, tarafları tatmin edecek ve yargıtay denetimine olanak verecek bir gerekçe gösterilmesi zorunludur. Buna göre; İşlendiği kabul edilen öncül suçtan elde edilen gelir ile bu gelirin aklanmasında kullanılan, aklanmasına tahsis edilen yada aklamadan meydana gelen eşyanın, bu eşyanın müsaderesinin mümkün olmaması halinde ise müsadereye esas kaim değerinin tespit edilmesi, aklama suçu ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan yada suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların belirlenmesi, bunlara el konulamadığı veya bunların merciine teslim edilmediği hallerde müsadereye esas kaim değerlerinin açıkça ve denetime olanak verecek biçimde tespit edilmesi gerektiği. TCK'nın 54. ve 55. maddelerindeki açıklık karşısında; malvarlığı değerlerini aklama suçunu doğrudan işlediği veya suça iştirak ettiği kanıtlanamayan, ancak; bu suçu işledikleri kabul edilen sanıkların yanında çalışan veya bu suçun yararına işlendiği özel hukuk tüzel kişileri bünyesinde yöneticilik veya başka bir görev ifa eden kişilerin yaptıkları iş karşılığında aldıkları maaş ve ücretler ile şirketlerin malvarlığı değerlerinin pasif kısımlarının müsadereye tabi tutulamayacağı, sanıklara ait olduğu kabul edilen eşya, maddi menfaat veya ekonomik kazançlar üzerinde hak doğurucu işlem tesis eden üçüncü kişilerin iyi niyetli olup olmadıkları ve iyiniyetin korunmasına ilişkin hükümlerden yararlanıp yararlanamayacaklarının tartışılması ve sanıkların suç oluşturan eylemleri ile ne tutarda malvarlığı değerini ne şekilde akladıkları ayrı ayrı gösterilip ve varsa suçtan önce elde edilmiş veya suçla ilgisi bulunmayan malvarlığı değerlerinin neler olduğu gerektiğinde yeniden yaptırılacak bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi, sonucuna göre müsadere konusunda bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme, araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Ayrıca; gerekçenin XV. nolu bölümündeki açıklık da nazara alınarak, kararın14 nolu paragrafının 15 nolu bendin de yer alan hüküm bakımından; el konulmuş durumda ve adli emanette kayıtlı halde 52.820.070 TL para bulunmadığı halde bulunduğundan bahisle müsaderesine karar verilmesi, Diğer yandan; malen sorumlu olarak davaya katılmasına karar verilen ... adına kayıtlı... sitesi no: 230 ... adresinde bulunan villanın müsaderesi hususunda bir karar verilmemesi, Kanuna aykırı, malen sorumlular ... Hiz. A.Ş, ... Ltd. Şti., ... Ticaret A.Ş., ... A.Ş., ...A.Ş. ile ...Ticaret A.Ş., ...Ticaret ve Sanayi A.Ş., ...Ticaret A.Ş., ...Ltd. Şti., ... Ticaret Ltd. Şti., ...Ticaret A.Ş. vekilleri, sanıklar ...ve ... müdafileri, sanıklar ...... ve ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, diğer bozma sebeplerine ve müsadere hükümlerine ilişkin olarak temyiz incelemesi dışında bırakılan kararlar ile özellikle kararın müsadere bölümündeki yönetim, denetim ve kayyımlığa ilişkin 9, 10, 11, 12 ve 13. bentlerinin inceleme ve bozma kapsamı dışında bırakıldığının gözönünde tutulmasına, 16.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. TEFHİM ŞERHİ: 16.12.2014 tarihinde verilen iş bu karar, Yargıtay Cumhuriyet savcısı ...'nun huzurunda, duruşmada sanık ...'ın savunmasını yapmış bulunan Av. ... ile Av. ..., sanık ...'ün savunmasını yapmış bulunan Av. ..., sanık ...'un savunmasını yapmış bulunan Av. ... ile Av. Dr...., sanık ...'in savunmasını yapmış bulunan Av. ..., sanık ...'in savunmasını yapmış bulunan Av. ... ile Av. Dr. ..., sanık ...'in savunmasını yapmış bulunan Av. ... ile Av. ...ve sanık ...'ın savunmasını yapmış bulunan Av. ...'ın yokluklarında, sanık ... ile sanık ... müdafii Av...., sanık ... ve müdafii Av. ..., sanık ... müdafileri Av. ... ile Av.... ve sanık ...'in savunmasını yapmış bulunan Av. ... ile sanık ... müdafii olduğunu beyan eden ve yetki belgesini ibraz eden Av. ...'un yüzlerine karşı, 17.12.2014 tarihinde usulen ve açık olarak tefhim olundu.