ictihat
8. Ceza Dairesi 2021/17023 E. , 2024/7634 K.
# 8. Ceza Dairesi 2021/17023 E. , 2024/7634 K.
8. Ceza Dairesi 2021/17023 E. , 2024/7634 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1363 Esas, 2020/686 Karar
SUÇLAR : Halkı askerlikten soğutma, halkı kanunlara uymamaya tahrik
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
1.Amasya Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2017 tarihli iddianamesiyle; sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 217 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kanunlara uymamaya tahrik suçundan ve 318 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen halkı askerlikten soğutma suçundan cezalandırılması, hak yoksunluklarının uygulanması ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Amasya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli kararıyla; sanığın, her iki suçtan da 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 09.09.2020 tarihli ve 2019/1363 Esas, 2020/686 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükümlerine yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; sanık hakkında kurulan hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın atılı suçları işlediğine ve mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Dava konusu olay; sanığın Amasya il merkezinde bazı apartman girişlerine ve posta kutularına başlık kısmı "AYET VAR YERE ATMAYIN, MÜSLÜMAN OLMAK NEYİ GEREKTİRİR" şeklinde olan bildirileri dağıtmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. Söz konusu bildirinin içeriği; Türkiye'de şeriat yani Kur'an kanunlarının değil, insanların kendi kafalarından çıkardığı kanunlara, laikliğe, siyasi partilere, demokrasi yönetimini ayakta tutan unsurlara, Atatürk ilke ve inkılaplarına, oy verenlere, oy verip devletin başına idarece olarak getirilenlere, Türkiye Büyük Millet Meclisinin dine uygun kanun çıkarmadığı, çıkarılmasının dahi suç sayıldığı bir meclis olduğu, günümüz okullarına, ders kitaplarında Atatürk'ün İslama zıt olarak yaptığı devrimlerin iyi bir şeymiş gibi gösterildiğine, böyle bir devletin açtığı ve açılmasına izin verip gözetim altında tuttuğu okullarda imam hatip dahi olsa çocukların gönderilmeyeceği, "böyle bir devletin askerliğini (bekçiliğini) yapmaya gençlerin gönderilmeyeceğini, ülke yönetiminin tağuta benzetildiği, tağut yönetimini, eğitimini, askerliğini, memurluğunu reddetmek gerektiği gibi mahkemelerini reddetmek gerektiği, belediye nikahlarında belediyenin bana verdiği yetkiye dayanarak deyip nikah kıyıldığı, yetkiyi Allah'tan başkasına vermenin de küfür olduğu, Türkiye'deki imamlar dahil tüm memurların aldıkları maaş karşılığında laiklik, demokrasi ve inkılapları koruyacaklarına dair imza atıp dinden çıkacaklarına ilişkindir.
2. Mahkemesince; sanığın suç işleme kastı bulunmadığından beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın "olay ve olgular" bölümünde detaylandırılan ifadelerinin bir bütün olarak değerlendirilmesinde; özellikle, böyle bir devletin askerliğini (bekçiliğini) yapmaya gençlerin gönderilmeyeceğine, Türkiye Büyük Millet Meclisinin dine uygun kanun çıkarmadığına, çıkarılmasının dahi suç sayıldığına, mahkemelerini reddetmek gerektiğine, belediye nikahlarında belediyenin kıydığı nikahların geçerli olmayacağına dair ifadelerinin devlet teşkilatına yönelik ağır eleştiri amacını aşan aşağılama niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu cihetle; sanığa ek savunma hakkı tanınarak, 5237 sayılı Kanun'un 301 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca aynı maddenin dördüncü fıkrası gereğince Adalet Bakanlığından soruşturma izni alındıktan sonra sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden beraat kararı verilmesi,
2. (1) nolu bozma nedenine göre; sanığın eylemine uyan suçun üst sınırının 2 yıl hapis cezası olması nedeniyle; Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na (5271 sayılı Kanun) 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda .... Basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasanın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38 inci maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasında da aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması gerekliliği; nedenleriyle sanık hakkında kurulan hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 09.09.2020 tarihli ve 2019/1363 Esas, 2020/686 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Amasya 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2024 tarihinde karar verildi.